7. Hukuk Dairesi 2012/9739 E. , 2013/12502 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, 250 ada 8 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tescili, olmadığı takdirde üzerinde bulunan muhdesatların davacı tarafından meydana getirildiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmi
**7. Hukuk Dairesi 2012/9739 E. , 2013/12502 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, 250 ada 8 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tescili, olmadığı takdirde üzerinde bulunan muhdesatların davacı tarafından meydana getirildiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Duraksamadan belirtmek gerekir ki 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesi hükmünde kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere karşı kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak dava açılamayacağı açıklanmıştır. Bu sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu ve taraflarca öne sürülmese bile mahkemece kendiliğinden değerlendirileceği kuşkusuzdur. Somut olaya gelince; toplanan delillerden, davacı tarafın 250 ada 8 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan ev, ekmek evi, depo ve ağaçların kendisi tarafından yapıldığını öne sürerek dava açtığı, dava dilekçesinde 250 ada 8 parsel sayılı taşınmazın 164 ada 24 parselin imar uygulamasına tabii tutulması sonucu oluştuğunun ileri sürüldüğü, Tapu Sicil Müdürlüğü’nün cevabi yazısında 250 ada 8 parselin 164 ada 26 parselden geldiği, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 11.01.2008 tarihli raporda ise 163 ada 29 parselden geldiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki; dava konusu muhdesatın hangi taşınmaz üzerinde yer aldığının ve imar uygulaması öncesinde hangi taşınmazda kaldığının duraksamasız belirlenmediği görülmektedir. Eksik inceleme ve soruşturma ile yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm verilemez. Hal böyle olunca; dava konusu muhdesatın hangi parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer aldığı davacı taraftan sorularak belirlenmeli, muhdesatın üzerinde yer aldığı taşınmaza ait imar uygulama belgeleri ve şuyulandırma cetvelinin mercinden, kadastro tespit tutanağının da ilgili Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilerek doğru taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dava konusu muhdesatların tamamen veya kısmen kadastro tespiti sırasında var olup olmadığı açık bir anlatımla kadastro tespitinden sonra meydana getirilip getirilmediği keşifte hazır edilecek tanıklardan sorularak saptanmalı, 250 ada 8 parsel sayılı taşınmazın tek katlı kargir ev niteliği ile tapuya kayıtlı olduğu gözetilerek az yukarıda açıklanan hukuki olgular doğrultusunda hak düşürücü sürenin somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği duraksamasız belirlenmeli, keşifte hazır olan bilirkişilerden keşfi izlemeye ve denetlemeye elverişli rapor alınmalı, daha sonra toplanan ve toplanacak deliller bir arada değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ...’nın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre de sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin ödenen harcın istek halinde davacıya iadesine, 03.07.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.