11. Hukuk Dairesi 2023/3829 E. , 2024/6179 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI :2020/1182 Esas, 2023/549 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2019/277 E., 2020/235 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince baş
**11. Hukuk Dairesi 2023/3829 E. , 2024/6179 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI :2020/1182 Esas, 2023/549 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2019/277 E., 2020/235 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... ...'ın diğer davacı olan ...nin sahibi ve yetkilisi olduğunu, ... ...'ın 05.08.2014 tarihine kadar davalı ...nin ortağı ve yönetim kurulu başkanı olduğunu, ... ...'ın Kahramanmaraş Spor'a ait şirket hisselerini 05.08.2014 tarihinde ... ...’a devrettiğini ve şirket ortaklığından ayrıldığını, ortaklık hissesinin devri sırasında 05.08.2014 tarihli protokol imzalandığını, bu protokol ile Kahramanmaraş Spor'a ait borçlar ve borçlular isim isim sayılarak bunlardan başka borçtan Kahramanmaraş Spor'un sorumlu olmayacağının kabul edildiğini, bu protokol ile müvekkili ... ...’ın ve ... Oto’nun Kahramanmaraş Spor’a borcu olmadığı gibi Kahramanmaraş Spor'un da ... ... ...'a bir borcunun olmadığının kabul edildiğini, taraflar arasındaki protokolde ne 800.000,00 TL bedelli bonodan ne de bu miktarlı borçtan söz edilmediğini, ancak Kahramanmaraş Spor hisselerini devir alan ... ...'ın 05.08.2014 tarihinden sonra iade etmesi gereken davaya konu bonoyu müvekkillerine iade etmediğini, Kahramanmaraş Spor cirosu ile akrabası davalı ...’a devir ettiğini, sözde iyiniyetli 3. kişi korumasından istifade edebilmek için onun adına müvekkilleri aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı ... ... ...'ın iyi niyetli hamil olmadığını, fiilen davalı şirketi yöneten kişi olduğunu, medyadaki beyanlarının bu hususu destekler olduğunu, bononun 25.01.2014 tarihinde, müvekkili ... ...'ın şirket ortağı ve yönetim kurulu başkanı olduğu dönemde düzenlendiğini, 05.08.2014 devir tarihinde ... ...’ın ve ... Oto’nun Kahramanmaraş Spor..A.Ş.’ye borcu olmadığı kabul edildiği halde, bononun müvekkiline iade edilmeyerek ve vade tarihi senedi ellerinde bulunduranlar tarafından doldurularak icra takibi başlatıldığını ileri sürerek İstanbul 11. İcra Müdürlüğü'nün 2017/18274 sayılı dosyası ve takibe konu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile davalılar aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu senedin müvekkili ...’ın ... ...’a verdiği borç karşılığında alınmış bir borç senedi olduğunu, müvekkilinin kuzeni ... ...'ın Kahramanmaraş Spor Sportif Hizm. Yat. San. ve Tic. A.Ş.’yi tüm borçlarıyla birlikte devir almaya karar verdiğini ve davacı ... ... ile bu konuda anlaştıklarını, dava konusu senedin ... ...’ın (... ... ...'dan alarak) ... ...’a elden nakit olarak vermiş olduğu borcun ödenmesine yönelik olarak verilmiş bir borç senedi olduğunu, 05.08.2014 tarihli devir sözleşmesinin 2. maddesinin son paragrafında ... ...’ın ... ...'a 800.000,00 TL borç verdiği ve bu borç karşılığında dava konusu senedi aldığı, senet borcunun 31.12.2014 tarihinde ödeneceğinin açıkça belirtildiğini, söz konusu devir sözleşmesinde dava konusu senedin bedelinin henüz ödenmediğinin ve borç senedi olduğunun açık bir şekilde belirtildiğini, devir sözleşmesinin altında bizzat ... ...’ın imzasının olduğunu, 05.08.2014 tarihli protokolde ... ...’ın ve ... Otomotiv Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin değil, Kahramanmaraş Spor A.Ş.'nin borçlarından bahsedildiğini, müvekkili ...'ın 28.04.2014 tarihli sözleşmenin tarafı olmadığını, Kahramanmaraş Spor A.Ş'ye ilişkin hisseleri devir edenin ... ... devir alanın ... ... olduğunu savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin, 04.03.2020 tarihli dilekçesi ile davayı tamamen ıslah edeceği yönünde talepte bulunduğu, davacı tarafa davanın tamamının ıslahı için 05.03.2020 günü 1 haftalık süre verilmişse de 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 90 ncı maddesi uyarınca kanundan doğan sürelerin haklı sebep olmaksızın uzatılmasının söz konusu olamayacağı, davacı tarafın davayı tamamen ıslah edeceğini 04.03.2020 günü bildirdiği, süre uzatımına ilişkin haklı görülebilecek bir sebep öne sürülmediği, bu hali ile 1 haftalık ıslah dilekçesi ibraz süresinin son gününün 11.03.2020 olduğu, yeni dava dilekçesi 12.03.2020 tarihinde süresinde sonra ibraz edildiğinden 6100 sayılı Kanun'un 180 inci maddesi uyarınca ıslah hakkının kullanılmamış sayılmasına, ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilmesine karar verildiği, davacı tarafın dava dilekçesinde; protokolde ne 800.000,00 TL bedelli bonodan ne de bu miktarlı borçtan söz edilmediğini, davacı ... ...'ın 05.08.2014 tarihi itibari ile Kahramanmaraş Spor A.Ş.'ye borcu bulunmadığının taraflarca kararlaştırıldığını bu senedin müvekkillerine iade edilmesi gerektiğini iddia ettiği, bu hali ile ilgili protokolün incelenmesi gerektiği, tarafların delil olarak dayandığı, 05.08.2014 tarihli ''Devir Sözleşmesi'' başlıklı belgenin Kahramanmaraş Futbol Yatırımları A.Ş.'nin tüm nama yazılı hisselerinin satım ve devrine ilişkin olduğu, sözleşmenin ... ve ... ile ... ... arasında düzenlendiği, davalılar sözleşmenin tarafı olmadığı gibi, senet metninde mücerret borç ikrarı niteliğini kaldıracak bir ibarenin bulunmadığı, kaldı ki sözleşmenin 2. maddesinin son paragrafında dava konusu senede atıf yapıldığı, " ... ... tarafından ... ve ...'e elden verilen 800.000,00 TL alacak karşılığında ... ...'a 25.01.2014 tanzim tarihli şahsi senet 31.12.2014 tarihinde ödenecektir.Ek-1'de borç listesinde belirtilen alacaklardan ... tarafından ödenen olursa ibraname karşılığında bu senetten düşülecektir.'' şeklinde düzenleme yapıldığı, davacı tarafın iddiasının aksine sözleşmenin 2. maddesinde açıkça dava konusu senede atıf yapıldığı, senedin ne şekilde bedelsiz kalacağına ilişkin düzenleme dahi yapılarak 'Ek-1'de borç listesinde belirtilen alacaklardan ... tarafından ödenen olursa ibraname karşılığında bu senetten düşülecektir.'' denildiği, davacı tarafın sözleşmede belirtilen Ek-1'de borç listesinde belirtilen alacaklardan ödeme yapıldığına ilişkin bir iddiasının bulunmadığı, sözleşmenin açıklığı karşılığında davacı tarafın iddialarının sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın ve davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; menfi tespite konu senet bakımından tüm deliller toplanmak sureti ile hüküm kurulması gerekirken, delilleri toplamadan hüküm kurulduğunu, ispat yükü kapsamında bir araştırma ve inceleme yapılmadığını, mücerret borç ikrarından söz etmenin mümkün olmadığını, senedi icraya koyan hamil ...'ın protokolü ve müvekkilinin Ek-1 listedeki borçlulara ödeme yaptığını iyi bildiğini, ...'ın iyiniyetli hamil olmadığı gibi, bilerek borçlunun zararına hareket ettiğini, aslında bedelsiz kalan senedi tekrar tahsile çalıştığını, müvekkillerinin bu senetten düşülmesi gereken Ek'1 listedeki borçların ve senet miktarının üstünde ödeme yaptığını, yerel mahkemenin Ek-1 listedeki borçların ödenip ödenmediği konusunda delilleri toplayarak ve gerekirse bu ödemelerin davalı şirket ticari defterlerine girip girmediğini tespit etmesi gerekirken davanın reddine karar verdiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasın istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu kambiyo senedinin 25.01.2014 tanzim, 31.12.2014 vade tarihli, 800.000,00 TL bedelli bono olduğu, 05.08.2014 tarihinde düzenlenen protokol ile Kahramanmaraş Spor'a ait borç ve borçlu listesinden başkaca borçtan Kahramanmaraş Spor A.Ş.'nin sorumlu olmayacağının kabul edildiği, davacı taraf, protokolde ne 800.000,00 TL bedelli bonodan ne de bu miktarlı borçtan söz edilmediğini, davacıların 05.08.2014 tarihli protokol tarihi itibarı ile Kahramanmaraş Spor’a borcu bulunmadığının taraflarca kararlaştırıldığını, Kahramanmaraş Spor A.Ş. hisselerini devir alan ... ...'ın 05.08.2014 tarihinden sonra iade etmesi gereken bonoyu müvekkillere iade etmeyerek Kahramanmaraş cirosu ile akrabası ...’a devir ettiğini, senedin protokolde Ek-1'de listelenen alacakların teminatı olarak verildiğini, senedin nakden kaydına rağmen bir para alış verişi sonucu verilmediğini iddia ederken; davalı tarafın senedin borç verilen para karşılığında alındığını iddia ettiği, buna karşılık davacı taraf, tam ıslah yolu ile sunduğu yeni dava dilekçesinde iddialarını değiştirerek senedin ... ...'nın elden verdiği borç para karşılığında verildiğini, fakat 05.08.2014 tarihli sözleşmenin Ek-1 listesinde yer alan borçları ödediğini ve senedin bedelinden bu ödemelerin düşülmesi gerektiğini iddia etmekteyse de, 6100 sayılı Kanun'un 180 inci maddesi uyarınca yeni dava dilekçesinin süresinde verilmemesi nedeni ile mahkemece ıslahın hiç yapılmamış sayılmasına karar verildiği ve bu nedenle ıslah dilekçesindeki iddiaların hükme esas alınması ve yargılama faaliyetine konu edilmesinin mümkün olmadığı, bu sebeple davacılar vekilinin ödeme yapıldığına ilişkin deliller toplanmadan karar verildiğine yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı, bonoya dayalı menfi tespit davasında yeni dava dilekçesi ve burada yer alan iddialar dikkate alınmaksızın, senedin devir sözleşmesinde yer almadığı ve teminat amacı ile verildiği beyan edildiğinden, ispat yükünün davacı borçluda olup senedin teminat senedi olduğunun yazılı delillerle kanıtlanması gerektiği, oysa sözleşmenin 2. maddesinin son paragrafında "... ... tarafından ... ... ve ...'e elden verilen 800.000-TL alacak karşılığında ... ...'a 25/01/2014 tanzim tarihli şahsi senet 31/12/2014 tarihinde ödenecektir. Ek-1'de borç listesinde belirtilen alacaklardan ... ... tarafından ödenen olursa ibraname karşılığında bu senetten düşülecektir.'' düzenlenmesine yer verildiği, dava konusu bononun nakit alış veriş sonucu verilen şahsi bir senet olduğunun açıkça yazılmış olduğu anlaşıldığından, aksinin davacı tarafça ispat edilemediği, bu yönde somut delil de olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; sözleşme içeriğinde yer alan bir senedin, alacak tespiti yapılırken sözleşmenin maddesi dikkate alındığı halde, borçlu olmadığının tespiti bakımından sözleşme maddesinin dikkate alınmamasının doğru olmadığını, ispat yükünün hatalı değerlendirildiğini, mücerret borç ikrarından söz edilemeyeceğini, takip başlatan senet hamilinin iyi niyetli olmadığını, müvekkilinin, senet bedelinin üzerinde ödeme yapmış olduğunu, ancak bunların düşümünün yapılmadığını, sözleşme ekinde belirtilen borçların ödenip ödenmediği konusunda delilleri toplanmadan karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kambiyo senedine dayalı takip nedeni ile borçlu olunmadığının tespitine talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 180, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6102 sayılı Kanun'un 776 ncı maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.