İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/10/2025 Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin çeşitli tarihlerde davalıya taşıma hizmeti verdiğini, "...-2" konteyner numaralı yüklerin 06/08/2020 tarihinde Mersin Limanı'na "..O23073" özet beyan numarasıyla vardığını, davalının yükleri limandan çekmediğinden müvekkilinin demuraj ve liman ardiye bedeli…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1340 KARAR NO : 2025/1694 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/03/2022 NUMARASI : 2021/269 2022/252 DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 24/03/2021 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/10/2025 Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin çeşitli tarihlerde davalıya taşıma hizmeti verdiğini, "...-2" konteyner numaralı yüklerin 06/08/2020 tarihinde Mersin Limanı'na "..O23073" özet beyan numarasıyla vardığını, davalının yükleri limandan çekmediğinden müvekkilinin demuraj ve liman ardiye bedeli ödemek zorunda kaldığını, bu durumun davalıya sözlü olarak, e-posta yoluyla ve 08/10/2020 tarihli ihtarla bildirildiğini; bu kapsamda davalıdan 09/09/2020 tarihli 794,50-Euro, 06/08/2020 tarihli 2.250-Euro ve 22/06/2020 tarihli 4.036,53-USD bedelli faturalar nedeniyle 4.036,53-USD,3.044,55-Euro alacağın bulunduğunu; bu alacağın tahsili için Büyükçekmece 3. İcra Dairesi'nin ...esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, ancak davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, davacının müvekkiline taşıma hizmeti vermediğini ve müvekkilinin taşıma için aracılık yaptığını, davacının edimini yerine getirmediğini belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, bilirkişi raporunda, takibe konu üç faturadan ikisinin "navlun bedeli" açıklamalı 22/06/2020 tarihli 4.036,53-USD bedelli ve 06/08/2020 tarihli 2.250-Euro bedelli faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, BS ve BA bildirimlerinin yapıldığı,süresinden sonra davalının bu 2 fatura için iade faturası düzenlediği,iade faturalarının davacının defterlerinde bulunmadığı,BA bildirimi yapılmadığı, süresinden sonra yapılmış iadenin davalıya bir hak vermediği, davacının her iki fatura için alacaklı olduğunu ispat ettiği;üçüncü faturanın 09/09/2020 tarihli 794,55-Euro bedelli ve "ardiye bedeli" açıklamalı faturanın davalıya teslim edildiğine dair belge olmadığı; davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, BA bildiriminin yapılmadığı, davacının ise BS bildirimini yaptığı, davacının katlandığı masrafları navluna ek olarak talep edebileceği ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle davalının itirazının iptaline, alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun 4/a' maddesi uyarınca faiz işletilmesine, alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, şartları bulunmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili, icra takibinin yetkisiz icra dairesinde yapıldığını; müvekkili taşımaya aracılık ettiğinden davaya konu faturalardaki borçtan sorumlu olmadığını; Almanya'dan Kuzey Irak’a taşındığı iddia edilen mallara ilişkin belgelerde müvekkilinin bir sıfatı bulunmadığını,davacıya gönderilen 23/09/2020 tarihli ihtarla kesilmiş ve kesilecek faturaların kabul edilmeyeceğinin bildirildiğini, ayrıca 794,55-Euro'luk faturanın aynı gün iade edildiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, taşıma sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturalara dayalı başlatılan ilamsız takibe itirazın iptaline ilişkindir.Davalı tarafça icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ise de,alacak para borcuna ilişkin olmakla, TBK'nın 89. maddesi kapsamında davacı alacaklının yerleşim yeri icra dairesi ve mahkemeleri yetkili olduğundan, davalı vekilinin yetkiye yönelik itirazı yerinde değildir.Somut olayda, taraflar arasında yazılı bir taşıma sözleşmesi bulunmasa da, dava dışı ... ... isimli Kuzey Irak firmasına ait emtianın Almanya'dan, Mersin limanına, oradan da Kuzey Irak'a taşınması işini üzerine alan davalının, taşıma işini davacıya verdiği, taşımanın davacı tarafından yerine getirildiği, 13/06/2020 ve 28/07/2020 tarihli iki adet taşıma senedini davacının düzenlediği anlaşılmaktadır.İki adet navlun bedeli faturası ile taşıma senetleri birbiriyle uyumludur.Faturalar sistemden davalıya gönderilmesine karşın yasal sürede faturalara itiraz edilmemiş olup, tarafların BA-BS kayıtlarına işlenmiştir. Fakat davalı, her iki navlun faturası için 09/09/2020 tarihinde 2.250-Euro ve 4.036,53-USD karşılığı 27.656,01-TL bedelli iade faturaları düzenlemiş olup,iade faturaları davacının kayıtlarına alınmamıştır.Ayrıca 09/09/2020 tarihli "07/08/2020-09/09/2020 tarihleri arası Mersin Liman ardiye tutarı" açıklamalı 794,55-Euro bedelli fatura için davalının, aynı gün iade faturası düzenlediği ve bu iade faturasına davacı tarafından aynı gün iade faturası düzenlenmiştir. Sunulan e-postalarda da, davalı iki adet navlun faturası konusu borcun müşteriden ödeme alamadıkları için ödenemediği bildirilmiştir. Davacı tarafından taşıma hizmeti verildiği kanıtlanmış olup, davalı taşıtandan navlun bedellerini talep hakkı bulunmaktadır.Ardiye masrafına ilişkin fatura bakımından ise, davacının navlunu tahsil edemeyince emtiayı gümrüğe bıraktığı davalının kabulündedir. Davalı, alacağını tahsil şüphesi bulunan davacının taşımayı kabul etmemesi gerektiğini ileri sürmektedir. Davacının davalıya gönderdiği 08/10/2020 tarihli ihtarda malların 06/08/2020 tarihinde Mersin Limanına indirildiği fakat halen malların limandan çekilmediği, 16/10/2020 tarihine kadar çekilmediği takdirde tasfiye işlemlerinin başlatılacağı bildirilmiştir. Ardiye ücreti de navlun teferruatı olup, taşıtan sorumludur. Buna göre, taşıtan sıfatıyla davacı taleplerinden sorumlu olan davalının aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davanın kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 4.145,03-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.036,25-TL harcın mahsubu ile kalan 3.108,78-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 38,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi 23/10/2025