T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. Hukuk Dairesi ESAS NO : 2026/415 KARAR NO : 2026/576 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26.12.2025 NUMARASI : 2025/1243 Esas, 2025/1129 Karar MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01.12.2025 NUMARASI : 2025/1145 Esas, 2025/1014 Karar DAVA : ALACAK KARAR TARİHİ : 05.03.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 06.03.2026 İzmir 5. Asliye Ticaret …
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. Hukuk Dairesi ESAS NO : 2026/415 KARAR NO : 2026/576 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26.12.2025 NUMARASI : 2025/1243 Esas, 2025/1129 Karar MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01.12.2025 NUMARASI : 2025/1145 Esas, 2025/1014 Karar DAVA : ALACAK KARAR TARİHİ : 05.03.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 06.03.2026 İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi ile İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığının yargı yerinin belirlenmesi yoluyla giderilmesi İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından istenilmekle, dosya heyetçe incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirketin balık bariyeri dalış işleri, sualtı tesviyesi, blok yerleştirme, bariyer montajı, sualtı görüntüleme ve kontrol süreçlerinin müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilmesi ve davalı şirketin 78.000 USD bedel ödemesi konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin, anlaşma gereğince ticari ilişki çerçevesinde üstlendiği balık bariyeri dalış, sualtı tesviye, blok yerleştirme ve montaj işlerini eksiksiz tamamladığını, 29.01.2025 tarihinde davalıya sorunsuz şekilde teslim ettiğini, işin eksiksiz ifa edildiğini, yapılan çalışmaların miktarının ve bedelinin ise iş bitiminde taraflarca imzalanıp kaşelenen hakediş raporu, kısmi ödeme, fatura ve sair deliller ile kesinlik kazandığını, taraflarca imzalı ve kaşeli bu hakediş raporunun, müvekkilinin alacağını tüm unsurlarıyla ortaya koyan ve bedeli sabitleyen nitelikte olduğunu, davalının yapılan işi kabul ettiğini, işin ayıpsız şekilde tamamlandığını ve ödenmesi gereken toplam bedelin 78.000 USD olduğunu açıkça gösterdiğini belirterek, 18.000,00 USD tutarındaki alacağın temerrüt tarihi olan 04/05/2025 tarihinden fiili ödeme tarihine kadar devlet bankalarının USD yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesince, taraflar arasındaki uyuşmazlığın su altı tesviyesi, blok yerleştirme, balık bariyeri dalış işleri, su altı görüntüleme, dalgıçlık hizmeti, denizaltı keşif ve çıkarma hizmetleri, deniz botu, deniz motoru ve hava delici cihaz ve kompresör kullanımına ilişkin sözleşmeden kaynaklandığı, TTK'nın 5. kitabı kapsamında kaldığı, TTK'nın 5/2. maddesi gereğince deniz ticaretinden kaynaklanan uyuşmazlığın, HSK tarafından İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin Türk Ticaret Kanunundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmak üzere münhasıran görevlendirilmesi nedeniyle, davanın anılan mahkemede görülmesi gerektiği gerekçesiyle, HMK'nın 114/1-c. maddesi ile 115/2. maddesi uyarınca göreve dair dava şartı yokluğundan usulden reddine, kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde, kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflarca gönderme talebinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının görevli İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesine (Deniz İhtisas Mahkemesi Sıfatı İle) gönderilmesine karar verilmiş ve karar 24.12.2025 tarihinde kesinleşmiştir. Dosyanın gönderildiği İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesince de, davacının eser sözleşmesi kapsamında, işi eksiksiz ifa ettiğini ve ödenmeyen alacak iddiasına dayanarak alacak davası açtığı, tarafların tacir olması ve aralarındaki ihtilafın eser sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle, bu ihtilafın çözüm yerinin Yargıtayın yerleşmiş kararları gereğince, TBK'nın 470 vd. maddelerinde yer alan eser sözleşmesinden kaynaklandığı, tarafların tacir olmaları halinde eser sözleşmesinden kaynaklanan davalarda Asliye Ticaret Mahkemelerinde yargılamanın yapılması gerektiği gerekçesiyle, HMK'nın 114/1/c. maddesi uyarınca Mahkemenin görevsizliğine ve bu çerçevede davanın gerçekleşmeyecek dava şartı nedeniyle davanın usulden reddine, HMK'nın 21/1-c. maddesi gereği kararın kesin olması nedeni ile dosyanın görevli ve yetkili yargı yerinin belirlenmesi için merci tayini için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiş ve karar taraf vekillerine 28.01.2026 tarihinde tebliğ edilmiştir. HMK'nın 20. ve devamı maddeleri uyarınca, mahkemelerce kanun yolu incelemesinden geçmeksizin karşılıklı olarak verilmiş ve kesinleşmiş iki ayrı görevsizlik/yetkisizlik kararı verilmesi halinde yargı yeri belirleme zorunluluğu doğar. Bir yerdeki aynı mahkemeler arasındaki ilişki ise işbölümü ilişkisi olup, süresinde işbölümü itirazında bulunulmadığı taktirde, davanın ilk açıldığı mahkemede görülüp sonuçlandırılması gerekir. Somut olayda, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ve İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesince karşılıklı görevsizlik kararları verilmiş olup, yargı yeri belirleme koşulları oluşmamış ise de, mahkemelerce karar verilerek dosyadan el çekildiğinden, uyuşmazlığın sürüncemede kalmaması için yargı yerinin belirlenmesi zorunluluğu doğmuştur. 6102 Sayılı TTK'nın görev hususunu düzenleyen 5/2. maddesinde "... Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir ..." hükmü yer almaktadır. TTK'na eklenen metinden de anlaşılacağı gibi, TTK'nun 5. kitabında yer alan 931 ile 1400. maddeleri arasında düzenlenen uyuşmazlıkların deniz hukukuna ilişkin olduğu ve Denizcilik İhtisas Mahkemesinde veya bu davalara bakmakla görevli asliye mahkemelerinde görülmesi gerektiği hususu tartışmasızdır. 6098 Sayılı TBK'nın 470. maddesinde eser sözleşmesi, "eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmesi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." olarak tanımlanmıştır. Bu hükme göre; yüklenici, eser sözleşmesinin konusu olan şeyi imal etmeyi (meydana getirmeyi) taahhüt eden ve imal ettiği şeyi de (eseri) iş sahibine teslim etme yükümlülüğü altına giren kişi ya da kuruluştur. İş sahibi ise, sözleşmeye konu olan eseri bedeli karşılığında imal ettiren ve imal edilen eseri teslim almakta menfaati olan gerçek veya tüzel kişiler veya iş ortakları ya da gruplaşmış müesseselerdir. Bu tanıma göre eser sözleşmesinin unsurlarını; eser imal etme, ücret, taraflar arasında anlaşma ve sözleşmenin şekli olarak belirlemek mümkündür. Eser sözleşmesi bir iş görme sözleşmesi olmakla birlikte, bu sözleşmede önemli olan çalışmanın kendisinden çok, bu çalışmadan ortaya çıkan ve objektif olarak gözlenmesi kabul olan sonuçtur. Taraflar arasında düzenlenen balık bariyeri dalış işlerini konu alan sözleşme kapsamında su altı tesviye, blok yerleştirme ve dalgıçlık hizmetlerinin davacı tarafından yerine getirilmesine rağmen, davalının ödeme edimini yerinde getirmediği iddiası ile alacak davası açılmış olup, tarafların tacir olduğu ve sözleşmenin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olduğu konusunda uyuşmazlık yoktur. Çözümlenmesi gereken sorun, davanın TTK'nın 5. kitabında düzenlenen deniz ticaretine ilişkin olup olmadığı noktasındadır. Denizcilik İhtisas Mahkemelerinin davaya bakabilmesi için davanın, deniz ticaretinden kaynaklanması gerekli ve zorunludur. Taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesi, Denizcilik İhtisas Mahkemelerinin görevinin kapsamını belirleyen TTK'nın 5. kitabında yer almayıp, TBK'nda düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta TTK'nın 5. kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin hükümlerin uygulanması olanağı bulunmadığından, uyuşmazlığın genel yetkili Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. (Benzer mahiyette Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2014/24258 Esas 2014/19612 Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 2024/353 Esas 2024/1699 Karar, 15. Hukuk Dairesinin 2024/1041 Esas 2025/1267 Karar sayılı kararları) Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK'nın 21. ve 22. maddeleri uyarınca İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 21. ve 22. maddeleri uyarınca İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, Dosyanın yargı yeri olarak belirlenen Mahkemeye gönderilmek üzere yargı yerinin belirlenmesini talep eden Mahkemeye gönderilmesine, İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-c. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 05.03.2026