T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/3748 Karar No : 2025/1829 DAVACI : ...A.Ş. VEKİLLERİ : Av...., Av. ... Av. ... DAVALILAR : 1-... Kurumu VEKİLİ : Av. ... 2- ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. ... DAVANIN KONUSU : Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun (Kurum) bila tarih ve ... sayılı işlemiyle bildirilen, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulunun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararının ve anılan Kurul kararının ekinde yer alan "Mobil Elektronik H…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/3748 E. , 2025/1829 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/3748 Karar No : 2025/1829 DAVACI : ...A.Ş. VEKİLLERİ : Av...., Av. ... Av. ... DAVALILAR : 1-... Kurumu VEKİLİ : Av. ... 2- ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. ... DAVANIN KONUSU : Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun (Kurum) bila tarih ve ... sayılı işlemiyle bildirilen, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulunun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararının ve anılan Kurul kararının ekinde yer alan "Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi"nin, anılan Kurul kararında belirtilen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin, söz konusu Kurul kararının geri alınması veya değiştirilmesi için davacı şirket tarafından yapılan ... tarih ve ... sayılı başvurunun zımnen reddine ilişkin işleminin davacı şirket bakımından iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 13. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendine göre davacı şirketin azami ücret tarifesi ile bağlı olabilmesinin yasal ön koşulunun ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip işletmeci olarak tespit edilmesi olduğu, davacı şirketin dava konusu pazarda etkin piyasa gücüne sahip olmadığı davalı idarenin Danıştay Onüçüncü Dairesinin E:2018/3933 sayılı dosyasına sunulan 12/04/2019 tarihli ara karar cevabı ile sabit olduğu, davacı şirketin imtiyaz sözleşmelerindeki ve yetkilendirme belgesindeki "tarife" başlıklı maddesinin, dava konusu Kurul kararında belirtilen diğer işletmecilerin imtiyaz sözleşmelerindeki "tarife" başlıklı maddeden farklı olduğu, bu farklılığın davacı şirketin azami ücret tarifesinden muaf tutulmasını gerektirdiği, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi ile davalı idareye verilen yetkinin sınırlı olduğu, davalı idarelerin ise bu yetkiyi amacı dışında kullanılarak hukuka aykırı işlem tesis edildiği, 5809 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinin amacının aynı olduğu, bu nedenle Kararname ile Haberleşme Genel Müdürlüğüne verilen yetkinin özel kanun niteliğindeki 5809 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerini bertaraf etmeyeceği, kaldı ki Kanunların Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri karşısında üstünlüğü bulunduğu, dolayısıyla davalı Bakanlığın da davalı Kurum gibi, konuya ilişkin özel kanun niteliğindeki 5809 sayılı Kanun ile bağlı olduğu, dava konusu azami ücret tarifesini belirleyenin davalı idare değil, davalı Kurum olduğu, geçmiş dönemlere ilişkin azami ücret tarifesi belirleyen ve bu tarifelere davacı şirketin de uymasına karar veren davalı idarenin işlemlerinin tümünün mevzuata aykırı olması nedeniyle Danıştay Onüçüncü Dairesince iptaline karar verildiği, bu kararların onanarak kesinleştiği, davalı idarenin kanuni idare ilkesine aykırı işlem tesis ettiği, TL cinsinden fiyat üst sınırının belirlendiği mobil azami ücret tarifesi içerisinde maliyeti döviz cinsinden olan bir hizmetin bulunmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, bu nedenle "Yurt dışı Kısa Mesaj Servisi" ve "Yurt Dışını Arama Ücreti" kalemlerinin azami ücret tarifesinden çıkarılması veya bu kalemler için 6 aydan daha kısa olacak şekilde farklı zaman periyotlarında tarife güncellenmesi veya ücretin yabancı para cinsinden belirlenmesinin gerektiği ileri sürülmüştür. DAVALININ SAVUNMASI : Davalı Bakanlık tarafından, 5809 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri, 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 474. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi dikkate alındığında, elektronik haberleşme sektörünün serbest rekabet ortamında gelişimini teşvik etmeye yönelik politika belirlemeye ve bu amaçla teşvik edici tedbirler almaya, haberleşme hizmetlerinin serbest, adil ve sürdürülebilir rekabet ortamında sunulmasını sağlamaya ilişkin olarak Bakanlığın görev ve yetkilerinin bulunduğu, pazar analizi yapma şartının 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde davalı Bakanlık için aranmadığı, Turkcell ve Vodafone için GSM imtiyaz sözleşmeleri kapsamında belirlenecek olan azami tarife çizelgesinin aynı koşullarda davacı şirkete de uygulanabilmesi konusunda davalı Kurum tarafından Bakanlığa yazı gönderildiği, azami ücret tarifesine ilişkin idari düzenlemelerin ilgili pazarda rekabet aksaklıklarının giderilmesi için değil, tüketici haklarının korunması ve enflasyonist ortamda tüketicinin uğrayacağı zararların bir derece asgariye indirilmesi için tesis edilen işlemler olduğu, mobil azami ücret tarifesinin dayanağının 5809 sayılı Kanun olmadığı, Bakanlığa verilen politika belirleme ve gerektiğinde taban ve tavan ücret tespit etme yetkilerinin kullanılmasıyla dava konusu işlemin tesis edildiği, Kararnamede belirtilen yetkinin sınırlarını aşacak şekilde bir yetki kullanımının söz konusu olmadığı, diğer işletmecilerin yükümlü olduğu dönemde, davacı şirketin özellikle tüketicilerin pek de farkında olmadığı paket aşımı ücreti gibi kalemlerde ciddi artışlar yaptığı, dava konusu Bakanlık işleminin hukuka uygun olduğu savunulmuştur. Davalı Kurum tarafından, mobil elektronik haberleşme hizmetleri azami ücret tarifesinin Kurum tarafından hazırlanan ve işletmecilerin son kullanıcılara uygulayacakları tarifelerin azami haddini gösteren bir tavan fiyat olduğu, söz konusu tavan fiyatın 5809 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi kapsamında elektronik haberleşme sektöründe etkin rekabetin tesisi ve korunması için getirilen bir tavan fiyat olmadığı, azami ücret tarifesinin amacının tüketici haklarının korunması olduğu, dava konusu Kurul kararında davacı şirkete getirilen yükümlülüğün hukuki dayanağının 5809 sayılı Kanun ve imtiyaz sözleşmeleri değil, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi olduğu, dolayısıyla davacı şirketin emsal olarak gösterdiği Danıştay kararlarının somut olay bağlamında uygulanabilir olmadığı, dava konusu işlemin tesisindeki amacın, mobil haberleşme hizmetlerinin serbest, adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamında sunulmasını ve tüketicilerin haklarının korunmasını sağlamak olduğu, Avrupa Birliğine üye ülkelerin kendi ülke uygulamalarında hangi koşullarda azami tarife düzenlemesi yapabildiğinden bağımsız olarak Birlikte tüketici menfaatlerine ve serbest dolaşım amacına hizmet etmek maksadı ile pazar analizi yapmaksızın azami tarife yükümlülüğünün getirildiği, davacı şirketin imtiyaz sözleşmelerinde tarifelerine ilişkin Kurum düzenlemelerine tabi olacağına ilişkin hükmün davacı şirketin azami tarife düzenlemesinden muaf olduğu anlamına gelmediği, tüketicilerin korunması noktasında işletmeciler arasında yükümlülük farkının bulunmadığı, aksi durumun Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı olacağı, 5809 sayılı Kanun kapsamında yapılan "pazar analizi" düzenlemeleri ile mobil elektronik haberleşme işletmecileri kapsamında tesis edilen "Mobil elektronik haberleşme hizmetleri azami ücret tarifesi" düzenlemesinin farklı amaç ve fonksiyonlarının olduğu, pazar analizlerinin ilgili pazarda etkin rekabetin tesisi ve korunması için tesis edildiği, azami ücret tarifesine ilişkin idari düzenlemelerin ise, ilgili pazarda rekabet aksaklıklarının giderilmesi için değil, tüketici haklarının korunması ve enflasyonist ortamda tüketicinin uğrayacağı zararların asgariye indirilmesi için tesis edilen işlemler olduğu, sonraki mevzuat olan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde yer verilen kuralın 5809 sayılı Kanun'da düzenlenmeyen konuları (adil rekabet) düzenlemesi nedeniyle "adil rekabet" ortamının kurulması açısından özel kural niteliğinde olduğu, adil rekabetin korunması bakımından 5809 sayılı Kanun hükümlerinin değil, anılan Kararname'nin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde yer verilen hükmün uygulanması gerektiği, "Yurt dışı Kısa Mesaj Servisi" ve "Yurt Dışını Arama Ücreti" kalemlerine yönelik işletmeciler tarafından sunulan veriler Kurum tarafından incelendiğinde mobil şebeke işletmecilerinin ortalama yurt dışı ses maliyetlerinin azami ücret tarifesinde belirlenen ücretlerin altında kaldığı savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Dava, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun (Kurum) bila tarih ve ... sayılı işlemiyle bildirilen, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulunun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararının ve anılan Kurul kararının ekinde yer alan "Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi"nin, anılan Kurul kararında belirtilen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin, söz konusu Kurul kararının geri alınması veya değiştirilmesi için yapılan ... tarih ve ... sayılı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin davacı şirket bakımından iptali istemiyle açılmıştır. Uyuşmazlıkta, 1 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi uyarınca, mobil haberleşme hizmetlerinin serbest, adil, sürdürülebilir bir rekabet ortamında sunulması ve tüketici haklarının korunması amacıyla, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu tarafından onaylanacak olan "Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi" nin Turkcell ve Vodafone ile birlikte davacı şirket (TT Mobil) için de tavan ücret olarak tespit edilmesine ve uygulanmasına karar verilmesi üzerine, davacı tarafından, "İmtiyaz sözleşmeleri ve yetkilendirme belgesine göre tarifelerini serbestçe belirleme hakkına sahip oldukları, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ve ilgili düzenlemelere göre tarifelerine üst sınır getirilmesinin ancak kendilerinin etkin piyasa gücüne sahip olduğunun belirlenmesi hâlinde mümkün olduğu, etkin piyasa gücüne sahip işletmeci olmadıkları gibi pazarda en az paya sahip mobil haberleşme işletmecisi oldukları, bu nedenle dava konusu işlemin 5809 sayılı Kanun, imtiyaz sözleşmeleri ve yetki belgesine aykırı olduğu, bu durumun dokuz ayrı kararla da Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce tespit edildiği, herhangi bir mevzuat ve sözleşme değişikliği olmamasına rağmen davalı Kurum tarafından bu kararlara aykırı davranıldığı" iddialarıyla görülmekte olan dava açılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 104. maddesinin 17. fıkrasında; "Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilir. Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle dördüncü bölümde yer alan siyasi haklar ve ödevler Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenemez. Anayasada münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Kanunda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kanunlarda farklı hükümler bulunması halinde, kanun hükümleri uygulanır. Türkiye Büyük Millet Meclisinin aynı konuda kanun çıkarması durumunda, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükümsüz hale gelir" düzenlemesi yer almaktadır. Anayasa’nın 104. maddesinin 17. fıkrasının dördüncü cümlesinde yer alan “Kanunda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz.” kuralı gereğince, bir konu hakkında Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenleme yapılabilmesi için aynı konu hakkında daha önce kabul edilmiş bir kanun hükmünün bulunmaması gerekmektedir. 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun "Elektronik Haberleşme Sektöründe Yetkili Merciler ve Görevleri" başlıklı ikinci bölümü altında yer alan 5. maddesinde "Bakanlığın görev ve yetkileri"; 6. maddesinde "Kurumun görev ve yetkileri" sayılmış, 6. maddenin 1. fıkrasının (a) bendinde "Elektronik haberleşme sektöründe; rekabeti tesis etmeye ve korumaya, rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı uygulamaların giderilmesine yönelik düzenlemeleri yapmak, bu amaçla ilgili pazarlarda etkin piyasa gücüne sahip işletmecilere ve gerekli hallerde diğer işletmecilere yükümlülükler getirmek ve mevzuatın öngördüğü tedbirleri almak." Kurumun görev ve yetkileri arasında sayılmış ve 7. maddesinde de, rekabetin tesisine yönelik tedbirleri alma görevi Kuruma verilmiştir. Kanun'un tarifeleri düzenleyen ikinci bölümü altında yer alan 13. maddesinde; "(1) Tarife; abonman ücreti, sabit ücret, konuşma ücreti, hat kirası ve benzeri değişik ücret kalemlerinden birisi veya birkaçı olarak tespit edilebilir. (2) Her türlü elektronik haberleşme hizmetinin sunulması karşılığında uygulanacak tarifeler aşağıdaki hükümlere tabidir: a) İşletmeciler, uygulayacakları tarifeleri, ilgili mevzuat ve Kurum düzenlemelerine aykırı olmayacak şekilde serbestçe belirlerler. b) İşletmecinin ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip olduğunun belirlenmesi halinde Kurum, tarifelerin onaylanması, izlenmesi ve denetlenmesine ilişkin yöntemleri ve tarifelerin alt ve üst sınırları ile bunların uygulama usul ve esaslarını belirleyebilir. c) İşletmecinin ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip olduğunun belirlenmesi halinde; Kurum, fiyat sıkıştırması, yıkıcı fiyatlandırma gibi rekabeti engelleyici tarifelerin önlenmesi için gerekli düzenlemeleri yapar ve uygulamaları denetler. (3) Bu maddenin uygulanması ile tarifelerin Kuruma sunulması, kamuoyuna duyurulması ve yayımlanması hususlarına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından belirlenir." kuralı yer almaktadır. Diğer yandan, 1 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde; "Haberleşme ve posta hizmetlerini geliştirmek ve serbest, adil, sürdürülebilir bir rekabet ortamı sağlamak amacıyla sınırlı olmak üzere; bu hizmetlere ilişkin gerektiğinde taban ve tavan ücret tespit etmek ve uygulamasını denetlemek" Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Görüldüğü üzere, elektronik haberleşme sektöründe yetkili mercilerden olan Bakanlık ve Kurumun görev ve yetkileri ve (tarifelerin alt ve üst sınırlarını belirleme dahil) tarifelerin belirlenmesine ilişkin hususlar 5809 sayılı Kanun'da düzenlenmiş olmasına karşın, adil, sürdürülebilir bir rekabet ortamı sağlamak amacıyla ilgili hizmetlere ilişkin taban ve tavan ücret tespiti ayrıca CBK ile düzenlenmiş ve 5809 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca Kuruma ait olan tarifelerin alt ve üst sınırlarını belirleme görevi, CBK ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğüne verilmiştir. 1 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde yer alan düzenlemenin olmaması durumunda, Kurumun 5809 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca, tarifelerin onaylanması, izlenmesi ve denetlenmesine ilişkin yöntemleri ve tarifelerin alt ve üst sınırları ile bunların uygulama usul ve esaslarını belirleyebileceği, diğer bir deyişle Kanun hükümlerinin uygulanacağı açıktır. Dolayısıyla kuralın kanunun açıkça düzenlediği bir konuya ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava konusu işlemlerin dayanağı olduğu ileri sürülen, 1 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde yer alan düzenlemenin, Kanunun açıkça düzenlediği bir konuya ilişkin olması nedeniyle Anayasa’nın 104. maddesinin 17. fıkrasının dördüncü cümlesine aykırılık teşkil ettiği sonucuna varıldığından iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği düşünülmüştür. Anayasaya aykırılık görüşünün Dairece yerinde görülmeyerek, işin esasının incelenmesine geçilmesi halinde; Dosyanın incelenmesinden; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Erişim ve Tarifeler Dairesi Başkanlığının, Haberleşme Genel Müdürlüğüne gönderdiği "Azami Tarife Uygulamaları" konulu ... tarih ve E... sayılı yazıda özetle; Kurum ile Turkcell İletişim A.Ş. ve Vodafone Telekomünikasyon A.Ş. arasında imzalanan GSM-Pan Avrupa Mobil Telefon Sisteminin Kurulması ve İşletilmesi İle İlgili Lisans Verilmesine İlişkin İmtiyaz Sözleşmesinin "Tarife" başlıklı 13. maddesinde yer alan, "Kurum, GSM hizmeti için azami fiyatı, İşletmecinin de görüşünü almak suretiyle, yurtdışında benzer hizmetler için uygulanan tarifeleri de dikkate alarak, ilgisine göre Türk Lirası ve ABD Doları olarak belirler ve onaylar. Azami Fiyat, altı ayı geçmeyen uygun aralıklarla belirlenir... Tarifeler, azami fiyat sınırları içinde kalmak suretiyle İşletmeci tarafından serbestçe belirlenir..." hükmü ve ilgili diğer mevzuat hükümleri çerçevesinde, tüketici menfaatlerinin korunmasını teminen, mobil elektronik haberleşme hizmetlerine ilişkin olarak altı ayı geçmeyen uygun aralıklarla ilgili işletmecilerin (Turkcell İletişim A.Ş. ve Vodafone Telekomünikasyon A.Ş.) uygulayacakları tarifelerde uyacakları azami ücretleri gösteren çizelgenin Kurumca yayımlandığı, Diğer taraftan, Kurum ile TT Mobil İletişim Hizmetleri A.Ş. arasında imzalanan GSM 1800 Sayısal Hücresel Mobil Telefon Sistemi Kurulması ve İşletilmesi İle İlgili Lisans Verilmesine İlişkin İmtiyaz Sözleşmesinin "Tarife" başlıklı 13. maddesinin "İşletmeci, Kurum düzenlemelerine aykırı olmamak kaydıyla tarifelerini serbestçe belirleyebilir." şeklinde düzenlenmiş olmasına karşın, Kurum tarafından adı geçen işletmecinin de azami ücret tarifesine tabi olmasına karar verilmesi üzerine, TT Mobil İletişim Hizmetleri A.Ş.(davacı) tarafından, azami ücret tarifesinin iptali istemiyle açılan iptal davasında Danıştay Onüçüncü Dairesinin 18/06/2014 tarih ve E:2010/2441, K:2014/2526 sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, Diğer işletmecilerce imzalanan İmtiyaz Sözleşmelerinden farklı olarak, TT Mobil İletişim Hizmetleri A.Ş. ile imzalanan imtiyaz sözleşmesinde azami ücret düzenlemesine ilişkin açık bir hüküm bulunmaması nedeniyle, adı geçen işletmeciye azami ücret tarifesine uyma yükümlülüğü getirilemeyeceği yolundaki yargı kararı uyarınca TT Mobil İletişim Hizmetleri A.Ş. nin azami ücret tarifesinden muaf hale geldiği, bu arada Vodafone ve Turkcell'in, iptal kararlarının kendilerine de uygulanmak suretiyle azami tarifelere uygulama yükümlülüğünün kaldırılması istemiyle yaptıkları başvuruların reddine ilişkin Kurul Kararlarının iptali istemiyle açılan davaların reddine karar verilmesi sonucunda Turkcell ve Vodafone'un azami ücret tarifesine uyma yükümlülüklerinin devam ettiği, bu nedenle, Turkcell ve Vodafone tarafından tahkim yoluna gidilmesinin beklenildiği, mobil elektronik haberleşme hizmetlerinden faydalanan bütün abonelerin korunabilmesi için azami tarife düzenlemesine her üç işletmecinin de uymasının önem arz ettiği, Genel Müdürlükçe, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi kapsamında, Turkcell ve Vodafone için tesis edilen yükümlülüğün, aynı koşullarda TT Mobil için de uygulanması yönünde alınacak bir kararın mobil haberleşme sektöründeki rekabetin tesisi ve tüketici haklarının korunmasına katkıda bulunabileceği gibi Turkcell ve Vodafone'un tahkime gitme gerekçesini de ortadan kaldırabileceği, Bu itibarla, anılan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 483. maddesi hükmü gereği TT Mobil'e de Turkcell ve Vodafone'un yükümlü olduğu azami tarife düzenlemesine uyma yükümlülüğü getirilmesinin talep edildiği, Söz konusu yazı üzerine, Haberleşme Genel Müdürlüğünün davaya konu ... tarih ve E.... sayılı işlemiyle, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun önerisi dikkate alınarak, mobil elektronik haberleşme hizmetlerinin serbest, adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamında sunulmasına katkı sağlamak amacıyla Turkcell ve Vodafone'un yükümlü olduğu azami ücret düzenlemesinin TT Mobil için de uygulanmasına politika olarak Bakanlıkça karar verildiği yolunda işlem tesis edildiği, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının "Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi"nin Turkcell ve Vodafone ile birlikte aynı koşullarda TT Mobil'e tavan ücret olarak tespit edilmesi ve uygulanması kararı sonrasında onaylanan 2018/279 sayılı Kurul Kararı ile, her üç işletmeciyi de kapsayan Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesinin yürürlüğe girmesine karar verildiği, ardından Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesinin Nisan ve Ekim aylarında olmak üzere, yılda iki defa gözden geçirilerek ilgili dönem Kurul Kararlarının tesis edildiği, 2021 yılı Ekim dönemi için... tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ...sayılı Kurul kararı ve bilahare 2022 Nisan dönemi için 01 Nisan 2022 tarihinden geçerli olmak üzere dava konusu 2022/DK-ETD/84 sayılı Kurul Kararının tesis edildiği, Davacı (TT Mobil) tarafından, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulunun ... tarihli ve ... sayılı Kararı'nın ve anılan Kurul Kararı ile onaylanan Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi İle Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğü'nün ... tarihli ve ... sayılı İşleminin TT Mobil bakımından yürütmesinin durdurulması ve iptali istemi ile Danıştay 13. Dairesinin E:2019/3893 sayılı dosyasında açılan davada, Danıştay 13. Dairesinin 06/02/2020 tarihli "...yürütmenin durdurulması isteminin reddine...” ilişkin kararına karşı, davacı (TT Mobil) tarafından yapılan itirazın, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/06/2020 tarihli ve YD İtiraz No:2020/201 sayılı Kararı ile kabulüne karar verildiği, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından verilen kararın ifasını teminen ... tarihli ve ... sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu Kararı ile, "yeni bir hukuki durumun ortaya çıkmasına kadar Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesinin TT Mobil için belirlenmemesi”ne karar verilmiş ise de, Danıştay 13. Dairesinin 19/10/2021 tarihli ve E.2019/3893, K:2021/3362 sayılı Kararı ile, "davanın reddine” karar verildiği, bu kez Danıştay 13. Dairesinin 19/10/2021 tarihli ve E.2019/3893, K:2021/3362 sayılı kararının ifasını teminen; 08/02/2022 tarihli ve 2022/DK-ETD/38 sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu Kararının tesis edilerek, davacı şirketin mobil azami ücret tarifesine uymakla yükümlü hale getirildiği, bilahare,... sayılı Kurul Kararı ile, Danıştay 13. Dairesinin 19/10/2021 tarihli ve E:2019/3893, K:2021/3362 sayılı kararının ifasını teminen ... sayılı Kurul Kararında değişiklikler yapıldığı, Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumunun bila tarihli ve ... sayılı yazısı ile; "Kurulun ... tarihli ve ... sayılı Kararı ile; Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğünün ... tarihli ve ... sayılı yazısı uyarınca mobil haberleşme hizmetlerinin serbest, adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamında sunulması ve tüketicilerin haklarının korunmasına katkı sağlamak amacıyla ilgili mevzuat gereği, Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi"nin Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. ve Vodafone Telekominikasyon A.Ş. ile aynı koşullarda TT Mobil iletişim Hizmetleri A.Ş. için de tavan ücret olarak tespit edilmesine ve uygulanmasına karar verildiği, 5809 sayılı Kanun, Kurumun Turkcell İletişim Hizmetleri AŞ. ve Vodafone Telekomünikasyon AŞ. ile akdettiği İmtiyaz sözleşmeleri ve Haberleşme Genel Müdürlüğünün ... tarihli ve ... sayılı yazısı kapsamında "Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi"nin 01/10/2023 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde onaylanmasına karar verildiği" hususlarının davacı ve adı geçen diğer şirketlere bildirildiği anlaşılmıştır. Davacı şirket tarafından; imtiyaz sözleşmeleri ve yetkilendirme belgesine göre tarifelerini serbestçe belirleme hakkına sahip oldukları, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ve ilgili düzenlemelere göre tarifelerine üst sınır getirilmesinin ancak kendilerinin etkin piyasa gücüne sahip olduğunun belirlenmesi hâlinde mümkün olduğu, etkin piyasa gücüne sahip işletmeci konumunda olmadıklarından, dava konusu işlemin 5809 sayılı Kanun, imtiyaz sözleşmeleri ve yetki belgesine aykırı olduğu, bu durumun dokuz ayrı kararla da Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce tespit edildiği, herhangi bir mevzuat ve sözleşme değişikliği olmamasına rağmen davalı Kurum tarafından bu kararlara aykırı davranıldığı, kanunî idare ilkesine aykırı olarak işlem tesis edildiği, 5809 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde ücretlerin serbestçe belirlenmesi ilkesinin istisnasının ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip olmak olarak belirlendiği, imtiyaz sözleşmelerindeki ve yetkilendirme belgesindeki "Tarife" başlıklı maddenin Kurul kararında belirtilen diğer işletmecilerin imtiyaz sözleşmelerindeki "Tarife" başlıklı maddeden farklı olduğu, bu farklılığın şirketin azami ücret tarifesinden muaf tutulmasını gerektirdiği, dava konusu Kurum kararı ile azami ücret tarifesine uyma yükümlülüğü getirilmesinin hukuka aykırı olduğu, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi ile davalı idarelere verilen görevin kayıtsız şartsız taban ve tavan fiyat belirlemek olmadığı, bu görevin yalnızca belirli amaçlara hizmet ve gereklilik ile sınırlandırıldığı, Haberleşme Genel Müdürlüğüne "tüketici hak ve menfaatlerinin korunması" amacıyla tavan ve taban fiyat belirleme yetkisinin verilmediği, 5809 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinin amacının aynı olduğu, bu nedenle kararname ile Haberleşme Genel Müdürlüğü'ne verilen yetkinin özel kanun niteliğindeki 5809 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerini bertaraf etmeyeceği, öte yandan TL cinsinden fiyat üst sınırının belirlendiği Mobil Azami Ücret Tarifesi içerisinde, maliyeti döviz cinsinden olan bir hizmetin bulunmasının açıkça hukuka aykırı olduğu, bu nedenle "yurt dışı kısa mesaj servisi" ve "yurt dışı arama ücreti" kalemlerinin tarifeden çıkarılmasının veya ücretinin yabancı para cinsinden belirlenmesinin gerektiği, davalı idarelerce tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı iddialarıyla dava açılırken, davalı idareler tarafından da; 5809 sayılı Kanun ile ilgili diğer mevzuata göre elektronik haberleşme sektöründe politika ve strateji belirleme konusunda Bakanlığın; rekabetin tesisi, denetleme ve düzenleme gibi konularda da Kurumun görevlendirildiği, 5809 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri, 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 474. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi dikkate alındığında, elektronik haberleşme sektörünün serbest rekabet ortamında gelişimini teşvik etmeye yönelik politika belirlemeye ve bu amaçla teşvik edici tedbirler almaya, haberleşme hizmetlerinin serbest, adil ve sürdürülebilir rekabet ortamında sunulmasını sağlamaya ilişkin olarak Bakanlığın görev ve yetkilerinin bulunduğu, mobil haberleşme hizmetlerinde tavan ücret tespit etmenin gerekliliği konusunda Kurum tarafından Bakanlığa yazı gönderildiği, bu sayede mobil şebeke işletmecileri tarafından azami tarife çizelgesinde yer alan hizmetler için çizelgede belirtilen ücretlerden daha yüksek ücret alınmasının önüne geçildiği ve mobil haberleşme hizmetlerinin serbest, adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamında sunulmasına ve tüketicilerin haklarının korunmasına katkı sağlanmasının amaçlandığı, mobil elektronik haberleşme hizmetleri azami ücret tarifesinin Kurum tarafından hazırlanan ve işletmecilerin son kullanıcılara uygulayacakları tarifelerin azami haddini gösteren bir tavan fiyat olduğu, söz konusu tavan fiyatın 5809 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi kapsamında elektronik haberleşme sektöründe etkin rekabetin tesisi ve korunması için getirilen bir tavan fiyat olmadığı, azami ücret tarifesinin amacının tüketici haklarının korunması olduğu, dava konusu Kurul kararında davacı şirkete getirilen yükümlülüğün hukuki dayanağının 5809 sayılı Kanun ve imtiyaz sözleşmeleri değil, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi olduğu, Avrupa Birliğinde, tüketici menfaatlerine ve serbest dolaşım amacına hizmet etmek için pazar analizi yapılmaksızın azami tarife yükümlülüğünün getirilebildiği, davacı şirketin imtiyaz sözleşmelerinde tarifelerine ilişkin hükmün davacı şirketin azami tarife düzenlemesinden muaf olduğu anlamına gelmediği, tüketicilerin korunması noktasında işletmeciler arasında yükümlülük farkının bulunmadığı, aksi durumun Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı olacağı, 5809 sayılı Kanun kapsamında yapılan "pazar analizi" düzenlemeleri ile mobil elektronik haberleşme işletmecileri kapsamında tesis edilen "Mobil elektronik haberleşme hizmetleri azami ücret tarifesi" düzenlemesinin farklı amaç ve fonksiyonlarının olduğu, pazar analizlerinin ilgili pazarda etkin rekabetin tesisi ve korunması için tesis edildiği, azami ücret tarifesine ilişkin idari düzenlemelerin ise, ilgili pazarda rekabet aksaklıklarının giderilmesi için değil, tüketici haklarının korunması ve enflasyonist ortamda tüketicinin uğrayacağı zararların asgariye indirilmesi için tesis edilen işlemler olduğu, sonraki mevzuat olan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde yer verilen kuralın 5809 sayılı Kanun'da düzenlenmeyen konuları (adil rekabet) düzenlemesi nedeniyle "adil rekabet" ortamının kurulması açısından özel kural niteliğinde olduğu, adil rekabetin korunması bakımından 5809 sayılı Kanun hükümlerinin değil, anılan Kararname'nin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde yer verilen hükmün uygulanması gerektiği savunulmuştur. 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun "Kurumun Görev ve Yetkileri" başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, "Elektronik haberleşme sektöründe; rekabeti tesis etmeye ve korumaya, rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı uygulamaların giderilmesine yönelik düzenlemeleri yapmak, bu amaçla ilgili pazarlarda etkin piyasa gücüne sahip işletmecilere ve gerekli hâllerde diğer işletmecilere yükümlülükler getirmek ve mevzuatın öngördüğü tedbirleri almak" Kurumun görev ve yetkileri arasında belirtilmiş; "Rekabetin Sağlanması" başlıklı 7. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Kurum, yapacağı pazar analizleri sonucu ilgili pazarlarda etkin piyasa gücüne sahip işletmecileri belirleyebilir. Kurum, etkin rekabet ortamının sağlanması ve korunması amacıyla etkin piyasa gücüne sahip işletmecilere yükümlülükler getirebilir. Aynı ve/veya farklı pazarlarda etkin piyasa gücüne sahip olan işletmeciler arasında söz konusu yükümlülükler açısından farklılaştırma yapılabilir" hükmü yer almıştır. Kanun'un "Tarifelerin düzenlenmesi" başlıklı 13. maddesinde; "(1) Tarife; abonman ücreti, sabit ücret, konuşma ücreti, hat kirası ve benzeri değişik ücret kalemlerinden birisi veya birkaçı olarak tespit edilebilir. (2) Her türlü elektronik haberleşme hizmetinin sunulması karşılığında uygulanacak tarifeler aşağıdaki hükümlere tabidir: a) İşletmeciler uygulayacakları tarifeleri, Kurum düzenlemelerine aykırı olmayacak şekilde serbestçe belirlerler. b) İşletmecinin ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip olduğunun belirlenmesi halinde Kurum, tarifelerin onaylanması, izlenmesi ve denetlenmesine ilişkin yöntemleri ve tarifelerin alt ve üst sınırları ile bunların uygulama usul ve esaslarını belirleyebilir. c) .... (3) Bu maddenin uygulanması ile tarifelerin Kuruma sunulması, kamuoyuna duyurulması ve yayımlanması hususlarına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından belirlenir." kuralına yer verilmiştir. Yukarıda aktarılan Kanun hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, elektronik haberleşme sektöründe, rekabeti tesis etmeye ve korumaya, rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı uygulamaların giderilmesine yönelik düzenlemeleri yapmak amacıyla ilgili pazarlarda etkin piyasa gücüne sahip işletmecilere ve gerekli hâllerde diğer işletmecilere yükümlülükler getirme görev ve yetkisi bulunan Kurumun, tarifeleri düzenleme yetkisinin bulunduğu; kural olarak işletmecilerin, uygulayacakları tarifeleri, ilgili mevzuat ve Kurum düzenlemelerine aykırı olmayacak şekilde serbestçe belirleyebileceği; ancak işletmecinin ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip olduğunun belirlenmesi hâlinde Kurumun, işletmecinin tarifelerinin alt ve üst sınırları ile bunların uygulama usul ve esaslarını belirleyebileceği; başka bir ifadeyle, Kurumun, sadece ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip işletmecilere tarife düzenlemelerine tabi olma yükümlülüğü kapsamında tarifelerin alt ve üst sınırlarını belirlemeye yetkili olduğu; Kurumun, ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip işletmeci olarak belirlenmeyen işletmecilerin tarifelerinin alt ve üst sınırını belirleme yetkisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 474. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, ulaştırma, denizcilik, haberleşme ve posta iş ve hizmetleri ile Karadeniz ile Marmara Denizini birleştiren ve gemilerin seyrüseferine imkan veren Kanal İstanbul ve benzeri su yolu projelerinin geliştirilmesi, kurulması, kurdurulması, işletilmesi ve işlettirilmesi hususlarında, ilgili kurum ve kuruluşlarla koordinasyon içerisinde, milli politika , strateji ve hedeflerin belirlenmesi amacıya çalışmalar yapmak ve belirlenen hedefleri uygulamak; (d) bendinde ise, ulaştırma, denizcilik, haberleşme ve posta iş ve hizmetlerinin ekonomik, seri, elverişli, güvenli, kaliteli, çevreye kötü etkisi en az ve kamu yararını gözetecek tarzda serbest, adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamında sunulmasını sağlamak, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının görevleri arasında sayılmıştır. Anılan Kararname'nin 483. maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendinde, haberleşme ve posta hizmetlerini geliştirmek ve serbest, adil, sürdürülebilir bir rekabet ortamı sağlamak amacıyla sınırlı olmak üzere; bu hizmetlere ilişkin gerektiğinde taban ve tavan ücret tespit etmek ve uygulamasını denetlemek Haberleşme Genel Müdürlüğünün görevleri arasında yer almıştır. 1 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesinde, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri düzenlenmiş olup, bu Kararanamenin 483. maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi ile anılan Genel Müdürlüğe verilen "haberleşme ve posta hizmetlerini geliştirmek ve serbest, adil, sürdürülebilir bir rekabet ortamı sağlamak amacıyla sınırlı olmak üzere; bu hizmetlere ilişkin gerektiğinde taban ve tavan ücret tespit etmek ve uygulamasını denetlemek." şeklindeki yetki, 5809 sayılı Yasanın 13. maddesinde yer alan kuralı ortadan kaldırıcı nitelikte değildir. Nitekim, 5809 sayılı Yasanın 13. maddesinde yer alan kural, özel ve uyuşmazlıkta doğrudan uygulanabilir nitelikte olup, Anayasanın 104. maddesinde, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kanunlarda farklı hükümler bulunması halinde, kanun hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmıştır. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuki güvenliği sağlayan, hukuk kurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargı denetimine açık olan devlettir. Hukuk devletinin temel ilkelerinden biri belirliliktir. Belirlilik ilkesi yalnızca yasal belirliliği değil daha geniş anlamda hukuki belirliliği de ifade etmektedir. Hukuki belirlilik ilkesinde asıl olan, bir hukuk normunun uygulanmasıyla ortaya çıkacak sonuçların o hukuk düzeninde öngörülebilir olmasıdır. 5809 sayılı Yasanın 13. maddesinde, Kurumun ancak, bir işletmecinin ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip olduğunun belirlenmesi halinde tarifenin üst sınırını belirleyebileceği açıkça belirtilmiş iken, CBK'nın 483. maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendinde, Haberleşme Genel Müdürlüğüne haberleşme ve posta hizmetlerini geliştirmek ve serbest, adil, sürdürülebilir bir rekabet ortamı sağlamak amacıyla sınırlı olmak üzere; bu hizmetlere ilişkin gerektiğinde taban ve tavan ücret tespit etmek yetkisi verilmiştir. Başka bir deyişle, Kanun ve CBK'nın her ikisi de uygun rekabet ortamının sağlanması amacıyla ilgili hizmetlere ilişkin taban ve tavan fiyat belirleme yetkisini düzenlerken, Kanun ile bu görev ve yetki Kuruma, CBK ile ise, Bakanlık Haberleşme Genel Müdürlüğüne verilmiştir. Dolayısıyla, Genel Müdürlüğün bu yetkisini kullanırken 5809 sayılı Kanunda yer alan ilkeler kapsamında ve onlarla bağlı olarak işlem tesis etmesi gerekmektedir. Aksi bir durumun, hukuk kurallarının belirli, istikrarlı ve öngörülebilir olmasını ifade eden ve gerçek veya tüzel kişilerin haklarının korunması, hukukun üstünlüğünün sağlanması açısından oldukça önemli olan hukuki belirlilik ve kişilerin hukuk kurallarını rahatça anlamalarını, güven içinde hareket etmelerini ifade eden şeffaflık ilkelerine aykırılık oluşturacağı açıktır. Öte yandan, Kurum ile davacı şirket arasında imzalanan imtiyaz sözleşmesinin "Tarife" başlıklı 13. maddesinde, işletmecinin, Kurum düzenlemelerine aykırı olmamak kaydıyla tarifelerini serbestçe belirleyebileceği kuralına yer verilmiş olup, bu hüküm uyarınca da davacı şirketin azami ücret tarifesine tabi olma yükümlülüğü bulunmamaktadır. Bu nedenle, ilgili pazar tanımı yapılıp, davacı şirketin söz konusu pazarda etkin piyasa gücüne sahip işletmeci olarak belirlenmesi halinde ancak tarifelerine üst sınır getirilebileceği yolundaki 5809 sayılı Yasanın 13. maddesindeki kurala uyulmaksızın Haberleşme Genel Müdürlüğünce tesis edilen dava konusu ... tarih ve ... sayılı işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından, hukuka aykırı işleme dayanılarak tesis edilen, "Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi"nin onaylanmasına ilişkin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının ve anılan Kurul kararının ekinde yer alan "Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi"nin, söz konusu Kurul kararının geri alınması veya değiştirilmesi için yapılan ... tarih ve ... sayılı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemlerde de hukuka uyarlık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemlerin, davacı şirket yönünden iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 06/05/2025 tarihinde, davacı vekilleri Av. ..., Av. ...'in ve davalı idarelerden Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu vekili Av.... ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı vekili Hukuk Müşaviri Av. ...'ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Erişim ve Tarifeler Dairesi Başkanlığı tarafından Haberleşme Genel Müdürlüğüne gönderilen "Azami Tarife Uygulamaları" konulu ... tarih ve E... sayılı yazıda; "Kurum ile Turkcell İletişim A.Ş. (Turkcell) ve Vodafone Telekomünikasyon A.Ş. (Vodafone) arasında imzalanan GSM-Pan Avrupa Mobil Telefon Sisteminin Kurulması ve İşletilmesi İle İlgili Lisans Verilmesine İlişkin İmtiyaz Sözleşmesi'nin "Tarife" başlıklı 13. maddesinde yer alan, "Kurum, GSM hizmeti için azami fiyatı, işletmecinin de görüşünü almak suretiyle, yurtdışında benzer hizmetler için uygulanan tarifeleri de dikkate alarak, ilgisine göre Türk Lirası ve ABD Doları olarak belirler ve onaylar. Azami fiyat, altı ayı geçmeyen uygun aralıklarla belirlenir... Tarifeler, azami fiyat sınırları içinde kalmak suretiyle işletmeci tarafından serbestçe belirlenir." hükmü ve ilgili diğer mevzuat hükümleri çerçevesinde, tüketici menfaatlerinin korunmasını teminen, mobil elektronik haberleşme hizmetlerine ilişkin olarak altı ayı geçmeyen uygun aralıklarla ilgili işletmecilerin uygulayacakları tarifelerde uyacakları azami ücretleri gösteren çizelgenin Kurumca yayımlandığı, Diğer taraftan, Kurum ile davacı şirket arasında imzalanan GSM 1800 Sayısal Hücresel Mobil Telefon Sistemi Kurulması ve İşletilmesi İle İlgili Lisans Verilmesine İlişkin İmtiyaz Sözleşmesinin "Tarife" başlıklı 13. maddesinin "İşletmeci, Kurum düzenlemelerine aykırı olmamak kaydıyla tarifelerini serbestçe belirleyebilir." şeklinde düzenlendiği, Kurum tarafından adı geçen işletmecinin de azami ücret tarifesine tabi olmasına karar verildiği, davacı şirket tarafından, azami ücret tarifesinin iptali istemiyle açılan davada Danıştay Onüçüncü Dairesinin 18/06/2014 tarih ve E:2010/2441, K:2014/2526 sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, iptal gerekçesinin, diğer mobil işletmecileri ile imzalanan İmtiyaz Sözleşmelerinden farklı olarak, davacı şirket ile imzalanan imtiyaz sözleşmesinde azami ücret düzenlemesine ilişkin açık bir hüküm bulunmamasına rağmen, davacı şirkete azami ücret tarifesine uyma yükümlülüğü getirilmiş olduğu, bu kapsamda iptal kararının gereğinin ifasını teminen ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile davacı şirketin azami ücret tarifesi düzenlemesinden muaf hale geldiği, Vodafone ve Turkcell'in iptal kararlarının kendilerine de uygulanmak suretiyle azami tarifeleri uygulama yükümlülüğünün kaldırılması istemiyle yaptıkları başvuruların reddine ilişkin Kurul kararlarının iptali istemiyle açılan davalarda davalı idare işlemlerinin iptaline karar verilmesi üzerine Vodafone'nun ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı, Turkcell'in ise ...tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile azami ücret tarifesine uyma yükümlülüğünden muaf hâle geldiği, bununla birlikte söz konusu iptal kararlarının Danıştay Onüçüncü Dairesi tarafından bozulmasına karar verildiği, yeniden yapılan yargılamalar neticesinde, anılan işletmecilerce imzalanan imtiyaz sözleşmelerinde azami tarife düzenlemesine ilişkin açık bir düzenleme bulunması nedeniyle davaların reddine karar verildiği, böylelikle Vodafone ve Turkcell'i azami tarife çizelgesine uyma yükümlülüğünden muaf hâle getiren hukuki gerekçenin ortadan kalktığı, bu kapsamda Vodafone ve Turkcell'in uyacakları azami tarife çizelgesine yönelik çalışmalar tamamlanmış olmakla birlikte, söz konusu çizelgeye TT Mobil'in uyma yükümlülüğünün bulunmaması gerekçesiyle İmtiyaz Sözleşmelerinin "Haksız rekabetin önlenmesi" başlıklı 10. maddesinde yer alan ve "Uygulanacak hukuk ve uyuşmazlıkların çözümü" başlıklı 51. maddesinde yer alan hükümler çerçevesinde Turkcell ve Vodafone tarafından tahkim yoluna gidilmesinin beklenildiği, Mobil elektronik haberleşme hizmetlerinden faydalanan bütün abonelerin korunabilmesi için azami tarife düzenlemesine her üç işletmecinin de uymasının önem arz ettiği, Genel Müdürlük tarafından, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi çerçevesinde, Turkcell ve Vodafone için tesis edilen yükümlülüğün, aynı koşullarda TT Mobil için de uygulanması yönünde alınacak bir kararın mobil haberleşme sektöründeki rekabetin tesisi ve tüketici haklarının korunmasına katkıda bulunabileceği gibi, Turkcell ve Vodafone'un tahkime gitme gerekçesini de ortadan kaldırabileceği, Bu itibarla, anılan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesi gereği TT Mobil'e de Turkcell ve Vodafone'un yükümlü olduğu azami tarife düzenlemesine uyma yükümlülüğünün getirilmesi ve davalı Kurumca Turkcell ve Vodafone için GSM imtiyaz sözleşmeleri kapsamında belirlenecek azami tarife çizelgesinin aynı koşullarda TT Mobil'e de uygulanabilmesi için davalı Kurum ve Genel Müdürlüğün görev ve sorumluluk alanları çerçevesinde eşgüdümlü bir şekilde işlem tesis edilmesinin değerlendirilmesi" hususu belirtilmiştir. Söz konusu yazı üzerine Haberleşme Genel Müdürlüğü'nün davaya konu ... tarih ve E.... sayılı işlemiyle, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun önerisi dikkate alınarak, mobil elektronik haberleşme hizmetlerinin serbest, adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamında sunulmasına katkı sağlamak amacıyla Turkcell ve Vodafone'un yükümlü olduğu azami ücret düzenlemesinin TT Mobil için de uygulanmasına "politika" olarak Bakanlıkça karar verilmiş olup, bu doğrultuda, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi gereğince, davalı Kurul tarafından onaylanacak olan "Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi"nin Turkcell ve Vodafone ile birlikte aynı koşullarda TT Mobil için de tavan ücret olarak tespit edilmesine ve uygulanmasına, uygulamaya ilişkin yeknesaklık sağlamak ve bürokratik işlemleri azaltmak amacıyla gerekli iş, işlem ve denetimlerin davalı Kurumca yürütülmesine karar verilmiştir. Bu karar uyarınca 01/10/2023 tarihinden itibaren geçerli olacak "Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi"nin onaylanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı alınmış ve söz konusu Kurul kararı ile eki Tarife bila tarih ve ... sayılı yazı ekinde davacıya gönderilmiş, davacı tarafından anılan Kurul kararına karşı yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine dava konusu işlemlerin davacı şirket bakımından iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: ESAS YÖNÜNDEN: İLGİLİ MEVZUAT: 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 4. maddesinde, her türlü elektronik haberleşme cihaz, sistem ve şebekelerinin kurulması ve işletilmesine müsaade edilmesi, gerekli frekans, numara, uydu pozisyonu ve benzeri kaynak tahsislerinin yapılması ile bunların düzenlenmesinin Devletin yetki ve sorumluluğu altında olduğu belirtilmiş, ilgili merciler tarafından elektronik haberleşme hizmetinin sunulmasında ve bu hususta yapılacak düzenlemelerde göz önüne alınacak ilkeler arasında "Serbest ve etkin rekabet ortamının sağlanması ve korunması", "Tüketici hak ve menfaatlerinin gözetilmesi", "Kalkınma planları ve üst politika metinleri ile Bakanlık tarafından belirlenen stratejilerin gözetilmesi" yer almış; "Kurumun Görev ve Yetkileri" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, "Elektronik haberleşme sektöründe; rekabeti tesis etmeye ve korumaya, rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı uygulamaların giderilmesine yönelik düzenlemeleri yapmak, bu amaçla ilgili pazarlarda etkin piyasa gücüne sahip işletmecilere ve gerekli hâllerde diğer işletmecilere yükümlülükler getirmek ve mevzuatın öngördüğü tedbirleri almak" Kurum'un görev ve yetkileri arasında sayılmış; "Rekabetin Sağlanması" başlıklı 7. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Kurum, yapacağı pazar analizleri sonucu ilgili pazarlarda etkin piyasa gücüne sahip işletmecileri belirleyebilir. Kurum, etkin rekabet ortamının sağlanması ve korunması amacıyla etkin piyasa gücüne sahip işletmecilere yükümlülükler getirebilir. Aynı ve/veya farklı pazarlarda etkin piyasa gücüne sahip olan işletmeciler arasında söz konusu yükümlülükler açısından farklılaştırma yapılabilir." kuralı yer almıştır. Aynı Kanun'un "Tarifelerin düzenlenmesi" başlıklı 13. maddesinde, "(1) Tarife; abonman ücreti, sabit ücret, konuşma ücreti, hat kirası ve benzeri değişik ücret kalemlerinden birisi veya birkaçı olarak tespit edilebilir. (2) Her türlü elektronik haberleşme hizmetinin sunulması karşılığında uygulanacak tarifeler aşağıdaki hükümlere tabidir: (a) İşletmeciler uygulayacakları tarifeleri, Kurum düzenlemelerine aykırı olmayacak şekilde serbestçe belirlerler. (b) İşletmecinin ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip olduğunun belirlenmesi hâlinde Kurum, tarifelerin onaylanması, izlenmesi ve denetlenmesine ilişkin yöntemleri ve tarifelerin alt ve üst sınırları ile bunların uygulama usul ve esaslarını belirleyebilir. c) .... (3) Bu maddenin uygulanması ile tarifelerin Kuruma sunulması, kamuoyuna duyurulması ve yayımlanması hususlarına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından belirlenir." kuralına yer verilmiştir. 01/11/2011 tarih ve 28102 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 31. maddesi ile yürürlükten kaldırılan 655 sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'nın görevinin, ulaştırma, denizcilik, haberleşme ve posta iş ve hizmetlerinin geliştirilmesi, kurulması, kurdurulması, işletilmesi ve işlettirilmesi hususlarında, ilgili kurum ve kuruluşlarla koordinasyon içerisinde, milli politika, strateji ve hedefleri belirlemek ve uygulamak, gerektiğinde güncellemek olduğu belirtilmiş; 13. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde, haberleşme ve posta hizmetlerini geliştirmek ve serbest, adil, sürdürülebilir bir rekabet ortamı sağlamak amacıyla sınırlı olmak üzere; bu hizmetlere ilişkin gerektiğinde taban ve tavan ücret tespit etmek ve uygulamasını denetlemek Haberleşme Genel Müdürlüğü'nün görevleri arasında yer almıştır. 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 474. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, ulaştırma, denizcilik, haberleşme ve posta iş ve hizmetleri ile Karadeniz ile Marmara Denizini birleştiren ve gemilerin seyrüseferine imkan veren Kanal İstanbul ve benzeri su yolu projelerinin geliştirilmesi, kurulması, kurdurulması, işletilmesi ve işlettirilmesi hususlarında, ilgili kurum ve kuruluşlarla koordinasyon içerisinde, milli politika, strateji ve hedeflerin belirlenmesi amacıya çalışmalar yapmak ve belirlenen hedefleri uygulamak; (d) bendinde ise, ulaştırma, denizcilik, haberleşme ve posta iş ve hizmetlerinin ekonomik, seri, elverişli, güvenli, kaliteli, çevreye kötü etkisi en az ve kamu yararını gözetecek tarzda serbest, adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamında sunulmasını sağlamak, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın görevleri arasında sayılmıştır. Anılan Kararname'nin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde, haberleşme ve posta hizmetlerini geliştirmek ve serbest, adil, sürdürülebilir bir rekabet ortamı sağlamak amacıyla sınırlı olmak üzere; bu hizmetlere ilişkin gerektiğinde taban ve tavan ücret tespit etmek ve uygulamasını denetlemek Haberleşme Genel Müdürlüğü'nün görevleri arasında yer almıştır. HUKUKÎ DEĞERLENDİRME: Dava konusu azami ücret tarifesinin davacı şirket bakımından hukuki dayanağının, dava konusu ... tarih ve E.... sayılı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğünün yazısı olduğu, bu yazıda; mobil elektronik haberleşme hizmetlerinin serbest, adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamında sunulmasına ve tüketici haklarının korunmasına katkı sağlamak amacıyla Turkcell ve Vodafone'un yükümlü olduğu azami ücret düzenlemesinin davacı şirket için de uygulanmasının politika olarak belirlendiğinin belirtildiği, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi kapsamında bu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır. Dairemizin 25/02/2019 tarih ve E:2018/3933 sayılı ara kararı ile, Pazar Analizi Yönetmeliği gereğince, uyuşmazlık konusu tarifenin ait olduğu pazara ilişkin olarak yapılan bir pazar analizinin bulunup bulunmadığı, yapılmışsa sonuçlarının neler olduğu, yapılmamışsa pazar analizi yapılmamasının nedenlerinin sorulmasına, söz konusu pazarda etkin piyasa gücüne sahip işletmecilerin belirlenip belirlenmediği, davacı şirketin "etkin piyasa gücüne sahip işletmeci" olup olmadığı hususunda bir belirleme yapılıp yapılmadığı, etkin piyasa gücüne sahip işletmeciler belirlenmedi ise bunun nedeninin sorulmasına karar verilmiş; davalı Kurum tarafından verilen cevapta, davalı idare ve Avrupa Birliği tarafından tanımlanmış uyuşmazlık konusu pazarın ait olduğu bir "ilgili pazar" tanımının bulunmadığı, davalı idare tarafından toptan seviyedeki mobil elektronik haberleşme hizmetlerine yönelik pazar analizleri yapıldığı, dava konusu mobil elektronik haberleşme hizmetleri bakımından azami ücret tarifesinin uygulandığı pazarın perakende düzeyde bir pazar olduğu, perakende düzeyde mobil elektronik haberleşme hizmetlerine ilişkin bir pazar analizi yapılmadığı ve etkin piyasa gücüne sahip işletmecinin belirlenmediği, pazar tanımlamalarında Avrupa Birliği düzenlemelerinin takip edildiği, ülkemizdeki perakende mobil elektronik haberleşme pazarındaki gibi ciddî rekabet aksaklıklarının bulunmadığı pazarlarda, pazar analizi yapıp güçlü bir düzenleyici müdahalede bulunmak yerine, ardıl düzenlemeler ile pazarda oluşan geçici rekabet aksaklıklarının çözümlenmesinin daha orantılı ve yerinde bir yaklaşım olduğu, mobil elektronik haberleşme hizmetleri azami ücret tarifesinin tespit edilen bir rekabet aksaklığının çözümünü öngörmediği, mobil elektronik haberleşme hizmetleri azami ücret tarifesinin pazar analizlerinden farklı fonksiyonları ve düzenleyici çerçevesi bulunduğundan, mobil elektronik haberleşme hizmetleri azami ücret tarifesinin pazar analizi düzenlemeleri kapsamında değerlendirilemeyeceği, Pazar Analizi Yönetmeliği'nin 1. maddesi uyarınca elektronik haberleşme sektöründe pazar analizlerinin ilgili pazarda etkin rekabetin tesisi ve korunması için tesis edildiği, mobil elektronik haberleşme hizmetleri azami ücret tarifesine ilişkin idari düzenlemelerin ilgili pazarda rekabet aksaklıklarının giderilmesi için değil, tüketici haklarının korunması ve tüketicinin uğrayacağı zararların bir derece asgariye indirilmesi için tesis edilen işlemler olduğu, azami tarife yükümlülüğünün idare ile mobil şebeke işletmecileri arasında imzalanan imtiyaz sözleşmeleri ve 5809 sayılı Kanun'un tüketicinin korunmasına ilişkin hükümleri ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca tüketici haklarını ve menfaatlerini korumaya yönelik olarak uygulanan bir yükümlülük olduğu, azami tarife düzenlemesi ile 5809 sayılı Kanun'un 13/2-b maddesinde yer verilen tarife düzenlemesinin korunan hukuki menfaat yönünden farklı olduğu, davacı şirkete mobil haberleşme hizmetleri azami ücret tarifesine uyma yükümlülüğünün getirilmesinin temel dayanağının 5809 sayılı Kanun'dan sonra yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi olduğu, bu maddede pazar analizi yapma ve ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip işletmeci tespit etme şartlarının bulunmadığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın dava konusu yazısı kapsamında Turkcell ve Vodafone'nin yanında davacı şirketin de mobil haberleşme hizmetleri azami ücret tarifesine tabi olmasına karar verildiği, söz konusu normların 5809 sayılı Kanun'un 13/2-b maddesinde yer alan norma göre fonksiyonlarının farklı olması nedeniyle daha özel nitelikte ve sonraki hüküm olduğu, azami tarife düzenlemesine Turkcell ve Vodafone'un yükümlü, davacı şirketin ise yükümlü olmadığı dönemde, davacı şirketin özellikle tüketicilerin pek de farkında olmadıkları paket aşım ücreti gibi kalemlerde ciddi artışlar yaptığı, önemli ölçüde gelir elde ettiğinin gözlemlendiği, mobil elektronik haberleşme hizmetlerinden faydalanan bütün abonelerin korunabilmesi için âzami tarife düzenlemesine her üç işletmecinin de uymasının önem arz ettiği ifade edilmiştir. Dava konusu işlemler tesis edilmeden önce mobil elektronik haberleşme hizmetleri azami ücret tarifesinin uygulandığı, pazar perakende düzeyde olduğu için bir pazar tanımlamasının yapılmadığı ve perakende seviyedeki bir pazarda abone sayısının en önemli belirleyici unsur olduğu gözetilerek etkin piyasa gücüne sahip işletmecinin tespit edilmediği; bununla birlikte, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğünün dava konusu yazısı gereğince hem tüketicilerin korunması hem de adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamının sağlanması açısından Turkcell ve Vodafone ile birlikte aynı şartlarda davacı şirket için de tavan ücretin tespit edilmesine ve uygulanmasına karar verildiği görülmektedir. Dava konusu işlemler hakkında değerlendirme yapılmadan önce, azami ücret tarifeleri ile ilgili süreçlerin incelenmesi gerekmektedir. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararıyla, Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi kapsamında konuşma ücretinin GSM'den PSTN'ye ve GSM'den GSM'ye (özel ve genel abonelik paketleri için) azami ücret seviyesinin 0,40-TL/dk. (KDV ve ÖİV dâhil) olarak değiştirilmesine, bu karar kapsamında belirlenen azami ücretlerin 01/04/2010 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere uygulanmasına karar verildiği, anılan kararın iptali istemiyle Avea İletişim Hizmetleri A.Ş. tarafından açılan davada, Dairemizin 18/06/2014 tarih ve E:2010/2441, K:2014/2526 sayılı kararıyla “söz konusu ücretlerin ilgili olduğu pazar tanımı Kurum tarafından yapılmadığından ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip bir işletmeci olmayan davacı şirketin tarifelerine üst sınır getirilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı” gerekçesiyle anılan kararın iptal edildiği, akabinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararıyla, ... tarih ve ... sayılı kararının birinci maddesi ile onaylanan Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi'ne “Danıştay Onüçüncü Dairesinin 18/06/2014 tarih ve E:2010/2441, K:2014/2526 sayılı kararı gereğince Avea İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin azami tarifelere uyma yükümlülüğü bulunmamaktadır.” hususunun eklenmesine karar verildiği görülmüş olup, bu tarihten sonra...tarih ve ... sayılı Kurul kararına kadar hazırlanan azami ücret tarifelerinin hepsinde aynı kurala yer verilmiştir. Vodafone ve Turkcell tarafından, davacı şirket hakkında verilen söz konusu iptal kararının, kendilerine de uygulanarak azami tarifelere uyma yükümlülüklerinin kaldırılması istemiyle davalı Kuruma başvuruda bulunulmuş, yapılan başvurunun Kurul kararlarıyla reddedilmesi ve bu Kurul kararlarına karşı açılan davada, Mahkemelerce dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmesi üzerine alınan Kurul kararları ile bu şirketler de azami tarife çizelgesine uyma yükümlülüğünden muaf hale gelmiş, bununla birlikte Mahkemelerin iptal kararlarının Dairemizce bozulmasına karar verilmiş, bozma kararları üzerine yapılan yargılamalar neticesinde anılan işletmecilerce imzalanan GSM-PAN Avrupa Mobil Telefon Sisteminin Kurulması ve İşletilmesi ile İlgili Lisans Verilmesine İlişkin İmtiyaz Sözleşmesi'nin "Tarife" başlıklı 13. maddesinde azami tarife düzenlemesine ilişkin açık bir düzenleme bulunması, dava konusu ücretlere ilişkin azami ücret tarifesine uyma yükümlülüğü kapsamında davacı şirket ile diğer şirketlerin statülerinin farklı olduğu gerekçesiyle davaların reddine karar verilmiştir. Bu kararlardan sonra, davalı Kurum tarafından "1 nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesi gereği TT Mobil'e de Turkcell ve Vodafone'un yükümlü olduğu azami tarife düzenlemesine uyma yükümlülüğünün getirilmesi ve davalı Kurumca Turkcell ve Vodafone için GSM imtiyaz sözleşmeleri kapsamında belirlenecek azami tarife çizelgesinin aynı koşullarda TT Mobil'e de uygulanabilmesi için davalı Kurum ve Genel Müdürlüğün görev ve sorumluluk alanları çerçevesinde eşgüdümlü bir şekilde işlem tesis edilmesinin değerlendirilmesi" gerekçesiyle davalı Bakanlığa ... tarih ve E... sayılı yazı gönderilmiş, dava konusu Bakanlık yazısında da, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi gereğince, Kurul tarafından onaylanacak olan "Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi"nin Turkcell ve Vodafone ile birlikte aynı koşullarda TT Mobil için de tavan ücret olarak tespit edilmesine ve uygulanmasına, uygulamaya ilişkin yeknesaklık sağlamak ve bürokratik işlemleri azaltmak amacıyla gerekli iş, işlem ve denetimlerin davalı Kurum tarafından yürütülmesine karar verilmiştir. Azami ücret tarifeleri ile ilgili süreçlerin incelenmesi sonucunda, mobil elektronik haberleşme azami ücret tarifesinin onaylanmasına ilişkin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararından önce davalı Kurum tarafından hazırlanan ve davacı şirketin yargı kararları neticesinde muaf tutulduğu azami ücret tarifelerinin Bakanlığın tavan ücret tespit ve uygulanması kararına dayanmadığı, dava konusu Kurul kararının ise Bakanlığın ... tarih ve ... sayılı kararı uyarınca tesis edildiği görülmüştür. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi incelendiğinde: Dava konusu işlem değerlendirilirken ilk olarak, 5809 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinin birlikte incelenmesi gerekmektedir. 5809 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile mobil elektronik haberleşme hizmetlerinde tarifelerin alt ve üst sınırlarını belirlemek konusunda Kuruma verilen yetki, işletmecinin ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip olduğunun belirlenmesi hâlinde mümkün olup, şartlı ve özel bir yetki niteliği taşımaktadır. 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi ile haberleşme hizmetlerini serbest, adil, sürdürülebilir bir rekabet ortamı sağlamak amacıyla sınırlı olmak üzere gerektiğinde taban ve tavan ücret tespit etmek konusunda Haberleşme Genel Müdürlüğüne verilen yetki ise sınırlı ve genel bir yetki niteliğindedir. Dolayısıyla mobil elektronik haberleşme hizmetlerinde azami ücret belirlenmesi konusunda Kurum'a verilen yetki ile Haberleşme Genel Müdürlüğüne verilen yetki birbirine karşıt olmayan, aksine birbirini tamamlayan yetkilerdir. Bir işletmecinin etkin piyasa gücüne sahip olduğu tespit edilmediği sürece, o işletmeciye imtiyaz sözleşmesindeki tarifeye ilişkin belirlenmiş kurallar dışında azami ücret tarifesi uygulanması mümkün değil iken, perakende düzeyde pazar niteliği taşıdığı için abone sayısının en önemli belirleyici unsur olduğu dikkate alınarak mobil haberleşme hizmetleri sektöründe işletmecilerden bir kısmının azami ücret tarifesine tabi, bir kısmının ise azami ücret tarifesinden muaf olmasının, serbest, adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamını bozucu etkiler ortaya çıkmasına yol açtığında ve bu durum tüketicilerin mağduriyetine neden olduğunda Bakanlığın sınırlı ve genel yetkisini kullanarak tavan ücret politikasını uygulaması mümkün bulunmaktadır. Bu itibarla, yapılan değerlendirmeler çerçevesinde mevzuatta belirtilen sınırlı amaçlar doğrultusunda tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ve eki "Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi"nin davacı şirkete dair kısmı ile davacı şirket tarafından yapılan ... tarih ve ... sayılı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem incelendiğinde: Dava konusu azami ücret tarifesinden önce davalı Kurum tarafından hazırlanan ve yargı kararları neticesinde davacı şirketin muaf tutulduğu azami ücret tarifelerinin Bakanlığın politika kararı olmadan tesis edildiği, dava konusu azami ücret tarifesinde ise yeni bir usul uygulanarak Bakanlığın aldığı politika kararı doğrultusunda davacı şirketin azami ücret tarifesine uymakla yükümlü tutulduğu, söz konusu politika kararının hukuka uygun olduğu görüldüğünden, yeni oluşan hukuki durum karşısında dava konusu Kurul kararı ve eki Tarife'de hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan, her ne kadar davacı şirket tarafından "imtiyaz sözleşmeleri ve yetkilendirme belgesine göre tarifelerini serbestçe belirleme hakkına sahip olduğu, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ve ilgili düzenlemelere göre tarifelerine üst sınır getirilmesinin ancak ve ancak kendilerinin etkin piyasa gücüne sahip olduğunun belirlenmesi hâlinde mümkün olduğu" iddia edilmiş ise de, 5809 sayılı Kanun'un 13. maddesinde yer verilen tarifenin üst sınırının belirlenebilmesi için aranan işletmecinin etkin piyasa gücüne sahip işletmeci olduğunun belirlenmesi şartının, Bakanlığın herhangi bir tavan ücret tespit ve uygulanması kararı olmadan işletmeciye yükümlülük getirileceği durumlar için geçerli olduğu, dava konusu işlemin ise 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi kapsamında alınan Bakanlığın tavan ücret tespit ve uygulanmasına ilişkin kararına istinaden tesis edildiği görülmektedir. Diğer taraftan, davacı tarafından, TL cinsinden fiyat üst sınırının belirlendiği mobil azami ücret tarifesi içerisinde maliyeti döviz cinsinden olan bir hizmetin bulunmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, bu nedenle "Yurt dışı Kısa Mesaj Servisi" ve "Yurt Dışını Arama Ücreti" kalemlerinin azami ücret tarifesinden çıkarılması veya ücretin yabancı para cinsinden belirlenmesinin gerektiği iddia edilmiş ise de, davalı Kurumun savunma dilekçesinde, 14/03/2023 tarihli Kurum e-postası ile mobil şebeke işletmecilerinin yurt dışını arama ve yurt dışı kısa mesaj servisine ilişkin taleplerinin değerlendirilmesi kapsamında, şirketlerinin yurt dışına doğru aramalar için ortalama çağrı sonlandırma maliyet bilgisinin talep edildiği, talep edilen bilgilerin TT Mobil tarafından 17/03/2023 tarihli e-posta, Turkcell tarafından 16/03/2023 tarihli e-posta, Vodafone tarafından 17/03/2023 tarihli e-posta ile Kuruma iletildiği, işletmecilerin ses ve SMS hizmetlerinden elde edilen gelirler üzerinden; %18 KDV, %10 ÖİV ödediği, ayrıca tüm gelirleri üzerinden toplam %20,35 oranında (%15 hazine payı, %5 TRx, %0,35 kurum masraflarına katkı payı) mali yükümlülükleri bulunduğu, uygulanmakta olan azami ücrette tüm bu vergiler ve mali yükümlülüklerin dahil olduğu, dolayısıyla işletmecilerin vergisiz ortalama maliyetlerini güncel azami ücretle karşılaştırabilmek için azami ücretten söz konusu mali yükümlülüklerin çıkarılmasının gerektiği, işletmeciler tarafından sunulan veriler Kurum tarafından incelendiğinde, mobil şebeke işletmecilerinin ortalama yurt dışı ses maliyetlerinin Azami Ücret Tarifesi'nde belirlenen ücretlerin altında kaldığının görülebildiği, mobil şebeke işletmecilerinin ortalama yurt dışı SMS maliyetlerinin ise Azami Ücret Tarifesi'nde yer alan ücretlere yakınsadığı ve toptan maliyet ile perakende gelir arasındaki marjın iyice daraldığının anlaşıldığı, ileri dönemlerde yurt dışı arama ve SMS hizmetlerinin ücretlerinde ilgili mevzuat gereği yapılabilecek azami artışın yapılması halinde toptan maliyet ile perakende gelir arasındaki marjın genişletilebileceği düşünülerek, dava konusu Kurul Kararı ilgili ücretlerin ilgili mevzuat gereği yapılabilecek azami artış yapıldığı, işletmeciler tarafından bazı ülkeler yönüne gönderilen SMS'lerin maliyet altında kaldığı ileri sürülse de gün sonunda ortalama maliyetlerin belirlenen ücretlerin çok altında kaldığı, bu sebeple işletmecilerin zarar etmeyeceği, davacının gerek halihazırda gerekse de geçmişte yurt dışı ses ve SMS hizmetlerine uyguladığı ücretler incelendiğinde, söz konusu ücretlerin Azami Ücret Tarifesi'nde belirtilen tutarların altında belirlendiği, örneğin, yürürlükteki Azami Ücret Tarifesi'ne göre 4,32-TL/adet'in altında ücretlendirilmesi gereken yurt dışı SMS ücreti 3,10-TL/adet olarak ücretlendirilmekte iken, 24,57-TL/dakika'nın altında ücretlendirilmesi gereken yurt dışı arama hizmeti arama yönüne göre 4,50-TL/dakika ile 19,00-TL/dakika arasında ücretlendirildiği, çeşitli nedenlerle davacı düşük olduğunu savunduğu Azami Ücret Tarifesi'nin oldukça altında bir seviyede tüketicileri ücretlendirdiği, davacının fiyat artışı yapabilecek marjı bulunmasına rağmen yapmamasının yürürlükteki Azami Ücret Tarifesi seviyesi dışında başka faktörlerin fiyat seviyesi tespitinde önem arz ettiği anlamına geldiği, her halükarda son kullanıcıların yurt dışı ses çağrılarında ve yurt dışı SMS ücretlerinde astronomik rakamlarla karşılaşmaması için belirli bir ücret seviyesinin belirlenmesinin önemi arz ettiği, ayrıca International Maritime Satellite Organization (INMARSAT) aramaları ve sahil telsiz aramalarının güncel Azami Ücret Tarifesi kapsamında yer almadığının beyan edildiği, buna göre davalı idarenin yurt dışını arama ve yurt dışı kısa mesaj servisi için ortalama çağrı sonlandırma maliyet bilgisinin üç mobil işletmeciden talep ederek, mobil elektronik haberleşme hizmetlerinde hem işletmeciler hem de tüketiciler yönünden bir değerlendirme yaparak ücretlerin belirlendiği anlaşıldığından, davacının iddiasına itibar edilmemiştir. Bu itibarla, Bakanlığın dava konusu işleminde hukuka aykırılık bulunmadığından, Bakanlık işlemine dayanılarak tesis edilen ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ve eki Tarife'nin davacı şirkete yönelik kısmı ile söz konusu Kurul kararının geri alınması veya değiştirilmesi için davacı şirket tarafından yapılan ... tarih ve ... sayılı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 06/05/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun (Kurum) bila tarih ve ... sayılı işlemiyle bildirilen, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararının ve anılan Kurul kararının ekinde yer alan "Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi"nin, anılan Kurul kararında belirtilen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin, söz konusu Kurul kararının geri alınması veya değiştirilmesi için yapılan ... tarih ve ... sayılı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin davacı şirket bakımından iptali istemiyle açılmıştır. 1- Dava konusu işlemin dayanağı 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinin Anayasal açıdan değerlendirilmesi; Anayasa'nın 104. maddesinin 17. fıkrasında, "Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilir. Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle dördüncü bölümde yer alan siyasi haklar ve ödevler Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenemez. Anayasada münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Kanunda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kanunlarda farklı hükümler bulunması halinde, kanun hükümleri uygulanır. Türkiye Büyük Millet Meclisinin aynı konuda kanun çıkarması durumunda, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükümsüz hale gelir" düzenlemesi yer almaktadır. Anayasa’nın 104. maddesinin 17. fıkrasının dördüncü cümlesinde yer alan “Kanunda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz.” kuralı gereğince, bir konu hakkında Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenleme yapılabilmesi için aynı konu hakkında daha önce kabul edilmiş bir kanun hükmünün bulunmaması gerekmektedir. 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun "Elektronik Haberleşme Sektöründe Yetkili Merciler ve Görevleri" başlıklı ikinci bölümü altında yer alan 5. maddesinde "Bakanlığın görev ve yetkileri"; 6. maddesinde "Kurumun görev ve yetkileri" sayılmış, 6. maddenin 1. fıkrasının (a) bendinde, "Elektronik haberleşme sektöründe; rekabeti tesis etmeye ve korumaya, rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı uygulamaların giderilmesine yönelik düzenlemeleri yapmak, bu amaçla ilgili pazarlarda etkin piyasa gücüne sahip işletmecilere ve gerekli hallerde diğer işletmecilere yükümlülükler getirmek ve mevzuatın öngördüğü tedbirleri almak." Kurumun görev ve yetkileri arasında sayılmış ve 7. maddesinde de, rekabetin tesisine yönelik tedbirleri alma görevi Kuruma verilmiştir. Kanun'un tarifeleri düzenleyen ikinci bölümü altında yer alan 13. maddesinde; "(1) Tarife; abonman ücreti, sabit ücret, konuşma ücreti, hat kirası ve benzeri değişik ücret kalemlerinden birisi veya birkaçı olarak tespit edilebilir. (2) Her türlü elektronik haberleşme hizmetinin sunulması karşılığında uygulanacak tarifeler aşağıdaki hükümlere tabidir: a) İşletmeciler, uygulayacakları tarifeleri, ilgili mevzuat ve Kurum düzenlemelerine aykırı olmayacak şekilde serbestçe belirlerler. b) İşletmecinin ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip olduğunun belirlenmesi halinde Kurum, tarifelerin onaylanması, izlenmesi ve denetlenmesine ilişkin yöntemleri ve tarifelerin alt ve üst sınırları ile bunların uygulama usul ve esaslarını belirleyebilir. c) İşletmecinin ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip olduğunun belirlenmesi halinde; Kurum, fiyat sıkıştırması, yıkıcı fiyatlandırma gibi rekabeti engelleyici tarifelerin önlenmesi için gerekli düzenlemeleri yapar ve uygulamaları denetler. (3) Bu maddenin uygulanması ile tarifelerin Kuruma sunulması, kamuoyuna duyurulması ve yayımlanması hususlarına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından belirlenir." kuralı yer almaktadır. Diğer yandan, 1 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde, "Haberleşme ve posta hizmetlerini geliştirmek ve serbest, adil, sürdürülebilir bir rekabet ortamı sağlamak amacıyla sınırlı olmak üzere; bu hizmetlere ilişkin gerektiğinde taban ve tavan ücret tespit etmek ve uygulamasını denetlemek" Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Elektronik haberleşme sektöründe yetkili mercilerden olan Bakanlık ve Kurumun görev ve yetkileri ve (tarifelerin alt ve üst sınırlarını belirleme dahil) tarifelerin belirlenmesine ilişkin hususlar 5809 sayılı Kanunda düzenlenmiş olmasına karşın, adil, sürdürülebilir bir rekabet ortamı sağlamak amacıyla ilgili hizmetlere ilişkin taban ve tavan ücret tespiti ayrıca Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenlenmiş ve 5809 sayılı Kanunun 13. maddesi uyarınca Kuruma ait olan tarifelerin alt ve üst sınırlarını belirleme görevi, CBK ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğüne verilmiştir. 1 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde yer alan düzenlemenin olmaması durumunda, Kurumun 5809 sayılı Kanunun 13. maddesi uyarınca, tarifelerin onaylanması, izlenmesi ve denetlenmesine ilişkin yöntemleri ve tarifelerin alt ve üst sınırları ile bunların uygulama usul ve esaslarını belirleyebileceği, diğer bir deyişle Kanun hükümlerinin uygulanacağı açıktır. Dolayısıyla kuralın kanunun açıkça düzenlediği bir konuya ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava konusu işlemlerin dayanağı olduğu ileri sürülen, 1 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde yer alan düzenlemenin, Kanunun açıkça düzenlediği bir konuya ilişkin olması nedeniyle Anayasa’nın 104. maddesinin 17. fıkrasının dördüncü cümlesine aykırılık teşkil ettiği sonucuna varıldığından iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması gerekmektedir. 2- Uyuşmazlığın, esasının incelenmesine gelince; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Erişim ve Tarifeler Dairesi Başkanlığının, Haberleşme Genel Müdürlüğüne gönderdiği "Azami Tarife Uygulamaları" konulu... tarih ve E... sayılı yazıda özetle; "Kurum ile Turkcell İletişim A.Ş. ve Vodafone Telekomünikasyon A.Ş. arasında imzalanan GSM-Pan Avrupa Mobil Telefon Sisteminin Kurulması ve İşletilmesi İle İlgili Lisans Verilmesine İlişkin İmtiyaz Sözleşmesinin "Tarife" başlıklı 13. maddesinde yer alan, "Kurum, GSM hizmeti için azami fiyatı, İşletmecinin de görüşünü almak suretiyle, yurtdışında benzer hizmetler için uygulanan tarifeleri de dikkate alarak, ilgisine göre Türk Lirası ve ABD Doları olarak belirler ve onaylar. Azami Fiyat, altı ayı geçmeyen uygun aralıklarla belirlenir... Tarifeler, azami fiyat sınırları içinde kalmak suretiyle İşletmeci tarafından serbestçe belirlenir..." hükmü ve ilgili diğer mevzuat hükümleri çerçevesinde, tüketici menfaatlerinin korunmasını teminen, mobil elektronik haberleşme hizmetlerine ilişkin olarak altı ayı geçmeyen uygun aralıklarla ilgili işletmecilerin (Turkcell İletişim AŞ. ve Vodafone Telekomünikasyon AŞ.) uygulayacakları tarifelerde uyacakları azami ücretleri gösteren çizelgenin Kurumca yayımlandığı; Diğer taraftan, Kurum ile TT Mobil İletişim Hizmetleri A.Ş. arasında imzalanan GSM 1800 Sayısal Hücresel Mobil Telefon Sistemi Kurulması ve İşletilmesi İle İlgili Lisans Verilmesine İlişkin İmtiyaz Sözleşmesinin "Tarife" başlıklı 13. maddesinin "İşletmeci, Kurum düzenlemelerine aykırı olmamak kaydıyla tarifelerini serbestçe belirleyebilir." şeklinde düzenlenmiş olmasına karşın, Kurum tarafından adı geçen işletmecinin de azami ücret tarifesine tabi olmasına karar verilmesi üzerine, TT Mobil İletişim Hizmetleri A.Ş.(davacı) tarafından, azami ücret tarifesinin iptali istemiyle açılan iptal davasında Danıştay Onüçüncü Dairesinin 18/06/2014 tarih ve E:2010/2441, K:2014/2526 sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verildiği; Diğer işletmecilerce imzalanan İmtiyaz Sözleşmelerinden farklı olarak, TT Mobil İletişim Hizmetleri A.Ş. ile imzalanan imtiyaz sözleşmesinde azami ücret düzenlemesine ilişkin açık bir hüküm bulunmaması nedeniyle, adı geçen işletmeciye azami ücret tarifesine uyma yükümlülüğü getirilemeyeceği yolundaki yargı kararı uyarınca TT Mobil İletişim Hizmetleri A.Ş. nin azami ücret tarifesinden muaf hale geldiği, bu arada Vodafone ve Turkcell'in, iptal kararlarının kendilerine de uygulanmak suretiyle azami tarifelere uygulama yükümlülüğünün kaldırılması istemiyle yaptıkları başvuruların reddine ilişkin Kurul Kararlarının iptali istemiyle açılan davaların reddine karar verilmesi sonucunda Turkcell ve Vodafone'un azami ücret tarifesine uyma yükümlülüklerinin devam ettiği, bu nedenle, Turkcell ve Vodafone tarafından tahkim yoluna gidilmesinin beklenildiği, mobil elektronik haberleşme hizmetlerinden faydalanan bütün abonelerin korunabilmesi için azami tarife düzenlemesine her üç işletmecinin de uymasının önem arz ettiği; Genel Müdürlükçe, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi kapsamında, Turkcell ve Vodafone için tesis edilen yükümlülüğün, aynı koşullarda TT Mobil için de uygulanması yönünde alınacak bir kararın mobil haberleşme sektöründeki rekabetin tesisi ve tüketici haklarının korunmasına katkıda bulunabileceği gibi Turkcell ve Vodafone'un tahkime gitme gerekçesini de ortadan kaldırabileceği; Bu itibarla, anılan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 483. maddesi hükmü gereği TT Mobil'e de Turkcell ve Vodafone'un yükümlü olduğu azami tarife düzenlemesine uyma yükümlülüğü getirilmesinin talep edildiği; Söz konusu yazı üzerine, Haberleşme Genel Müdürlüğünün davaya konu ... tarih ve E.... sayılı işlemiyle, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun önerisi dikkate alınarak, mobil elektronik haberleşme hizmetlerinin serbest, adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamında sunulmasına katkı sağlamak amacıyla Turkcell ve Vodafone'un yükümlü olduğu azami ücret düzenlemesinin TT Mobil için de uygulanmasına politika olarak Bakanlıkça karar verildiği yolunda işlem tesis edildiği; Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının "Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi"nin Turkcell ve Vodafone ile birlikte aynı koşullarda TT Mobil'e tavan ücret olarak tespit edilmesi ve uygulanması kararı sonrasında onaylanan ... sayılı Kurul Kararı ile, her üç işletmeciyi de kapsayan Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesinin yürürlüğe girmesine karar verildiği, ardından Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesinin Nisan ve Ekim aylarında olmak üzere, yılda iki defa gözden geçirilerek ilgili dönem Kurul Kararlarının tesis edildiği, 2021 yılı Ekim dönemi için ... tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ... sayılı Kurul kararı ve bilahare 2022 Nisan dönemi için 01 Nisan 2022 tarihinden geçerli olmak üzere dava konusu ... sayılı Kurul Kararının tesis edildiği anlaşılmıştır. 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun "Kurumun Görev ve Yetkileri" başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, "Elektronik haberleşme sektöründe; rekabeti tesis etmeye ve korumaya, rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı uygulamaların giderilmesine yönelik düzenlemeleri yapmak, bu amaçla ilgili pazarlarda etkin piyasa gücüne sahip işletmecilere ve gerekli hâllerde diğer işletmecilere yükümlülükler getirmek ve mevzuatın öngördüğü tedbirleri almak" Kurumun görev ve yetkileri arasında belirtilmiş; "Rekabetin Sağlanması" başlıklı 7. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Kurum, yapacağı pazar analizleri sonucu ilgili pazarlarda etkin piyasa gücüne sahip işletmecileri belirleyebilir. Kurum, etkin rekabet ortamının sağlanması ve korunması amacıyla etkin piyasa gücüne sahip işletmecilere yükümlülükler getirebilir. Aynı ve/veya farklı pazarlarda etkin piyasa gücüne sahip olan işletmeciler arasında söz konusu yükümlülükler açısından farklılaştırma yapılabilir" hükmü yer almıştır. Kanun'un "Tarifelerin düzenlenmesi" başlıklı 13. maddesinde; "(1) Tarife; abonman ücreti, sabit ücret, konuşma ücreti, hat kirası ve benzeri değişik ücret kalemlerinden birisi veya birkaçı olarak tespit edilebilir. (2) Her türlü elektronik haberleşme hizmetinin sunulması karşılığında uygulanacak tarifeler aşağıdaki hükümlere tabidir: a) İşletmeciler uygulayacakları tarifeleri, Kurum düzenlemelerine aykırı olmayacak şekilde serbestçe belirlerler. b) İşletmecinin ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip olduğunun belirlenmesi halinde Kurum, tarifelerin onaylanması, izlenmesi ve denetlenmesine ilişkin yöntemleri ve tarifelerin alt ve üst sınırları ile bunların uygulama usul ve esaslarını belirleyebilir. c) .... (3) Bu maddenin uygulanması ile tarifelerin Kuruma sunulması, kamuoyuna duyurulması ve yayımlanması hususlarına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından belirlenir." kuralına yer verilmiştir. Yukarıda aktarılan Kanun hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, elektronik haberleşme sektöründe, rekabeti tesis etmeye ve korumaya, rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı uygulamaların giderilmesine yönelik düzenlemeleri yapmak amacıyla ilgili pazarlarda etkin piyasa gücüne sahip işletmecilere ve gerekli hâllerde diğer işletmecilere yükümlülükler getirme görev ve yetkisi bulunan Kurumun, tarifeleri düzenleme yetkisinin bulunduğu; kural olarak işletmecilerin, uygulayacakları tarifeleri, ilgili mevzuat ve Kurum düzenlemelerine aykırı olmayacak şekilde serbestçe belirleyebileceği; ancak işletmecinin ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip olduğunun belirlenmesi hâlinde Kurumun, işletmecinin tarifelerinin alt ve üst sınırları ile bunların uygulama usul ve esaslarını belirleyebileceği; başka bir ifadeyle, Kurumun, sadece ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip işletmecilere tarife düzenlemelerine tabi olma yükümlülüğü kapsamında tarifelerin alt ve üst sınırlarını belirlemeye yetkili olduğu; Kurumun, ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip işletmeci olarak belirlenmeyen işletmecilerin tarifelerinin alt ve üst sınırını belirleme yetkisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 474. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, ulaştırma, denizcilik, haberleşme ve posta iş ve hizmetleri ile Karadeniz ile Marmara Denizini birleştiren ve gemilerin seyrüseferine imkan veren Kanal İstanbul ve benzeri su yolu projelerinin geliştirilmesi, kurulması, kurdurulması, işletilmesi ve işlettirilmesi hususlarında, ilgili kurum ve kuruluşlarla koordinasyon içerisinde, milli politika , strateji ve hedeflerin belirlenmesi amacıya çalışmalar yapmak ve belirlenen hedefleri uygulamak; (d) bendinde ise, ulaştırma, denizcilik, haberleşme ve posta iş ve hizmetlerinin ekonomik, seri, elverişli, güvenli, kaliteli, çevreye kötü etkisi en az ve kamu yararını gözetecek tarzda serbest, adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamında sunulmasını sağlamak, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının görevleri arasında sayılmıştır. 1 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesinde, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri düzenlenmiş olup, bu Kararanamenin 483. maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi ile anılan Genel Müdürlüğe verilen "haberleşme ve posta hizmetlerini geliştirmek ve serbest, adil, sürdürülebilir bir rekabet ortamı sağlamak amacıyla sınırlı olmak üzere; bu hizmetlere ilişkin gerektiğinde taban ve tavan ücret tespit etmek ve uygulamasını denetlemek." şeklindeki yetki, 5809 sayılı Yasanın 13. maddesinde yer alan kuralı ortadan kaldırıcı nitelikte değildir. Nitekim, 5809 sayılı Yasanın 13. maddesinde yer alan kural, özel ve uyuşmazlıkta doğrudan uygulanabilir nitelikte olup, Anayasanın 104. maddesinde, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kanunlarda farklı hükümler bulunması halinde, kanun hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmıştır. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuki güvenliği sağlayan, hukuk kurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargı denetimine açık olan devlettir. Hukuk devletinin temel ilkelerinden biri belirliliktir. Belirlilik ilkesi yalnızca yasal belirliliği değil daha geniş anlamda hukuki belirliliği de ifade etmektedir. Hukuki belirlilik ilkesinde asıl olan, bir hukuk normunun uygulanmasıyla ortaya çıkacak sonuçların o hukuk düzeninde öngörülebilir olmasıdır. 5809 sayılı Kanun'un 13. maddesinde, Kurumun; ancak, bir işletmecinin ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip olduğunun belirlenmesi halinde tarifenin üst sınırını belirleyebileceği açıkça belirtilmiş iken, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi'nin 483. maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendinde, Haberleşme Genel Müdürlüğüne haberleşme ve posta hizmetlerini geliştirmek ve serbest, adil, sürdürülebilir bir rekabet ortamı sağlamak amacıyla sınırlı olmak üzere; bu hizmetlere ilişkin gerektiğinde taban ve tavan ücret tespit etmek yetkisi verilmiştir. Başka bir deyişle, Kanun ve Cumhurbaşkanlığı kararnamesi'nin her ikisi de uygun rekabet ortamının sağlanması amacıyla ilgili hizmetlere ilişkin taban ve tavan fiyat belirleme yetkisini düzenlerken, Kanun ile bu görev ve yetki Kuruma, CBK ile ise, Bakanlık Haberleşme Genel Müdürlüğüne verilmiştir. Dolayısıyla, Genel Müdürlüğün bu yetkisini kullanırken 5809 sayılı Kanunda yer alan ilkeler kapsamında ve onlarla bağlı olarak işlem tesis etmesi gerekmektedir. Öte yandan, Kurum ile davacı şirket arasında imzalanan imtiyaz sözleşmesinin "Tarife" başlıklı 13. maddesinde, işletmecinin, Kurum düzenlemelerine aykırı olmamak kaydıyla tarifelerini serbestçe belirleyebileceği kuralına yer verilmiş olup, bu hüküm uyarınca da davacı şirketin azami ücret tarifesine tabi olma yükümlülüğü bulunmamaktadır. Bu nedenle, ilgili pazar tanımı yapılıp, davacı şirketin söz konusu pazarda etkin piyasa gücüne sahip işletmeci olarak belirlenmesi halinde ancak tarifelerine üst sınır getirilebileceği yolundaki 5809 sayılı Kanun'un 13. maddesindeki kurala uyulmaksızın Haberleşme Genel Müdürlüğünce tesis edilen dava konusu ... tarih ve ... sayılı işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından, hukuka aykırı işleme dayanılarak tesis edilen, "Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi"nin onaylanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı, söz konusu Kurul kararının geri alınması veya değiştirilmesi için yapılan ... tarih ve ... sayılı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemler de hukuki dayanaktan yoksundur. Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemlerin, davacı şirket yönünden iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. vergi //begin::Page Scripts var options = {}; $(document).ready(function() { options["separateWordSearch"] = false; options["accuracy"] = "complementary"; options["diacritics"] = false; $("#content").append(stringToHTML($("#hiddencontent").text())); var arananKelime = $("#hiddenArananKelime").text(); const kelimeListesi = arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k); // Virgüle göre ayır, boşlukları temizle // Aynı kelimenin büyük/küçük varyasyonlarını da ekle const tumKelimeler = kelimeListesi.flatMap(kelime => [ kelime, kelime.toLocaleUpperCase('tr-TR'), kelime.toLocaleLowerCase('tr-TR') ]); highlighter(tumKelimeler); // arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k).forEach(function(each) { // if (each != undefined && each != "") { // highlighter(each); // highlighter(each.toLocaleUpperCase('tr-TR')); // highlighter(each.toLocaleLowerCase('tr-TR')); // } // }); }); var highlighter = function(arananKelime) { try { highlight(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzyumusamasi(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzBenzesmesi(arananKelime); } catch (err) { } try { //cogulEki(arananKelime); } catch (err) { } try { //iyelikEki(arananKelime); } catch (err) { } }; var stringToHTML = function(str) { var parser = new DOMParser(); var doc = parser.parseFromString(str, 'text/html'); return doc.body; }; var highlight = function(text) { $(".context").mark(text, options); } var unsuzyumusamasi = function(arananKelime) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (lastChar === "p") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "b"); } if (lastChar === "ç") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "c"); } if (lastChar === "t") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "d"); } if (lastChar === "k") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "g"); highlight(ara + "ğ"); } } var unsuzBenzesmesi = function(arananKelime) { var sertSessiz = [ 'f', 's', 't', 'k', 'ç', 'ş', 'h', 'p' ]; var yumusakSessiz = [ 'ç', 't', 'k' ]; for (var i = 0; i < sertSessiz.length; i++) { let sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i]); while (sertSessizPosition !== -1) { for (var j = 0; j < yumusakSessiz.length; j++) { let yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j]); while (yumusakSessizPosition !== -1) { if (sertSessizPosition + 1 === yumusakSessizPosition) { highlight(arananKelime.substr(0, sertSessizPosition + 1)); } yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j], yumusakSessizPosition + 1); } } sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i], sertSessizPosition + 1); } } } var cogulEki = function(arananKelime) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (last3Char === "lar" || last3Char === "ler") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } var iyelikEki = function(arananKelime) { var iyelikEkleri = [ "ım", "im", "um", "üm", "ın", "in", "un", "ün", "ı", "i", "u", "ü", "mız", "miz", "muz", "müz", "nız", "niz", "nuz", "nüz", "ları", "leri" ]; if (arananKelime.length > 2) { var last2Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 2); if (iyelikEkleri.includes(last2Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 2); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 2) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (iyelikEkleri.includes(lastChar)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 3) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (iyelikEkleri.includes(last3Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 4) { var last4Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 4); if (iyelikEkleri.includes(last4Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 4); highlight(ara); } } } // begin:: Global Config(global config for global JS scripts) var KTAppSettings = { "breakpoints" : { "sm" : 576, "md" : 768, "lg" : 992, "xl" : 1200, "xxl" : 1200 }, "colors" : { "theme" : { "base" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#E5EAEE", "success" : "#1BC5BD", "info" : "#6993FF", "warning" : "#FFA800", "danger" : "#F64E60", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#212121" }, "light" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#ECF0F3", "success" : "#C9F7F5", "info" : "#E1E9FF", "warning" : "#FFF4DE", "danger" : "#FFE2E5", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#D6D6E0" }, "inverse" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#ffffff", "secondary" : "#212121", "success" : "#ffffff", "info" : "#ffffff", "warning" : "#ffffff", "danger" : "#ffffff", "light" : "#464E5F", "dark" : "#ffffff" } }, "gray" : { "gray-100" : "#F3F6F9", "gray-200" : "#ECF0F3", "gray-300" : "#E5EAEE", "gray-400" : "#D6D6E0", "gray-500" : "#B5B5C3", "gray-600" : "#80808F", "gray-700" : "#464E5F", "gray-800" : "#1B283F", "gray-900" : "#212121" } }, "font-family" : "Poppins" };