7. Hukuk Dairesi 2023/5714 E. , 2024/5442 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/99 E., 2023/985 K. DAVA TARİHİ : 29.03.2021 KARAR : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Küre Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/23 E., 2022/58 K. Taraflar arasındaki muhdesatın aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, B
**7. Hukuk Dairesi 2023/5714 E. , 2024/5442 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/99 E., 2023/985 K. DAVA TARİHİ : 29.03.2021 KARAR : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Küre Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/23 E., 2022/58 K. Taraflar arasındaki muhdesatın aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin dava konusu 102 ada 23 parsel sayılı taşınmazın 1/2 oranında paydaşı olduğunu ileri sürerek; taşınmaz üzerinde bulunan fabrika binasının müvekkilince meydana getirildiğinin tespitine ve muhdesatın tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davanın kabulü ile 102 ada, 23 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan, fen bilirkişisi tarafından hazırlanan 17/05/2022 tarihli rapora ekli krokide gösterilen 720,00 metrekarelik kısımdaki iki katlı prefabrik betonarme imalathane binası vasıflı muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine, muhdesatın tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesi talebinin reddine” karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile: “muhdesatların kadastro tespit tarihinden sonra davacı tarafından henüz paydaş olmadığı dönemde yaptırıldığı, tapudan 22.09.2017 tarihinde devraldığı zamana dek kullanıma devam ettiği, diğer 1/2 payın ise davalı tarafından üzerine muhdesatlar mevcutken 08.02.2017 tarihinde alındığı, kural olarak muhdesatların arza tabi olup, davalının muhdesatlar üzerinde alım sebebiyle payı oranında hak sahibi olacağı kabul edilmekte ise de davalının muhdesatların yapımına 1998 yılında düzenlenen muvafakat belgesi ile rıza gösteren...'ın torunu olup, muhdesatların davacı tarafından yaptırıldığını bildiği, bilebilecek durumda olduğu, buna göre hak iddia etmesinin mümkün bulunmadığı, satış sebebiyle arzın bedeli dışında muhdesatlara düşen pay bedelinin davalı tarafından ödenmiş olduğunun ispatlanmadığı, mevcut muhdesatların davacı tarafından yaptırıldığının gerek yerel bilirkişi ve davacı tanıklarının beyanları gerekse davalının bildirdiği tanığın açıklamalarından anlaşıldığı” gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazda bulunan muhdesatın diğer hissedarlar ile birlikte kiraya verildiğini, tapu kaydında davaya konu binanın davacıya veya öncesine ait olduğuna ilişkin bir şerh olmadığını, müvekkilinin 08.02.2017 tarihinde taşınmazdaki 1/2 hissesini satın aldığını, herhangi bir şerh olmadığı için her hissedarın hak sahibi olduğunu, tapu kaydına güven ilkesi gereğince müvekkilinin iktisabının korunması gerektiğini, kira sözleşmesinde önceki malikin imzasının olması taşınmazda hissesi olduğu inancını oluşturduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.