T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1684 - 2025/1111 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I) ESAS NO : 2025/1684 KARAR NO : 2025/1111 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 12/09/2025 ESAS-KARAR NUMARAS…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1684 - 2025/1111 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I) ESAS NO : 2025/1684 KARAR NO : 2025/1111 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 12/09/2025 ESAS-KARAR NUMARASI : 2024/911E., 2025/499K. Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında 16/06/2017 tarihinde bağlantı anlaşması imzalandığını, anlaşmanın imzalandığı tarihten bu yana müvekkili şirketin kesilen tüm faturaları herhangi bir gecikme veya eksiklik olmadan ödediğini, davalı tarafından 06/02/2023 tarihinde KDV dahil 2.141,528,14 TL tutarında 15 gün vadeli fatura düzenlendiğini, müvekkili şirketin bundan önceki tüm faturaları gününde ödemesine rağmen, deprem günü düzenlenen bu faturayı yaşanan felaket sebebiyle süresinde ödeyemediğini, müvekkilinin 2023 Temmuz ayında davalı ile iletişime geçip 06/02/2023 tarihli faturayı ödeyeceğini bildirdiğini, davalının faturanın gecikme cezası ile birlikte ödenmesi konusunda ısrarcı olduğunu, müvekkilinin tüm elektriğin kesilmesi dahil her türlü yaptırımla karşılaşılması ihtimali olması ve bir icra baskısına maruz kalmamak adına, fazlaya ilişkin dava ve alacak hakları saklı kalmak kaydıyla ihtirazı kayıtlı olarak dava konusu gecikme cezasının bedelinin ödenmek zorunda kaldığını ve 01.08/2023 tarihinde ihtirazi kayıtlı olarak fatura bedeli ve gecikme zammı ile birlikte toplam 2.492,762,73 TL tutarında ödeme yapıldığını, ödemenin ardından davalı tarafından 02/08/2023 tarihinde gecikme zammı açıklamalı 351.234,59 TL bedelli fatura düzenlendiğini, müvekkili tarafından 03/08/2023 tarihinde gecikme faizinin iadesi talepli yazı gönderildiğini, ancak davalı tarafından mücbir sebep başvurumuzun ilgili mevzuat kapsamında başkanlıklarınca uygun değerlendirilmediğinin belirtildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ihtirazı kayıtla davalıya ödemesi yapılmak zorunda kalınan 02/08/2023 tarih TEE2023080000001 fatura nolu, KDV dahil 351.234,59 TL bedelli fatura bedelinin ödeme tarihi olan 01/08/2023 tarihinden beri işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davacı müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, Ocak 2023 dönemine ait TEE2023015800634 nolu iletim sistemi sistem kullanım ve sistem iletişim faturası ve bu faturanın vadesinde ödenmemesi nedeniyle teşekkülleri Mali İşler ve Finans Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen TEE2023080000001 nolu gecikme zammı faturasına 06/02/2023 tarihinde Kahramanmaraş-Pazarcık merkezli yaşanan büyük deprem felaketi nedeniyle faturaların mücbir sebep kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek 03/08/2023 tarihli ve 2023-EE1 sayılı yazı ile itiraz ettiğini, davacının yaptığı itirazın teşekkülleri Tarife ve Müşteri Hizmetleri Dairesi Başkanlığının 15/09/2023 tarihli ve 2040157 sayılı yazıları ile uygun bulunmadığını, gerek faturanın depremin gerçekleştiği 06/02/2023 döneminden önceki 1-31 Ocak 2023 dönemindeki sistem kullanımına ait iletim bedeli faturası olması gerekse depremden etkilenen iletim sistemi kullanıcılarına düzenlenen iletişim bedeli faturalı için EPDK tarafından kurul kararı ile verilen bir mücbir sebep muafiyet kararının olmaması nedenleriyle uygun değerlendirilmediğini savunarak, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince "... taraflar arasında Sistem Kullanım Anlaşması bulunduğu, bu anlaşmaya binaen davalı tarafça 06/02/2023 tarihli 2.141.528,14 TL bedelli fatura tanzim edildiği ile bu faturanın ve içeriğinin anlaşmaya uygun olduğu noktasında uyuşmazlık yoktur. Gerçekten de davacı bu fatura bedelini herhangi bir itiraz ileri sürmeksizin 01/08/2023 tarihinde eksiksiz olarak ödemiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık bahsi geçen fatura bedelinin davacı tarafça son ödeme tarihi olan 21/02/2023 tarihinden sonraki bir tarihte, 01/08/2023 tarihinde geç ödenmesi nedeniyle davalının gecikme cezası talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Davacı davalı tarafça talep edilen gecikme cezasını fatura bedeli ile birlikte 01/08/2023 tarihinde ihtirazi kayıt altında ödemiş ve bu ödediği bedeli işbu davada dava konusu yapmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlıkta öncelikli olarak sözleşme hükümlerinin uygulanacağı noktasında şüphe olmasa da, sözleşmenin kurulması sonrasında şartlarda meydana gelen olağanüstü değişikliklere bağlı olarak sözleşme koşullarında meydana gelen dengenin yeniden sağlanması gerektiği açıktır. Davacı sözleşmenin kurulmasından sonra yaşanan deprem felaketi nedeniyle fatura bedelini geç ödemek zorunda kaldığını belirterek davasını mücbir sebep olarak bu nedene dayandırmıştır. Bu bağlamda ifade etmek gerekir ki, Yargıtay içtihatları uyarınca mücbir sebep, sözleşmenin yapıldığı sırada önceden dikkate alınması ve önüne geçilmesi imkansız olan ve dış etkilerden kaynaklanan sel, yangın, deprem, salgın hastalıklar gibi olaylar olarak tarif edilmiştir (Hukuk Genel Kurulunun 2017/11-90 E., 2018/1259 K., Dairemizin 2022/6903 E., 2022/8128 K., 2022/2200 E., 2022/8401 K. sayılı ilamları). Bu cümleden hareketle, her ne kadar davalı vekilinin cevap dilekçesinde belirtmiş olduğu üzere geç ödenen ve gecikme zammına dayanak yapılan 06/02/2023 tarihli fatura depremden önceki 1-31 Ocak 2023 dönemini kapsayan sistem kullanımına ait iletim bedeli faturası olsa da faturanın 15 gün vadeli olarak depremin meydana geldiği gün tanzim edildiği, faturanın tanzim tarihi ile ödeme tarihinin deprem sürecine denk geldiği, 6 Şubat depremlerinin mücbir sebep olarak nitelendirilecek büyüklükte bir doğa olayı olduğu, mücbir sebep nedeniyle davalının geç ödemeden kaynaklı hukuken sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, zira gecikme zammı talep edilebilmesi için davacının kusurlu olması gerektiği, halbuki mücbir sebep olarak nitelendirilecek 6 Şubat depremleri nedeniyle illiyet bağının kesildiği, davalı tarafça tahsil edilen gecikme zammı bedelinin yerinde olmadığı, EPDK kararı olmamasının tek başına bu durumu haklı kılmayacağı değerlendirilmekle, Mahkememizce davacının davasının kabulüne..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : 1-Dava, taraflar arasında imzalanan sistem kullanım anlaşması gereğince davalı tarafça davacıya uygulanan ceza nedeniyle istirdat istemine ilişkindir. 02/12/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan, 25/11/2020 tarihli 7257 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasına (ç) bendinden sonra gelmek üzere (d) bendi eklenmiş, buna göre “İletim sisteminin normal işletme koşulları içerisinde işletilmesi ile işletme güvenliği ve bütünlüğü üzerinde risk oluşturan durumlara ilişkin olarak bağlantı ve sistem kullanım anlaşmalarında düzenlenen sistem kullanım ihlallerinin takibini yapmak, ihlal durumu tespit edilen tüzel kişilere sistem kullanım anlaşmasında düzenlenen ceza-i şartları ve diğer yaptırımları uygulamak” TEİAŞ’ın görev ve yükümlülükleri arasında gösterildikten sonra 6446 sayılı Kanun'a Ek madde 3 ile “8 inci maddenin ikinci fıkrasının (d) bendinin uygulamasından kaynaklanan uyuşmazlıklar idari yargıda görülür.” hükmü eklenmiş, 46. madde ile de Kanun'un yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir. Buna göre; 7257 sayılı Kanun ile bağlantı ve sistem kullanım anlaşmalarında düzenlenen sistem kullanım ihlallerine ilişkin ceza-i şartlara ilişkin uyuşmazlıkların idari yargı yolunda görüleceği hükme bağlandığından yargı yoluna ilişkin bu değişikliğin usul hükmü niteliğinde olması nedeniyle derhal ve kesinleşmemiş tüm uyuşmazlıkları da kapsar şekilde uygulanması gerektiği anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b maddesine göre dava şartı olan "yargı yolunun caiz olmaması" nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. Bu durumda Dairemizce, HMK'nın 353/(1)-a.4. maddesi uyarınca, esası incelenmeden İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. 2-Kararın kaldırılması nedenine göre davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığı değerlendirilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Yukarıda (1) no'lu bentte belirtilen nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile: HMK m. 353/1,a.4 gereğince Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/911E., 2025/499K. sayılı dava dosyasında verdiği 12/09/2025 tarihli kararın, ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE. b)Yukarıda (2) no'lu bentte belirtilen nedenlerle, kararın kaldırılması nedenine göre davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 2-Peşin alınan istinaf karar harcının iadesine. 3-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine. 4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına. 04/12/2025 tarihinde dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 353/1,a ve 362/1,g gereğince KESİN olmak üzere OYBİRLİĞİYLE karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 04/12/2025 Başkan Üye Üye Katip