T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1263 - 2026/164 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1263 ( KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2026/164 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/12/2022 ESAS-KARAR NO : 2020/239 E - 2022/1027 K DAVANIN KONUSU : Banka Teminat Mektubunun İadesi Ve Depo Edi…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1263 - 2026/164 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1263 ( KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2026/164 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/12/2022 ESAS-KARAR NO : 2020/239 E - 2022/1027 K DAVANIN KONUSU : Banka Teminat Mektubunun İadesi Ve Depo Edilmesi KARAR TARİHİ : 20/02/2026 YAZILDIĞI TARİH : 12/03/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 19/09/2010 tarihinde 5 yıl süreli akaryakıt bayiliği sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince müvekkilinin davalı tarafa ait ürünleri satma taahhüdünde bulunduğunu, davalının da belirli kotalarda belirli indirim yapma taahhüdünde bulunduğunu, sözleşmenin 5 yıllık sürenin dolmasından sonra yenilenmemesi üzerine karşılıklı olarak feshedildiğini, müvekkilinin davalıya borcunun kalmadığını, ancak davalının sözleşme gereği taahhüt etmiş bulunduğu peşin alımlarda ve kota fazlası ürün satımında yapılacağı söylenen iskontoların düşülmediğini, bu bedellerin sözleşme sonunda hesaplanarak ödeneceği belirtilmiş ise de yazılı ihtara ve talebe rağmen ödenmediğini belirterek ek talep hakkı saklı tutulmak üzere iskonto, pirim vs. sözleşme gereği ödenmesi gereken 20.000,00 TL'nin fesih tarihi olan 19/09/2015 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mal alımlarında uygulanması gerektiği öne sürülen iskontoların sözleşme sonunda hesaplanarak ödeneceği yönünde sözleşme veya protokolde hüküm bulunmadığını, davacının yenilememe nedeniyle karşılıklı olarak feshedildiğini belirttiği sözleşmenin davacı tarafından keşide edilen ihtarnamelerden sonra dahi 16/09/2015 tarihinde yenilendiğini ve zeyilname ile birlikte yeniden sözleşme yapıldığını, zeyilname ile yeni anlaşma koşulları belirlenirken geçmişe yönelik herhangi bir ihtirazi kayıt öne sürmeksizin davacının ticaretine devam ettiğini, bu durumda yenilenen sözleşmenin ikale sözleşmesi niteliğinde olduğunu ve tarafların önceki sözleşmeden kaynaklı hak ve yükümlülüklerden karşılıklı olarak birbirlerini zımnen ibra ettiklerini, davacının faturalara süresinde itiraz etmeksizin ödediğini, davacının ne kadar iskontonun uygulanmadığını açıklayarak somutlaştırması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre,16/09/2010 tarihli bayilik sözleşmesine esas aynı tarihli protokolde taraflarca anlaşmaya varılan dava konusu iskonto tutarlarının faturaya yansıtılacağının hüküm altına alındığı, davalı tarafından faturaya yansıtılmayan ıskonto tutarları sebebiyle davacı tarafından faturalara itiraz edilmemiş olmasının alacağı ortadan kaldırmayacağı, 16/09/2015 tarihli zeyilname ve yine aynı tarihte imzalanan bayilik sözleşmesinde önceki döneme ilişkin ikale ya da karşılıklı ibra içerir bir madde bulunmadığı, davalı defterlerinin dosyaya ibraz edilmediği, davacı kayıtlarına göre 75.602,40 TL mal tutarında iskonto uygulanmadığı gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile karar verildiğini, tüm delillerin değerlendirilmediğini, bilirkişi raporuna bağlı kalınarak kararın yazıldığını, kararda gerekçe bulunmadığını, iskontoların sözleşmenin sonunda hesaplanarak ödeneceği yönünde sözleşmede hüküm bulunmadığını, 16/09/2015 tarihli sözleşme ve zeyilname ile yeniden sözleme akdedildiğini, yenilenen sözleşmenin ikale sözleşmesi niteliğinde olduğunu, dolayısıyla tarafların karşılıklı olarak birbirlerini zımnen ibra ettiklerinin açık olduğunu, bu durumun mahkemece dikkate alınmadığını, davacının faturalara süresinde itiraz etmeksizin fatura bedellerini ödediğini, ihtirazi kayıt içermeyen faturaların kabul anlamı taşıdığını, 02/11/2020 tarihli beyan dilekçesi ile müvekkiline ait ticari defter ve kayıtların adres bildirimi ile irtibat kurulacak kişi bilgisinin mahkemeye sunularak yerinde inceleme talep edildiğini, bilirkişi raporlarında müvekkiline ait ticari defter ve kayıtların incelenmediğini, hükümde müvekkiline ait ticari defter ve kayıt bildiriminde bulunulmadığından bahsedildiğini, sadece davacı defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile karar verildiğini, raporun eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişi incelemesinin tüm fatura ve tüm mal alımları üzerinden hesaplandığını, ancak protokolün E ve F bentlerinde iskonto için özel şartların belirlendiğini, bilirkişi ve mahkemenin bu hususu değerlendirmediğini, iskonto uygulanmadan kesilen faturaların anlaşmanın taahhüt dışı koddan özel şartla satış maddesi (protolün F bendi) gereğince bayinin lehine olacak şekilde standart şartı olan depo fiyatından iskonto (protokoldeki E bendi) yerine ... fiyatına ekleme ile kesilen faturalar olduğunu, iskontosuz görünen diğer faturaların ise davacıya kredi olarak verilen faturalar olduğunu, bu nedenle iskontonun yansıtılmadığını, müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarının incelenmemesi nedeniyle bu durumun raporda ve hükümde dikkate alınmadığını, eksik ve yetersiz incelemeye dayalı kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacının bayilik sözleşmesi nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, alacak istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Öncelikle eksik inceleme yapıldığı yönündeki iddia incelenmiştir. Dosyanın yapılan incelemesine göre, davacının dava dilekçesinde, davalının ise cevap dilekçesinde ticari defterlere delil olarak dayandığı, mahkemece 27/10/2020 tarihli ön inceleme duruşmasının 4.bendindeki ara karar ile, tarafların ticari defterlerini mahkemeye sunması veya inceleme yapılacak adres ile iletişim kurulacak kişinin isim ve telefon numarasını bildirmesi için taraflara 2 haftalık kesin süre verildiği, davalı tarafın süresinde 02/11/2020 tarihinde müvekkiline ait ticari defterlerin bulunduğu Ankara adresi ile iletişim kurulacak kişi bilgilerini dosyaya sunduğu, 09/11/2021 tarihli duruşmada davacı tarafın ticari defterlerinin Ankara dışında olması nedeniyle talimat yoluyla bilirkişi raporu alınmasına ve rapor alındıktan sonra davalı defterlerinin incelenmesi için dosyanın bilirkişiye tevdine karar verildiği, davacının ticari defterlerinin incelenmesine yönelik talimat yoluyla 24/02/2022 tarihli bilirkişi raporu alındıktan sonra dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, 19/10/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda davalının ticari defterleri ile inceleme yapılacak adres, iletişim kurulacak isim ve numarasını bildirmediğinden davalı defterlerinin incelemesinin yapılmadığı açıklanarak rapor düzenlendiği, mahkemenin bilirkişi raporunu hükme esas aldığı ve karar gerekçesinde davalı defterlerinin ibraz edilmediğinden bahsedildiği görülmüştür. Yukarıda açıklandığı üzere mahkemece tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmesine, davalının kesin süre içinde ticari defterlerin bulunduğu yer ile iletişim kurulacak kişi bilgilerini dosyaya sunmasına rağmen son bilirkişi heyeti tarafından davalı defterleri incelenmeksizin eksik inceleme ile rapor düzenlendiği, eksik inceleme ile düzenlenen rapora dayanarak mahkemece karar verildiği anlaşıldığından davalı tarafın istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/239Esas, 2022/1027Karar ve 27/12/2022 tarihli kararının KALDIRILMASINA, 2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davalıya İADESİNE, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 20/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ¸e-imza Üye ¸e-imza Üye ¸e-imza Katip ¸e-imza NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."