(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/11585 E. , 2013/11011 K. "İçtihat Metni" Hırsızlık ve kamu malına zarar verme suçlarından, suça sürüklenen çocuklar ..., ..., ... ve ...'nın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-a, 31/2, 62/1, 50/3, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri uyarınca 6.000 er TL Adli Para Cezası ile ayrı ayrı, aynı TCK’nın 152/1-a, 31/2, 62/1, 50/3, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri uyarınca 3.000 er TL Adli Para Cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına ilişkin Tatvan Asliye Ceza Mahkemesinin 14.05.2010
**(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/11585 E. , 2013/11011 K.** **"İçtihat Metni"** Hırsızlık ve kamu malına zarar verme suçlarından, suça sürüklenen çocuklar ..., ..., ... ve ...'nın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-a, 31/2, 62/1, 50/3, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri uyarınca 6.000 er TL Adli Para Cezası ile ayrı ayrı, aynı TCK’nın 152/1-a, 31/2, 62/1, 50/3, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri uyarınca 3.000 er TL Adli Para Cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına ilişkin Tatvan Asliye Ceza Mahkemesinin 14.05.2010 gün ve 2009/218 Esas, 2010/327 sayılı kararı suça sürüklenen çocuklar lehine vaki temyiz istemi üzerine onama talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.11.2012 gün ve 2011/5667 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmiş, Dairemizin 20.03.2013 gün ve 2012/20449 Esas, 2013/5181 Karar sayılı kararıyla hükmün onanmasına karar verilmiştir. 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesi üzerine anılan kanunun 99. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan itiraz üzerine dosya incelenerek gereği düşünüldü. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz dilekçesinde ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden KABULÜNE, Dairemizin 20.03.2013 gün ve 2012/20449 Esas, 2013/5181 karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, Suça sürüklenen çocuklar hakkında kamu malına zarar verme ve hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik incelemede; Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir. Hırsızlık suçunda; menkul bir malın, sahibinin rızası dışında alınması, mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesi, mağdurun suç konusu eşya üzerindeki zilyetlikten ... tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hale gelmesi söz konusudur. Somut olayda, suça sürüklenen çocukların suça konu ilköğretim okuluna PVC pencere camını kırarak girip, okul içerisinde müdür yardımcısı odası ve bazı başka odaların kapısını kırıp, tuvalet pencere korkuluğunu ve camını kırmak, kantin kapısını ve camını kırmak suretiyle zarar vererek kantin içerisinden 100-150 TL para ve bisküvi, gofret gibi birkısım yiyecekleri çalmaktan ibaret eylemlerinin hırsızlık ve kamu malına zarar verme suçlarını oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kamu malına zarar verme ve hırsızlık suçlarından hüküm kurulduğu halde karar başlığında isim ve kimlik bilgilerinin bulunmaması mahallinde düzeltilebilir bir eksiklik olarak değerlendirilmiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Adli para cezasının infazı” başlıklı 106. maddesinin 4. fıkrası uyarınca çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezalarının ödenmemesi halinde, bu cezaların hapse çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarından adli para cezalarının taksikler halinde ödenmesi ile ilgili bölümden “geri kalan kısmın hapse çevrileceğinin” ibaresi çıkartılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.