T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1642 Esas KARAR NO: 2026/601 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2021/1058 Esas - 2023/568 Karar TARİH: 26/05/2023 DAVA: Alacak (İİK 308/b) KARAR TARİHİ: 26/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla d…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1642 Esas KARAR NO: 2026/601 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2021/1058 Esas - 2023/568 Karar TARİH: 26/05/2023 DAVA: Alacak (İİK 308/b) KARAR TARİHİ: 26/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin konkordato başvurusunda bulunduğunu ve Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/462 Esas sayılı dosyası ile davalı-borçlu firmanın 09/09/2021 tarihinde konkordato projesinin tasdikine karar verildiğini, müvekkili Banka'nın 867.099,14 TL alacağı nisaba dahil edilmiş olduğunu, 164.844,11 TL nakdi ve 282.362,50 TL gayri nakdi olmak üzere toplam 447.206,61 TL alacağının nisaba dahil edilmemiş olması nedeniyle İİK 308/b maddesi gereğince iş bu davayı açtıklarını, müvekkili bankanın davalı .... Şti.'den 09/08/2018 Tarihli Genel Kredi Sözleşmesine istinaden kullandırılan krediler den dolayı alacağının bulunduğunu, İK'nun 299. maddesi gereğince 16.12.2019 tarihinde dilekçe ile Konkordato Komiserliği'ne başvurularak 3.633.897,95 TL alacak kaydı talep ettiklerini, ancak dosya kapsamında borçlu tarafından müvekkili Banka'ya olan borcu 7.507.680,98 TL beyan edildiğinden müvekkil Bankanın alacak tutarının 7.507.680,98 TL olarak nisaba dahil edileceğinin bildirildiğini, müvekkili Banka'nın alacağının 4.714.758,91TL olması sebebiyle 12/10/2020 tarihli dilekçe ile itiraz edildiğini, ancak müvekkili Banka alacağının 1.608.128,74 TL olarak nisaba dahil edilmesine karar verildiğini, konkordato komiser heyetince yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan, borçlu lehine hareketle tanzim edildiğini, müvekkilinin alacağının 867.099,14 TL olarak belirlen-mesine esas komiser heyeti raporunda borçtan mahsup edilen çek bedelleri gerekçe gösterildiğini, iş bu çeklerin konkordato süreci başından beri müvekkil aleyhine kötü niyetle kullanıldığını, ilgili çeklerin temlik cirosu ile bankaya temlik edilen ve mülkiyeti bankaya geçen çekler olduğunu, açıklanan sebeplerle davalının konkordato dosyası kapsamında alacak tutarının İİK m.308/b gereğince yapılacak yargılama ile nisaba dahil edilmeyen 447.206,61 TL alacağının da konkordato projesi kapsamında nisaba dahil edilmesini, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacı tarafın iş bu davayı İcra Ve İflas Kanunu'nun 308/b maddesinde belirtilen 1 aylık süre içerisinde açmadığını ve bu nedenle esasa girilmeden hak düşürücü sürede açılmayan devanın reddi gerektiğini, davacı nın konkordato dosyasında bildirdiği alacak kayıt dilekçesindeki alacak tutarına müvekkili şirket tarafından itiraz edilmiş ise de konkordato komiser heyetince yapılan incelemede konkordato oylamasında 867.099,14-tl bedel üzerinden dikkate alınması gerek-tiğine karar verildiğini, davacı bankanın komiser heyetine yaptığı alacak bildirim dilekçesi ile müvekkili...Şti.'nden güncel olarak 3.633.897,95-TL nakit kredi alacağı bulunduğunu bildirdiğini, müvekkili şirket tarafından adi alacaklıların alacağını güncel olarak değil; 01.07.2019 geçici mühlet tarihi itibariyle bildirmesi gerektiğinden bankanın işbu alacak bildirimine itiraz ettiklerini, komiser heyeti tarafından yapılan nisap hesabında bankanın bizzat kendisi tarafından konkordato komiser heyetine gönderilen belge, evrak ve cari hesap ekstrelerin incelenmesi üzerine6.640.581,84-TL çekin banka tarafından tahsil edildiğini belirttiği rakamın toplam borçtan mahsup edilmesi şeklinde hesaplama yapıldığını ve tasdik ödeme planında da 867.099,14-TL üzerinden ödeme tablosu tanzim edildiğini, bu sebeple banka tarafından tahsil edilen çek bedellerine ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, konkordato davası özelinde davacı bankanın komiser heyetine sunduğu evraklar dikkate alınarak komiser heyetinin tespit ettiği alacak tutarı mahkeme ce de kabul edilerek nisapta dikkate alındığını, davacı bankanın her ne kadar dava dilekçesinde 282.362,50-TL gayri nakdi alacağı olduğunu beyan etmiş ise de müvekkil şirkete çektiği kat ihtarında; 15.100-TL teminat mektubu + 203.000-TL çek yaprağından oluşan banka sorumluluk bedeli olmak üzere toplamda 218.100-TL gayri nakdi risk olduğu belirtildiğini, ve fakat iş bu davada 282.362,50-TL gayri nakdi risk olduğu belirttiğini, bankanın kat ihtarındaki gayri nakdi risk ile işbu dava dilekçesinde talep ettiği gayri nakdi risk rakamının uyuşmadığının sabit olduğunu, davacının dava dilekçesinde talep ettiği gayri nakdi alacağın konkordato kapsamında alacak olarak dikkate alınmayacağının sabit olduğunu, dava dilekeçsinde talep edilen 164.844,11-TL nakdi alacağa ilişkin ise hiçbir somut bilgi ve belge sunulmadığını, bankanın iş bu dava dilekçesi ile talep ettiği alcak rakamı konkordato dosyası na bildirdiği hiçbir dilekçe ile uyuşmadığını, bankanın her yazdığı dilekçe ile alacak rakamı konusunda kendisi ile çeliştiğini, konkor-dato geçici mühlet kararından sonra faiz işlemeyeceğini, bu hususun çekişmeli alacaklar için de geçerli olduğunu, arz ve izah edilen nedenlerle, fazlaya ilişkin hakları, bankaca tahsil edilip de takas mahsup edilen veya bloke tutulan alacaklarımıza dair hakları, konkordato davası ve projeye ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olması nedeniy le öncelikle usulden reddini, aksi kanaat halinde konkordato davasının kesinleşmesinin bekletici mesele yapılmasını, haksız ve mesnetsiz açılan davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 26/05/2023 tarih ve 2021/1058 Esas - 2023/568 Karar sayılı kararında; "2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 197. maddesinde, şarta muallak alacaklar düzenlenmiştir. İlk fıkrada, alacaklının taliki bir şarta veya gayri muayyen bir vadeye muallak bir alacağını da kaydettirebileceği, fakat hissesini şartın tahakkukunda veya vadenin hululünde alacağı belirtilmiştir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 06.05.1993 tarihli, 3559 Esas, 3533 Karar sayılı emsal ilamında, riski gerçekleşmemiş teminat mektubu bedelinin taliki şarta bağlı olarak masaya kaydının gerekeceği ifade edilmiştir. Bilirkişi incelemesiyle sabit olduğu üzere taraflar arasındaki sözleşme ve kayıtlara göre davacı bankanın gayri nakdi risk bedelleri toplamının 218.100,00 TL olduğu ve fakat bu miktarlar yönünden gayri nakdi riskin nakde dönüşmediğinden muaccel bir alacağın söz konusu olmadığı, bu nedenle bu miktarın konkordato nisabına dahil edilmesinin mümkün olmadığı, ilgili borcun dava ve talep tarihi itibariyle konkordatoya dahil borçlardan olmadığı, davacı tarafın konkordato projesine dahil edilmemiş nakdi herhangi bir ala-cağının da mevcut olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir."gerekçesi ile, davanın redine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, rapora itirazlarının ek raporda ve mahkeme gerekçesin -de değerlendirilmediğini, 13/02/2021 tarihili dava dilekçeleri ekinde banka kayıtlarının ve hesap hareketlerinin sunulduğunu, gerek konkordato yargılamasında gerekse dava dilekçelerinde alacaklarının 7.672.525,09-TL olduğunu beyan ettiklerini, bu nedenle 7.672.525,09-TL alacaktan tahsil edilen 6.640.581,84-TL mahsubu sonucu 1.031.943,25-TL alacaklarının kaldığını, konkordato nisabına 867.099,14-TL'lik kısmının dahil edildiğini, nisaba dahil edilmeyen 164.844,11-TL nakdi alacaklarının olduğunu, gerekçe -de davacı tarafından gerek konkordato sürecinde gerekse dava dosyasına geçici mühlet tarihli anapara ve faiz alacağının bildirilme-diği, bu nedenle çekişmeli alacaklar raporunda komiser heyeti tarafından borçlunun kayıtları esas alınarak tespit edilen borç hesap-laması yapıldığı, belirtilerek, konkordato yargılamasındaki hesaplamanın aynen alıntılandığını ve davanın reddedildiğini, oysa İİK Madde 308/b maddesi kapsamında, çekişmeli alacağın banka kayıtları incelenerek tespit edilmesi gerektiğini, hükme esas raporda bilirkişinin toplam borç riskinin 7.507.680,98-TL kabul edilerek bu tutar üzerinden hesaplamaya başlandığını, ancak bu tutarın davalı şirketin beyanı ile tespit olunan meblağ olduğunu, bilirkişinin davalı beyan ve kayıtlarına göre konkordato dosyasında tespit edilen alacak meblağını esas almasına itiraz edildiğini, davacı banka kayıtlarının hiç incelenmediğini, ayrıca 282.362,50-TL gayrınakdi alacakları bakımından da kök rapora yapılan itirazların ek raporda ve gerekçede karşılanmadığını, gayrinakdi alacaklar içerisinde yer alan teminat mektuplarının, bankaların belirli bir tutardaki borcu kayıtsız şartsız ödemeyi taahhüt ettiği birer garanti sözleşmesi niteliğinde olduğunu; alacaklı bankanın, konkordatoya kabul oyu vermediği için borçlu ve kefillere karşı bütün haklarını muhafaza ettiğini; yani borçludan konkordato yokmuş gibi alacağın tamamını isteyebileceğini; bu nedenle gerek çeklerden gerekse diğer risklerden olan teminat mektubundan doğan gayrınakdi alacağın da nisaba dahil edilmesi, banka tarafından ödenen sorumluluk bedellerinin de davalıdan faizi ile birlikte tahsili gerektiğini,İleri sürerek, izah edilen ve re’sen nazara alınacak sebeplerle; tehiri icra taleplerinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; İİK'nun 308/b maddesi kapsamında; konkordato projesi kapsamında nisaba dahil edilmeyip çekişmeli hale gelen nakdi ve gayrınakdi alacağın tespiti ile proje kapsamında davalıdan tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dosya içeriği belgelere göre; mahkemece Bakırköy 1 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/462 Esas sayılı dosyasında mevcut ödeme planı, çekişmeli alacaklara ilişkin rapor ve Mahkeme kararı ile davacı bankanın alacağına ilişkin tanzim olunan bilirkişi raporunun bir suretinin Uyap sistemi üzerinden celbine dair ara karar kurulduğu, Uyap sistemi üzerinden yapılan incelemede Bakırköy 1 Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından dosyaya gönderilen bilirkişi raporları arasında ödeme planı, çekişmeli alacaklara ilişkin rapor ve davacı bankanın alacağına ilişkin raporun gönderilmediği, davalı şirketin taşınmazlarının ve malvarlıklarının değerlerinin tespitine ilişkin raporların gönderildiği, mahkemece dosyanın bankacı bilirkişiye tevdii edilerek davacı banka kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına ve geçici mühlet tarihi itibariyle davacı bankanın davalıdan ne kadar alacağının bulunduğun tespiti yönünde rapor tanzim edilmesine karar verildiği, kök raporda, bilirkişi tarafından banka kayıtları üzerinde inceleme yapılmadığı, davalı şirket defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığı, konkordato yargılamasında komiser heyeti tarafından tespit edilen ve nisaba dahil edilen davacı alacağının yerinde olduğu yönünde tespitinin yapıldığı, davacı itirazı üzerine alınan ek raporda da kök raporun tekrarı ile yetinildiği, mahkemece alınan kök ve ek rapordaki tespitler doğrultusunda davacının, nisaba dahil edilenden başka nakdi alacağı bulunmadığı, gayrınakdi alacağın ise şarta bağlı olması nedeniyle nisaba dahil edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. İİK'nun 308/b maddesi uyarınca; alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilanı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilirler. Tasdik kararının veren mahkeme konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın, kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından, mahkemece belirtilen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir. Süresi içinde dava açmamış alacaklılara bu paydan ödeme yapılmasını talep edemezler; bu durumda yatırılan pay borçluya iade edilir.İİK'nun Madde 288/1 fıkrası uyarınca; konkordato başvurusu üzerine verilen geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur. Kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçlarını içeren İİK'nun 294 maddesinin 3 üncü fıkrası uyarınca; tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur. Somut olayda; davalı şirketin konkordato başvurusu üzerine, 01/07/2019 tarihinde Bakırköy 1 Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından geçici mühlet kararı verildiği, davacı bankanın geçici mühlet kararından sonra davalı hesabını 27/09/2019 kat ettiği ve 16/12/2019 tarihinde komiser heyetine başvurarak nakdi ve gayrı nakdi alacağının nisaba dahil edilmesini talep ettiği, komiser heyetince nakdi alacağın 867.099,14-TL'lik kısmının borçlu defter ve kayıtlarına göre nisaba dahil edildiği, davacının konkordato projesinin tasdikine dair mahkemece karar verilmesi akabinde, nisaba dahil edilmediği ve çekişmeli hale geldiği belirtilen 164.844,11-TL nakdi ve 282.362,50-TL gayrınakdi alacak için eldeki davayı ikame ettiği, dosya arasında konkordato dosyasında alınan çekişmeli alacaklara ilişkin rapor veya davacının alacaklı sıfatıyla konkordato yargılamasında talepte bulunması üzerine düzenlenmiş bir bankacı bilirkişi raporu bulunmadığı, eldeki davada bankacı bilirkişinin görevlendirme kararı doğrultusunda banka kayıtları üzerinde inceleme yapmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece konkordato dosyasının tamamı, davacı banka tarafından dosyaya sunulan genel kredi sözleşmesine dayalı olarak davalıya kullandırılan kredilere ilişkin tüm belgeler(kullandırım talimatları, ödeme planları vb) ve hesap ekstreleri de celbedirek, bankacı bilirkişi marifetiyle davacı bankanın ticari defter ve kayıltarı üzerinde yerinde inceleme yaptırılması, geçici mühlet tarihi olan 01/07/2019 tarihi itibariyle, davacının davalıdan ne tutarda ve hangi kalemlerde nakdi kredi asıl alacağı bulunduğu, bu krediler için geçici mühlet tarihine dek işlemiş akdi faiz tutarlarının, bsmv, masraf vb alacakların neler olduğu, yine geçici mühlet tarihi itibariyle banka kayıtlarına göre ne tutarda gayrınakdi alacak bulunduğu, davacının geçici mühlet tarihi itiba-riyle mevcut olup nisaba dahil edilmeyen çekişmeli alacağının mevcut olup olmadığı hususunda mahkeme ve kanun yolu deneti-mine açık rapor tanzim ettirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, komiser heyetince yapılan hesap esas alınarak tanzim edilmiş yetersiz ve denetime açık olmayan bilirkişi kök ve ek raporuna dayalı hüküm tesisi isabetsiz olmuş, davacının istinaf başvurusu haklı bulunmuştur. Sonuç itibariyle; davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..../05/2023 tarih ve 2021/..... Esas ve 2023/.. Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/03/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.