İSTİNAF KARAR TARİHİ : 26/03/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 26/03/2026 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili 06/09/2023 tarihli dilekçesiyle; Müvekkiline ait ........ plakalı aracın 02/02/2…
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 26/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya ....ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 18/11/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ...... VEKİLİ : Av..... DAVALILAR: 1- ........ VEKİLİ : Av..... : 2- ........ VEKİLİ : Av..... : 3- ........ DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 26/03/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 26/03/2026 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili 06/09/2023 tarihli dilekçesiyle; Müvekkiline ait ........ plakalı aracın 02/02/2023 günü ........ plakalı çekici ve buna bağlı ........ plakalı yarı römorkun çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin aracında meydana gelen hasar ve değer kaybı ile araç mahrumiyet zararına ilişkin Konya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosyasından yapılan keşif ve bilirkişi incelemesinde toplam hasar miktarın 475.000 TL. Değer kaybının 90.000 TL. Araç mahrumiyet zararının ise 10.500 TL. Olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin Konya .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosyasından yapılan tespit sonrası Konya ... Noterliğinin 29/07/2023 tarih ........ yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile aracı kazalı haliyle 250.000 TL.'ye sattığını, kaza sonrası davalı ........'a ait aracın ZMM sigorta poliçesini tanzim eden ........'ya yapılan başvuru sonrası 21/03/2023 tarihinde 120.000 TL. Ödeme yapıldığını, ancak araçta meydana gelen zararın tam olarak karşılanmadığını, sigorta şirketine yapılan başvuru sonrası ........ nolu hasar dosyası ile müvekkiline 07/04/2023 tarihinde 37.843 TL. Ödeme yapıldığını, toplamda 157.843 TL. Ödeme aldığını, ancak müvekkilinin zararının bu ödemelerle kısmen karşılandığını, müvekkiline ait araçta meydana gelen zararın tam karşılanması için davalı ........ Kooperatifine başvuruda bulunulduğunu ancak davalı şirketin başvuruya herhangi bir cevap vermediğini, izah edilen nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL. Hasar bedelinin 100 TL. Değer kaybının ve 100 TL. Araç mahrumiyet bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı ........ vekili 23/10/2023 tarihli cevap dilekçesiyle; davaya konu kazanın oluşumunda ........ plakalı araç sürücüsü ........'ün asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin adına kayıtlı aracın sürücüsünün ........'nün ise kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru olmadığını, davacının bahsetti Konya .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosyasında yapılan tespitlerin hatalı ve sabit bir tespit olmadığını, bu hususlara itiraz ettiklerini, izah edilen nedenlerle haksız ve yersiz açılan davanın reddine, vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Sigorta şirketi vekili 26/10/2023 tarihli cevap dilekçesiyle; davaya konu kaza nedeniyle ........ plakalı çekicinin davalı müvekkili sigorta şirketi nezdinde kasko ihtiyari mali mesuliyet sigortası olduğunu, davacının Konya .... Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan tespitin kabulünün mümkün olmadığını, sigortalı aracın 02/02/2023 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını vemüvekkili sigorta şirketine hasar ihbari neticesinde ........-1 ve ........-2 numaralı hasar dosyası açıldığını, davacı tarafın müvekkili şirketten talebinin İMM sigortasına dayandığını, müvekkilinin davalının aracının ZMM kapsamında ........ A.Ş tarafından yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda hasar miktarının 157.843 TL. olarak saptandığını ve ZMM limiti olan 120.000 TL.'nin davacıya ödendiğini, izah edilen nedenlerle haksız yere açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında özetle; "Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında davalı sigorta şirketine sigortalı ........ plakalı araç ve buna bağlı ........ plakalı yarı römork araç sürücüsü ........'nün %100 oranında kusurlu olduğu, kaza neticesinde davacıya ait araçta 490.000 TL tutarında hasar zararı, 7.000 TL mahrumiyet bedeli oluştuğu, sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme düşüldüğünde, davacının hasar zararı yönünden bakiye alacağının 332.157 TL, olduğu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta limitinin tükenmiş olması nedeniyle, İhtiyari Mali Mesuliyet teminat limiti kapsamında davalı ........ Şirketinin hasar kaynaklı zarardan davalıların müteselsilen sorumlu olduğu, araç mahrumiyetinden kaynaklı zarardan ise sadece ........ plakalı araç sürücüsü ve işleteninin sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin bu zarar kaleminden sorumlu olmadığı, dava ve değer artırım tarihi itibariyle zaman aşımı süresinin dolmadığı sonucuna varıldığından Fen Heyeti raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve; Davanın Kısmen KABULÜ ile; 02/02/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacıya ait ........ plakalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle 332.157,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketlerinin olay tarihi itibariyle geçerli olan kaza başına teminat klozu limiti ile sınırlı olarak, davalı ........ Kooperatifinden 03/08/2023 tarihinden, diğer davalılar ........ ve ........’den 02/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, müştereken ve müteselsilen tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE, ........ plakalı aracın kullanılmamasına bağlı mahrumiyet nedeniyle 7.000 TL maddi tazminatın davalılar ........ ve ........’den 02/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, müştereken ve müteselsilen tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE, Fazlaya ilişkin istemin reddine," karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ........ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece karara esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, kusur yönünden itirazların değerlendirilmediğini, ZMMS sigortacısının eksper raporunun incelenmediğini ve karşılaştırılmadan gerekçesiz bir rapor hazırlandığını, eksper raporu ile mahkeme tarafından alınan rapor arasında afaki fark olduğunu, bu çelişkinin giderilmediğini, hüküm kurulurken bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğunu, davacının değer kaybı taleplerinin reddi ile yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğini ancak hükümde değer kaybı talebinin reddi durumunda yargılama giderlerine vekalet ücretine hükmedilmediğini, kararın hatalı olduğunu, arabuluculuk ücretinin tamamının davalılar arasında paylaştırılmadan sadece müvekkili yönünden karar verildiğini, kabul ret oranına göre karar verilmesi gerektiğini, müvekkili yönünden temerrüt faizinin davacı tarafından alınan ödeme başlayacağından davacıya müvekkili sigorta şirketi tarafından yapılan 37.843,00 TL ödeme tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, kararın kaldırılmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ........ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece ........ plakalı aracın %100 kusurlu olması nedeniyle hüküm kurulduğunu ancak mahkemece bilirkişi raporlarına itirazlarının dikkate alınmadığını, hasar yönünden yapılan değerlendirmenin de hatalı olduğunu, ........ Plaka sayılı araçta kaza sonrası meydana gelen zarar miktarının toplam 490.000,00 TL olduğu, davacıya 157.843,00 TL ödeme yapıldığını, 490.000,00 TL- 157.843,00 TL= Kalan bakiye miktarının 332.157,00 TL olduğunun tespit edilerek hüküm kurulduğunu, zarara ilişkin bir çok alacak miktarı ve değerinin hesaplandığını ancak bunlar arasında hangisinin neden kabul edildiği yeteri kadar açıklanmadığını, araç mahrumiyet bedeli hesabına göre günlük hesaplanan yakıt masrafı ve araç mahrumiyet bedeli olarak hesaplanan masrafın düşük miktarlarda hesaplandığını, günümüzde 700- 1000 TL arası bir tutardan kiralama yapılabildiğini, kararın kaldırılmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dava, trafik kazasından kaynaklı hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli istemlerine ilişkindir. -Davalı vekillerinin kusura yönelik istinafının incelenmesinde : Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir. Karayolları Trafik Kanunun 86/1 maddesinde, "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur" denilmektedir. Birbirini teyit eden nitelikteki kaza tespit tutanağı ile Mahkemece alınan ayrıntılı, gerekçeli, oluşa uygun kusur raporu ve karayolları fen heyetinden alınan kusur raporuna göre kazada davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu tespiti yerinde olup davalı tarafların soyut nitelikteki itirazlarının reddine karar verilmiştir. Müteselsil sorumluluğa yönelik davalı ........ vekilinin istinafının incelenmesinde : 2918 sayılı KTK'nın 88/1 maddesinde “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” şeklinde düzenlenmiştir. Müteselsil sorumluluk, zarara birden çok kişinin birlikte neden olması veya çeşitli nedenlere bağlı olarak birden çok kişinin aynı zarardan sorumlu bulunmaları halini ifade etmektedir. Trafik kazasında sürücü haksız fiil faili olarak TBK 49. madde ve ayrıca işleten 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 85 inci maddesi gereğince, işletenin sorumluluğunu üstlenen zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketi ise yine aynı kanunun 91 inci maddesi gereğince sorumludur. Zarar gören veya onun halefi sıfatıyla zararı talep edenler davalarını müteselsil borçlulardan yalnız birine veya hepsine karşı yöneltebilir. TBK'nın 163 üncü maddesinde “Alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir” denilmek suretiyle zarar görene seçimlik bir hak verilmiştir. Dava konusu olayda, davalı araç sürücüsü ve araç işletenine TBK'nın 49 uncu maddesi gereğince haksız fiil faili olarak, işleten olarak zarar görene karşı sorumlu olduğundan, husumetin davalı tescil sahibine yöneltilmesinde bir usulsüzlük bulunmamakta olup buna yönelik itirazın reddi gerekmiştir. -Araç mahrumiyet bedeline yönelik davalı ........ vekilinin istinafının incelenmesinde : Dosyada mevcut olup hükme esas alınan uzman bilirkişi raporuna göre araç kaza sonucu pert olmuştur. Davaya konu aracın kaza sonucu kullanılamaz hale (pert) gelmesi nedeniyle, davacının piyasadan ücreti karşılığında kiralayacağı emsal nitelikteki bir başka aracı kullanması mümkündür. Pert olan araçlarda araç mahrumiyeti zararı aynı nitelikte emsal yeni bir aracın satın alınması için gerekli süreye göre belirlenmelidir. Bu durumda mahkemece, emsal bir aracın alınması için gerekli sürenin belirlenmesi ve davacının bu süre içinde kendi aracını kullanmış olması halinde yapacağı yakıt, amortisman payı vs. gibi zorunlu giderleri mahsup edilerek, emsal aracın bu süredeki kiralama bedelinin tespiti hususlarında ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli rapora göre karar verilmesi doğrudur. İtiraz yersizdir. (Nitekim Yargıtay 17 HD'nin 2015/14801 esas 2018/8594 karar 2016/19869 esas 2017/10814 karar sayılı ilamı.) -Davalılar vekillerinin hasara yönelik itirazları hakkında; Davalılar gerçek zarardan sorumludur. Hasar yönünden hükme esas alınan raporda davacı aracının modeli, yaşı, özellikleri, hasarlı kısımları v.s. gözönünde bulundurularak olay tarihi itibariyle aracın 2. el piyasa rayiç değeri tespit edildiği, tamirinin ekonomik olup olmadığı ve hurdaya ayrılmasının gerekip gerekmediğinin tespit edildiği, Yargıtay 17. HD İçtihatlarına göre aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı değerlendirildiği, hasar bedelinin piyasa rayiç değeri belirlendiği ve akabinde bu duruma göre tamirinin ekonomik olup olmadığı belirlendiği, tamiri ekonomik olmadığı için piyasa koşullarına göre aracın kmsi ve önceki hasarları da değerlendirilerek kazadan önceki 2. el piyasa rayiç bedelinin belirlendiği anlaşılmakla buna yönelik itirazların reddine karar verilmiştir. Ancak somut olayda davalılar gerçek zarardan sorumluluk ilkesi gereğince sorumlu olacaklarından hükme esas alınan bilirkişi raporunda aracın sovtaj bedeli 210.000,00 TL olarak belirtilmiş ve bu miktar düşülmüş ise de dosya içerisinde bulunan Konya ...Noterliği'nin 29.07.2023 tarih ve ........ yevmiye numaralı Araç Satış Sözleşmesi ile aracın hasarlı hali ile davacı tarafından 250.000,00 TL bedelle satıldığı anlaşıldığından aracın gerçek hasarlı bedeli karşısında belirlenmiş farazi bedelin nazara alınamayacağı gözetilerek aracın rayiç değerinin 700.000,00 TL olduğu, davacının hasarlı aracı 250.000,00 TL'ye sattığı, aracın fark hasar bedelinin 450.000,00 TL olduğu, sigorta şirketleri tarafından yapılan 157.843,00 TL ödeme düşüldüğünde davalıların 292.157,00 TL'den sorumlu olabilecekleri anlaşılmakla mahkemece aracın gerçek değerinin üzerine çıkılarak karar verilmesi yerinde görülmemiş, araç pert fark bedeli yönünden davanın 292.157,00 TL üzerinden( davalı ........'nün istinafı bulunmadığından onun yönünden buna dair hüküm baki kalarak) yazılı şekilde karar verilmesi kararın kaldırılıp düzeltilmesini gerekmiştir. -Faiz başlangıcına yönelik davalı ........ vekilinin itirazının incelenmesinde : Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9.gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir. Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde yada başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir. Davacının davalı sigorta şirketine davadan önce tazminat ödemesi için yazılı olarak başvurduğu, başvurunun 21/07/2023 tarihinde tebliğ edildiği ve davalının 2918 s. KTK'nin 99/1. maddesi gereğince 8 iş günü sonra 03/08/2023 tarihinde temerrüte düştüğü anlaşılmakla itirazın yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. -Davalı ........ vekilinin arabuluculuk ücretine ilişkin itirazının incelenmesinde : 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir. Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır. Yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı, davacının arabuluculuğa başvurması ihtiyari kabul edilerek yargılama gideri olarak arabuluculuk masrafları davalıya yükletilemeyecek ise de davalının davalılar arasında paylaştırılması yönünde istinafı bulunduğu göz önüne alınarak yukarıdaki açıklamalar gereğince davalının sorumlu olması gerekeceğinden istinaf sebebi ile bağlı kalınarak itirazın yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. -Davalı ........ vekilinin değer kaybı yönünden vekalet ücretine ilişkin itirazının incelenmesinde : Mahkemece reddedilen değer kaybı tazminatı (100,00 TL) yönünden yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmediği görülmekle buna yönelik istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir. HMK'nin 355. maddesinde, “ İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir.” 353. maddesinde, “ (1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa; ... b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak; 1)..., 2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilir.” düzenlemelerini içermektedir. Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, ilk derece mahkemesinin kararında yukarıda belirtilenler dışında HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden herhangi bir yanlışlığın da bulunmadığı gözetilerek davalılar vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda kabulü ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere kaldırılması ve yeniden hüküm tesis edilmesine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda kısmen kabulü ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere KALDIRILMASI VE DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMAK suretiyle; (İnfazda tereddüt oluşmaması için itiraz edilmeyen ve kesinleşen kısımlar korunmak suretiyle) 1-Davanın Kısmen KABULÜ ile; 02/02/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacıya ait ........ plakalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle 332.157,00 TL maddi tazminatın (davalılar ........ ve ........ Kooperatifi yönünden 292.157,00 TL'den sorumlu olmak kaydıyla) davalı ........ Kooperatifinden 03/08/2023 tarihinden, diğer davalılar ........ ve ........’den 02/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-........ plakalı aracın kullanılmamasına bağlı mahrumiyet nedeniyle 7.000 TL maddi tazminatın davalılar ........ ve ........’den 02/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, müştereken ve müteselsilen tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE, 3- Fazlaya ilişkin istemin reddine, İlk Derece Yargılaması Yönünden; 4-Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 339.157 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 23.167,81 TL. nispi karar ve ilam harcından, ıslah harcı dahil peşin alınan 5.991,79TL. harcın mahsubu ile kalan 17.176,02 TL. harcın (davalı ........ Kooperatifinin 15.097,72 TL. İle sınırlı olmak kaydıyla), (davalı ........'ın 14.874,43 İle sınırlı olmak kaydıyla), davalı ........'nün tamamından sorumlu olmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan peşin harç ve ıslah harcı dahil 5.991,79 TL. yargılama giderinin davalılardan (davalı ........ Kooperatifinin 5.226,78 TL. İle sınırlı olmak kaydıyla), (davalı ........'ın 5.188,89 TL ile sınırlı olmak kaydıyla), davalı ........'nün tamamından sorumlu olmak kadıyla müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL. Başvuru harcı gideri, 14.900 TL. Bilirkişi ücreti 2.139,75 TL. Posta ve tebligat, Konya .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosyasında yapılan 179,90 TL. Başvuru harcı gideri, 296,40 TL. Peşin harç gideri, 1.274,90 TL. Keşif harcı gideri, 1.778 TL. Bilirkişi ve tebligat gideri olmak üzere toplam 20.838,85 TL'nin kabul ret oranına göre hesaplanan (davalı ........ Kooperatifinin 18.317,34 TL. İle sınırlı olmak kaydıyla), (davalı ........'ın 18.046,44 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) (davalı ........'nün 20.463,75 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye 375,10 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalılar tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (dava değerinin 339.157 TL. olduğunun kabulü ile) davacı vekili için 54.265,12 TL. nispi vekalet ücretinin (davalı ........'ın 46.993,59 TL ile sınırlı olmak kaydıyla), (davalı ........ yönünden 47.669,04 TL. ile sınırlı olmak kaydıyla), davalı ........'nün tamamından sorumlu olmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 9-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ........ ve ........ Kooperatifine verilmesine, (davalı ........ Kooperatifinin 40.100,00 TL ile sınırlı olmak üzere), 10-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.120 TL. arabuluculuk ücretinin davalı ........ Kooperatifinden alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 11-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine, İstinaf Yargılaması Yönünden; 12-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan istinaf karar harcının talep halinde davalı tarafa iadesine, 13-Davalı ........ tarafından yapılan 1.683,10 TL istinaf başvuru giderinin davacıdan tahsili ile bu davalıya ödenmesine, 14-Davalı ........ tarafından yapılan 1.683,10 TL istinaf başvuru giderinin davacıdan tahsili ile bu davalıya ödenmesine, 15-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 16-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına, Dair, tarafların yokluğunda HMK nun 361.maddesi gereğince kararın davalı ........ ile davalı ........ yönünden kararın taraflara tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK, diğerleri yönünden KESİN olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi. 26/03/2026 ..... Başkan ... e-imzalı ..... Üye ... e-imzalı ..... Üye ... e-imzalı ..... Katip ... e-imzalı Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.