T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/1684 KARAR NO : 2025/1015 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/04/2021 ESAS NO : 2020/189 KARAR NO : 2021/384 KARAR TARİHİ : 24/09/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Bakırköy 15. İcra…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/1684 KARAR NO : 2025/1015 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/04/2021 ESAS NO : 2020/189 KARAR NO : 2021/384 KARAR TARİHİ : 24/09/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Bakırköy 15. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılarak kesinleştiğini, müvekkilinin borcu olmadığı halde haksız olarak ödeme alındığını, davalı kooperatif kira aidatı alacağına ilişkin olarak 2005 yılı Ağustos ayından 2016 yılı Aralık ayına kadar olan kira aidatlarının takip ile talep edildiğini, kira aidatlarının genel zamanaşımı süresine tabi olup 16.01.2012 tarihinden öncesine ait alacakların zamanaşımına uğradığını, davalı tarafından Bakırköy 17. İcra Dairesi'nin ...E. sayılı dosyası ile yeniden ilamsız icra takibi başlatılarak bu takipte 2016 Eylül ayından itibaren kira aidatlarını talep edildiğini, ikinci kez açılan takiple birlikte 2016 yılının Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık ayına ilişkin aidatların tekrar talep edilerek mükerrer tahsilat yapılmaya çalışıldığını, müvekkilinin Bakırköy 17. İcra Dairesi'nin ...E. sayılı dosyasına istinaden 20.01.2017 tarihinde 1.000,00 TL, 27.02.2017 tarihinde 4.600,00 TL, 08.08.2017 tarihinde 750,00 TL, 24.10.2017 tarihinde 500,00 TL, 20.06.2018 tarihinde 2.068,00 TL, 25.06.2018 tarihinde 800,00 TL, toplamda 9.718,00 TL ödeme yaptığını ancak Bakırköy 15. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası açılmış olan takibin halen devam ettiğini, müvekkilinin yalnızca 16.01.2012 tarihinden önceki döneme ait olan ve zamanaşımına uğrayan alacaklara ilişkin ödeme yapmadığını belirterek müvekkilinden haksız olarak alınan ödemenin, ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte iadesini, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun kalmadığının tespitini, kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, Bakırköy 15. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile haksız olarak başlatılan icra takibinin iptalini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından yapılan tüm ödemelerin 2017-2018 yıllarında yapıldığını, bir yıllık hak düşürücü süre sona erdiğinden davanın reddinin gerektiğini, davacının ödemeleri icra takibine karşı itiraz süresi sona ermeden önce ödeme yapmaya başlayarak rizai olarak yapmış olmakla istirdat davasının şartları oluşmadığını, davacı ödeme emrine süresi içinde itiraz ederek takibi durdurabilecekken cebri icra tehdidi altında dahi değilken ödemeler yapmış olduğundan menfi tespit davası açmasında da hukuki yarar bulunmadığını, ödeme emrine itiraz etmemiş olan borçlu, takip konusu alacağın takip talebinden önce zamanaşımına uğramış olduğunu bildirerek bir menfi tespit ve istirdat davası açamayacağını, aidat bedelleri davacı yanın iddia ettiği gibi kira aidatı alacağına ilişkin olmayıp Kooperatif üyeliğinden kaynaklanan ve üyelere sağlanan hizmetlere ilişkin işletme aidat bedelleri olduğunu, Yargıtayın yerleşik içtihatlarında da kabul edildiği üzere üye ile kooperatif arasındaki ortaklık ilişkisi devam ettiği sürece aidat borcu açısından zamanaşımı işlemeyeceğini, mükerrer tahsilat yapılmaya çalışıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığının, ödemelerin dava dilekçesinde beyan edilen şekilde yapılmadığını savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı davalı kooperatifin müvekkili aleyhine Bakırköy 15. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile kira alacağına istinaden takip başlattığını, takibin kesinleştiğini ve ödemek zorunda kaldıkları miktarın iadesi talebi ile iş bu davayı açmış olup, bu aidatların zamanaşımına uğradığı sabit olup borçlunun zamanaşımı def'ine takibe itiraz aşamasında dayanmamış olması, bundan vazgeçtiği anlamına gelir ve takip öncesi dönemde borcun zamanaşımına uğramış olduğunu bildirerek menfi tespit ve istirdat davası açılamayacağı gerekçesiyle AÇILAN DAVANIN REDDİNE, Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesini tekrar ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE Dava, davacı tarafından icra tehdidi altında ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir.Davaya konu Bakırköy 15. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının ...Tekstil İmalat Ve Satıcıları Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi, borçlunun ise ... olduğu, 5.904,00 TL asıl alacak ve 4.876,92 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.027,08 TL üzerinden 16.01.2017 tarihinde başlatılan icra takibinde kira aidatları borcun sebebine dayanıldığı, ödeme emrinin takip borçlusuna tebliğ edildiği, takibin kesinleştiği anlaşılmıştır.Dava dilekçesinde dava değeri 9.718,00 TL gösterilerek bu bedel üzerinden harç yatırıldığı, yine dava dilekçesinde davacı tarafça davalı kooperatife 20.01.2017 tarihinde 1.000,00 TL, 27.02.2017 tarihinde 4.600,00 TL, 08.08.2017 tarihinde 750,00 TL, 24.10.2017 tarihinde 500,00 TL, 20.06.2018 tarihinde 2.068,00 TL, 25.06.2018 tarihinde 800,00 TL olmak üzere toplamda 9.718,00 TL ödeme yapıldığının belirtilmesi nedeniyle netice ve talep kısmında belirtilen haksız olarak alınan ödemenin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte iadesi talebine konu miktar belirtilmemiş ve Mahkemecede HMK'nın 31. maddesi uyarınca davacı vekilince açıklama istenilmemiş ise de, dava konusu edilen miktarın tamamı olan 9.718,00 TL'nin zamanaşımı uğramış olması ile sonraki tarihli takip ile mükerrer olarak talep edilmiş olması iddialarına dayalı olarak istirdatının talep edildiği anlaşılmıştır.Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 17.12.2019 tarih ve 2019/3189 E., 2019/10221 K. sayılı ilamı:"...Davacının istirdat istemi yönünden ise; davacı vekili 21/06/2018 tarihinde, yaptıkları ödemelerin Vakfın alacağından daha fazla olduğunu beyanla yapılan fazla ödemeler için istirdat talep ettiklerini beyan etmiştir. Davacı tarafından yapılan 38.804 USD ödeme, açıklamada davaya konu icra takip dosyaları gösterilmek suretiyle yapılmış olup istirdat davasına konu olması için icra takip dosyasına ödenmesi zorunlu değildir. Öte yandan, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72/7. maddesinde; "Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir" hükmü düzenlenmiştir. Bu hüküm uyarınca; bir yıllık hak düşürücü sürenin başlayabilmesi için borcun tamamının ödenmesi gerekir. Takip konusu borcun tamamının ödenmediği anlaşıldığına göre, hak düşürücü süre işlemeye başlamadığından davacının istirdat isteminin yazılı şekilde (bir yıllık süre içerisinde yapılmadığından bahisle) reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir."şeklindedir.Somut olayda, Bakırköy 15. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası nedeniyle yapılan ödemelerin icra dosyasının tamamına ilişkin olmadığı, icra dosyasının da bu nedenle infazen kapatılmadığı anlaşılmakla İİK'nın 72/7. maddesi uyarınca 1 yıllık hak düşürücü sürenin davaya konu istirdatı istenilen bedel yönünden uygulanabilir olmadığı anlaşılmıştır.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Borçlanılmamış edimin ifası başlıklı 78. Maddesinin 2. fıkrası:"Zamanaşımına uğramış bir borcun ifasından veya ahlaki bir ödevin yerine getirilmiş olmasından kaynaklanan zenginleşmeler geri istenemez." şeklindedir.Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 09.06.2022 tarih ve 2022/3809 E., 2022/5646 K. sayılı ilamı:"...Ödeme emrine itiraz etmemiş (böylece zamanaşımını ileri sürmemiş) olan borçlu, takip konusu alacağın takip talebinden önceki dönemde zamanaşımına uğramış olduğunu bildirerek menfi tespit davası açamaz. (Prof. Dr. Baki Kuru, Menfi Tesbit Davası ve İstirdat Davası, Ankara, 2003, Sh 40) Borçlunun zamanaşımı def'ine takibe itiraz aşamasında dayanmamış olması, bundan vazgeçtiği anlamına gelir ve takip öncesi dönemde borcun zamanaşımına uğramış olduğunu bildirerek menfi tespit davası açamaz. (YHGK'nın 15.04.1972 tarih ve 265 E., 242 K; 11. HD'nin 07.07.1975 tarih ve 2912 E., 4679 K; 21.12.1979 tarih ve 5603 E., 5827 K; 15. HD'nin 21.05.1993 tarih ve 3966 E., 2466 K; 20.03.2000 tarih ve 68 E., 1964 K. sayılı ilamları bu yöndedir.)Ödeme emrine itiraz ederken takip konusu alacağın zamanaşımına uğradığını ileri sürmeyen veya ödeme emrine süresi içerisinde hiçbir itirazda bulunmayarak ödeme emrinin kesinleşmesine sebebiyet veren borçlu, takip konusu alacağın, alacaklının takip talebinden önceki bir tarihte zamanaşımına uğradığından söz ederek menfi tespit davası açamaz. Takip konusu alacağın takibin kesinleşmesinden sonra zamanaşımına uğramış olması halinde borçlu, İİK'nın 71, 33-a ve 33. maddeleri uyarınca zamanaşımını ileri sürebilir.(Prof. Dr. Timuçin Muşul, İcra ve İflas Hukukunda Menfi Tespit ve İstirdat Davaları, Ankara, 2014, Sh 149)Borçlunun "borcun zamanaşımına uğradığının" tespiti için menfi tespit davası açmasında hukuki menfaatinin bulunmadığı kabul edilmektedir. Nitekim, borcun alacaklı tarafından icra takibine veya itirazın iptali ya da alacak davasına konu edilmesi halinde borçlunun zamanaşımı itirazını ödeme emrine itiraz süresi içerisinde veya ilk itiraz süresi içerisinde pekâlâ yapabileceğinden böyle bir durum söz konusu değilken açılan menfi tespit davasında da borcun zamanaşımına uğradığının ileri sürülmesinde hukuki yarar da bulunmamaktadır (bkz. Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı, s.308; Mahmut Coşkun, İtirazın İptali, Menfi Tespit ve İstirdat, Tasarrufun İptali Davaları, s.595). Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, mahkemece; takip konusu alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın kabulü hatalı olmuşsa da..."şeklindedir.Somut olayda, davacı taraf 9.718,00 TL ödeme konusu aidat alacaklarının zamanaşımı uğramış olmasına dayanarak istirdatını talep etmiş ise de, iş bu davada bu nedenle davalı kooperatife borçlu olmadığına ilişkin menfi tespit talep edilemeyeceği, ayrıca 6098 sayılı TBK'nın 78/2. maddesi uyarınca zamanaşımına uğramış borçlar sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca dahi geri istenemeyecek olup davacı istirdat talebi de bu anlamda yerinde değildir. Ayrıca davacı tarafça dava konusu edilen Bakırköy 15. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasından sonra başlatılan Bakırköy 17. İcra Dairesi'nin ...E. sayılı dosyası ile bazı aylara ait aidatların mükerrer istenildiği ileri sürülmüş ise de, sonraki tarihli başlatılan Bakırköy 17. İcra Dairesi'nin ...E. sayılı dosyası dosyasının dava dilekçesi ile dava konusu edilmediği davadaki taleplerin Bakırköy 15. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasına ilişkin olduğu, sonraki tarihli takip nedeniyle mükerrer tahsilat iddiasının ilgili sonraki takip nedeniyle açılacak davada ileri sürülüp tartışılabileceği kanaatine varılmakla davanın reddine dair kararın isabetli olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir.Açıklanan sebeplerle; incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvurma harcının Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL'nin istinaf eden davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.24/09/2025