T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/1724 KARAR NO : 2025/1020 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/07/2021 ESAS NO: 2018/487 KARAR NO : 2021/676 DAVA : Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 24/09/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından .…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/1724 KARAR NO : 2025/1020 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/07/2021 ESAS NO: 2018/487 KARAR NO : 2021/676 DAVA : Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 24/09/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından ... İstanbul 2011-2012 Fuar organizasyanlarında “stand kiralama bedeli” olarak sunmuş bulunduğu hizmet karşılığı kesilen iki adet faturadan dolayı müvekkili aleyhine İstanbul 26. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasından takip başlatıldığını, dosya takip edilmeyince işlemden kaldırıldığını, harici ödemeler yok sayılarak icra dairesine bildirilmediği için ... E. sayılı numarası ile yenilendiğini, müvekkilinin 01.04.2011 tarihinde 1.500,00 TL, 19.10.2012 tarihinde 3.000,00 TL, 18.04.2013 tarihinde 2.000,00 TL, 06.05.2013 tarihinde 2.000,00 TL, 17.07.2013 tarihinde 4.000,00 TL, 20.01.2014 tarihinde 3.000,00 TL ve 25.02.2015 tarihinde 1.000,00 TL olmak üzere toplam 16.500,00 TL'lik ödeme yapılması nedeniyle borcunun kalmadığını, ödeme-itfa nedeniyle infaz işlemi görmeden takip dosyasının yenilenerek mükerrer tahsilat yapılmaya çalışıldığını belirterek itfa-ödeme nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. CEVAPDavalı cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 502 ve davamı maddelerine göre vekâlet ve ... görme sözleşmesinden kaynaklı alacak için başlatılmış icra takibi nedeniyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 72'ye göre menfi tespit davasında, davacı tarafın dosyaya sunduğu faturalar incelendiğinde faturaların üzerinde "... stant kiralama bedeli" yazılı olduğu, dolayısıyla taraflar arasındaki hukuki ilişkinin ... görme sözleşmesi niteliğinde olduğu, davacı tarafın davalıdan aldığı stant kurulum hizmetinin bedelini ödediğini belirterek borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, 18.12.2021 tarihli bilirkişi raporunda takip tarihine göre davalının davacı taraftan 11.470,13 TL alacaklı olduğu, takipten sonrada 23.06.2016 tarihinde davalının davacı taraftan 2.070,13 TL alacaklı olduğu, davaya konu üç faturanın üçünün de her iki taraf kayıtlarındaki tutarının 15.185,13 TL olduğu, ... Bankası A.Ş. ve ... Bankası A.Ş. hesap ekstrelerine göre davacının banka yoluyla davalıya 12.500,00 TL ödeme yaptığı, davacının yaptığı toplam ödemenin ise 17.500,00 TL olduğu, bunun 11.000,00 TL'sinin takipten sonra gerçekleştiği, takip tarihinde davalının davacıdan 7.501,32 TL alacaklı olduğu tespit edildiği, 17.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda davaya konu İstanbul 26. İcra Dairesi dosyasının kapak hesabının 8.873,65 TL olduğu, davacının takipten sonra 11.000,00 TL ödediği, davacının ödediği miktar düşülünce davacının 2.126,35 TL fazla ödeme yaptığı tespit edildiği, 31.05.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda son ödeme tarihi olan 20.01.2014 tarihine göre kapak hesabının 11.480,72 TL olduğu, davacının 11.000,00 TL ödeme yaptığı, geriye davacının 480,72 TL bakiye borcunun kaldığı tespit edildiği, takip toplamı 14.001,32 TL olup davacı 16.500,00 TL üzerinden menfi tespit davası açtığı, bu gerekçelerle davanın kısmen kabulü ile davacının davaya konu İstanbul 26. İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasına son ödeme tarihi olan 20.01.2014 tarihine göre 11.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine, davacının 20.01.2014 tarihi itibariyle davalıya 480,72 TL borçlu olduğunun tespiti gerektiği gerekçesiyle Davanın kısmen kabulüne; Davacının davaya konu İstanbul 26. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına son ödeme tarihi olan 20.01.2014 tarihine göre 11.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine, Davacının davaya konu İstanbul 26. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına son ödeme tarihi olan 20.01.2014 tarihi itibariyle 480,72 TL borçlu olduğunun tespitine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin ... İstanbul 2011-2012 Fuar organizasyonlarında stand kiralama bedeli kapsamında sunulan hizmet karşılığında ... seri numaralı 6.384,00 TL ve ... seri numaralı 5.584,75 TL tutarından iki adet fatura tanzim edildiğini, davacı fatura borçlarını ödemediğinden dolayı İstanbul 26. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile toplam 14.001,32 TL icra takip çıkışı üzerinden icra takibine başlandığını, davacı borçlu tarafça dosya borcuna mahsuben 20.01.2014 tarihinde 3.000,00 TL, 17.03.2013 tarihinde 4.000,00 TL, 06.05.2013 tarihinde 2.000,00 TL ve 18.04.2013 tarihinde 2.000,00 TL tutarında olmak üzere toplam 11.000,00 TL ödeme yapıldığını, bilirkişi raporunda da açıkça belirtildiği üzere taraflar arasındaki ticari ilişki bazında sunulan işletme defterleri niteliğinden kaynaklı esasa etkili bir tespit yapılmadığı ve yapılamayacağının sabit olması nedeniyle davacı tarafın borçlu olmadığına dair iddialarını ispat edemediğini, davacı firmanın ticaret sicil kayıtlarında da borcun ödendiğine dair hiçbir kayda rastlanılmadığını, bilirkişi raporunda da ödeme yapıldığına ve borcun sona erdiğine dair hiçbir tespitin olmadığını, 05.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda açıkça görüleceği üzere gerek faiz hesaplaması gerekse faiz başlangıç tarihi hatalı olarak hesaplama konusu edildiğinden sonuçta hatalı bakiye tespit edildiğini, 14.001,32 TL( faiz, masraf ve vekalet ücreti alacakları hariç) üzerinden hesaplamaya dahil edilmesi gerekirken 7.501,32 TL üzerinden bilirkişinin hesap yapmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda TBK'nın 100. maddesine göre hesaplanma yapılmadığını, mahkemenin hatalı bilirkişi ek raporuna göre hüküm tesis etmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.Davaya konu İstanbul 26. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının ... Fuarcılık A.Ş., borçlunun ise ... olduğu, 11.470,13 TL asıl alacak ve 2.531,19 TL geçmiş gün faizi olmak üzere toplam 14.001,32 TL üzerinden 02.04.2013 tarihinde başlatılan icra takibinde ... seri numaralı 6.384,00 TL ve ... seri numaralı 5.584,75 TL tutarından iki adet fatura alacağı borcun sebebine dayanıldığı, ödeme emrinin takip borçlusuna tebliğ edildiği, takibin kesinleştiği anlaşılmıştır.Dava, 23.06.2016 tarihinde İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde açılarak 2016/616 esas sırasına kaydedilmiş, 16.11.2017 tarihinde 2017/986 karar numarası ile İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğundan bahisle davanın usulden reddine dair karar verilmiş, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmaması nedeniyle 19/03/2018 tarihinde kesinleşerek İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilerek 2018/487 esas sırasında yargılamaya devam edilmiş ve esasa ilişkin yukarıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.İlk Derece Mahkemesince talimat mahkemesi yoluyla mali müşavir bilirkişiden aldırılan 02.08.2019 tarihli raporda:" 1. Davacı ...'a ait incelenen 2011 yılı açılış tasdikinin süresinde yapıldığı kapanış Tasdikinin yapılmadığı, 2012 ve 2013 yılı yevmiye defterinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, bunun dışında ticari defterlerin muhasebe usul ve esaslarına uygun şekilde tutulduğu ve ticari defterlerin kendi içerisinde birbirini teyit eder nitelikte olduğu tespit edilmiştir.2. Davacı ...'a ait incelenen 2014 ve 2015 yılları ticari defterlerinin, 6100 sayılı kanunun 222. Maddesi hükmü kapsamında, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış kaydının usulüne uygun olarak yapıldığı, kapanış onayının yapılmasının gerekliliğinin kanun kapsamına alınmadığı anlaşılmıştır. Ancak işletme defteri, niteliği itibari ile tek taraflı kayıt sistemine dahil olduğundan, bu defterden taraflar arasındaki ticari ilişkilerin sonuçları raporlanamayacak, ticari deftere sadeçe gider ve maliyetler ile hasılat kaydı yapılabilecektir.3. Davacıya ait incelenen ticari defterlerde davacı tarafından kesilen 3 Adet fatura toplamı 15.185,13.-TL'nin kayıtlı olduğu, Davacı tarafin iddia ettiği ödeme makbuzlarının kayıtlarında yer almadığı, ödemelerinin 6.590.01.- TL'lik kışmını virmatı adı altında ödeme belgesi olmaksızın yapıldığı diğer ödemenin 8.500.-TL çek verilerek yapıldığı ama çek ile ilgili belge ve bilgi bulunmadığı tespit edilmiştir." şeklinde kanaat bildirilmiştir.İlk Derece Mahkemesince mali müşavir bilirkişiden aldırılan 16.12.2020 tarihli raporda:"...Dosya kapsamında mevcut ... bankası ve ... bankası hesap ekstreleri incelendiğinde davacının davalı tarafa 12.500.7L ödediği görülmektedir. Davalı savunma beyanında 20.01.2014 tarihinde davacıdan 3.000,00 TL tahsilat yaptığını kabul etmektedir. Davalı vekilinin 2013 yılı hesap ekstresi incelendiğinde 06.05.2013 tarihinde 2.000 TL havalenin açıklama kısımında * Bakum mustafa, aysan “ şeklinde açıklama mevcul olduğu görülmüştür. Davalının ticari defterinde 28.09.2011 tarihinde “ gm aysan mak ahmey ay” açıklamalı 2.000 TL davacıdan tahsilat yaptığı görülmektedir. Davalının alacakları için 02.04.2013 tarihinde davacı tarafa ilamsız takip yaptığı görülmektedir. Davacının davalıya toplam 17.500.00 TI. ödeme yaptığı bu ödemenin 11.000,00 TL kısmını takipten sonra yapıldığı görülmektedir. Davalının İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine yaptığı takipten dolayı takip tarihi ilibariyle davacıdan 7.501,32 TL alacağı olduğu, icra takip dosyasının infaz aşamasında davacı tarafından 18.04.2013 tarihinde 2.000,00 TL, 06.05.2013 tarihinde 2.000,00 TL, 17.07.2013 tarihinde 4.000,00 TL ve 20.01.2014 tarihinde 3.000,00 TL ödemelerin davacı borcundan mahsup edilmesi gerektiği (bu nedenle davacının öncelikle icra masrafları ve faize tutarına katlanacağı açıktır)..." şeklinde kanaat bildirilmiştir.İlk Derece Mahkemesince icra iflas mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiden aldırılan 05.05.2021 tarihli raporda:" İstanbul Anadolu 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında 7.501,32 TL takip çıkışı kabul edilerek takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2. Maddesinin birinci fıkrasına ve takip talebindeki kesinleşen talebe göre reeskont avans faizi işletilerek yapılan hesaplamada son ödeme tariki olan 20.01.2014 tarihi itibariyle bakiye borç bulunmadığı kapak hesabımn 8.873,65 TL olduğu davacının 11.000,00 TL yatırdığı 8.873,65 - 11.000,00= -2.126,35 TL fazla ödeme yaptığı sonucuna varılmıştır." aynı bilirkişiden aldırılan 31.05.2021 tarihli ek raporda ise:"...takip tarihi itibariyle 7.501,32 TL olarak kabul edilmesi, faize esas miktara uygulanacak faiz hesabında temerrüt tarihinin 02.07.2011 olarak alınarak aynı raporda davacı tarafın takipten sonra yaptığı tespit edilen ödemelerin düşülmesinden sonra kalan kısmının tespitinin istenilmesine dair verilen görev kapsamında yapılan hesaplama neticesinde; İstanbul Anadolu 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında 7.501,32 TL takip çıkışı kabul edilerek takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2. Maddesinin birinci fıkrasına ve takip talebindeki kesinleşen talebe göre Faize E reeskont avans faizi işletilerek yapılan hesaplamada son ödeme tarihi olan 20.01.2014 tarihi itibariyle kapak hesabının 11.480,72 TL olduğu davacının 11.000,00 TL yatırdığı 11.480,72 - 11.000,00 = 480,72 TL olduğu sonucuna varılmıştır.Bakiye olarak tespit edilen 480,72 TL bakiye borç tutarına 20.01.2014 tarihinden ödeneceği tarihe kadar Reeskont Avans faizi ile İcra vekâlet ücret farkının icra dairesince hesaplanabileceği,"şeklinde kanaat bildirilmiştir.Taraflar arasında takip konusu edilen ... seri numaralı 6.384,00 TL ve ... seri numaralı 5.584,75 TL tutarından iki adet fatura alacağı konusunda ihtilaf bulunmayıp, davacı taraf bu faturalar nedeniyle bir kısmı icra takibi öncesi olmak üzere toplam 17.500,00 TL ödeme yapılmış olması nedeniyle İstanbul 26. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası nedeniyle borcun kalmamış olmasına rağmen takibin yenilendiğini iddia ederek menfi tespit talebinde bulunmuş, davalı taraf yalnızca takip sonrası farklı tarihlerde olmak üzere davacı tarafça toplam 11.000,00 TL ödeme yapıldığını savunmuştur. Tarafların anlaşmadıkları ödemeler üç ayrı toplam 6.500,00 TL'ye ilişkindir. 16.12.2020 tarihli tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere 01.04.2011 tarihinde 1.500,00 TL ve 19.10.2012 tarihinde 3.000,00 TL ödeme davalı şirketin ... Esentepe Şubesindeki hesabına davacı tarafından yapılmış olup dosya kapsamında banka kayıtlarına dair hesap ekstreleri mevcuttur. Ayrıca davalının ticari defterinde 28.09.2011 tarihinde “gen aysan mak ahmey ay” açıklamalı 2.000.00 TL davacıdan tahsilat kaydı bulunmakta olup sahibi aleyhine delil olacağından bu ödeme kayıtlarına itibar edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Mahkemece takip öncesi ve sonrası ödemelere ilişkin faiz ve takip ferileri dikkate alınarak TBK'nın 100. maddesi uyarınca hesaplamalar içeren 31.05.2021 tarihli ek rapordaki son ödeme tarihi olan 20.01.2014 tarihi itibariyle borç alacak durumunu içeren hesaplamalara itibar etmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan sebeplerle; incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvurma harcının Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 196,06 TL harcın mahsubu ile bakiye 419,34 TL'nin istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.24/09/2025