4. Ceza Dairesi 2024/11864 E. , 2025/2924 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/13623 değişik iş ŞÜPHELİLER : ..., ..., ... SUÇLAR : Hakaret, tehdit İNCELEME KONUSU KARAR: İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hakaret ve tehdit suçlarından şüpheliler ..., ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda,
**4. Ceza Dairesi 2024/11864 E. , 2025/2924 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/13623 değişik iş ŞÜPHELİLER : ..., ..., ... SUÇLAR : Hakaret, tehdit İNCELEME KONUSU KARAR: İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hakaret ve tehdit suçlarından şüpheliler ..., ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 14.10.2022 tarihli ve 2022/226925 soruşturma, 2022/144613 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 28.12.2022 tarihli ve 2022/13623 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.11.2024 gün ve 2024/111305 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamında, 15.06.2022 tarihinde, saat 17:15 sıralarında müşteki ... isimli şahsın, 06 ... 8193 plaka sayılı aracını servisten aldığı esnada, aracın geç tesliminden kaynaklı şüpheli servis çalışanları ile tartışma yaşadığı, şüphelilerin müştekiyi kolundan tutarak ''bin arabana s... git sen kimsin bizi tanımıyorsun burada tartışamazsın defol git seni buluruz'' şeklindeki sözlerle hakaret ve tehdit ettikten sonra müştekiyi kolundan tutarak zorla aracına bindirmeye çalıştıkları, müştekinin aracına bindiği esnada ise tekrardan ''defol git seni bulacağız'' şeklinde tehdit edildiğinden bahisle şikayetçi olması üzerine yapılan soruşturma sonucunda şüphelinin üzerine atılı suçları işlediğine dair kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil bulunmadığından bahisle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 14.10.2022 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Dosya kapsamında mevcut 29.06.2022 tarihli CD izleme tutanağında, kameranın ses kaydı yapmadığından bahisle tehdit ve hakaret olayına ilişkin somut bir delil elde edilemediğinin belirtildiği, müşteki vekilinin itiraz ve kanun yararına bozma dilekçelerinde kamera kaydının 16:22:15 zamanında şüphelilerin müştekiye 'bin arabana siktir git sen kimsin bizi tanımıyorsun burada tartışamazsın defol git seni buluruz'' şeklindeki sözlerin alenen duyulduğundan bahsetmesine karşılık anılan CD aslının temin edilerek bizzat dinlenilmesi ya da ek rapor alındıktan sonra sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun takdir ve tayin edilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 160/1. maddesinde; "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.", ikinci fıkrasında; "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.'', 170/2. maddesinde, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.", 172/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." hükümleri düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonraki “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173.maddesinde; “(3) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.” hükümleri yer almaktadır. Yukarıda yer verilen düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun “soruşturma” başlıklı 2. kitabında, Cumhuriyet savcısının suç soruşturmasına ilişkin süreci nasıl yürüteceği ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi durumunda, itirazı incelemekle görevli mahkemenin görevleri açık bir şekilde düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu çerçevede, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen hakimlik, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 5271 sayılı Kanun'un 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikayeti yoluyla soruşturma yaparak maddi gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hakimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Anılan maddeye göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnad edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkumiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdani kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir. 5271 sayılı Kanun'un 172/3. maddesinde ise; “Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın etkin soruşturma yapılmadan verildiğinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmesi veya bu karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi üzerine, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilmesi hâlinde yeniden soruşturma açılır.” denilmek suretiyle, etkin soruşturma yapılması zorunluluğu vurgulanmıştır. İncelenen dosyada; 29.06.2022 tarihli CD izleme tutanağında, kameranın ses kaydı yapmadığından bahisle tehdit ve hakaret olayına ilişkin somut bir delil elde edilemediğinin belirtildiği, şikayetçi vekilinin itiraz ve kanun yararına bozma dilekçelerinde kamera kaydının 16:22:15 zamanında şüphelilerin şikayetçiye 'bin arabana s... git sen kimsin bizi tanımıyorsun burada tartışamazsın defol git seni buluruz'' şeklindeki sözlerin alenen duyulduğundan bahsetmesine karşılık anılan CD aslının temin edilerek bizzat dinlenilmesi ya da ek rapor alındıktan sonra sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun takdir ve tayin edilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik merciince itirazın kabulüne karar verilmesi yerine reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ankara 5.Sulh Ceza Hâkimliği'nin 28.12.2022 tarihli ve 2022/13623 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. Aynı Kanun'un 309/4-a maddesi gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2025 tarihinde karar verildi.