11. Hukuk Dairesi 2014/253 E. , 2014/2840 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/05/2012 gün ve 2012/121-2012/217 sayılı kararı bozan Daire’nin 17/09/2013 gün ve 2012/17774-2013/15903 sayılı kararı aleyhinde davalı temsilcisi vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve…
**11. Hukuk Dairesi 2014/253 E. , 2014/2840 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/05/2012 gün ve 2012/121-2012/217 sayılı kararı bozan Daire’nin 17/09/2013 gün ve 2012/17774-2013/15903 sayılı kararı aleyhinde davalı temsilcisi vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin 29.11.2011 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında sermaye arttırım kararı alındığını, bu kararın tescili talebinin davalı ... Memurluğu tarafından reddedildiğini ileri sürerek, red işleminin iptaline, 29.11.2011 tarihli olağanüstü genel kurulda alınan sermaye arttırımı kararının tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davacı yararına bozulmuştur. Bu kez davalı temsilcisi karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı temsilcisinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Dava, davalı ... Memurluğu'nun red kararının iptali istemine ilişkin olup, TTK'nın 401. maddesi" Esas mukavele ile bazı nev'i hisse senetlerine kar payı veya tasfiye halindeki şirket mevcudunun dağıtılması vs. hususlarda imtiyaz hakları tanınabileceği "hükmünü haizdir. Bir hissenin üstünlüğü (imtiyazı) oy kullanmada, yönetimde ve denetimde olabileceği gibi kar pay dağıtılmasında ve tasfiyede de tanınabilir. TTK'nın 391. maddesi hükmünce sermaye artırımına ilişkin umumi heyet kararlarının muhtelif imtiyazları haiz müteaddit nev'i hisse senedi sahipleri olduğu takdirde umumi heyet kararınından ayrı olarak adı geçen nev'ilerden herbirine ait hisse senedi sahiplerinin de hususi bir toplantı yaparak karar vermeleri şarttır.Kanunun bu hükmü emredici nitelikte olduğundan imtiyazlı pay sahiplerinin bu özel kurul kararı olmadıkça genel kurulun sermaye artırıma ilişkin kararı hüküm doğurmaz, diğer bir deyişle infaz olanağı düşünülemez. Bu bağlamda davacı şirketin birden fazla imtiyazlı grup hisseler mevcut olduğundan genel kurulca verilen sermaye artırım kararının anılan madde hükmünce ayrıca her imtiyazlı grup hisse senedi sahiplerinin hususi toplantısında verecekleri kararla tasdik etmedikçe davalı ... memurluğunca tescilinin yapılamayacağı kuşkusuzdur. Diğer bir ifade ile genel kurulca alınan sermaye arttırımına ilişkin kararın A grubu pay sahiplerinin yapacakları özel toplantıda alacakları karar ile de onaylanması gerekmektedir. Aksi düşünce imtiyazlı pay sahiplerinin korunmasına ilişkin TTK'nın 389. ve 391. maddelerine açıkça aykırı olacaktır. Öte yandan, TTK'nın sırf anasözleşme değişikliğine ilişkin 389. maddesinde öngörüldüğünün aksine, imtiyazlı pay sahiplerinin veya oluşturdukları kurulların onama kararları için, esas sermaye artırımı kararının "..imtiyazlı pay sahiplerinin haklarını ihlal edecek mahiyette" olması şartıda aranmaz. (... , Anonim Ortaklıklarda Esas Sermaye Artırımı, Güncelleştirilmiş ve Genişletilmiş 2. Baskı sh.77) Bu itibarla davalı ... memurluğunun davacının isteminin reddi usul ve yasaya uygun olup, mahkeme kararının onanması gerekirken yazılı gerekçelerle bozulması doğru olmadığından davalı temsilcisinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz’in 17.09.2013 gün 2012/17774 Esas, 2013/15903 Karar sayılı bozma kararı kaldırılarak mahkeme kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı temsilcisinin diğer karar düzeltme itirazlarının reddine,(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz’in 17.09.2013 gün 2012/17774 Esas, 2013/15903 Karar sayılı bozma kararının kaldırılarak, mahkeme kararının ONANMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalı temsilcisine iadesine, ilk temyizden dolayı iade edildiği anlaşılan 25,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 18/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.