11. Hukuk Dairesi 2010/12631 E. , 2010/12716 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.11.2008 tarih ve 2007/254-2009/374 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tü…
**11. Hukuk Dairesi 2010/12631 E. , 2010/12716 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.11.2008 tarih ve 2007/254-2009/374 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan ...ve ...’ye Çorlu’da kurulu olan Bağır Deri Ltd.Şti. fabrikasını sattığını, bu satış karşılığında senet düzenlendiğini fakat bu senetlerin ödenmediğini, davalıların almış oldukları fabrikanın ismini Retaş Deri San.ve Tic .Ltd. Şti. olarak değiştirdiklerini, davalıların bu satış sonrasında düzenlenen senetleri ödemedikleri için müvekkilinin icra takibine geçtiğini, daha sonra müvekkili ile davalı gerçek kişilerin anlaşarak borcu yenilediklerini ve yeniden senetler düzenleyerek Retaş Deri Fabrikası’nı da borca ortak ettiklerini, ancak davalıların sözkonusu senetleri ödemediklerini, ödeme vaadiyle oyalamak borçlarını zamanaşımına uğrattıklarını ileri sürerek, 100.000,00 YTL alacağın davalılardan faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davacının müvekkillerine fabrika binasını satmadığını, davacının iddialarının gerçek olmadığını, Retaş Deri Ltd. Şti.’nin yeni bir şirket olduğunu, Bağır Deri Ltd. Şti.’nin ise faaliyetine devam ettiğini, müvekkillerinin davacıya hiçbir zaman şahsi borçlarının olmadığını, davacının alacağının zamanaşımına uğramış olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava tarihi itibariyle bonolarda uygulanan zamanaşımı sürelerinin geçtiği, bu nedenle alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı temyiz etmiştir. Dava, davalı şahıslara yapılan satım karşılığı davalılar tarafından düzenlenen bonoların ödenmemesi nedeniyle 100.000,00 YTL alacağın davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Davacı, davalı şahıslara yaptığı satım nedeniyle düzenlenen bonoların karşılığının ödenmediğini, bonoların zamanaşımına uğramış olduğunu da belirterek aralarındaki temel ilişkiye dayalı olarak davalılardan alacak isteminde bulunmuştur. Bu durumda, davacı davasını bonolara dayandırmayıp, temel ilişkiye dayandırmış olmasına göre davacının iddiası, davalıların savunması ve tarafların dayandıkları delillerin dayanılan temel ilişki göz önüne alınarak değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davacının dayandığı temel ilişki üzerinde durulmadan yazılı şekilde bonoların zamanaşımına uğradığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.