6. Ceza Dairesi 2025/445 E. , 2025/2225 K. "İçtihat Metni" İ T İ R A Z MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/873 E., 2022/306 K. SUÇ : Nitelikli hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR: Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 05/12/2022 tarihli ve 2022/6760 Esas, 2022/16847 Karar sayılı kararı. İTİRAZ EDEN: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 05.12.2022 tarihli kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, sanık lehine yapılan
**6. Ceza Dairesi 2025/445 E. , 2025/2225 K.** **"İçtihat Metni"** İ T İ R A Z MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/873 E., 2022/306 K. SUÇ : Nitelikli hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR: Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 05/12/2022 tarihli ve 2022/6760 Esas, 2022/16847 Karar sayılı kararı. İTİRAZ EDEN: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 05.12.2022 tarihli kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, sanık lehine yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ A. İtiraz Sebepleri Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Dairemiz onama kararına karşı " yüklenen suçun alt sınırı itibarıyla Kanunun zorunlu müdafiliği kabul ettiği nitelikli hırsızlık suçundan yapılan yargılamada, CMK’nın 188. maddesinin birinci fıkrası gereğince sanık müdafisinin duruşmaların yapıldığı sırada hazır bulunması zorunlu ise de daha sonradan 676 sayılı KHK ile yapılan değişiklikle karar tarihinde sanık müdafisinin mazeretsiz olarak duruşmaya gelmemesi veya duruşmayı terk etmesi hâlinin bu zorunluluğun istisnası olarak düzenlendiği, somut olayda ise sanık müdafisinin mazeretsiz olarak duruşmaya gelmemesi veya duruşmayı terk etmesi hâli söz konusu olmayıp karar oturumuna hiç katılmadığı, bu haliyle CMK’nın 216. maddesi uyarınca da sanık müdafisinin yokluğunda hükmün açıklanamayacağı, duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken sanık müdafisinin yokluğunda, yeni bir müdafi görevlendirilmeden ya da müdafi temini için oturum ertelenmeden yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmasının savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde bulunduğu ve bu durumun 5271 sayılı CMK'nın 289/1-e maddesi uyarınca hukuka kesin aykırılık hâllerinden biri olduğunun gözetilmemesi sebebiyle sanığın savunma hakkının kısıtlandığı sonucuna varılmıştır." gerekçesi ile itiraz edilmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanık hakkında bozma sonrası yapılan yargılama sanığa OCAS marifetiyle 27.05.2021 tarihinde Av. ...'ın atandığı, sanık müdafiinin karar celsesi olan 26.04.2021 tarihinde sunmuş olduğu dilekçe ile özetle duruşmanın saatinde alınmadığını, başkaca süreli işleri olduğundan mesleki mazeret sunduğu, savunma dilekçesini UYAP ortamına yüklediği ve bu dilekçe uyarınca yokluğunda hükmün açıklanmasına muvafakat ettiğini bildirdiği görülmüştür. Mahkeme söz konusu mazaret dilekçesini kabul etmiş, sanık müdafiinin yokluğunda duruşmaya devam ederek hükmünü açıklamıştır. 694 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve 7078 sayılı Kanun'un 148. Maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 216/3. maddesine göre"Hükümden önce son söz, hazır bulunan sanığa verilir. Bu aşamada zorunlu müdafiin hazır bulunmaması hükmün açıklanmasına engel teşkil etmez. " hükmü ve gerekçesi incelendiğinde, yargılama sırasında sanığın sorgusu ve esas hakkındaki savunmasının zorunlu müdafii huzurunda alınması ve ve bütün usul işlemlerinin bu şekilde tamamlanması gerekir. Eğer hüküm duruşmasında esasa etkili bir usul işlemi yapılmamış ise, zorunlu müdafii bulunmaksızın son söz sanığa verilerek yargılama bitirilebilir. Söz konusu dosyada sanık müdafiinin mazeret dilekçesi sunduğu karar celsesinde, herhangi bir usule etkili esas işlemi yapılmadığı, esas hakkındaki mütalaaya karşı önceki celselerde zorunlu müdafii huzurunda savunma yapıldığı görülmekle, 5271 sayılı Kanun'un 216/.3. maddesi uyarınca bitirilen yargılamada, sanığın savunma hakkının kısıtlanmadığı anlaşılmış, Dairemizin onama kararında itiraz sebepleri yönünden bir hukuka aykırılık görülmemiştir. II.KARAR Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE, 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 05.12.2022 tarihli ve 2022/6760 Esas, 2022/16847 Karar sayılı kararı onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 25.02.2025 tarihinde karar verildi.