11. Hukuk Dairesi 2013/1955 E. , 2013/4040 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/03/2011 gün ve 2007/53-2011/198 sayılı kararı onayan Daire’nin 12/11/2012 gün ve 2011/11341-2012/17890 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosy…
**11. Hukuk Dairesi 2013/1955 E. , 2013/4040 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/03/2011 gün ve 2007/53-2011/198 sayılı kararı onayan Daire’nin 12/11/2012 gün ve 2011/11341-2012/17890 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin, davalılardan ... ile ortağı olduğu şirketlerdeki hisselerinin devri hususunda anlaşmaya vardıklarını ve iki protokol yapıldığını, bu protokollerden birincisine göre müvekkilinin, ... Güvenlik Ltd.Şti’ndeki hissesinin tamamını davalılara devretmeyi taahhüt ettiğini, devirden sonra yapılacak işlemler ve tarafların hak ve yükümlülüklerin protokolde ayrıntılı olarak gösterildiğini, taraflar arasında yapılan anlaşma uyarınca birinci protokolle birbirini tamamlayacak şekilde ikinci bir protokol yapıldığını, aynı tarihi taşıyan ikinci protokolde de davacının, ...Güvenlik Eğitimi Kurumu Ltd. Şti’ndeki % 33 hissesinin tamamını şirketin diğer ortaklarına devretmeyi taahhüt ettiğini, devir bedeli olarak da 100.000 TL kararlaştırıldığını, bu bedelin senetlere bağlandığını ve üçüncü kişi ...'a yediemin olarak teslim edildiğini, ilk protokol gereği noterden devrin yapıldığını ancak ikinci protokol gereklerinin yerine getirilmediğini, davacı müvekkilinin kandırıldığını, ilk protokole göre yapılan hisse devrinin hile yolu ile yapıldığını ileri sürerek, hisse devrinin iptaline, protokolde geçen 100.000 TL’nın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, taraflar arasında düzenlenen protokollerin niteliği itibariyle devir vaadini amaçlamakla birlikte, kanunun emredici hükmü gereğince resmi şekilde yapılmadıkları için geçersiz bulundukları, ayrıca her iki protokolün de birbirinden bağımsız nitelik taşıdığı, devir işleminin birlikte yapılması halinde geçerlilik taşıyacağı hususunda taraflar arasında bir anlaşmanın da mevcut olmadığı, hile iddiası açısından bakıldığında, protokole göre her iki şirketteki payların 06.06.2006 tarihinde devredileceği ifade edilmekle birlikte, davacının, noter huzurunda kendi serbest iradesiyle bu tarihte sadece tek şirketteki payını devrettiği, diğer şirketteki payının devralınmamasına karşın durumu bile bile devir işlemini yapmak ve daha sonra ortaklar kurulu kararına imza atmakla diğer şirketteki hissesi devredilmemesine rağmen işlem yapmaya devam ettiği, bu nedenle davacının hisse devrinin hileli olduğuna ve iptali gerektiğine ilişkin talebinde haklı bir yön bulunmadığı, taraflar arasındaki devir işlemleri gerçekleştirilen ... Güvenlik Ltd. Şti ile ilgili olan protokolde devir bedeline karşılık olarak... A.Ş’den alınacak olan 96.774,75 TL’nın davacıya bırakıldığı, ...plakalı araç satışının da davacıya ait olduğunun ifade edildiği, bu ödemeler ile ilgili her hangi bir talep ve itiraz bulunmadığı gibi, noter onaylı devir sözleşmesinde davacı karşı tarafı ibra etmiş bulunduğundan payın devrine ilişkin alacağından dolayı her hangi bir hak ve talebinin kalmadığını kabul etmiş bulunduğu, davacının terditli talebinde ileri sürdüğü 100.000 TL’lık ödemenin ise pay devir işlemleri yapılmamış olan ... Güvenlik Eğitimi Ltd.Şti’ndeki payların devrine bağlı olarak yapılacağını, bu protokol kanunda öngörülen şekilde yapılmadığı gibi alacağın dayanağını oluşturan pay devrinin de gerçekleştirilmediği, bu durumda hisse devir işlemleri yapılmamış olduğundan bu talebin de haksız olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır. Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 05/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.