11. Hukuk Dairesi 2023/326 E. , 2024/4107 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2106 Esas, 2022/1829 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/10 E., 2020/41 K. Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından is
**11. Hukuk Dairesi 2023/326 E. , 2024/4107 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2106 Esas, 2022/1829 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/10 E., 2020/41 K. Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına tescilli "...'s Cube+Şekil" markasının Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde T/03210 sayı ile tanınmış marka statüsünde olduğunu, Türkiye'de 2011/119212 no'lu ...'s + Şekil, 2017/57696 no.lu ...'s Cube + şekil ibareli tescilli markalarının bulunduğunu, müvekkilinin "..." isimli güzen sanat eserinin, müvekkilinin izni olmadan davalı tarafından "Kübirik" ve "Rübik Cube" şeklinde kullanıldığını, piyasaya ve satışa sunulduğunu, bu durumun Mahkemenin 2018/413 D.İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, davalının söz konusu eylemlerinin müvekkilinin eserden ve marka hakkından kaynaklanan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, müvekkiline ait "..."nün güzel sanat eseri olduğunun tespitine, davalı tarafından satışı gerçekleştirilen "Kübirik" ibareli ürünlerin, müvekkiline ait orijinal ... eserinin taklidi olduğunun tespitine, davalının söz konusu eylemleri ile davacının eserden kaynaklanan haklarına ve "...'s" ve "...'s Cube" esas unsurlu markadan doğan haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL maddi, 60.000,00 TL manevi ve 5.000,00 TL itibar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tazminat talepleri yönünden davanın tefrik edildiği, diğer talepleri yönünden davaya devam edildiği, TÜRKPATENT kayıtlarına göre 2011/119212 sayılı "RUBIK'S+Şekil" ibareli markanın, 28, 35 ve 41 sınıflarda 30.12.2011 tarihinden, 2017/57696 sayılı "...'s CUBE+Şekil" ibareli markanın 28. sınıfta 21.06.2017 tarihinden itibaren 10'ar yıl müddetle davacı adına tescilli olduğu ve "...'s CUBE+Şekil" markasının T/03210 sayı ile davacı adına tanınmış marka olarak tescil edildiği, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde marka hakkına tecavüz sayılan fiillerin düzenlendiği, Paris Sözleşmesinin 1. mükerrer 6 ncı maddesinde tanınmış markalar ile ilgili düzenlemeye yer verildiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 ve 55 inci maddelerinde haksız fiil ile ilgili düzenlemelere yer verildiği, Mahkemenin 2018/413 D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda, davalının satışa arz için tezgahında bulunan beş adet ürünün ambalaj kutusundaki "... Cube" markasal kullanımının, davacının tescilli ve tanınmış "Rubiks CUBE" markası ile benzer olduğu, bu benzerliğin, tüketici sınıfı da göz önüne alındığında iltibas ihtimalinin yüksek olduğu ve bu durumda marka tecavüzünden söz edilebileceği görüşüne yer verildiği, işbu dosyada alınan 08.01.2020 tarihli bilirkişi raporunda, 1.03.2014 tarihinde Budapeşte'de tanzim edilen belgede, Ernö ...’in "..." olarak anılan üç boyutlu puzzle'in tek sahibi ve yaratıcısı olduğu ve bu ürünü 1974 yılında yarattığı ifade edildikten sonra, ... Küpünün telif hakları, süre ve bölge sınırlamaları olmadan, yasanın izin verdiği kadarıyla alt lisans verme hakları ile birlikte münhasır bir şekilde ...’s Brand Limited şirketi adına lisanslı olduğu, davaya konu ... Küpünün 5846 sayılı Fikir ve sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 1/B maddesi anlamında hususiyet taşıyan bir çalışma ve bu doğrultuda 4 üncü madde anlamında belli bir estetik değeri olan çalışma, diğer bir deyişle eser/güzel sanat eseri olarak değerlendirilebileceği, bu meyanda ... Küpünün izinsiz çoğaltılması ve dağıtılmasının 5846 sayılı Kanun'un 22 nci maddesindeki çoğaltma hakkı ve 23 üncü maddesindeki yayma hakkının ihlali olarak değerlendirilebileceği, davalının ürünlerini ticaret mevkiine arz ederken ambalajlarında kullandığı “... Cube” kullanımının markasal bir kullanım olduğu, bu kullanımın davacının 2017 57696, T/03210 (tanınmış marka) tescil sayılı “Rubiks CUBE+Şekil” markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzeri olduğu, bu suretle markanın taklit edildiği, aynı zamanda davacının “...’s Cube” ve 2011/119212 tescil sayılı “...’s” markaları karşısında davalının ... Cube kullanımının halk nezdinde seri marka olarak anlaşılması ihtimalinin de olduğu, dolayısıyla davalı kullanımının halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali yarattığı, ... Küpübir iş ürünü olarak değerlendirilmeye elverişli olduğundan, izin alınmadan kullanılmasının 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi bağlamında başkasının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma olarak nitelendirilebileceği, dolayısıyla davalının izinsiz kullanımının bu doğrultuda haksız rekabet oluşturan bir eylem olarak görülebileceği, görüşlerine yer verildiği; sonuç olarak tüm dosya kapsamına göre davaya konu ... Küpünün eser/güzel sanat eseri olduğu, davacının dosyadaki belgelere göre bu eser üzerinde hak sahibi olduğu, davaya konu ... Küpünün izinsiz çoğaltılması ve dağıtılmasının çoğaltma hakkı yayma hakkının ihlali olduğu, davalının ürünlerini ticaret mevkiine arz ederken ambalajlarında kullandığı “... Cube” kullanımının markasal kullanım olduğu, davalı kullanımının halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimali yarattığı, ... Küpünün bir iş ürünü olarak değerlendirilmeye elverişli olduğu, izin alınmadan kullanılmasının başkasının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma olarak nitelendirilebileceği, dolayısıyla davalının izinsiz kullanımının bu doğrultuda haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davacının tespite yönelik davasının kabulüne, tüm hakları davacıya ait olan "... Küpünün" 5846 sayılı Kanun anlamında eser olduğunun tespitine, davalının satışa sunduğu "Kübirik" ve "... Cube" ismini verdiği ürünlerin davacıya ait "... Küpünün" taklidi niteliğinde olduğunun, yine davalının bu eylemi ile davacının eserden kaynaklanan haklarına "...'s" ve "...'s Cube" esas unsurlu markadan doğan haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, davacının tazminata dair talepleri yönünden dosya tefrik edilip başka bir esasa kaydedildiğinden, bu dosyada ayrıca karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, ... küp oyuncağının 5846 sayılı Kanun kapsamında "eser" olarak değerlendirilemeyeceği gibi 6102 sayılı Kanun kapsamında "iş ürünü" da değerlendirilemeyeceğini, zira kübik kafes yapısının üç boyutlu bulmacalar alanında bir norm sayılamayacağını, davacı tarafın dava şartı olan arabulucuya başvuru şartını sağlamadığı halde davanın kabul edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, ... küp oyuncağının pazarlama terminolojisinde "jenerik marka" olarak adlandırılan ve markası ürünün adı yerine geçen ürünlerden olduğunu, bu nedenle ürünün ambalajında ... Cube yazıyor olmasının tek başına iltibas olarak değerlendirilemeyeceğini, zira ürünün başka bir adının olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, dava açılmadan önce alınan tespit bilirkişisi raporu içeriğinden davalının satışa sunduğu ürünlerin ambalajı üzerinde "... Cube" şeklindeki kullanımın markasal kullanım olduğu, kullanımın davacı markaları ile benzer olduğu, dolayısıyla iltibas durumunun somut olay bakımından gerçekleştiği, davalının kullanımının 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasını (c) bendi bağlamında haksız rekabet olduğu, ayrıca söz konusu ... olarak bilinen ürünün belli bir estetik değerinin bulunduğu ve sahibinin hususiyetini taşıması nedeniyle eser vasfında bulunduğu, bu konuda alınan 08.01.2020 tarihli bilirkişi raporundaki değerlendirmelerin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava şartı olan arabuluculuk yerine getirilmediğinden tazminat talepleri yönünden davanın reddi gerektiğini, dava konusu rübik küpünün hem eser hem de 6102 sayılı Kanun bağlamında iş ürünü olarak kabul edilmesinin çelişik olduğunu, 5846 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilemeyecek olanların ancak 6102 sayılı Kanun kapsamında iş ürünü olarak ele alınabileceğini, dava konusunun 5846 sayılı Kanun kapsamında eser olarak değerlendirilemeyeceğini, zira kübik kafes yapısının üç boyutlu bulmacalar alanında bir norm sayılmadığını, aksinin kabulü halinde bu alanda yapılması muhtemel tüm versiyonların baştan engelleneceğini ve davacıya sonsuz bir hak tanınmış olacağını, davacıya ait markalarda yer alan logolar ile müvekkili şirketin kullandığı logoların benzemediğini, ibarelerin fonetik olarak farklı olduğunu, bilirkişi raporunda ortalama tüketici dikkate alınarak değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, zira bu ürünü alan kişilerin belli bir bilinç düzeyinin üstündekiler olduğunu, rübik küp oyuncağının pazarlama terminolojisinde jenerik marka olarak adlandırılan ve markası ürünün yerine geçen ürünlerden olduğunu, ürünün başka bir adının olmadığını, istinaf mahkemesi kararının gerekçesiz olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, "..."nün davacıya ait olduğunun ve güzel sanat eseri olduğunun tespiti, davacının eserden kaynaklanan haklarına ve "...'s" ve "...'s Cube" markalarından doğan haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti taleplerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri, 3. 6102 sayılı Kanun'un 54 ve 55 inci maddeleri. 4.5846 sayılı Kanun'un 1/B, 4, 22 ve 23 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.