T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1914 Esas KARAR NO : 2025/1810 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2025/516 Esas (Derdest Dava Dosyası) TARİH: 24/09/2025 (Ara Karar Tarihi) DAVA : Genel Kurul Kararlarının İptali KARAR TARİHİ: 06/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı is…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1914 Esas KARAR NO : 2025/1810 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2025/516 Esas (Derdest Dava Dosyası) TARİH: 24/09/2025 (Ara Karar Tarihi) DAVA : Genel Kurul Kararlarının İptali KARAR TARİHİ: 06/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 22/04/2025 tarihli genel kurul toplantısında alınan tüm kararların TTK.nın 449. maddesi uyarınca yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 24/09/2025 tarih ve 2025/516 Esas sayılı ara kararında; "İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 01/08/2025 tarihli cevabı yazısında belirtilen davalı şirket yetkilileri ..., ... ve ...'e genel kurul kararlarının yürütülmesinin tedbiren durdurulması talebine karşı beyanlarını bildirmeleri için tebligat çıkarılmıştır.Davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri ..., ... ve ... Mahkememize ayrı ayrı sundukları 22/09/2025 tarihli dilekçeleri ile; davacının 22.04.2025 tarihli olağan genel kurulda alınan kararların icrasının ertelenmesi talebinin haksız, dayanaksız ve şirkete zarar verecek nitelikte olduğunu ve reddinin gerektiğini belirtmişlerdir. İhtiyati tedbir talep eden tarafından sunulan dava dilekçesi, davalı şirket vekilinin cevap dilekçesi, genel kurul toplantı tutanağı ve ekleri ile davalı şireketin yetkililerinin dilekçeleri, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/22 ve 2025/83 E. sayılı dosyaları ve dosya incelenmiştir. Dava dilekçesinde; davalı şirketin 10.10.2024 tarihinde yapılan 2024 yılına ilişkin olağanüstü genel kurul toplantısının, genel kurula çağrı kararının alındığı ve yönetim kurulu başkanı davacıdan habersiz ve yokluğunda alınan 18.09.2024 tarihli yönetim kurulu kararının yoklukla malul olması nedeniyle, genel kurul toplantısında alınan kararların da yoklukla malul olduğunun tespiti, aksi takdirde bu kararların butlanına karar verilmesi için İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/83 E. sayılı dosyasında dava açıldığını, bu dosyada İstanbul BAM 14. HD.nin 15.05.2025 tarih ve 2025/777 E., 2025/822 K. sayılı kararı ile yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/22 E. sayılı dosyasında genel kurulu çağıran yönetim kararının iptali davası açıldığı, İstinaf Mahkemesince durdurma kararından sonra yönetim kurulu tarafından yeniden genel kurulun çağrıldığı belirtilerek, genel kurulda alınan kararların yürütülmesinin durdurulması talep edilmiştir.İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/83 E. sayılı dosyasında 10.10.2024 tarihli genel kurulda alınan kararların yürütülmesinin durdurulması talebenin reddine karar verildiği, bu ara karın istinafı üzerine İstanbul BAM 14. HD.nin 15.05.2025 tarih ve 2025/777 E., 2025/822 K. sayılı kararı ile yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, bu davada da aynı gerekçelerle 22.04.2025 tarihli genel kurulda alınan kararların yürütülmesinin durdurulmasının talep edildiği anlaşılmıştır. İstanbul BAM 14. HD.nin 15.05.2025 tarih ve 2025/777 E., 2025/822 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere; TTK'nın 449. maddesine göre genel kurul kararlarının iptali davası açıldığı taktirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararların yürütmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. Mahkemenin bu konudaki takdir hakkının nasıl kullanacağı konusunda, tamamlayıcı hukuk kuralı olarak HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde yer verilen ihtiyati tedbirlere ilişkin hükümlerinden yararlanılmalıdır.HMK'nın 389. maddesinde; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği düzenlenmiştir.Somut olayda iddianın ileri sürülüş biçimi, cevap dilekçesi içeriği, sunulu deliller ile İstanbul BAM 14. HD.nin 15.05.2025 tarih ve 2025/777 E., 2025/822 K. sayılı kararı dikkate alındığında, davalı şirketin 22.04.2025 tarihli olağan genel kurulunda alınan tüm kararların yoklukla malul olduğunun tespitine veya batıl olduğunun tespitine ilişkin açılan davada, söz konusu kararların uygulanmasının yürütülmesinin geri bırakılması talebinin; bu maddelerin içeriği, tarafların iddia ve savunmaları, mevcut delil durumu dikkate alındığında bu kararların yürütülmesinin durdurulması gerektiği, aksi takdirde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı yada tamamen imkansız hale geleceği veya gecikme sebebi ile ciddi bir zararın doğacağı anlaşıldığından; davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile; davalı ...'nin 22.04.2025 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan tüm kararların yürütülmesinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına, dosya kapsamındaki deliller ile davacının davalı şirketteki hisse miktarı da dikkate alınarak, takdiren teminat alınmasına yer olmadığına karar verilmiştir."gerekçesi ile, '' 1-Davacının kararların yürütülmesinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile; TTK'nın 449.maddesi uyarınca davalı ...'nin 22.04.2025 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan tüm kararların yürütülmesinin dava sonuna kadar geri bırakılmasına, 2-Dosya kapsamındaki deliller ile davacının davalı şirketteki hisse miktarı da dikkate alınarak, takdiren teminat alınmasına yer olmadığına, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Genel kurul kararlarının icrasının ertelenmesi hakkındaki 24.09.2025 tarihli ihtiyati tedbir kararı; dosya gerçeklerine ve usul ve esas yönünden de hukuka açıkca aykırı olduğundan, keza, kanunun olaya uygulanmasında hata edildiğinden, ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin kabulü hakkındaki kararının kaldırılması itirazı ve talebi ile istinaf başvurusunda bulunulduğunu belirtmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341. maddesine göre; İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Söz konusu maddenin gerekçesinde de değinildiği üzere, ihtiyati tedbir ve ihtiyati hacze ilişkin geçici hukuki koruma taleplerinin kabulü hâlinde itiraz imkânı bulunduğundan, önce bu yola (itiraz) başvurulması gerekli olup, ancak itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması mümkündür. Nitekim HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde ihtiyati tedbir konusu düzenlenmiş olup, aynı Kanun'un 394/1. maddesinde "karşı taraf kendisi dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir" denilmek suretiyle, bu durumda öncelikle kararı veren mahkemeye itiraz yolu öngörülmüştür. HMK'nın 394/4. maddesinde, ihtiyati tedbir kararına karşı itiraz başlığı altında "İtiraz dilekçeyle yapılır. İtiraz eden, itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazının dayanağı olan tüm delilleri dilekçesine eklemek zorundadır. Mahkeme, ilgilileri dinlemek üzere davet eder; gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir. İtiraz üzerine mahkeme, tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir.", 394/5.maddesinde de, "İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır." düzenlemesi mevcuttur. Somut talepte; Mahkemece 24/09/2025 tarih ve 2025/516 Esas sayılı ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ilişkin kararda yukarıda açıklandığı üzere karara karşı İlk Derece Mahkemesine itiraz yolu açıktır. Mahkemece, istinaf dilekçesi itiraz olarak kabul edilerek duruşma açılmak suretiyle itiraz hakkında bir karar verilmeli, bu karar taraflara tebliğ edildikten sonra kanun yoluna başvurulması halinde istinaf incelemesi için dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf talebi üzerine dosya istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmiş ise de, 6100 sayılı HMK'nın 341/1 ve 394/5 maddeleri gereğince ihtiyati tedbir kararına karşı itiraz yolu tüketilmeden istinaf yoluna başvurulamayacağından, davalının istinaf başvurusunun itiraz olarak kabulü ile bu konuda bir karar verildikten sonra istinaf isteminde bulunulur ise Dairemize gönderilmek üzere bu aşamada davalı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 341 ve 352/1 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 06/11/2025 tarihinde HMK'nın 341. ve 352/1. maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.