Hukuk Genel Kurulu 2019/282 E. , 2019/852 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında birleştirilerek görülen “marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile önlenmesi, maddi ve manevi tazminat, ticaret sicilinden terkin” davalarından dolayı bozma üzerine direnme yoluyla verilen İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 10.04.2014 tarihli ve 2014/62 E., 2014/34 K. sayılı kararın bozulmasını kapsayan ve Yargıtay Hukuk …
**Hukuk Genel Kurulu 2019/282 E. , 2019/852 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında birleştirilerek görülen “marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile önlenmesi, maddi ve manevi tazminat, ticaret sicilinden terkin” davalarından dolayı bozma üzerine direnme yoluyla verilen İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 10.04.2014 tarihli ve 2014/62 E., 2014/34 K. sayılı kararın bozulmasını kapsayan ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulundan çıkan 04.07.2018 tarihli ve 2017/11-2498 E., 2018/1316 K. sayılı kararın karar düzeltme yoluyla incelenmesi davalı vekili tarafından verilen dilekçe ile istenilmiştir. HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca dilekçe, düzeltilmesi istenen karar ve dosyadaki ilgili bütün belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü: Asıl dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat, birleşen dava ise davalının markaya tecavüz ve haksız rekabet eylemlerinin tespiti, durdurulması ve davalının ticaret unvanındaki “Öz Hamur” ibaresinin ticaret sicilinden terkini istemlerine ilişkindir. Davacı vekili, “Hamur Cafe” ve “Hamurabi” markalarının müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkilinin uzun yıllardan beri börek salonları, kafe, pastane işletmeciliği ile uğraştığını, ürettiği ürünler için kullandığı “Hamur Cafe” ve “Hamurabi” markalarını sektörde en üst düzeylere taşımayı başardığını, anılan ibareleri aynı zamanda işletme adı olarak da kullandığını, davalının aynı alanda faaliyette bulunduğunu, davalının “Öz Hamur” ibaresini marka olarak hizmetlerinde ve ürünlerinde kullanıldığını, ayrıca ticari unvanında da bu ibarenin yer aldığını ileri sürerek; asıl davada, marka hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin tespiti ve durdurulmasına, tecavüzün giderilmesine, toplam 30.000TL maddi, 20.000TL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davada ise davalının markaya tecavüz ve haksız rekabet eylemlerinin tespitine, durdurulmasına ve davalının ticaret unvanındaki “Öz Hamur” ibaresinin ticaret sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının markaları ile müvekkilinin kullandığı ibarenin birbirinden farklı olduğunu, davalının işyerinde börek, poğaça dışında imalatın bulunmadığını, “Hamur” sözcüğünün davacının tekelinde olamayacağını, davanın kötü niyetle açıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.