7. Hukuk Dairesi 2022/4441 E. , 2023/6355 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1583 E., 2022/866 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/331 E., 2020/51 K. Taraflar arasındaki zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili, dahili daval
**7. Hukuk Dairesi 2022/4441 E. , 2023/6355 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1583 E., 2022/866 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/331 E., 2020/51 K. Taraflar arasındaki zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili, dahili davalı vekili, bir kısım davalılar vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tüm istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ile bir kısım davalılar vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davalılar miras bırakanı ... 'ın 07.11.1989 tarihinde öldüğünü, 1392 parselin miras bırakan üzerinde kayıtlı hissesinin intikal görmediğini, taşınmazın 490 m²'lik kısmının davalılar miras bırakanından haricen satın alınmak suretiyle 1979 yılında üç katlı bina inşâsı ve bahçe olarak vekil edenin zilyetliğinde olduğunu, tapu kaydının hukuki kıymetini yitirdiğini açıklayarak, davalılar murisi adına kayıtlı 490/20000 paya ilişkin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... ve müşterekleri vekili, tapulu taşınmazların zilyetlikle edinilemeyeceğini, 713/2 nci maddesindeki ölüm ibaresinin Anayasa Mahkemesince iptal edildiğini, davacının fuzuli şagil olduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili, taşınmazın diğer hissedarlarına davanın yöneltilmediğini, tapulu taşınmazın zilyetlikle edinilemeyeceğini, talebin Anayasa'nın 35 inci maddesinde düzenlenen mülkiyet ... içeriğine aykırı olduğunu, mülkiyet hakkının ihlalinin Anayasa'nın 2 nci maddesinde düzenlenen hukuk devleti ilkesine de aykırı bulunduğunu, miras bırakanın ölümüyle mirasın kanun gereği kazanılacağını, mülkiyet hakkına tescilden önce sahip olduklarını, başkasının mülkü üzerine gecekondu yapılarak, 3194 sayılı Yasa'ya karşı gelerek suç işleyen davacının isteğinin korunmasının mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili, davada dayanak maddenin Anayasa Mahkemesince iptal edildiğini, mülkiyet hakkının fiilen kullanma yanında kullanmama hakkını da içerdiğini ifadeyle, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne, İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1392 No.lu parseldeki davalıların murisi ... oğlu ... adına kayıtlı 16443/20000 hisseden, 298/20000 hissenin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, fazla talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, dahili davalı vekili, bir kısım davalılar vekili ile davalı ... vekili ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, Mahkemece verilen ilk kararın Bölge Adliye Mahkemesince eksik araştırmadan kaldırılmasına karar verildiğini, kaldırma kararı sonrası yeniden keşif yapıldığını, 09.10.2019 tarihli bilirkişi raporunda davacının 1392 parselde kullandığı alanın Pendik 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/117 Esas sayılı dava dosyasında 298,00 m² olarak, görülmekte olan dava dosyasında ise 426,00 m² olarak belirlendiği, aradaki 128 m²'lik farkın ise kullanım alanının zaman içerisinde artmış olmasından kaynaklandığının belirtildiğini, krokide (A), (B) ve (C) harfleriyle gösterilen yerlere denk gelmediği, ancak davacı ... tarafından Pendik 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 1997/117 Esas sayılı “tapu iptali ve tescil” davasında belirlenen ve krokide (D) harfiyle gösterilen 298,00 m²'lik kısmın, görülmekte olan 2018/331 Esas sayılı “tapu iptali ve tescil” davasında davacı ... tarafından kullanıldığı belirlenen 426,00 m²'lik yerin bir kısmına denk geldiği, krokide (E) harfiyle gösterilen geri kalan 128 m²'lik kısmın ise davacı tarafından sonradan kullanılmaya başlandığı tespiti yapıldığının belirtildiğini, ikinci keşif sonrası 03.03.2020 tarihli duruşmada 298/20000 hissenin iptal ve tescili kararı verildiğini, fazla talebin reddolduğunu, noksan tescil edilen kısım için istinaf yoluna başvurduklarını, fazla hakları saklı 426 m²'nin tescili gerektiğini, davacının 426 m²'ye zilyet olduğunun sabit olduğunu, davacının arsayı + üzerindeki binanın tamamını ailesi ile birlikte kullandığını, hatalı değerlendirme ile verilen kararın kaldırılmasını, 426 m² taşınmaza ilişkin kaydın iptali ile davacı adına tescile karar verilmesini istemiştir. 2. Bir kısım davalılar vekili istinaf dilekçesinde, davalılar miras bırakanı ... adına kayıtlı hissenin kısmen iptali ve tescilinin talep olduğunu, TMK'nın 713/2 nci maddesi koşullarının oluşmadığını, davacının işgalci olduğunu, taşınmaz hakkında bir çok dava olduğunu bildiğini, nizasızlık koşulu bulunmadığını, Pendik 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/108 Esas ve 1999/223 Karar sayılı dosyasıyla nizasızlık koşulunun ortadan kalktığını, davacının fasılasız zilyet de olmadığını, 1979 yılından beri zilyetliğin tanıklarca da doğrulanmadığını, mülkiyet hakkını zaman ötesi bir hak olduğunu, mirasçıların intikal yaptırmamalarının mülkiyet hakkının yitirilmesine yol açmayacağını, kararın insan hakları sözleşmelerine aykırı olduğunu, TMK'nın 713 üncü maddesine gösterilen ilânların yapılmadığını, usuli şartların gerçekleşmediğini bildirerek kararın kaldırılmasını istemiştir. 3. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, TMK'nın 713 üncü maddesi için taşınmazın tapuya kayıtlı olmaması, davasız ve aralıksız yirmi yıl süreyle zilyetlik gerektiğini, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan, yirmi yıl önce ölmüş veya gaiplik kararı verilmiş olması şartlarının da bulunmadığını, taşınmazın tapuya kayıtlı olduğunu, malikinin belli olduğunu, Mahkemece yalnız süreye bağlı kalındığını ve diğer şartların dikkate alınmadığını, daha önce de işgalcilerin açtıkları davaların reddedildiğini, davacıların tapu malikini bildiklerini, bir kısım davacının tanık sıfatıyla verdiği beyanlarda 1986'dan beri yerin sahibinin bilindiğini beyan etmesi ve 1997 yılında birçok davanın açılması nedeniyle iktisap şartlarının oluşmadığını, davanın reddi gerekirken kısmen kabulünün hatalı olduğunu bildirerek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. 4. Dahili davalı vekili istinaf dilekçesinde, tapulu taşınmazın zilyetlikle kazanılamayacağını, TMK 713 maddesinin taşınmazın tapuya kayıtlı olmaması, maliki tapu kütüğünden anlaşılamaması, gaiplik kararı verilmiş olması halinde hüküm ifade edebileceğini, bu koşulların mevcut uyuşmazlıkta bulunmadığını, nizasızlık şartının da gerçekleşmediğini, bilirkişi raporuna göre Pendik 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997 /117 Esas tapu iptali ve tescil davasında belirlenen yer ile görülmekte olan 2018/331 Esasda nizalı yerin ortak olduğunu, nizasızlık şartının bertaraf edildiğini, zamanaşımının kesildiğini, çekişme yaratıldığını, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm tarafların istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ile davalılar Hatice ve ... vekili ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle temyiz kanun yoluna başvurmuştur. 2. Davalılar ... ve ... vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle temyiz kanun yoluna başvurmuştur. C. Temyize Cevap Davacı vekili, davalı tarafların süreci uzatmaya yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir. D. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, TMK'nın 713/2 nci fıkrasında yer alan, (AYM kararı ile iptal edilen) “…maliki 20 yıl önce ölmüş…” hukuki sebebine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre bir kısım davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları ayrı ayrı yerinde görülmemiştir. 2. Somut olaya gelince; tapu iptali ve tescil kararı verilen 1392 parsel sayılı taşınmazın ... ilçesi, ... Mahallesi idari sınırları içinde olmasına rağmen, İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesince ... ilçesi, ... Mahallesi, 1392 parsel sayılı taşınmaz üzerinden yanlış ilçe ve mahalle bilgisi yazılarak infaza elverişsiz karar verilmesi doğru değil ise de; hükmün sonucu esas bakımından usul ve kanuna uygun olduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/4 üncü maddesi gereğince hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda D.3.1 inci bentte açıklanan nedenlerle; davalı ... vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının ayrı ayrı REDDİNE, 2. Yukarıda D.3.2 nci bentte açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 07.04.2022 tarih ve 2020/1583 Esas, 2022/866 sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3. İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.03.2020 tarih ve 2018/331 Esas, 2020/51 Karar sayılı kararının hüküm sonucunun iki numaralı paragrafında yer alan "Pendik ilçesi Dolayoba mah." kelimelerinin hükümden çıkarılarak yerine "... ilçesi, ... Mahallesi" ibarelerinin yazılmasına, hükmün DÜZELTİLMİŞ ve DEĞİŞTİRİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.