İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:22/12/2022 DAVA:Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:09/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:25/02/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muh…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:22/12/2022 DAVA:Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:09/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:25/02/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde, davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesiyle sigortalı olan, dava dışı sürücü ... idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davacının idaresindeki ... plaka sayılı araç arasında meydana gelen trafik kazası sonucu davacının yaralandığı ve iş görmezliğe maruz kaldığı, tedavi amacıyla harcama yapıldığı, davalı nezdinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru nedeniyle kazanın vuku bulduğunu beyanla ve fazlaya dair hakkı saklı tutulması kaydıyla 50,00 TL geçici ve 50,00 TL kalıcı iş göremezlik zararı ile 50,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 150,00 TL maddi tazminatın davalının temerrüt tarihinden işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 06/12/2022 tarihli dilekçesinde geçici iş görmezli zararını 4.238,85 TL, kalıcı iş göremezlik zararını 129.534,26 TL ve tedavi gideri talebini 1.203,23 TL olmak üzere toplam maddi tazminat istemini 134.826,34 TL'ye yükseltmiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davacının müracaatı sırasında tazminat hesaplamasına esas tüm evrakların sunulmaması nedeniyle usulünce başvuru yapılmadığı, bu yöne ilişen dava şartının yerine getirilmediği, sonradan bu hususun giderilmesinin de mümkün olmadığından davanın usulden reddi icap ettiği, aksi durumda ise kusurun ve zararın ispatı gerektiğini, davacının kask takmadığı sabit olduğundan müterafik kusur durumundan dolayı %20 oranında indirim uygulanmasını, ortada ticari bir faaliyet bulunmadığından avans faizi talebinin haksız ve yersiz olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. DELİLLER: Denizli 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/01/2022 gün ve ... esas, ... sayılı karar örneği, trafik kazası tespit tutanağı, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi örneği, kusur, maluliyet ve tazminat bilirkişisi raporları, tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; uyuşmazlık konusu trafik kazasına ilişkin adli trafik bilirkişisinden temin edilen raporda davalı nezdinde sigortalı araç sürücüsüne kırımızı ışık ihlalinden dolayı kusur yüklendiği, davacıya ise kural ihlali bulunmadığından kusur izafe edilmediği, Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın maluliyet raporunda Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre trafik kazası sonucu yaralanmasına bağlı arazı nedeniyle davacının %9,75 oranına sürekli iş göremez hale geldiği, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 45 güne kadar uzayabileceği ve geçici bakıcı ihtiyaç süresinin 15 gün olduğu mütalaa edildiği, tazminat bilirkişi raporunda davalı yanın tam kusur durumu, davacının saptanan maluliyet oranı ve geçici iş göremezlik süresi, TRH 2010 yaşam tablosu, %10 artırım ve iskontolu progresif rant yöntemi, davacının asgari ücret düzeyindeki geliri ve Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğu kapsamında olmayan harcama kalemlerine ilişkin davacı için 4.238,85 TL geçici ve 129.534,26 TL sürekli iş göremezlik zararı ve 1.788,75 TL bakıcı gideri, 1.203,23 TL tedavi masrafı hesaplandığı, kusur raporunun oluşa ve trafik mevzuatına, maluliyet raporunun da kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre belirlenmiş olup bu saptamalara göre yapılan hesaplamanın dosya kapsamına uygun olduğu ve davanın sübuta erdiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 4.238,85 TL geçici ve 129.534,26 TL sürekli iş göremezlik zararı ve 1.203,23 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 134.976,34 TL maddi tazminatın poliçe limitiyle sınırlı şekilde ve 11/06/2021 temerrüt tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki savunmaları tekrar ile davacının eksik evrak ile müvekkili şirkete müracaatı ettiğinden dava öncesi sigorta şirketine başvuru yapılmasına ilişkin dava şartının usulünce yerine getirilmediğini, ilk derece mahkemesinin bu yöne ilişen dava şartına hiç değinmediğini, müvekkili şirket tarafından aldırılan raporda davacı için %8 oranında daimi iş göremezlik zararı hesaplandığını, hükme esas alınan rapordaki belirleme ile belirtilen maluliyet raporunun davacıdaki arazlarla ve gerçek durum ile bağdaşmadığını, raporlar arasındaki çelişki giderilmediğini, tazminat hesaplamasında %1,8 teknik faiz yönteminin uygulanması icap ettiğini, davacının geçici iş göremez kaldığı dönemde kazanç sağlayıp sağlamadığının tespit edilmediğini, motosiklet sürücüsü olan davalının kask takmaması ve müterafik kusur oluşturduğu halde bu durumun ilk derece mahkemesince göz ardı edildiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; dava öncesi davalı sigorta şirketine usulünce müracaat edildiğini, bu yöndeki istinaf itirazlarının dayanaksız olduğunu, maluliyet raporuna ilişkin itirazının da soyut anlatımdan ibaret olup maluliyet tespitindeki hatanın kaynağının açıklanmadığını, davalının tek taraflı temin ettiği rapora itibar edilemeyeceğini, hesap raporunda kullanılan yöntemin gerçek zarar ilkesine ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre uyumlu olduğunu, geçici iş göremezlik dönemine ilişkin kazanç sağlanmadığının SGK kayıtları ile sabit olduğunu, müvekkilinin kaza anında kask takmadığına dair tespit bulunmamakla birlikte aksi düşünülse dahi davacının iş göremezliğinin mevcut arazları dikkate alındığında kask takmamasıyla bir ilgisinin bulunmadığı ve müterafik kusurun söz konusu olmadığını beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi tazminat isteğine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davacı, çift taraflı trafik kazası sonucu yaralandığını, iş göremezliğe maruz kaldığını, tedavi amacıyla harcama yaptığını belirterek bu kaza nedeniyle oluşan iş göremezlik ve tedavi giderinden ibaret maddi zararının karşı aracın trafik sigortacısı olan davalıdan tahsilini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. 6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Somut olaya konu olan Denizli 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/01/2022 gün, ... esas, ... sayılı kararı ile; ...'in davacıya karşı işlediği taksirle yaralama neden olma suçundan TCK'nun 89/1, 89/2-b, 22/3, 62 ve 52. maddeleri gereği 8.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Kural olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 tarih ve 2008/4/564 esas, 2008/536 kararı). Ancak, ceza mahkemesi karar tarihi itibariyle yürürlükte bulanan mevzuat gereği maddi olgunun belirlenmesi bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı (5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 231 inci maddesi) kesinleşmiş bir ceza hükmü olmadığından hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olmadığının kabulü gerekir. Ceza mahkemesince davalının eylemi nedeniyle verilen ceza hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinden, ceza mahkemesinin maddi olayı kabulü hukuk hakimini bağlamayacaktır. Bu bilgiler ışığında somut dosya kapsamı değerlendirildiğinde; Somut olaya konu olan 11/02/2021 tarihli trafik kazası nedeniyle davacının maluliyet iddiasına dayanan maddi tazminat istemli iş bu dava yönünden; davacının yaralanması omurga ve omuz bölgesinden olup kafa bölgesinden bir yaralanmasının olmaması nedeniyle kask takılmamasının maluliyetine ve dolayısıyla zarara etkisinin bulunmadığı, ayrıca davacının kaza anında kask takmadığının dosyadaki delillerle kesin biçimde ispatlanamadığı, bu nedenle mahkemece müterafik kusur indirimi uygulanmaksızın hüküm kurulmasının isabetli olduğu; somut olaya ilişkin trafik kazasının ışıklı trafik işaretlerinin bulunduğu mahalde meydana geldiği, olay sonrası kolluk görevlileri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı ve somut dosyada alınan trafik bilirkişisi raporlarında kazanın davalının sigortacısı olduğu aracın kırmızı ışıkta geçmesinden kaynaklanmasından dolayı bu araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun belirlendiği, ceza dosyasında da davacının bir kusurunun olmadığı ve diğer araç sürücünün tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, bu haliyle somut dosyada alınan kusura ilişkin trafik bilirkişisi raporundaki olay örgüsünün ve kusur oranlarının olayın oluşuna uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin kusur durumuna yönelen istinaf taleplerinin reddi gerektiği; SGK'dan alınan yazı cevabına göre davacıya yapılmış bir ödeme olmadığı sabit olduğundan davalı sigorta şirketi vekilinin bu hususa yönelen istinaf talebinin yersiz olduğu; dava tarihinden önce davacının davalı sigorta şirketine başvuru yaptığında ihtilaf bulunmadığı, davalı sigorta şirketinin sürekli maluliyet yönünden rapor alınamadığından yapılan başvurunun geçersiz olduğu yönündeki savunmalarının yersiz olduğu, başvuru tarihinde davacı hakkında sürekli maluliyet raporu düzenlenememesinin sonuçlarına davacının katlanmasının hakkaniyete uygun olmadığı, bu haliyle davacı tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvuruda bir eksiklik bulunmadığı, bu nedenle KTK 97 maddesinde yer alan dava şartının yerine getirildiğinin kabulünün zorunlu olduğu ve davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf taleplerinin reddi gerektiği; somut dosyada Pamukkale Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından alınan maluliyet raporuna yönelik itiraz dilekçesinde davalı vekilinin raporun düzenleniş şekline, içeriğine ve maluliyet oranına her hangi bir itirazda bulunmadığı, bu durumda yargılama aşamasında maluliyet raporunun içeriğine yönelik bir itirazı bulunmayan davalının raporun içeriğine yönelik olarak istinaf aşamasında ileri sürdüğü istinaf taleplerinin dinlenmesi mümkün olmadığından davalı vekilinin maluliyet raporuna yönelen istinaf taleplerinin de reddi gerektiği; somut dosyada aktüerya bilirkişisinin sunduğu ve mahkemece hükme esas alınan raporda Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları gereği, bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi (progresif rant) yönteminin kullanılarak rapor tanzim edilmiş olması nedeniyle raporun yerinde olduğu, bu nedenle davalı vekilinin tazminat hesabında 1.8 teknik faiz yönteminin kullanması gerektiğine yönelik istinaf taleplerinin de reddi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından ve kamu düzeni yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı ve davalı sigorta şirketi vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından peşin yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile (179,90 TL + 2.125,25 TL) 2.305,15 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 6.915,08 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak Hazineye verilmesine, 3-Yapılan istinaf giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 4-Artan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 09/02/2026 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 362/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. ...