Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2011 -1-230 (Devralma ) Karar Sayısı : 12-13/384 -113 Karar Tarihi : 21.03.2012 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR, Prof. Dr. Metin TOPRAK 10 B. RAPORTÖR : Cemal Ökmen YÜCEL , Başak ARS LAN C. BİLDİRİMDE BULUNAN : Prima Energy Trading LLC Temsilcileri: Av. Efser Zeynep ERGUN ,
Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2011 -1-230 (Devralma ) Karar Sayısı : 12-13/384 -113 Karar Tarihi : 21.03.2012 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR, Prof. Dr. Metin TOPRAK 10 B. RAPORTÖR : Cemal Ökmen YÜCEL , Başak ARS LAN C. BİLDİRİMDE BULUNAN : Prima Energy Trading LLC Temsilcileri: Av. Efser Zeynep ERGUN , Av. Ayşe GÜNER Büyükdere Cad. No:127 Astoria A Kule Kat 6 -26-2734394 Esentepe /İstanbul D. DOSYA KONUSU: Prima Energy Trading LLC tarafınd an Avrasya Gaz A.Ş.'nin hisselerinin %26'sının Özcan TAHİNCİOĞL U'ndan %34'ünün Yılmaz Hakan KARADAYI'dan devralınması işlemine izin verilmesi talebi. E. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 08.12.2011 tarih ve 8362 sayı ile giren bildirim 20 üzerine , 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ve 2010 /4 sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ in ilgili hükümleri çerçevesinde düzenlenen 13.03. 2012 tarih ve 2011 -1-230/Öİ sayılı Ön İnceleme Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır . F. RAPORTÖR ÜN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda ; bildirim konusu işlemin 4054 sayılı Kanun un 7. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan 2010/4 sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ kapsamında izn e tabi olduğu, ancak işlem sonucunda aynı Kanun maddesinde belirtilen nitelikte hakim durum yaratılmasının veya mevcut hakim durumun güçlendirilmesinin ve böylece rekabetin önemli ölçüde azaltılmasının söz konusu olmaması nedeniyle işleme izin verilebilece ği 30 ifade edilm iştir. G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME G.1. İlgili Teşebbüslerin Kontrol Yapısına İlişkin Değerlendirme Bahse konu işlem kapsamında, öncelikle, Prima Energy Trading LLC (PET) in ve dolayısıyla ait olduğu ekonomik bütünlüğün yapısı, ayrıntılı ol arak incelen miştir. PET, OAO Gazprombank ( GAZPROMBANK ) tarafından kontrol edilmektedir. GAZPROMBANK ın %( ..) oranındaki hissesi NPF Gazfond a (GAZFOND), % ( ..) oranındaki hissesi OAO Gazprom ( GAZPROM ) a, % ( ..) ü Novfintech Ltd . ye ve % ( ..) ü de Bank a Yönetimine aittir. Mevcut işlem, GAZPROM un hissedar olduğu GAZPROMBANK tarafından alt piyasa 40 konumunda olan doğal gazın tedariki ve doğal gazın arzı pazarlarında faaliyet gösteren Avrasya Gaz A.Ş. (AVRASYA) nın toplamda %60 oranındaki hissesinin devralınma sına ilişkindir. Bu işlem, 4054 sayılı Kanun un 7. ve 4. maddeleri kapsamında değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmenin sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi için öncelikle üst piyasa olan doğal gazın üretimi ve satışı pazarında Türkiye doğal gaz ihtiyacının b üyük bir kısmını karşılayan bir teşebbüs konumunda olan GAZPROM ile devralan taraf 2 konumundaki GAZPROMBANK ın arasındaki ilişkinin niteliğinin analiz edilmesi gerekmiştir. Bu çerçevede yapılan incelemede GAZPROM un GAZPROMBANK daki yüksek hisse oranı, GAZ PROMBANK ın ( ..) kişiden oluşan yönetim kurulunun ( ..) ini atayabilmesi, 50 GAZPROM İcra Kurulu Başkanı, GAZFOND Fon Kurulu Başkanı ve GAZPROMBANK Yönetim Kurulu Başkanının aynı kişi olması, GAZPROMBANK ın finansal olarak GAZPROM a bağımlılığı, yakın geçmiş e kadar GAZPROMBANK ın tam kontrolünün GAZPROM da olması gibi tespitlerden yola çıkılarak GAZPROM un GAZPROMBANK üzerinde; dolayısıyla devralan konumundaki PET in kontrolü üzerinde belirli bir etkisinin bulunduğu sonucuna varılmıştır . Bu nedenle 4054 sayı lı Kanun un 7. maddesi kapsamında yapılacak rekabetçi analizde GAZPROM un doğal gazın üst piyasada üretimi ve satışı pazarında ki konumun un dikkate alınması gereği ortaya çıkmıştır. Ayrıca GAZPROM un halihazırda Türkiye de doğal gaz ın tedarik i ve doğal gazı n arzı pazar larında f aaliyet gösteren ( ..) (BOSPHORUS ) un ortak kontrolüne sahip bir teşebbüs konumunda olması 60 nedeniyle, işlemin 4. madde açısından da değerlendirilmesi yapılmıştır. G.2. İlgili Pazarlar Bağlamındaki Değerlendirme Doğal Gazın Üretimi Faa liyetine İlişkin İlgili Pazar Değerlendirmeleri Türkiye nin doğal gaz ihtiyacı ağırlıklı olarak ithalat ile karşılanmaktadır. 2010 yılı için doğal gaz tüketiminin yaklaşık %98 i ithalat, %2 si ise yerli üretimden sağlanmıştır1. Üst piyasayı , ülke doğal gaz ihtiyacının hangi kaynaklardan geldiğinin belirlenmesi şeklinde tanımladığımız için, ilgili pazar ın belirlenmesinde , doğal gazın kaynak ülkelerde üretimi ve ihracatı ile içerideki üretim faaliyetleri ne bakılmıştır. Bu açıdan bakıldığında, Türkiye bakımın dan üst pazardaki ana kaynaklar uzun süreli kontratlar sonucu boru hatları vasıtası ile ithal edilen doğal gaz ol up, yerli üretim de bu kaynaklar arasında yer almaktadır. 70 Türkiye doğal gaz tüketimi nin büyük bir kısmı uzun süreli kontratlarla gelen Rus, Azerbaycan , İran, Nijerya , Cezayir gazı ve spot LNG ithalatı ndan karşılanmakta olup, y erli üreticiler de katkıda bulunmaktadır. Bu çerçevede, bahse konu faaliyete ilişkin ilgili ürün pazarı doğal gazın üst piyasada üretimi ve satışı olarak tanımlanmıştır. İlgili coğrafi pazar ise talep odaklı olarak belirlenm iştir. Doğal gazın üst piyasada üretimi ve satışı daha geniş çapta bir faaliyet ol sa da , ilgili ürün pazarında faaliyet gösteren teşebbüslerin rekabetçi davranışları Türkiye pazarında gerçekleşt iğinden ilgili coğrafi pazar ın Türkiye olarak belirlenm esinde sakınca görülmem iştir. Doğal Gazın Tedariki Faaliyetine İlişkin İlgili Pazar Değerlendirmeleri Tedarik faaliyeti temel olarak doğal gazın, ithalat ve üretimi sonucu Türkiye piyasasında 80 satışa sunulma sı faaliyetini nitelemektedir. Uzun dönemli kontratlarla ülkeye doğa l gaz temin eden ithalatçı firmalar , yerli kaynaklardan üretim yapan toptan satış lisansı sahibi üretici firmalar ve LNG ithalatı yapan firmalar bu grupta yer almaktadır . Bu noktada belirt mek gerekir ki , başta kontrat devirlerine ilişkin kararlar olmak üzere geçmiş Kurul kararlarında doğal gazın tedariki faaliyeti ağırlıklı olarak doğal gazın toptan satışı tanımı altında değerlendirilmiş olmakla birlikte, içinde bulunduğumuz dönem itibarıyl a değişen piyasa koşulları nda, bu tanımın ilgili pazarı değerlendirmek için yetersiz kaldığı kanısına varılmıştır . Günümüzde doğal gazın toptan satışının, sadece ithalat ve üretim kaynaklı değil; az miktarda da olsa ithalatçı şirketlerden alım yapıp bu gaz ın yeniden satışını yapan teşebbüsler tarafından da gerçekleştirildiği görülmekle birlikte, 90 doğal gazın ithalat ve üretim sonucu satışını gerçekleştiren teşebbüsler ile gazın ülke içinde alımı ve -nihai tüketiciler hariç olmak üzere - yeniden satımı ile işt igal eden teşebbüslerin arasında bazı yapısal farklar olduğu anlaşılmaktadır . Doğal gazın tedariki 1 EPDK Doğal Gaz Piyasası 2010 yılı Sektör Raporu. 3 faaliyetinde; kaynak ülkelerden Türkiye ye gaz iletimi için inşa edilen uzun mesafeli boru hatları, genellikle devletler tarafından kontrol edilen kaynak ülk e şirketleri ile uzun vadeli alım satım sözleşmeleri, deniz yolu ile taşınan LNG için terminal yatırımları gibi yüksek hacimli ve batık maliyetlerin ortaya çıktığı görülmektedir. Buna ek olarak, doğal gazın ithalatı için bazı hukuki ve fiili giriş engeller i de bulun maktadır. Benzer şekilde üretim yatırımları da arama, kuyu açma, yüzey tesisi inşası, iletim hatları gibi yüksek maliyetli faaliyetleri ve uzun vadeli tedarik sözleşmelerini kapsamaktadır. 100 Yukarıda ortaya konan tespitlerden yola çıkarak , doğal g azın ithalatı ve üretimi sonucu tedariki ile doğal gazın ülke içinde toptan satışının ilgili ürün pazarları olarak farklılaşabileceği görülmektedir. Dosya konusu işlemin taraflarının yukarıda verilen tanımlar itibarıyla doğal gazın tedarikinin yanı sıra to ptan satışı faaliyetinde de bulunduğu görülmektedir. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu ( EPDK ) tarafından sunulan veriler incelendiğinde Türkiye de toptan satış şirketlerinin esas faaliyetinin nihai tüketicilere (dağıtım şirketleri, elektrik üreticileri, büy ük sanayi kuruluşları ) yapılan satışlar oluğu; gazın yeniden satışına yönelik toptan satış şirketleri arasında ticarete konu olan miktarın, bu şirketlerin faaliyetlerinin oldukça düşük bir hacmini oluşturduğu görülmektedir. Bu noktadan yola çıkıldığında, ü lke içi toptan ticaret bakımından dosya özelinde, doğal gaz 110 toptan satış pazarının ayrı bir ilgili pazar olarak değerlendirilmesine gerek olmadığı düşünülmektedir . Bu bağlamda, doğal gazın ithalatı ve üretimi sonucu tedarik faaliyetinde bulunan teşebbüsle r başta BOTAŞ olmak üzere boru hatları ile ithalat yapan doğal gaz ithalatçıları, LNG ithalatçıları ve oldukça kısıtlı olmakla birlikte Türkiye de üretilen doğal gazın satışını yapan teşebbüsler olarak tanımlanabilecektir. Sonuç olarak bahse konu faaliye te ilişkin ilgili ürün pazarı doğal gazın tedariki pazarı olarak tanımlanmıştır . Tedarik pazarına, ilgili mevzuatta getirilen herhangi bir coğrafi sınırlamanı n bulunmadığı ve bölgesel olarak rekabetçi şartların anlamlı oranda farklılaşmadığı göz önüne alı ndığında 120 ilgili coğrafi pazar Türkiye olarak belirlenmiştir . Doğal Gaz ın Arzı Faaliyetine İlişkin İlgili Pazar Değerlendirmeleri Bu pazar tanımı , alt pazarda doğal gazın nihai tüketicilere satışını kapsamaktadır. Özellikle doğal gaz piyasasında rekabetç i yapı geliştikçe talep odaklı bir yapı çerçevesinde ilgili pazar tanımları yapılabilmektedir. Yukarıda da bahsedildiği üzere doğal gaz sektörü serbestleşmeye yönelik bir geçiş dönemi içinde dir. Bu dönemin en belirleyici adımları ise serbest tüketici limit indeki düşüşlerle atılmaktadır. Bu nedenle ilgili pazar tespitlerinde doğal gazı istediği yerden tedarik etme imkanına sahip olan serbest tüketiciler ile gazı, abonesi olduğu dağıtım şirketinden EPDK tarafından belirlenen tarifelere göre tedarik etme durum unda olan serbest olmayan 130 tüketiciler e yönelik ayrımlar gündeme gelebilmektedir. Doğal gaz piyasasında rekabetin tesisi ile özellikle serbest tüketici sayısı arttıkça tüketicilerin gaz tedarikine ilişkin sözleşme şartları, alım büyüklülükleri , sürekliliği , esneklikleri ve tüketim yapıları gibi özellikleri ilgili pazar değerlendirmeleri için ayırt edici olabilmektedir. Bu durumda talep odaklı bir çerçeveden farklı ilgili pazar değerlendirmeleri de yapılabilmektedir. Bu bakımdan , abonelerine doğalgaz temi n etme yükümlülüğü olan ve yüksek hacimli ve sürekli alım yapan, ayrıca hane halkının tüketim eğilimlerine göre bir tüketim portföyü olan dağıtım şirketlerinin ayrı bir alıcı grubu oluşturduğu; kaynak olarak yüksek hacimli doğal gaz kullanan elektrik üretim santralleri nin farklı pazar koşullarına sahip olduğu; Yap-İşlet, 140 Yap-İşlet-Devret gibi projeler kapsamında üretim yapan ve uzun vadeli sözleşmeler ile 4 doğal gaz alımı yapan santrallerin rekabete kapalı bir alan sayılabileceği ; yine yüksek miktarda tüketim yapan ancak daha kısa süreli ve değişken sözleşmelerin bulunduğu sanayi kuruluşları gibi büyük endüstriyel tüketicilerin de ayrı rekabetçi yapıya ve alım satım koşullarına sahip olduğu görülmektedir. Buna ek olarak diğer tüketici gruplarına göre düşük hac imli doğal gaz alımı yapan küçük ticari işletmeler ile hanehalkı nın da özellikle serbest tüketici konumu kazandıktan sonra ayrı bir ilgili ürün pazarı olarak tanımlanabileceği ancak içinde bulunduğumuz dönemde bu tüketicilerin genellikle serbest tüketici k onumunda olmadıkları ve doğal gazı abonesi oldukları dağıtım firmasından temin etme zorunluluğunun bulunduğu görülmektedir. Dolayısıyla bu tüketici grubuna yapılan 150 satışların esas itibarla dağıtım şirketlerine yapılan satışlar kapsamında dikkate alınabilec eği değerlendirilmektedir . Bununla birlikte doğal gazın arzı faaliyetine yönelik olarak alt pazar tanımları yapılıp yapılmamasının bu işlem kapsamında yapılacak değerlendirmelerde sonucu değiştirmediği noktasından hareketle, bu nihai bir pazar tanımı yapı lmasına gerek bulunmadığı kanaatine varılmıştır . G.3. 4054 sayılı Kanun un 7. Maddesi Kapsamında Yapılan De ğerlendirme G.3.1. İşlemi nin Niteliği ve İzne Tabi Olup Olmadığı na İlişkin Yapılan Değerlendirme Bildirim konusu devralma işlemi kapsamında ilk adımd a PET tarafından AVRASYA nın hisselerinin %26 sı Özcan TAHİNCİOĞLU ndan devralınacaktır. Bu devir sonucunda PET, 160 Tahincioğlu Ailesi, Yılmaz Hakan KARADAYI ve PET in ortak kontrolünde olacaktır. İkinci adımda ise Yılmaz Hakan KARADAYI ya ait %34 oranındaki hisse PET tarafından devralınacaktır. Esasında ikinci adıma yönelik işlem Bildirim Formu nda müt eakip muhtemel işlem olarak adlandırılmaktadır. Bununla birlikte taraflar AVRASYA hisselerinin %34 ünün PET tarafından devralınmasına ilişkin müzakerelerin s ona erdiğini, taraflar arasında 14.02.2012 tarihinde Hisse Devir Sözleşmesi nin imzalandığını ve bu işlemin de bu bildirim kapsamında değerlendirilmesini talep ettiklerini belirtmişlerdir. Söz konusu nihai işlem sonucunda AVRASYA nın %60 hissesini PET; %40 hissesini ise Tahincioğlu Ailesi kontrol edecektir. Buna ek olarak, ilk aşamadan sonra AVRASYA nın Yönetim Kurulu nun, Genel Kurul toplantısında seçilen ( ..) kişiden oluşacağı, bunların 170 ( ..) PET tarafından , ( ..) de Özcan TAHİNCİOĞLU ve Yılmaz Hakan KARADAYI tarafından aday gösterileceği ifade edilm iştir. Öte yandan ikinci adıma ilişkin bir hissedarlar sözleşmesi bulunmamakla birlikte taraflar ca, yönetimin ortak yürütüleceği taahhüt edilmiştir. Dosya içeri ğinden , AVRASYA nın işlem öncesinde ve sonrasında ortak kontrole sahip olduğu anlaşılmıştır . Ayrıca halihazırda bağımsız bir iktisadi varlığın tüm işlevlerini kalıcı olarak yerine getir diği de dikkate alın arak AVRASYA nın 4054 sayılı Kanu n un 7. maddesi kapsamında bir ortak girişim olduğu sonucuna varılm ıştır. Bu çerçevede ilk adımda AVRASYA hisselerinin Özcan TA HİNCİOĞLU na ait %26 sının PET tarafından devralınması ile AVRASYA nın kontrol yapısında kalıcı bir değişiklik olduğu 180 anlaşılm ıştır. Bu bağlamda devralma işlemi 2010/4 sayılı Tebliğ kapsamında bir devralma işlemi dir. Yukarıda ayrıntıları ortaya konan işlem kapsamında AVRASYA nın kontrol yapısında kalıcı bir değişiklik olacağı anlaşıldığından bildirim konusu işlemin 2010/4 sayılı T ebliğ kapsamında bir devralma işlemi olduğu kanısına varılmıştır . İşlemin bir yoğunlaşma yarattığının belirlenmesinin ardından ikinci olarak bu devralma işleminin Rekabet Kurulunun iznine tabi olup olmadığının belirlenmesi gerekm iştir. Bir devralma işlemin in izne tabi olması için 2010/ 4 sayılı Tebliğ in 7. maddesinde sayılan ciro eşiklerinden en az birinin aşılması ve -ortak girişimler hariç olmak üzere - etkilenen bir 5 pazarın bulunması yeterli olmakta dır. Bir ortak girişimin söz konusu olduğu durumlarda ise , 190 işlemin izne tabi olması için bir etkilenen pazarın bulunması gerekmemektedir. İşlem tarafları olan GAZPROMBANK ve AVRASYA nın ciro bilgileri incelendiğinde , GAZPROMBANK ın dünya cirosunun ( ..) , AVRASYA nın cirosunun ise ( ..) olduğu, böylece 2010/4 say ılı Tebliğ in 7(1)(b) maddesindeki ciro eşiklerinin aşıldığı görülm üştür . Sonuç olarak bildirime konu işlemin bir devralma işlemi olduğu ve 2010/4 sayılı Tebliğ in 7. maddesindeki eşiklerin aşılması nedeniyle Rekabet Kurulunun iznine tabi olduğu anlaşılm ıştır. Dosya konusu devralma işlemi , Türkiye de doğal gaz ın tedariki ve arzı pazarlarında faaliyet gösteren bir teşebbüsün kontrolünde kalıcı bir değişiklik yapılmasına ilişkindir. Yoğunlaşma işlemlerinin değerlendirilmesine ilişkin olarak 4054 sayılı Kanun un 7. 200 maddesi bir birleşme, devralma veya ortak girişim kurulması işlemleri sonucu rekabetin önemli ölçüde azaltılmasına neden olacak şekilde bir hakim durum oluşması ya da mevcut bir hakim durumun güçlendirilmesini yasaklamaktadır. Başvuru konusu işlem d ikkate alındığında değerlendirmenin yatay yoğunlaşma ve dikey bütünleşme odağında ele alınması gerek miştir. G.3.2.Yatay Yoğunlaşma Bağlamında Yapılan Değerlendirme Dosya mevcudu bilgi ve belgelerden anlaşıldığı üzere, söz konusu işlem sonucunda d oğal gazın tedariki pazarında 2011 yılı için AVRASYA ile BOSPHORUS un toplam pazar payı yaklaşık olarak %( ..) olacaktır. Doğal gazın arzı pazarında ise, yine 2011 yılı için AVRASYA ile BOSPHORUS pazarda toplam % ( ..) pazar payına ulaşacaktır. Doğal gaz 210 dağıtıcılar ına yapılan satışlar açısından herhangi bir pazar payı bulunmayan anılan teşebbüslerin 2011 yılı için elektrik üreticilerine yapılan satışlar bakımından toplam pazar payı yaklaşık %( ..) , büyük sanayi kuruluşlarına yapılan satışlar bakımından yaklaşık %( ..) dir. Doğal gaz tedariki pazarının rekabet yapısına ilişkin değerlendirmelerde giriş engellerinin de dikkate alınması gerekm iştir. Sınırlı yerli üretim nedeniyle Türkiye de doğal gazın temel tedarik yöntemi ithalattır. Bununla birlikte ithalata ilişkin m evzuattan kaynaklanan BOTAŞ dışındaki teşebbüslere getirilen ithalat yasağı ve ithalata yönelik lisans koşulları gibi hukuki ve fiili giriş engelleri bulunmaktadır. Gerek taraf teşebbüslerin toplam pazar paylarının düşük olması gerekse karşılarında bu iki 220 teşebbüsten daha büyük pazar payına sahip olan, başta BOTAŞ olmak üzere, farklı teşebbüslerin bulunması nedeniyle işlem sonucu ilgili ürün pazarlarında yatay yoğunlaşma anlamında bir hakim durumun ortaya çıkmayacağı kanaati oluşmuştur . G.3.3. Dikey Bütünle şme Bağlamında Yapılan Değerlendirme GAZPROM un doğal gazın üst piyasa sında faaliyeti olması noktasından hareketle söz konusu işlemin dikey bütünleşme yönüyle de değerlendirilmesi gerekm iştir. Öncelikle GAZPROM un üst piyasadaki hakim durumu değerlendir ilmiş, ardından da işlem dikey bütünleşme açısından ele alınm ıştır. İncelemelerden ortaya çıktığı üzere, ilgili pazarda % ( ..) pazar payı ile GAZPROM (Rusya) en yüksek pazar payına sahip teşebbüs konumundadır ve en yakın rakibi % ( ..) 230 pazar payı ile İran dır. Bu bağlamda ithalata ilişkin giriş engelleri de dikkate alındığında GAZPROM un üst piyasada üretim ve satış pazarında ciddi ölçüde pazar gücü olduğu anlaşılm ıştır. Hakim durum değerlendirmesinde dikkate alınması gereken bir diğer husus ise hakim durumda olma ihtimaline sahip teşebbüsün karşısındaki alıcı konumundaki teşebbüslerin bir alıcı gücüne sahip olup olmadığıdır. Mevcut durumda Türkiye nin sahip olduğu tüketim potansiyeli ile ciddi bir doğal gaz alıcısı olduğu düşünülebilir. Bununla birlikte 6 GAZPRO M un üst piyasada üretim ve satış pazarındaki konumu itibarıyla arz kaynaklarını ikame etme imkanının sınırlı olması ve 2009 ile 2010 yılı itibarıyla Türkiye nin tüketiminin, GAZPROM un toplam yurtdışı satışının yaklaşık % ( ..) unu oluşturması nedeniyle ci ddi 240 bir alıcı gücünden söz edileme miştir . Bu bilgiler ışığında GAZPROM un doğal gazın üst piyasa sında üretimi ve satışı pazarında hakim durumda olduğu sonucuna ulaşılm ıştır. Dikey bütünleşmenin değerlendirilmesi aşamasında ise, GAZPROM un alt pazarlarda BOSPHORUS ile var olan mevcut konumunu genişleterek üst piyasada üretim ve satış pazarındaki hakim durumunu güçlendirip güçlendirmeyeceğinin tespiti gerek miştir . Bahse konu işlem dikey bütünleşme açısından bazı rekabetçi riskleri beraberinde getirmektedir. Dikey bütünleşmelerin, yatay yoğunlaşmalara göre bazı olumlu etkileri olduğu da kabul edilmektedir. Bununla birlikte tarafların ilgili ürün pazarlarındaki konumuna bağlı olarak pazarın rekabete kapanması ( anticompetitive foreclosure ) riski ortaya 250 çıkabilmek tedir. Bu durumda ilgili ürün pazarlarındaki mevcut ya da potansiyel rakiplerin ilgili ürün ya da pazarlara erişimi engellenebilmekte, bu sayede de rekabet zarar görebilmektedir. GAZPROM un üst piyasada üretim ve satış pazarında hakim durumda bir teşebbüs olarak alt piyasalarda faaliyet göstermesi sonucunda, doğal gazın arzında alt piyasadaki rakiplerini dışlayarak ya da eşit alıcılar arasında ayrımcılık yaparak pazarın rakiplere kapanması riski ortaya çıkabilecektir. Her ne kadar alt piyasada BOTAŞ ın cid di pazar payı bulunsa da, rekabete açılan bir piyasa yapısında doğal gaz tedariki faaliyetinde bulunan teşebbüslerin GAZPROM ile bir ortaklığının bulunması teşebbüslerin pazar gücünün belirleyici niteliklerinden birisi olacaktır. Buna ek olarak ithalata il işkin mevzuattan 260 kaynaklanan; BOTAŞ dışındaki teşebbüslere getirilen ithalat yasağı, ithalata yönelik lisans koşulları gibi hukuki giriş engelleri ve yüksek yatırım maliyetleri gibi fiili giriş engelleri ortaya konan bu riskleri daha da ciddi hale getirebi lecektir. Bahse konu işlem dikey bütünleşme açısından GAZPROM un ilgili pazarlardaki ikinci devralma işlemini oluşturmaktadır. GAZPROM un, dikey bütünleşmeye yönelik ilk adımı BOTAŞ ın ithalat kontratlarının devrine ilişkin 2007 yılında düzenlenen ihalede, ortak kontrol ettiği BOSPHORUS un yıllık 750 Sm3 lük kontratı devralması ile atılmıştır. Rekabet Kurulu bu devralmayı incelemiş ve GAZPROM un hakim durumuna ve dikey bütünleşmenin risklerine dikkat çekmiştir. Bununla birlikte işlem sonucunda ülke tüketimi nde oluşan % ( ..) lik pazar payı ile hakim durum riskinin ortaya çıkmayacağı ifade 270 edilmiştir. Bu bilgi ler dikkate alındığında , mevcut devralma işlem i, dikey bütünleşme yönünden doğal gazın üst piyasada üretimi ve satışı pazarında hakim durumda bulunan GAZPROM un ikinci adımını oluştursa da, AVRASYA ve BOSPHORUS un doğal gazın tedariki ve arzı pazarlarında sırasıyla yaklaşık % ( ..) ve % ( ..) olan toplam pazar paylarının oldukça düşük miktarlar olmasından hareketle işlem sonucunda yeni bir hakim durum yarat ılmasının ya da mevcut bir hakim durumun güçlendirilmesinin söz konusu olmayacağı düşüncesi hasıl olmuştur . G.4. 4054 sayılı Kanun un 4. Maddesi Kapsamında Yapılan Değerlendirme Kontrolünde GAZPROM un belirli etkisinin bulunduğu PET in, AVRASYA nın ortak 280 kontrolünü devralması ve GAZPROM un, halihazırda AVRASYA nın rakibi olarak faaliyet gösteren BOSPHORUS un ortak kontrolüne sahip bir teşebbüs konumunda olması dikkate alındığında; AVRASYA ile BOSPHORUS arasındaki rekabetin nasıl etkileneceğinin de değerlen dirilmesi gerekmiştir . Bu amaçla işlemin 4054 sayılı Kanun un teşebbüsler arası rekabeti kısıtlayıcı anlaşmaları ve uyumlu eylemleri konu eden 4. maddesi kapsamında da bir değerlendirmesi yapılmıştır . Tam işlevsel ortak girişimler olarak , ilgili pazarlarda rakip 7 konumunda hareket etmesi beklenen iki teşebbüsün davranışlarının amaç veya etki bakımından koordinasyona yatkın olması durumunda işlemin Kanun un 4. maddesi kapsamında olduğu kabul edilerek; 5. madde çerçevesinden bir muafiyet değerlendirilmesinin y apılması gerekmektedir. 290 Bir teşebbüsün iki farklı teşebbüste ortak kontrole sahip olması halinde rekabetçi davranışların koordinasyonu riski doğması; söz konusu ortak girişim ile kontrol eden teşebbüslerin aynı piyasada aktif olmaları ya da kontrol eden t eşebbüslerin ortak girişimin faaliyet alanıyla alt, üst ya da komşu pazarlarında rakip olarak kalmayı sürdürmeleri halinde gündeme gelmektedir. Bu nedenledir ki, çoğu zaman taraflar söz konusu ortak girişimin Kanunun 4. maddesi kapsamında değerlendirilen i şbirliği doğurucu bir ortak girişim değil de , Kanunun 7. maddesi kapsamında kabul edilen yoğunlaşma doğurucu bir ortak girişim olmasını sağlamak amacıyla ortak girişim sözleşmelerinde ortak girişimin varlığını devam ettirdiği süre boyunca tarafların ortak girişimle aynı ya da alt, üst veya komşu pazarlarında rakip faaliyetlerde bulunmayacağını belirten rekabet yasaklarına yer 300 vermektedirler. Bu tip rekabet yasakları, söz konusu ortak girişime ilişkin Kanunun 7. maddesi kapsamında değerlendirme yapılırken, ortak girişimin oluşturulmasıyla ilgili ve gerekli bir yan sınırlama olarak kabul edilmektedir. Söz konusu işleme bakıldığında GAZPROM un hem AVRASYA hem de BOSPHORUS un kontrolüne etkisi sonucunda, anılan iki teşebbüsün doğal gazın tedariki ve arzı paza rlarında koordinasyon ris kinin ortaya çıkabileceği anlaşılmıştır . Bundan sonraki aşama ise bu işlemin rekabeti kısıtlayıcı etkisinin olup olmadığının tespiti ol muştur . Etki değerlendirmesi için tarafların pazar gücünün incelenmesinin ardından giriş engelle ri, rakiplerin durumları gibi pazarın diğer özelliklerinin dikkate alınması gerekmektedir. Tarafların pazar gücünün düşük ve pazarın diğer özelliklerinin rekabeti destekler nitelikte 310 olması halinde, normal koşullar altında, rekabeti kısıtlayıcı etkilerin o rtaya çıkmaması beklen ir. Pazar gücünün en önemli göstergesi ise ilgili pazarlar bağlamında tarafların pazar payları ve rakiplerinin konumudur. Söz konusu işleme yönelik yapılan değerlendirme çerçevesinde, doğal gazın tedariki ve doğal gazın arzı pazarlar ında AVRASYA ve BOSPHORUS un sırasıyla yaklaşık % ( ..) ve % ( ..) olan toplam pazar paylarının oldukça düşük olmasından hareketle, işlem sonucunda rekabeti kısıtlayıcı bir etkinin doğmayacağı, dolayısı ile işlemin 4. madde kapsamında olmadığı kanısına varıl mıştır . H. SONUÇ Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, bildirim konusu işlemin 4054 sayılı Kanun un 7. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan 2010/4 sayılı Rekabet 320 Kurulu ndan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebl iğ kapsamında izne tabi olduğuna, işlem sonucunda aynı Kanun maddesinde belirtilen nitelikte hakim durum yaratılmasının veya mevcut hakim durumun güçlendirilmesinin ve böylece rekabetin önemli ölçüde azaltılmasının söz konusu olmaması nedeniyle işleme izi n verilmesine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.