11. Hukuk Dairesi 2016/14593 E. , 2018/5737 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.06.2016 tarih ve 2014/638-2016/291 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layi…
**11. Hukuk Dairesi 2016/14593 E. , 2018/5737 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.06.2016 tarih ve 2014/638-2016/291 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin "Meşhur ... Çiğ Köftecisi ... ve ... ... Usta ..." isimli markaları bulunduğunu, davalının 1 yıl öncesine kadar müvekkili ile olan franchise sözleşmesi gereğince faaliyet göstermekte olduğunu, çiğ köfte almayı tamamen kesen davalının müvekkiline ait tabela logonun kullanıldığı dükkanda kendi ürünlerini satmaya devam ettiğini, davalı tarafın gerek tabelada, işyerinde kullandığı ürünlerde ve gerekse internet sayfalarında müvekkilinin ürünlerini ve isimlerini taklit etmeye devam ederek müvekkilinin meydana getirdiği ve tanıttığı isimden haksız yere menfaat temin etmenin gayreti içinde olduğunu, davalının yapmış olduğu diğer üç adet marka başvurusunda da müvekkilinin markasını, logo/görsel ve terimsel olarak taklit ettiğini ileri sürerek 2014/00525 tescil numaralı "meşhur ... çiğköftecisi ... Usta" ibareli markanın müvekkilinin markasının taklidi olduğunun tespitine, marka tescil belgesinin hükümsüz sayılmasına, belgenin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin önceleri davalıdan mal almasının onun şubesi olduğu anlamına gelemeyeceğini ve davacının ticari faaliyetleriyle bir alakası olmadığını, müvekkilinin markası ile davacı markası arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.