TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :25/04/2023 NUMARASI : 2022/202 Esas 2023/299 Karar DAVA : Tazminat ( Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Kasko ) DAVA TARİHİ : 21/03/2022 KARAR TARİHİ : 12/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/12/2025 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince s…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/1044 Esas 2025/1677 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1044 KARAR NO : 2025/1677 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :25/04/2023 NUMARASI : 2022/202 Esas 2023/299 Karar DAVA : Tazminat ( Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Kasko ) DAVA TARİHİ : 21/03/2022 KARAR TARİHİ : 12/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/12/2025 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uzun yıllardır çiftçilik mesleğini yaptığını 23/02/2021 tarihinde ikamet ettiği ... köyünde ... plakalı traktörü ile tarlasında çalıştığı esnada traktörün taşa çarpması sonucu kaza yaptığını müvekkiline ait ... plakalı traktör'ün davalı sigorta şirketi nezdinde kasko sigorta poliçesi ile kaskolu olduğunu, müvekkilinin kasko poliçesi kapsamında davalı şirketten zararının giderilmesini talep ettiğini ancak davalı şirket tarafından zararının giderilmediğini, aracında meydana gelen hasarın 45.680,00 TL olduğunu müvekkilinin bu süreçte maddi imkânları el vermediği için traktörünü yaptıramadığından müvekkiline ait traktörde meydana gelen zarardan dolayı şimdilik 100 TL hasarın kasko poliçesi kapsamında davalı sigortadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 13/03/2023 tarihli değer artırım dilekçesi ile; 35.660,00 TL'nin hasarın meydana geldiği tarih olan 23/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkili ve görevli olmadığını, davanın usulden reddine karar verilmesini , ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalandığını, traktörün taşa çarpması sonucunda maddi hasar meydana geldiğinden hasar dosyası açıldığını uzman ve yetkili eksperden alınan rapor doğrultusunda hasar onarım talebinin teminat kapsamı dışında olduğundan talebin reddedildiğini, davacının lehine düzenletişmiş raporda hasar bedelinin fahiş olduğundan bahisle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; hasarın sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış olduğu ve hasar miktarının kaza tarihi itibarıyla 36.660,00TL olduğu anlaşılmış olup dava konu sigorta sözleşmesi zarar sigortası olduğundan davalı sigortacının olay tarihindeki zarardan sorumlu olduğundan, davanın kabulü ile 35.660,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 21/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafça kısmi dava açılamayacağını, ıslah edilen kısmın zaman aşımına uğradığını, hasarın nasıl oluştuğunun belli olmayıp hasarın oluş şeklinin sigorta şirketince şüpheli bulunduğunu, bilirkişi raporunda hasarın fahiş belirlendiğini, kaza tarihine göre delillenmediğini, bilirkişi tarafından KDV hesaplanmasını kabul etmediklerini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamında bilirkişi heyeti tarafından tanzim olunan 03/01/2023 tarihli raporda özetle; dava konusu traktörün hasar karakterinin incelenmesi neticesinde, davacının gösterdiği tarladaki sınır taşına çarpılma ile sağ ön tekerin öncelikle geriye doğru zorlanacağı ve kırılan kovan kısmının ön kısmından çatladığını, devamında sağ ön teker taşa tırmandığında ön tekerler arasında oluşan yükseklik farkından dolayı aşırı kasılma ve en sonunda taşın üstünden aşağıya doğru düşerek/yere şiddetli çarpma nedeniyle oluşan hasarın, davacının beyanına uygun şekilde ve bilirkişi heyetimize gösterilen sınır taşına çarpılma nedeniyle oluştuğunu, davacı ...'ın Davalı ... Sigorta A.Ş.'ın düzenlediği 149239635/6 Poliçe nolu ve 01.12.2020 - 01.12.2021 vadeli Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında; toplam hasar bedeli hasar tarihi itibariyle KDV Dahil 35.660 TL tespit edilmiş olup, heyetçe icra edilen 17/12/2022 tarihli yerinde inceleme tarihi itibariyle hüküm süren adil yedek parça ve işçilik bedellerine göre toplam hasar bedelinin KDV Dahil 99.075 TL olduğu, dava konusu traktörün pert-total olmadığını, onarım yapılmasının ekonomik olduğunu, sigortacılık yönünden tazminat talebinin sigorta poliçesi teminatı kapsamında olduğundan aracın onarım bedelinin davalı sigorta şirketince ödenmesi gerekeceğinin bildirildiği görülmüştür. Dosya kapsamında yer alan ... Traktör Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi incelendiğinde; davacı ... ait ... plakalı traktörün kaza tarihini kapsar kapsar şekilde 01/12/2020 - 01/12/2021 tarihleri arasında ... Sigorta Şirketi tarafından Kasko Sigorta Poliçesi düzenlenmek suretiyle kasko sigortasının yapıldığı görülmüştür. Yukarıda ayrıntısı ile izah edildiği üzere bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; meydana gelen trafik kazasında davacı sigortalı aracın kusurlu bulunmadığı, tespit edilen hasarlı parçaların olayın oluşuna uygun olup , dava konusu ... plaka sayılı araçta KDV dahil 35.660,00 TL gerçek hasar bedeli olduğunun tespit edildiği görülmüştür. Dosya içerisinde yer alan ..., ..., ...,..., ... tarafından tanzim olunan tutanak incelendiğinde; ...'ın 23/02/20 21 tarihinde ... plaka sayılı traktörü ile Bali köyü, Çaran mevkiinde bulunan tarlasında herk ediyorken bu esnada traktörün arkasında pulluk diye tabir edilen ekipmanın bulunduğunu, traktörün hareket halindeyken arka tarafı kontrol etmek için arkaya ekipmanı bakıyorken bu sırada tarla sınırındaki taşı son anda fark ederek frene basmasına rağmen traktöre bastığının ve taşa çarpması sonucu ön 4X4 difransiyel kovanını kırdığını sağ ön tekerinin düştüğünü ve traktörü kurtarıcı yardımıyla Beypazarı servisine bıraktığına ilişkin beyanlarının tutunak altına alındığı, köy muhtarı tarafından mühürlendiği görülmüştür. Yine mahkemece talimat yoluyla dinlenilen, Davacı tanığı ... beyanında ; "Davacı benim yan köyden komşum olur, ben balı köyündenim, davacı ise ... köyündendir, davacı olay günü traktörü ile tarlasını tırmık etmeye gidiyordu, giderken bizim köyden geçti, daha sonra kendisi beni arayarak traktörü sınır taşına vurduğunu söyledi bunun üzerine ben kendi traktörümle oraya gittim, benim oğlum orada hayvan otlatıyordu ikisi de oradaydı, ben gittiğimde traktör taşa vurmuş vaziyetteydi, dingili kırılmıştı, tarlanın kalan işini kendi traktörümle yaptım, daha sonra benim traktörle kaldırmaya çalıştık, ancak benim traktör çekemeyince başka bir traktörle davacının traktörünü kaldırıp davacının evine götürdük, olaya ilişkin bilgim bundan ibarettir " şeklinde beyan, beyanını imzası ile tasdik etmiştir. Davacı tanığı ... beyanında ; "Olay günü davacı benim babamı arayarak traktörle kaza yaptığını, traktörün dingilin kırıldığını yardıma gelmesini söyledi, bunun üzerine babam beni traktörle gönderdi, gittiğimde davacının traktörü tarlada duruyordu, ön dingili kırılmıştı, ben çarptığı taşa dikkat etmedim bunun üzerine ben davacıya ait traktörü bizim traktörle kaldırarak evine kadar çekerek götürdüm, ertesi gün davacı çekici çağırmış çekiciye yüklemeye çalışırken yardım için beni çağırdı yine gittim yardımcı oldum, ben tarlaya gittiğimde davacı bana sınır taşını fark etmeden taşa vurduğunu bu nedenle traktörün dingilinin kırıldığını söyledi, olaya ilişkin bilgim bundan ibarettir " şeklinde beyan, beyanını imzası ile tasdik etmiştir. Davacı tanığı ... beyanında ; " Davacı bizim yan köyden tanıdığımızdır, olay günü ben hayvan otlatıyordum davacı da tarlasını tırmıkla düzeltiyordu, daha sonra babamın traktörle davacının yanına doğru gittiğini gördüm, bunun üzerine bende hayvanları salarak yanlarına gittim gittiğimde traktörün dingilinin kırık olduğunu gördüm, ben kaza anını görmedim, bana taşa çarptığını söylediler, motorun az ilerisinde taş vardı, ancak tam olarak nereye vurduğunu bilmiyorum, traktörün fotoğraflarını ben çektim, biz traktörü kendi traktörümüzle çekmeye çalıştık ancak bizim traktör ufak olduğu için çekemedi, bunun üzerine ...'i çağırdık, o kendi traktörü ile gelip traktörü çekerek davacının evine götürdü, olaya ilişkin bilgim bundan ibarettir " şeklinde beyan, beyanını imzası ile tasdik etmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 1421. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1409. maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur. Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükü TTK'nın 1281.maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Bu bağlamda tüm dosya kapsamı, istinaf nedenleri ve yasal mevzuat birlikte değerlendirildiğinde; davalı sigorta şirketi nezdinde kasko sigorta poliçesi bulunan ... plaka sayılı aracın, tarlada çalıştığı esnada traktörün taşa çarpması sonucu kazanın meydana geldiğinin gerek dosya kapsamında bulunan muhtar huzuru ile tanzim edilen tutanak, gerek tanık beyanları ile sabit olduğu, yine meydana gelen kaza ile hasarın uyumlu olup, kaza sonucu davacı yanın aracında 35.660,00 TL hasar meydana geldiğinin kaza mahallinde ve henüz tamir edilmemiş traktör üzerinde yapılan incelemeler sonucu tanzim edilen denetime elverişli bilirkişi raporuyla belirlendiği, dava konusu kaza ile bilirkişi tarafından tespit edilen hasar miktarının kaza ile uyumlu olup, bilirkişi tarafından hasarın hem kaza hem keşif tarihi itibariyle ayrı ayrı belirlendiği, mahkemece hasar tarihi itibariyle belirlenen gerçek hasar bedelinin usul ve yasaya uygun olarak hükme esas alındığı, davalı sigortacının da hasarın teminat dışı kaldığını TTK'nun 1281. maddesi hükmü gereğince ispat edemediği, bu yönüyle ilk derece mahkemesince iş bu bilirkişi raporunun hasar yönünden hükme esas alınması suretiyle hüküm tesisinin usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmıştır. Yine her ne kadar davalı vekilince, eldeki davanın kısmi dava olup, ıslah edilen kısmı zaman aşımına uğradığı iddia edilmiş ise de, davacı tarafça dava dilekçesinde traktöründe meydana gelen zararın tam ve net olarak bilmediğini vurguladığı, bu haliyle davanın HMK'nun 107. maddesinde belirtilen belirsiz alacak davası olup, dava açılış tarihi itibariyle tüm alacağı yönünden zaman aşımının kesildiği dikkate alındığında davalı vekilinin ıslah tarihi itibariyle ıslah edilen kısmın zaman aşımına uğradığına yönelik istinaf itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. Yine her ne kadar kadar davalı vekilince, KDV tutarına mahkemece hükmedilmesinin hatalı olduğu ileri sürülmüş ise de, Yargıtay'ın istikrar kazanmış ilkelerine göre başvuru sahibinin KDV ödediğine dair belge ibraz etmemiş olsa dahi KDV eklemek suretiyle hesaplama yapılması gerektiği, davalının KDV'den sorumlu tutulmasının mevzuata uygun olup, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 04/03/2024 tarih, 2022/7475 E, 2024/2392 K sayılı ilamının da bu doğrultuda olduğu anlaşılmakla, davalı sigorta şirketinin bu yöndeki istinaf itirazlarının da dinlenemeyeceği anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gerekli olan 2.435,93 TL harçtan peşin alınan 609,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.826,93 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.12/12/2025 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi