6. Ceza Dairesi 2010/25709 E. , 2011/46550 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Silahla yağma, hürriyeti tahdit, tehdit ve yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanık ... hakkında özgürlüğü kısıtlama, silahla tehdit , kasten yaralama suçlarından , sanık ... hakkında özgürlüğü kısıtlama, kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin incelemesinde; Adli sicil…
**6. Ceza Dairesi 2010/25709 E. , 2011/46550 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Silahla yağma, hürriyeti tahdit, tehdit ve yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanık ... hakkında özgürlüğü kısıtlama, silahla tehdit , kasten yaralama suçlarından , sanık ... hakkında özgürlüğü kısıtlama, kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin incelemesinde; Adli sicil kaydında tekerrüre esas hükümlüğü olan sanık ... hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hükmolunması, ./.. -2- Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın “53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımlar çıkarılarak” yerine 53. maddeyle ilgili olarak ‘‘53/1.maddesinde belirtilen ve 53/3.maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3.maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ tümcelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA II-Sanık ... hakkında yağma suçundan kurulan hükmün incelemesine gelince; 1- Olay tarihinden bir yıl önce 26.04.2005 gününde sanık ...'a ait ... plaka sayıl tırın şöförlüğünü yapan yakınan ... 'in beraat eden sanık ... ile birlikte tır üzerinde bulunan 37 ton saç ile birlikte çalınması eyleminde yakınan ..., ... ve suç arkadaşları ... hakkında hırsızlık suçundan Akçakoca Asliye Ceza mahkemesinin 2009/1003 Esas sayılı dosyasında yargılama yapıldığı ayrıca ... hakkında Düzce 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/359-735 Esas-Karar 13.10.2009 günlü kararı ile de suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve bu amaç ile hırsızlık yapma suçlarından mahkumiyet kararı verildiği, sanık ...'a ait tırın çalınması ile ilgili olarak yakınan ... ile yirmiye yakın görüşmelerinin bulunduğu, olay tarihinde bu konuyu görüşmek üzere sanık ...'nu da alarak beraber yakınan ...'i ... ile de yüzleştirmek ve olayı aydınlatmak için ...'ın kullandığı çekici ile birlikte Düzce'ye geldikleri, yolda sanık ...'nun söz konusu tırın ve üzerindeki malzemelerin çalınması ile ilgili olarak katılana yumruk ile vurmaya başladığı ve kırık bira şişesi ile “seni öldüreceğim soyun ulan” diyerek tehdit ve hakaret ettiği soyundurmaya çalıştığı Şifalı su tesislerinin karşısında bulunan yerde beraat eden sanıklar ... ve ... ile buluştukları sanık ...'ın 1977 model tırına 55.000-TL değer biçtikleri ... tarafından tarafların arasını bulmak amacıyla senet düzenlenmesini teklif ettiği , bulundukları boş arsanın karşısında bulunan yol üzerindeki dinlenme tesislerinden ...'ın boş senet yaprağı getirdiği ve borçlusu yakınan olan katılanın iddiasına göre borç miktarı yazılmayan, sanık ...'ın beyanına göre 55.000-TL'lik senedin düzenlendiği katılanın senet ./.. -3- düzenlenirken sanık ... tarafından ele geçirilemeyen silah ile tehdit edildiğini iddia ettiği, ...'nun her iki tarafıda tanıması nedeniyle suç konusu senette kefil olduğu ve kefil olarak huzurda bulunanların beyanlarına göre imza attığı, yargılama aşamasında Sanık ... tarafından Akçakoca Savcılığı tarafından el konulduğu iddia edilen ve dosya kapsamında bulunmayan senet ile ilgili olarak, yakınanın duruşmalarda ...'nun kefil olarak imzalamasından bahsetmediği ancak 07.03.2010 tarihli hüküm kurulduktan sonra mahkemeye verdiği dilekçesinde ; hırsızlık suçunu işlediğini itiraf ettiği ve senet borcunu ödemek istemediği için sanıkların zorla senet aldıklarına ilişkin şikayette bulunduğunu ayrıca ...'nun senedin kefili olduğunu belirttiği ; tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;bir başkasının kendisinin veya yakınanın hayatına vücut ve cinsel okunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Cebir artı tehdit ile malın alınması veya teslime zorlanması söz konusudur. İcrâî hareketle işlenebilen bir suçtur. Yağma suçunun maddi unsuru hareket kısmıdır.Malın her ne sebeple olursa olsun bu şekilde alınması yağma suçunu oluşturur. Bilindiği üzere subjektif sorumluluğun ilk şekli olan kast 5271 sayılı TCK.nun 21.maddesinde yer almıştır. Kast suçun maddi unsurlarını bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi olarak tanımlanmıştır. O halde bilme ve isteme kastın unsurlarıdır. Kast kişi ile işlediği suçun maddi unsurları arasında psikolojik bağı da ifade etmektedir. Hareket ve kast birlikte olmalıdır. Failin iç dünyasını ilgilendiren kast failin olay öncesi failin iç dünyasını olay öncesi olay sırası veya olay sonrası davranışları ölçü alınarak belirlenmelidir. Sanığı harekete geçiren etken saik psişik olgunun irade aşamasıdır. Sosyal ilişkilerin ve dışa vurmuş hareketlerin disiplini olan hukuk, ceza normunun ihlaline etki yapmadıkça faillin zihni ve ruhi durumu ile uğraşmaz. Suçun işlendiği zaman failin öngörü ve irade ile hareket etmiş olması yeterlidir. Failin iç dünyasını ilgilendiren kastın niteliğini belirlemeyi bilmesi için dış dünyaya yansıyan davranışlardan hareketle sonuç çıkarmak olanaklıdır. Bu bağlamda failin olay öncesi, olay sırasında ve olay sonrası davranışları kastın belirlenmesinde ölçü alınır. 5237 sayılı yasada yapılan düzenlemede iştirak şekilleri fiilin işlenişi üzerine kurulan hakimiyet ölçü alınarak belirlenecektir. Suçu işleyen birden ziyade fail olursa her biri, müşterek fail olarak sorumludur. Müşterek faillikte birlikte suç işleme kararı yanı sıra fiil üzerinde ortak hakimiyet kurdukları için her bir suç ortağı fail statüsündedir. Buda suçun işlenmesindeki katkı ve rolleri ile belirlenir. Bu durumda fiilin icrası veya sonuçsuz kalması ortak faillerden her birinin elinde bulunmaktadır. Failler arasındaki işbirliği suçun işlenmesini kolaylaştırmakta, failler daha kolay ve rahat hareket etmektedir. Faillerin hareketlerinin başlangıç anı farklı olabilir. Ancak belli bir aşamadan sonra birlikte devamı gerekmektedir. Bu bağlamda yukarıda anlatıldığı şekilde olayın gelişimi dikkate alındığında olayın ne şekilde gerçekleştiğinin duraksamasız olarak saptanması gerekir. Maddi olayın belirlemesinden sonra hukuki meselenin çözümü düşünülmelidir. Bu bağlamda ./.. -4- yakınan hakkında Akçakoca Asliye Ceza Mahkemesinde açılan dava dosyasının sonuçlanıp sonuçlanmadığı araştırılıp gereğince celp edilip incelenip ayrıca iddia, savunma ve tanık beyanlarında geçen ve Akçakoca C.Savcısı tarafından el konulduğu ileri sürülen ve suça konu edilen senedinde akıbeti araştırıldıktan sonra, yakınan beyanı, beraat eden sanıkların ve sanık ...'ın ifadeleri de değerlendirilip, olayın gelişimi şüpheye yer vermeyecek şekilde saptanıp, 5237 sayılı Kanunun 150/1. maddesinin uygulama koşullarının oluşup oluşmadığı da tartışılarak sonucuna göre, hukuki vasfın tayini gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ile yetinilip yazılı şekilde hükümlülük kararı verilmesi, 2- Tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında hükmolunan cezanın 5237 sayılı TCY.nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, sanığın ceza süresi bakımından kazanılmış hakkının gözetilmesine 23.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi. ...