T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/644 KARAR NO : 2026/569 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 20/01/2021 ESAS-KAR…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/644 KARAR NO : 2026/569 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 20/01/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/148E., 2021/58K. DAVA : Genel Kurul Kararının İptali KARAR TARİHİ : 11/03/2026 YAZIM TARİHİ : 11/03/2026 Davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacılar vekili özetle: Müvekkili kooperatiflerin, davalı birliğin üyesi olduklarını, davalı birliğin 2018 hesap yılı olağan genel kurulunun 27.02.2019 tarihinde yapıldığını, işbu genel kurulda alınan kararların iptali gerektiğini, toplantı tarihinden en az 15 gün önce hazır bulundurulması gereken bilanço, gelir gider tabloları ve denetim raporlarının ancak toplantıdan bir gün önce hazır bulundurulduğunu, talep edilmesine rağmen birer suretlerinin verilmediğini, genel kurul tutanağının 4. maddesi ile yönetim ve denetim kurullarının ibralarına karar verildiğini, oysa yeterli çoğunlukla alınmış ibra kararı olmadığını, toplantıya 10 ortağın katıldığını, kendileri için oy kullanamayan yönetim kurulu üyeleri düşüldüğünde ibra için oylamaya katılan 7 kişiden en az 5'inin olumlu oyu gerektiğini oysaki ibra için yapılan oylamada 4 olumlu oyun yeterli görüldüğünü, 7 kişinin katıldığı oylamada en az 5 ortağın olumlu oyu gerektiğini, birlik kaynaklarının yönetim kurulunca fütursuz şekilde kullanıldığını, madde 5'de genel kurulun iradesi dışında (2 ret 8 kabul oyu) şeklinde tutanağa geçirildiğini, madde 6/b'de 22.000 m2 arazinin ileride alınabilmesi için birlik bütçesinden toplam 220.000 TL nin bu kalem için kullanılması konusunda yönetim kuruluna yetki verilmesine ve madde 6/son cümlede yönetim kurulu üyelerine fasıllar arası aktarma yetkisi verilmesine şeklinde kararlar alındığını oysa bir önceki yıl (2017) yapılan genel kurulda; 220.000 TL nin başka kalemler için kullanılmaması ve başka kalemlere aktarma yapılmamasına karar verildiğini, esasen genel kurulunun iradesinin de bu yönde olduğunu ancak tutanağın üyelerin iradesi görmezden gelinerek düzenlendiğini ileri sürerek, 27.02.2019 tarihli olağan genel kurulunun iptaline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili 11.02.2020 tarihli talep açıklama dilekçesinde, dava konusu kararların 4, 5, 6, ve 7 nolu kararlar olduğunu, her ne kadar 5,6,7 maddelerde kararların oy birliği ile alındığı yazılı ise de müvekkillerinin bu kararlara kesinlikle olumlu oy kullanmadığını, toplantı tutanağının yazımında usulsüzlükler yapıldığını belirtmiştir. Davalı vekili özetle: Davacı vekilinin talep açıklama dilekçesinde davanın genel kurulda karara bağlanan 4, 5, 6 ve 7. maddelerinin iptali ile ilgili olduğunun vurgulandığını, davacı kooperatif temsilcilerinin toplantıya katıldıklarını, ancak konuyu tutanağa geçirtmediklerini ve muhalefet şerhi koydurtmadıklarını, bu nedenle de bu hususa dayalı olarak iptal kararının istenemeyeceğini, davacıların bir yandan ibraya ilişkin kararların iptali için dava açtıklarını, öte yandan aynı yönetim ve denetim kurullarının seçiminde olumlu oy kullandıklarını savunarak, maddi ve hukuki dayanakları bulunmayan davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince: "... Davaya konu kararların alındığı toplantı tutanağının incelenmesinde; davacıların sadece gündemin 4. Maddesinde yönetim ve denetim kurulunun ibraları hakkında alınan karara karşı muhalefet şerhini tutanağa yazdırdıkları, davacıların 5,6 ve 7. Maddedeki kararlara karşı muhalefet şerhi yazdırmadıkları tespit edilmiştir. Nitekim katip üye olarak toplantıda görev yapan tanık ... beyanında davalıların sadece 4 maddede alınan karara muhalefet şerhi yazdırdıklarını diğer kararlara muhalefet şehri yazdırmadıklarını bildirmiştir. Dinlenen davacı tanıkları da davacıların 5, 6 ve 7 nolu kararlara muhalefet şerhi yazdırdıklarına dair beyanları olmamıştır. Toplantıya katılan ortağın iptal davası açabilmesi için ret oyu vermesi yeterli olmayıp muhalefet şerhini yazdırmış olması gerekir. Davacı vekili yönetim/tasfiye kurulunun ibrasına ilişkin 4 nolu kararın yeterli çoğunlukta alınmadığını dile getirmiştir. 27.02.2019 tarihli toplantı tutanağı ve hazır bulunanlar cetveli incelendiğinde; toplantıya 10 ortağın katıldığı, ibra oylamasında (4 kabul + 2 ret + 1 çekimser)=7 oy kullanıldığı yönetim kurulu üyelerinin kendileri ile ilgili oylamaya iştirak etmedikleri belirlenmiştir. Davacı vekili 7 kişi arasında yapılan oylamada en az 5 kabul oyu gerektiğini belirtmiştir. Davalı kooperatifin tasfiye halinde olduğu görülmektedir. Tasfiye halindeki kooperatiflerde; (ana sözleşmede özel bir nisap belirlenmemiş ise) genel kurul toplantılarında nisap aranmaz kararlar ise oy çokluğu ile alınır (KK 81 md). Kanun metnindeki "oy çokluğu" tabiri 46. maddede aranan "katılanların yarıdan bir fazla oyu" tabiri ile aynı anlama gelmemektedir. (23. HD 2013/1093 2013/1811) O nedenle 7 kişi arasında yapılan oylamada 4 kişinin olumlu oyu karar nisabı için yeterli olup davacı vekilinin karar nisabına yönelik itirazları yerinde değildir. 4. maddede alınan diğer kararlar açısından alınan kararların toplantı ve karar nisabına fazlasıyla uygun olduğu anlaşılmaktadır. 5 maddede alınan karar açısından davacıların alınan kararlara karşı muhalefet şerhi yazdırmadıkları, kararın tutanağa geçtiği şekliyle davacıların 2 ret oyuna karşılık 8 kabul oyu ile alındığı, davacıların bu karara karşı muhalefet şerhini tutanağa yazdırmış olduklarının kabulü halinde alınan kararın kanun ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunun davacı tarafça kanıtlanamadığı, 6.maddede alınan kararlar açısından sadece (d) bendinde alınan kararın oy çokluğu ile alındığı, diğer bentlerde alınan kararların oy birliği ile alındığı, davacı kooperatiflerin 6. Maddede alınmış olan kararlara karşı muhalefet şerhi bulunmadığı, gündemin 7. Maddesinde alınmış kararlar açısından kararın oy birliği ile alındığı, davacıların karşı oyu ve muhalefet şerhinin bulunmadığı , toplantı ve karar nisabı açısından 5,6 ve 7 nolu kararların yasal düzenlemeye uygun olduğu anlaşılmakla davanın reddine..." karar verilmiştir. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle: Yüksek yargı denetimine elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm tesis edildiğini, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının karşılanmadığını, raporun hükme esas alınmaya elveriş olmadığını, dosya kapsamında var olan deliller ve tanık anlatımları değerlendirilmeden hazırlandığını, iptali istenen genel kurulun 5, 6 ve 7. maddelerine yönelik iptal isteme hakının bulunmadığı yönündeki tespitin hukuki temelden uzak olduğunu, dinlenen taraf tanıkları 5,6 ve 7. maddelere müvekkili kooperatiflerin ret oyu kullandıklarını belirtmeleri karşısında tutanağın gerçeğe aykırı düzenlendiğinin sabit olduğunu, iptali istenen genel kurulun 4. maddesindeki yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın aranan yeter sayı ile alındığı yöndeki tespite katılma olanağının bulunmadığını belirterek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, kooperatif genel kurul kararının iptali taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacılar vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın düşümü ile kalan 672,70 TL harcın davacılardan alınıp Hazine'ye gelir kaydına. 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 11/03/2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...