7. Hukuk Dairesi 2025/5323 E. , 2026/567 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/62 E., 2025/111 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Dava…
7. Hukuk Dairesi 2025/5323 E. , 2026/567 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/62 E., 2025/111 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin maliki olduğu 3288 parsel sayılı taşınmazın yola bağlantısının bulunmadığını ileri sürerek; bu nedenle taşınmazı lehine davalılara ait 2016, 2017, 2024, 3275, 32 76... parsel sayılı taşınmazlardan geçit hakkı tesis edilmesini talep etmiştir. 2. İlk bozma sonrası birleştirilen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde; 4697 parsel sayılı taşınmaz lehine davalılara ait 3725, 46 65... parsel sayılı taşınmazlar aleyhine geçit hakkı kurulmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalılardan ... ve ... yargılama aşamasındaki beyanlarında davanın reddini savunmuşlardır. III. MAHKEME KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; “davanın kabulüne” karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ..., ... ve ... ortak vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince: "Mahkemece en uygun alternatif olarak değerlendirilen güzergah üzerinde dere yatağının olduğu, dere yatakları kural olarak devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerdendir ve bu özelliği itibariyle de kamu malı niteliğini taşımaktadır. Kamu malı olan bir yerin kişilerin özel kullanımına terki olanaklı değildir. Dere yatakları tescil harici yerler arasında bulunduğundan Türk Medeni Kanunu'nun 748/3. madde hükmü uyarınca tapu kaydının beyanlar hanesine şerh edilmesi mümkün değildir. Aynı zamanda geçit güzergahının dere yatağından geçirilerek kurulmuş olması geçit yerlerinin kesintisiz olarak genel yola bağlanmasını amaçlayan ‘Kesintisizlik ilkesine’ de aykırılık oluşturmaktadır. Geçit davalarında amaç yol ihtiyacı bulunan bir taşınmazın genel yola ulaşımını kesintisiz olarak sağlamaktır. Davacı parselinden ana yola ulaşmak için başka alternatifler değerlendirilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir'' gerekçesiyle karar bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; “asıl davanın ve birleştirilen davanın kabulüne” karar verilmiş, karara karşı 46 65... parsel maliki davalılar ..., ... ve ... ortak vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. Dairemizce;“Mahkemece kurulan geçit yeri paftasına işaretlenerek Karayolları Genel Müdürlüğüne gönderilmeli, çıkışın karayolu bağlantısı nedeniyle gerek ilgili mevzuat ve gerekse can güvenliği açısından tehlike oluşturup, oluşturmadığı veya davacının katlanabileceği boyuttaki harcama ile varsa sakıncalarının giderilip giderilemeyeceği ve bunun için ne yapılması gerektiği sorulmalı; karayoluna çıkış engeli bulunduğu saptanırsa ve bunun giderilme olanağı da yok ise diğer alternatifler üzerinde durulmalı, bu da mümkün değilse davanın reddedilmesi gerekir. Bu ilkeler ışığında somut olaya gelince; asıl ve birleştirilen dosya davacıları erişim kontrollü karayoluna geçit cepheli eski 2014, yeni 4659 ve eski 2016, yeni 4665 parsel sayılı davalılara ait taşınmazlar aleyhine geçit isteğinde bulunmuştur. Bu durumda kurulan geçit yeri paftasına işaretlenerek Karayolları Genel Müdürlüğüne gönderilerek çıkışın karayolu bağlantısı nedeniyle gerek ilgili mevzuat ve gerekse can güvenliği açısından tehlike oluşturup oluşturmadığı veya davacıların katlanabileceği boyuttaki harcama ile varsa sakıncalarının giderilip giderilemeyeceği ve bunun için ne yapılması gerektiği de sorularak karayoluna çıkış engeli bulunduğu saptanırsa ve bunun giderilme olanağı da yoksa başka alternatifler üzerinde durulmalı, neticesine göre asıl ve birleştirilen davalarda bir karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan bu hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir” gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; “her ne kadar bozma öncesi yargılama sonucu verilen karar, dere yatağından geçit hakkı verilemeyeceği gerekçesiyle Yargıtay tarafından bozulmuş ise de yargılama sırasında geçit hakkı kurulan yolun değiştiği, yapılan keşifler ile en uygun güzergahın ve güncel bedelinin belirlendiği, karayoluna geçit hakkı kurulacak olması ve güzergah üzerinde dereyatağı bulunması sebebiyle ilgili kurumlara müzekkere yazılarak kurumların muvafakatlerinin alındığı, dere yatağından geçirilecek olan geçit hakkı kurulması için ayrıca keşif icra edilerek yapılması gereken köprünün projesi bilirkişiye hazırlattırılarak kurumdan muvafakatinin alındığı, karar tarihine yakın tarihli bilirkişiler tarafından belirlenmiş olan rakamın hakkaniyete uygun ve taşınmazların güncel değerini gösterdiğinin anlaşıldığı, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarından davacıların maliki bulundukları taşınmazlarına ulaşabilecekleri bir kadastro yolunun bulunmadığı ve bu nedenle davacıların mutlak geçit hakkı ihtiyacının bulunduğu, bu taşınmazlar için en yakın ve en uygun taşınmazlar üzerinden yol güzergahı belirlenmesi gerektiği, davacıların talebinin 4721 sayılı Kanunun 747. maddesi kapsamında kaldığı, yapılan keşifler ve alınan raporlar ile güzergahların karar tarihine yakın güncel bedellerinin bilirkişi raporları ile belirlendiği, belirlenen geçit hakkı bedelinin davacılarca mahkememiz veznesine depo edildiği, davacıların talebinin, 747. madde kapsamındaki yasal şartları haiz bulunduğu, dava açmakta haklı oldukları ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu belirterek bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrasının atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birisinin varlığı halinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bir kısım davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.