T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1966 - 2025/2147 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1966 KARAR NO : 2025/2147 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 01/06/2023 NUMARASI : 2023/9 E. - 2023/240 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) Tarafla…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1966 - 2025/2147 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1966 KARAR NO : 2025/2147 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 01/06/2023 NUMARASI : 2023/9 E. - 2023/240 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 01/06/2023 tarih ve 2023/9 E. - 2023/240 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirketin 2013/36635, 2013/36638, 2013/54429, 2013/56777, 2013/63638, 2013/63640, 2013/63644, 2015/30595, 2015/30601, 2015/30611, 2015/30618, 2015/30631, 2015/30638, 2015/30644, 2015/30663, 2015/30667, 2015/30668, 2015/30672, 2015/31332, 2016/62017, 2017/12934, 2017/12939, 2017/12942, 2017/12950, 2017/14535, 2017/15978, 2017/18880, 2017/18881, 2017/20307, 2017/28710, 2017/35187, 2017/35190, 2017/36580, 2017/38073, 2017/38075, 2017/44589, 2017/53088, 2017/54021, 2017/97337, 2018/09496, 2018/111856, 2018/40446, 2018/49492, 2019/19694, 2019/45775, 98/019484 sayılı ve "..." esas unsurlu markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere gerçekleştirdiği 2020/167643 sayılı başvuruya müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığı nezdinde itirazda bulunulduğunu, itirazın kabul edilerek başvurunun reddedildiğini, ancak davalının bu kararın yeniden incelenmesi talebinin YİDK tarafından kabul edilerek başvuru hakkındaki ret kararının kaldırıldığını, oysa “...” ibaresine ilgili sektörde davacı şirket tarafından uzun yıllardır kullanılarak ayırt edicilik kazandırıldığını, davacı şirkete ait "..." ve ... asli unsurlu seri markaların bulunduğunu, davalının marka başvurusu ile davacı markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalının marka başvurusunda kullanılan “...” kelimesinin, davacının ... ibareli tanınmış markası ile iltibasa sebebiyet vereceğini, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK'nun 2022-M-14177 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2020/167643 başvuru numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, dava konusu Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket vekili, davacı markalarına karşı kullanmama def'inde bulunduklarını, dava konusu kararın yerinde olduğunu, "..." ibaresinin ayırt ediciliği zayıf olduğundan davacının tekeline verilemeyeceğini, tarafların faaliyet alanları arasında sektörel benzerlik söz konusu olmadığından davacının tanınmışlığından haksız yarar sağlanmasının söz konusu olmadığını, kötüniyet iddiasının ispatlanamadığını, taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, iptali istenen YİDK kararının davacıya 28/10/2022 tarihinde tebliğ edildiği, 06/01/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı kanunun 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olmadığı, dava konusu başvurunun "..." ibaresinden oluştuğu, kapsamında 05.sınıftaki " İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler." mallarının bulunduğu, itiraza ve hükümsüzlüğe dayanak markaların ise "..." esas unsurlu olduğu ve koruma kapsamında 05, 30. sınıftaki bir kısım malların yer aldığı, taraf markaları arasında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, "..." ibareli başvuruda " ..." ibaresinin ön plana çıkarılmadığı, "05.01. İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler." emtialarının ilgili tüketici kitlesinin doktor, eczacı, ilaç mümessili gibi nitelikli tüketiciler olabileceğinin kabul edilmesi gerektiği ve bu nedenle bu mallar bakımından iltibasın gündeme gelmeyeceği, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı gibi taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, davalı şirketin kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle, süresi içerisinde açılmayan YİDK Kararının iptaline ilişkin davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, hükümsüzlük istemine ilişkin davanın esastan reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, YİDK kararını iptali davasının yasal süre içerisinde açıldığını, taraf markalarının kapsamlarındaki emtiaların benzerliği ile müvekkilinin "..." ibareli markalarının tanınmışlığı göz önüne alındığında SMK'nın 6/1.maddesi uyarınca değerlendirmenin özenle yapılmasının gerektiğini, müvekkilinin markalarının asli unsuru olan "..." ibaresinin, dava konusu başvuruda da asli unsur olarak yer aldığını, markalar arasında emtia ve işaret benzerliği ile karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, başvuru markasının, müvekkilinin tanınmış markalarının serisi algısı oluşturduğunu, ilgili nihai tüketici kitlesinin halk olduğu gözetildiğinde, uzman tüketici kitlesini göre değerlendirme yapan mahkeme kararının hatalı olduğunu, sırf tüketicilerin niteliği nedeniyle emtia ve işaret benzerliği ile karıştırılma ihtimalinin görmezden gelinemeyeceğini, müvekkilinin markalarının tanınmış ve kullanım sonucu ayırt edicilik kazanmış olmasının karıştırılma ihtimalini arttırdığını, somut olayda SMK'nın 6/5.maddesindeki şartların gerçekleştiğini, dava konusu marka başvurusunun davacının markalarına yanaşma gayesiyle kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 2022-M-14177 sayılı YİDK kararının davacı vekiline 28/10/2022 tarihinde tebliğ edildiği iki aylık hak düşürücü dava açma süresinin 28/12/2022 tarihinde sona erdiği, 06/07/2023 tarihinde YİDK kararının iptali istemiyle açılan davanın süresinde olmadığı, hükümsüzlük davası yönünden, davacının itirazına mesnet markası ile dava konusu markanın kapsamında yer alan 05.sınıftaki " İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler." malları bakımından emtia benzerliği şartı gerçekleşmiş ise de, benzer görülen emtianın tüketici kitlesinin bilinç düzeyi yüksek doktor, eczacı, veteriner gibi sağlık çalışanlarından oluştuğu gözetildiğinde "..." ibareli dava konusu marka ile davacının itirazına mesnet "..." asli unsurlu markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, mahkemece görüşüne başvurulan, aralarında eczacılık fakültesi öğretim üyesi bilirkişinin de yer aldığı heyet tarafından düzenlenen raporda da aynı tespitlere yer verildiği, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 11/03/2029 tarih, 2017/5448 Esas, 2019/1987 Karar sayılı kararının da bu yönde olduğu, keza başvuruda "..." ibaresinin ön plana çıkarılmadığı, bu itibarla mahkemenin taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı yönündeki kabulünde bir isabetsizlik görülmediği, dosya kapsamı itibariyle 5.sınıftaki uyuşmazlık konusu emtia yönünden SMK'nın 6/5.maddesindeki şartların ortaya çıkacağının ve başvrunun kötüniyetle yapıldığının ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 12/11/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/11/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.