11. Hukuk Dairesi 2011/3780 E. , 2012/10186 K. "" MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/12/2010 tarih ve 2010/55-2010/267 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe,…
**11. Hukuk Dairesi 2011/3780 E. , 2012/10186 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/12/2010 tarih ve 2010/55-2010/267 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin Ankara’da kurulu bulunan Armada isimli alışveriş merkezini işlettiği bu ibareyi içeren tescilli markalara sahip olduğunu, davalı şirketin ise “Armada City” ibaresini kullanmakta olduğunu öğrendiklerini, davalıya gönderdikleri ihtarnameye rağmen davalının bu duruma son vermediğini, davalının eylemini internet alan adı alarak da devam ettirdiğini ileri sürerek, davalının eylemlerinin müvekkilinin tescilli markasına tecavüz ve haksız bir rekabet yarattığının tespitine, bu durumun önlenmesine, www.armadacity.com ibareli alan adı tahsisinin iptaline, kullanımına son verilmesine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın zaman aşımına uğradığını, davacı tarafından kullanılan Armada ibaresinin birçok firma adına tescilli olduğunu, müvekkilinin Tekirdağ ili Çorlu ilçesi sınırlarında konut projesi gerçekleştirdiğini, davacının marka ve logosu ile müvekkili tarafından kullanılan işaretin benzer olmadığını, müvekkilinin alışveriş merkezi işletmediğini, Ankara’daki bir alışveriş merkezi ile Çorlu’daki konut imalinin halk nezdinde karıştırılmasının mümkün olmadığını, davacının konut imali sektöründe yer alan hizmetleri içeren bir marka tescilinin bulunmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.