T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/23 KARAR NO : 2026/304 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/662 KARAR NO : 2025/884 TALEP TARİHİ: 25/07/2024 KARAR TARİHİ: 09/10/2025 TALEP: Konkordato KARAR TARİHİ: 25/02/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP Konkordato talep eden vek…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/23 KARAR NO : 2026/304 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/662 KARAR NO : 2025/884 TALEP TARİHİ: 25/07/2024 KARAR TARİHİ: 09/10/2025 TALEP: Konkordato KARAR TARİHİ: 25/02/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP Konkordato talep eden vekili dilekçesinde; müvekkili şirketlerin konfeksiyon ve hazır giyim sektöründe imalat ve satış alanında faaliyet gösterdiğini, diğer müvekkili gerçek kişilerin ise şirket ortağı ve yetkilisi olduklarını, şirketlerin bazı borçlarına müşterek müteselsil borçlu durumda olduklarını, taleplerinin azalması, döviz kurlarındaki ani değişim, piyasa koşullarındaki olumsuzluklar, maliyetlerin yükselmesi, banka kredi faiz oranlarındaki artışlar ve sınırlamalar nedeniyle şirketin mali sıkıntı içine düştüğünü, sunulan konkordato projesi kapsamında borçların ödeneceğini ileri sürerek konkordato projesinin tasdikini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, borçlu ...A.Ş. yönünden; borçlu şirketin üretim faaliyetlerine ilişkin yapılan incelemeler sonucunda, başlangıçta üç üretim bandı ile yürütülen faaliyetin 30.06.2025 tarihi itibarıyla iki banda düştüğü, adli tatil döneminde tek banda indirildiği ve Ağustos ayında işçilerin toplu izne çıkarılması nedeniyle fabrikanın üretiminin fiilen durma noktasına geldiği, komiser heyetinin gerçekleştirdiği son fabrika ziyaretinde de bu aksaklıkların sürdüğünün gözlemlendiği ve tutanağa bağlandığı, söz konusu durumun şirketin üretim kapasitesinde önemli düşüşe neden olduğu, müşteri nezdinde güven kaybı yarattığı ve yeni sipariş alma kabiliyetini ciddi biçimde sınırladığı, bu koşullar altında, konkordato projesinde hedeflenen üretim ve satış rakamlarına ulaşılmasının fiilen mümkün görülmediği, İİK'nın 285 ve devamı maddelerinde konkordatonun temel gayesi olarak düzenlenen “faaliyetlerin sürdürülebilirliğinin sağlanması” ilkesi bu dosya özelinde gerçekleşmediği, bu nedenle revize edilen projenin üretim yönünden uygulanabilir olmadığı, 2025 yılının ilk yarısına ait gelir tablosunun incelenmesi neticesinde, şirketin net satış tutarının 112.557.776,51 TL olduğu, bu rakamın 2024 yılı satış tutarlarının oldukça gerisinde kaldığı, özellikle ihracat kalemlerinde -başta ... Grubu olmak üzere- yurt dışı alıcılardan alınan siparişlerde belirgin bir azalış yaşandığı, sipariş hacmindeki bu düşüşün şirketi faaliyetlerini küçültmeye zorladığı ve projede öngörülen nakit akışı hedeflerinin gerçekleşmesini imkânsız kıldığı, İİK'nın 286. maddesi uyarınca konkordato projesinin başarıya ulaşabilmesi için öngörülerin gerçekçi ve ulaşılabilir olması gerekirken, satış hacmi ve siparişlerdeki mevcut daralma dikkate alındığında, borçlu tarafından sunulan planın fiilen uygulanabilir olmadığı, öngörülen ekonomik hedeflerin objektif olarak karşılanamayacağının anlaşıldığı, borçlu şirketin banka borçları tablosu incelendiğinde, toplam 69.882.301,15 TL tutarındaki borcun 61.002.259,06 TL’sinin rehinle teminat altına alındığı, buna karşın borçlu ile rehinli alacaklı bankalar arasında bugüne kadar herhangi bir protokol veya uzlaşma yapılmadığı, dolayısıyla icra baskısını azaltabilecek somut bir mutabakat zemininin oluşmadığı, bu durumun konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalini önemli ölçüde zayıflattığı ve teminatlı alacaklıların takibinin ertelenmesiyle sağlanan geçici korumanın sürdürülebilirliğini ortadan kaldırdığı, İİK'nın 289/1. maddesi uyarınca konkordato projesinin hem alacaklı çoğunluğu tarafından kabul edilmesi hem de uygulanabilir nitelik taşıması zorunlu olduğu, rehinli alacaklılarla mutabakat sağlanmadığı sürece projenin uygulanabilirliğinden söz edilemeyeceği, şirketin en önemli varlık kalemi olan fabrika binası üzerinde rehin bulunduğu ve bu durumun şirketin ekonomik hareket alanını kısıtladığı, ayrıca rehne konu araçların satışına izin verilmesine rağmen bu satışların gerçekleştirilemediğinin belirlendiği, rehinli araçların satılamaması, şirketin nakit yaratma kabiliyetini ortadan kaldırdığı, fabrika taşınmazı üzerindeki rehinlerin çözülememesinin ise projede öngörülen varlıkların ekonomik değere dönüştürülmesini engellediği, İİK'nın 297. maddesinde yer alan “alacaklıların menfaatlerinin korunması” ilkesi uyarınca, bu şartlar altında şirketin konkordato projesini başarıyla uygulayabilme imkânı kalmadığı, sonuç olarak, borçlu tarafından mahkemeye sunulan revize konkordato projesinin öngörülen satış ve kârlılık hedeflerinin oldukça gerisinde kaldığı, sipariş hacmindeki azalma, üretim kapasitesindeki düşüş, rehinli alacaklılarla mutabakat sağlanmamış olması, fabrika taşınmazı ve araçlar üzerindeki rehinlerin kaldırılmaması ve nakit akışındaki yetersizlikler dikkate alındığında, projenin gerçekleştirilmesinin fiilen mümkün olmadığı, İİK'nın 285. ve devamı madde hükümleri gereğince konkordatonun amacı borçlunun faaliyetlerini sürdürebilmesi ve alacaklıların menfaatlerinin korunması olduğu ancak mevcut mali tablo, bu amacın gerçekleşmesine elverişli olmadığından, konkordato projesinin uygulanabilirliğinin tamamen ortadan kalktığı,borçlu ... A.Ş. yönünden; borçlu şirket, geçici mühletin verilmesinden sonra üretim faaliyetlerini sürdürmüşse de, özellikle 2025 yılının ilk yarısında üretim kapasitesinde kayda değer bir daralma meydana geldiği, sipariş adetlerinde ve üretim bantlarının kullanımında ciddi azalış olduğu, kapasite kullanım oranının şirketin projede öngördüğü seviyelerin oldukça altına düştüğü, revize projede öngörülen büyüme ve kârlılık hedefleri gerçekleşmediği, üretim düşüklüğünün şirketin mali dengesine olumsuz etki ettiği, şirketin ihracat ağırlıklı çalışma yapısı, döviz kurlarındaki görece istikrara rağmen artan maliyetler nedeniyle zarar gördüğü, özellikle ... grubu ve diğer yabancı müşterilerden gelen siparişlerde ciddi oranda azalma meydana geldiği, yeni sipariş temininde zorlukların sürdüğü, mevcut müşteri portföyünün korunamadığı gibi genişleme de sağlanamadığı, bu durumda şirketin düzenli nakit akışı oluşturmasını engellediği ve konkordato projesinde öngörülen satış projeksiyonlarının gerisinde kalmasına yol açtığı, şirketin en önemli varlıkları arasında yer alan fabrika binası ile çeşitli taşıtlar üzerinde rehinlerin bulunduğu, ayrıca banka kredilerinin büyük kısmının bu rehinlerle teminat altına alındığı tespit edildiği, ancak konkordato sürecinde rehinli alacaklılarla herhangi bir uzlaşma veya protokol oluşturulamadığı, araç satışlarına izin verilmesine rağmen bu satışların da gerçekleşmediği, bu durumun şirketin likidite yaratma imkanını tamamen ortadan kaldırmakta ve konkordato projesinin başarı ihtimalini zayıflattığı, tedbir kararının verildiği tarihte 127 olan personel sayısının 2025 yılı Temmuz ayı itibarıyla 28 kişiye kadar gerilediği, küçülme ve tasarruf tedbirleri çerçevesinde yapılan bu azaltım, şirketin üretim ve teslimat kapasitesini ciddi biçimde düşürdüğü, personel giderlerinde azalma sağlanmış olsa da, sipariş kayıpları ve üretim bantlarının durma noktasına gelmesi nedeniyle projede öngörülen sürdürülebilirliğin sağlanamadığı, borçlu şirketin 30.06.2025 tarihli mali tablolarına göre, faaliyet zararlarının yanı sıra vadesi geçmiş vergi ve SGK prim borçlarının bulunduğu, bu tür borçlar kanunen öncelikli nitelikte olduğundan, şirketin ödeme disiplini tesis edebilmesi için öncelikle bu yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiği, ancak mevcut nakit akışı, satış hacmi ve tahsilat gücü bu borçların düzenli ödenmesine elverişli olmadığı, ayrıca, şirketin İstanbul’daki merkez ofisi bakımından kira borçları ve sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmede güçlük yaşadığının tespit edildiği, bu durumun sabit giderlerin dahi karşılanmasında zorluk yaşandığını ve mali baskının arttığını gösterdiği, Vergi, SGK ve kira gibi öncelikli borçların sürdürülebilir şekilde ödenememesi, konkordato projesinin başarı olasılığını ciddi biçimde zayıflattığı, borçlu tarafından mahkemeye sunulan revize konkordato projesinin, öngörülen 2025 yılı satış ve kârlılık hedeflerinin önemli ölçüde gerisinde kaldığı, yılın ilk çeyreğinde sınırlı bir kâr elde edilmesine karşın ikinci çeyrekte 16.093.162,17 TL zarar gerçekleştiği, sipariş adetlerinde ciddi azalışlar olduğu ve yurtdışı müşteri portföyünün daraldığı, rehinli banka alacaklılarıyla herhangi bir protokol yapılmamış olması, taşınmaz ve araçlar üzerindeki rehinlerin kaldırılamaması ve buna bağlı olarak likidite yaratma olanağının ortadan kalkması, projeyi finansal açıdan sürdürülemez hale getirdiği, buna ek olarak, İstanbul merkezdeki kira sorunları ve üretim tesislerinde yaşanan küçülme birlikte değerlendirildiğinde, şirketin projede öngörülen faaliyet sürekliliğini sağlaması mümkün görünmediği, İİK'nın 285. vd. maddelerinde düzenlenen “borçlunun faaliyetlerini sürdürmesi ve alacaklıların menfaatlerinin korunması” ilkesi bu olayda gerçekleşmdiği, konkordato projesinin yalnızca süreci uzatmaya yönelik bir araç hâline dönüştüğü, bu nedenle mevcut revize projenin fiilen uygulanamayacağı ve hedeflerine ulaşamayacağı sonucuna varıldığı, İİK'nın 292. madde de, konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması halinde konkordato talebinin reddi ile iflasa tabi borçlunun iflasına karar verileceği düzenlenmiş olup, komiser heyeti raporları ve dosya içerisindeki tüm bilgi ve belgelerden, borçlu şirketlerin konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşıldığından iflasa tâbi borçlu şirketlerin İİK'nın 292/1-(b) ve (c) bentleri uyarınca iflasının derhal açılması ile bu borçluların malvarlığının tasfiyesi sağlanmak suretiyle daha iyi bir tatmin elde edeceği, İİK'nın 292. maddesinde belirtilen koşulların oluşması dikkate alınarak iflasının açılmasının alacaklılar açısından daha avantajlı olduğu anlaşıldığından mahkememizce borçlu şirketlere verilen kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine borçlu şirketlerin iflasına karar vermek gerektiği,borçlu gerçek kişilerin sunulan revize projeye doğrudan finansman katkısı veya teminat desteği sağlama imkanlarının bulunmadığı, konkordato sürecinde kişisel malvarlıkları ile destekleyici bir rol üstlenmedikleri gibi, mevcut beyanlarında da bu yönde bir somut plan veya kaynak gösterilmedikleri, İİK'nın 285 vd. maddeleri uyarınca konkordato projesinin kabul edilebilmesi için borçluların projeyi gerçekleştirme ihtimalinin bulunması ve alacaklı menfaatlerini koruması gerektiği, ancak davacı gerçek kişiler yönünden; gerek mali güç, gerek şahsi malvarlığı, gerekse yeni finansman sağlama kabiliyeti açısından projeyi destekleyecek bir kapasite bulunmadığı, revize konkordato projesinin başarıya ulaşması mümkün görünmediğinden borçlu gerçek kişilerin konkordato talebinin de reddi ile kesin mühletin kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Borçlular ...,...,...,,... ANONİM ŞİRKETİ ile... ANONİM ŞİRKETİ hakkında mahkememizce verilen kesin mühletin İİK'nın 292/2.maddesi uyarınca kaldırılarak borçluların konkordato talebinin ayrı ayrı REDDİNE, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı, muamele merkezi "YENİBOSNA MERKEZ MAH. ÇINAR CAD. ... IS MERKEZI ... BAHÇELİEVLER / İSTANBUL" olan davacı (borçlu) ... ANONİM ŞİRKETİ ile İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı, muamele merkezi " YENİBOSNA MERKEZ MAH.ÇINAR CAD. ... ISM.BL....BAHÇELİEVLER/ İSTANBUL" olan davacı (borçlu) ... ... ANONİM ŞİRKETİ 'nin 09/10/2025 günü saat: 11:41 itibariyle AYRI AYRI İFLASLARINA karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Konkordato talep edenler vekili istinaf dilekçesinde; başarıya ulaşmama şeklinde son derece soyut ve denetimden uzak bir kanaat üzerinden verilen kararın eksik incelemeye dayandığını, konkordatonun reddinin iflasa yol açması için borçlunun iflasa tabi kişilerden olması ve doğrudan doğruya iflas sebeplerinden birinin mevcut olması gerekmekte olup somut olayda bu husus irdelenmediğini, konkordato sürecinde komiserler tarafından hazırlanan raporların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, komiser heyetinin şirketlerine bakış açılarının durup dururken değiştiğini, ilk başlarda hazırlanan raporlarda yer alan “revize plan kabul edilirse, iflasa göre alacaklıların durumu daha iyi olacaktır" şeklindeki görüşe daha sonra hazırlanan raporlarda hiçbir gerekçe gösterilmeksizin yer verilmediğini, ve tam aksi yönde değerlendirme yapıldığını, komiser heyetinin direkt olarak şirketlerini iflasa götürmek ister gibi raporda olumlu hiçbir şeyden bahsetmediğini, borçlu şirket yetkilerinden ... ve ... mahkeme tarafından tasdik yargılamasında dinlenmesine karşın diğer şirket yetkilisi ...'ün dinlenmediğini ve kanunun amir hükmünün yerine getirilmemiş olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Alacaklı ... T.A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; şirketlerin konkordato taleplerinin reddi yönündeki hükmün usul ve yasaya uygun olmakla birlikte işbu karar ile bahse konu şirketlerin iflasına karar verilmiş olmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, şirketlerin borca batık olduklarının herhangi bir tereddüte mahal bırakmayacak şekilde ispat edilemediğini, 21.10.2024 tarihli komiser raporunda şirketlerin 31.08.2024 tarihi itibariyle borca batık durumda olmadıkları beyan edildiğini, buna mukabili aynı üyelerden teşekkül eden kesin mühlet komiser heyetinin 02.09.2025 tarihli raporda rayiç değer bilançolarına göre her iki şirketinde borca batık durumda bulunduğu beyan ettiklerini, İİK'nın 177. ve 179. maddeleri arasında tanzim edilen doğrudan doğruya iflas nedenleri bulunmadığı gibi aynı kanunun 292. maddesinde öngörülen şartların da oluşmadığını, İİK'nın 177. maddesine göre borçlu şirketlerin hakkında iflas kararı verilebilmesi için, şirket yetkililerinin mahkemeye çağrılarak dinlenmediğini, davacı şirketlerden her ikisinin de basit tasfiye usulü ile tasfiyesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, borçlu şirketlerin iflasına dair hükmün kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE Talep, konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesince, konkordato talep edenler hakkında 25.07.2024 tarihinde üç ay süreyle geçici mühlet kararı verilerek 3 kişilik konkordato geçici komiser heyetinin görevlendirildiği, 24.10.2024 tarihli celsede 25.10.2024 tarihinden itibaren bir yıl süre ile kesin mühlet kararı verildiği, 09.10.2025 tarihli celsede verilen konkordato taleplerinin reddi ve iki şirketin ayrı ayrı iflasına dair karara karşı konkordato talep edenler vekili ve alacaklı ... T.A.Ş. vekilinin ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurdukları anlaşılmıştır.Konkordato talep edenler vekilince ...A.Ş. ve ... A.Ş. yönünden istinaf kanun yoluna başvurulduğu, alacaklı ... T.A.Ş. vekilince de şirketler hakkında iflas kararının kaldırılmasına yönelik istinaf kanun yoluna başvurulduğu, diğer konkordato talep edenler ..., ... ve ... yönlerinden konkordato talebinin reddi kararlarına karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğuna dair istinaf dilekçesinde herhangi bir açıklama, talep ve istinaf sebebi bildirilmediği anlaşılmakla istinaf incelemeleri yalnızca konkordato talep edenler ...A.Ş. ve ... A.Ş. yönlerinden yapılmıştır.Konkordato talep eden şirketlerin dava tarihi itibariyle İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'na kayıtlı olduğu, muamele merkezinin Bahçelievler/ İstanbul adresinde bulunduğu, davanın İİK'nın 285/3 ve 154/1. maddelerinde öngörülen şekilde yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açıldığı anlaşılmıştır. HMK'nın 74., 114/1.f ve TBK'nın 504/3. maddeleri uyarınca konkordato talep edenler vekilinin yasal düzenlemelere uygun olarak konkordato yönünden özel olarak yetkilendirildiği anlaşılmıştır.Konkordato talep edenlerin ön projesi:"...Konkordatonun Tasdikinden itibaren toplamda 2 yılda ve 3 ayda bir eşit taksitler halinde ve %100 olarak ödeyecektir. Ayrıca Alacaklıların Alacağına her yıl için yıllık %24 oranında Faiz oranı uygulanıp, enflasyon karşısındaki kayıpları da karşılanacaktır."şeklindedir.Konkordato talep edenlerin revize projesi:"...alacağa %25 faiz eklemesi ile konkordato kapsamındaki borcun geri ödenme oranı %125 olarak gerçekleşecektir. 2025 yılı Aralık ayı sonu 1 taksit, 2026 yılı için (Nisan ayı sonu, Ağustos Ayı sonu ve Aralık Ayı sonu olmak üzere) 3 taksit, 2027 yılı için (Nisan ayı sonu, Ağustos Ayı sonu ve Aralık Ayı sonu olmak üzere) 3 taksit ve son olarak 2028 yılı için (Nisan ayı sonu, Ağustos Ayı sonu ve Aralık Ayı sonu olmak üzere) 3 taksit olmak üzere toplamda 10 taksit olarak ödenecektir" şeklindedir.İlk Derece Mahkemesince 09.10.2025 tarihli celseye ilişkin şirket yetkilisinin dinlenilmesi amacıyla çıkarılan davetiyelerin konkordato talep eden şirket yetkilileri ...'e 06.09.2025, ...'a 09.09.2025 ve ...'a 09.09.2025 ve konkordato talep eden şirketler ...A.Ş. ve ... A.Ş.'ye de ayrı ayrı 09.09.2025 tarihinde tebliğ edildiği, 09.10.2025 tarihli celseye katılan ... ve ...'nun beyanlarının alındığı, usulüne uygun davetiye tebliğ edilen diğer şirket yetkilisi ...'ün ise mazeretsiz olarak duruşmaya katılmaması nedeniyle beyanlarının tespit edilmeden karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından aksi yöndeki istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir.Konkordato komiser heyetinin 01.09.2025 tarihli raporu:"......A.Ş.'nin 30.06.2025 tarihli mali tablolarına göre; Kaydi Öz Kaynaklarının (+) 105.766.229,66TL'sı olduğu, borca batık olmadığı, 6102 sayılı TTK'nın 376/3. maddesinde belirtilen yöntemlere (aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları esas alınmak suretiyle bilanço düzenlenmesi) göre de Rayiç Öz Kaynaklarının (-)39.629.059,73TL'sı olduğu borca batık olduğu, Mali Borçlar; Tedbir tarihi olan 25.07.2024 tarihli mali tablolarda 72.031.929,21TL'sı olan mali borçlar toplamının 30.06.2025 tarihli mali tablolarda 2.149.628,06TL'sı, azalışla 69.882.301,15TL'sına düştüğü azalışın mevduat hs'bındaki nakitlerin kredi borçlarına mahsubundan kaynaklandığı, Ticari Borçlar; Davacı şirketin tedbir tarihi olan 25.07.2024 tarihli mali tablolarda (kısa+uzun vad.) ticari borçlar toplamının - 63.339.718,19TL'sı olduğu, 30.06.2025 tarihli mali tablolarda ise - (kısatuzun) - 63.076.286,74TL'sına yükseldiği, tedbir sonrası şirketin ticari borçlarında artış olmadığı, Diğer Borçlar; 25.07.2024 tarihli mali tablolarda diğer borçlar toplamı 6.587.787,12TL'sı olduğu tamamının personele borçlardan oluştuduğu, 30.06.2024 tarihli mali tablolara göre diğer borçlar toplamının 12.866.638,20TL'sı artış olduğu, artışın işten ayrılan personele ait kıdem tazminat tahakkuklarından kaynaklandığı, Öd. Vergi Ve Diğer Yüküml. Tedbir tarihinde 2.872.087,13TL'sı olan vergi ve diğer yükümlülüklerin - 30.06.2025 tarihinde - 12.496.748,69TL'sı artarak 15.368.835,81TL'sına yükseldiği, Davacı şirketin faaliyetleri tedbir tarihinden bugüne kesintisiz devam etmekle birlikte, ülkemiz özelinde hazır giyim sektöründe yaşanan yaşanan kırılmanın etkisi, davacı şirketin faaliyetlerine de yansımıştır. Davacı şirketin 2025 yılının ilk çeyreğinde düşük olan satış tutarları ve siparişleri izlenmeye başlanmıştır. Şirket yetkililerinin satışa yönelik tüm çabalarına rağmen istenilen sipariş adetlerine ulaşılamamıştır. Ağırlıklı ... grubu ve diğer yurtdışı şirketlere büyük adetli sipariş üretimleri yapan davacı şirketin üretim adetlerinde kayda değer azalış olmuştur. Davacı şirket ihracatta yaşanan daralmadan payını almıştır. Konkordato projesinde öngördüğü küçülme ve tasarruf önlemleri kapsamında, hazır giyim sektöründeki daralmayı dikkate alarak, tedbir tarihinde 274 olan personel sayısı, 94 kişiye düşürülmüş, fason atölyelerde üretime yönelinmiştir. Ancak sipariş miktarlarındaki azalış nedeni ile mevcut koşullara göre faaliyetlerinin sürdürülebilir. olması mümkün görünmemektedir. Davacı şirketin revize konkordato öngördüğü 2025 yılı satış ve kar'lılık rakamlarının çok gerisinde kaldığı tespit edilmiştir. Dava dosyasına sunulan revize konkordato projesinin realize olması mümkün görünmemektedir. Davacı şirket personel ücret ödemelerini düzenli olarak gerçekleştirmektedir. Ayrılan personele ait kıdem ve ihbar tazminat ödemeleri de arabuluculuk anlaşmaları kapsamında gecikmeli de olsa yapılmaktadır. Davacı şirketin vadesi geçmiş vergi borçları ve sgk prim borçları bulunmaktadır. ... A.Ş.'nin 30.06.2025 tarihli mali tablolarına göre; kaydi Öz Kaynaklarının (+) 135.236.172,72 TL'si olduğu, borca batık olmadığı 6102 sayılı TTK'nın 376/3. Maddesinde belirtilen yöntemlere (aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları esas alınmak suretiyle bilanço düzenlenmesi) göre de rayiç Öz Kaynaklarının (-)204.377.644,77TL'sı olduğu borca batık olduğu, görülmektedir. Mali Borçlar. Davacı şirketin 25.07.2024(tedbir) tarihli mali tablolarında, mali borçlar (kısa+uzun vadeli) toplamı 351.608.663,92TL'sı iken, 30.06.2025 tarihli mali tablolarda 349.,549,937,49TL'ye düştüğü tespit edilmiştir. Ticari Borçlar; Davacı şirketin ticari borçlar toplamının 25.07.2024 (tedbir)tarihinde (kısatuzun vadeli) 306.924.053,00TL'sı iken 30.06.2024 tarihli mali tablolarda (kısatuzun vad.) ticari borçlar toplamının 316.065.737,74TL'sı olduğu tespit edilmiştir. Davacı şirketin tedbir tarihinden sonra gerçekleşen ticari işlemleri neticesinde tedarikçilere olan borç bakiyesinin 30.06.2025 tarihinde 19.663.196,4TL'sı olduğu görülmektedir. Diğer Borçlar. 25.07.2024 tarihli mali tablolarda diğer borçlar alt kırılımında takip edilen nersonele borclar tutarı 3.886.266.95TL'sı iken borçlu sirketin küçülmeye paralel işten ayrılan personelin kıdem-ihbar tazminat tahakkuklarının ilavesi ile 31.08.2024 tarihli mali tablolarda 12.378.599,29TL'sına yükselmiş 30.06.2025 tarihi itibariyle yapılan ödemeler sonucunda 3.129.503,30TL'sına düşmüştür. Davacı şirketin personel ücret ödemeleri 1 ay geriden yapılmaktadır. Öd. Vergi Ve Diğer Yüküml. 25.07.2024 tedbir tarihli mali tablolara göre; 4.621.102,78TL'sı olan vergi ve sgk prim borçları ihracattan kaynaklanan KDV iadelerinin mahsubu sonucunda 30.06.2025 tarihinde 2.991.456,57 TL'sine düşmüştür. Davacı şirketin faaliyetleri tedbir tarihinden bugüne kesintisiz devam etmekle birlikte, ülkemiz özelinde hazır giyim sektöründe yaşanan yaşanan kırılmanın etkisi, davacı şirketin faaliyetlerine de yansımıştır. Davacı şirketin 2025 yılının ilk çeyreğinde düşük olan satış tutarları ve siparişleri izlenmeye başlanmıştır. Şirket yetkililerinin satışa yönelik tüm çabalarına rağmen istenilen sipariş adetlerine ulaşılamamıştır. Ağırlıklı ... grubu ve diğer yurtdışı şirketlere ihracat gerçekleştiren şirket 2024 yılında son üç yılın (2022-14.176.028,99 USD, 2023-10.520.527,16 USD 2024-11.355.186,25 USD) hazır giyim ihracat tutarları ile ihracatçı birliklerinden gümüş madalya almaya hak kazanmış iken 2025 yılında döviz kurlarındaki durağanlık ve maliyetlerin yüksekliği nedeni ile yeterli düzeyde sipariş alamamıştır. Şirket hazır giyim sektöründeki zor süreci geçirebilmek amacı ile tedbir tarihinden bugüne önemli düzeyde küçülmüş 127 olan personel sayısı 28'lere düşmüştür. Ancak tüm alınan önlemlere rağmen mevcut koşullara göre davacı şirketin faaliyetlerinin sürdürülebilir olması mümkün görünmemektedir..." şeklindedir.Konkordato talep eden ..., ... ve ...'nun konkordato talep eden şirketlerin ortakları ve yetkili temsilcileri olduğu, konkordato talep eden her iki şirketin de hazır giyim ve konfeksiyon ürünleri imalatı ve satışı konusunda alanlarında faaliyet gösterdikleri, geçici ve kesin mühletten oluşan iş bu dosyadaki yaklaşık 15 aylık süreçte, şirketlerin ihracata konu siparişlerinin düştüğü, tedbirlere rağmen borçlarının arttığı, çalışan işçi sayısının azaldığı, işçilik ücreti, vergi ve sgk gibi işletme giderlerine ilişkin borçlarının bulunduğu ve ödeme yapmakta zorlandıkları, konkordato projesinde faaliyet karları ile yaratmayı ön gördüğü kaynağın geçmiş yıllara ait mali veriler ve güncel mali verilere göre yaratılmasının mümkün gözükmemesi nedeniyle davacı şirketin revize konkordato projesinin inandırıcı ve uygulanabilir gözükmediği, revize projedeki kaynaklar yaratılamayacağından ötürü konkordatonun başarı ihtimalinin bulunmadığı, konkordato revize projesi kapsamında hedeflerine ulaşmasının öngörülebildiği bir durumun bulunduğuna yönelik dosyaya yansımış finansal verilerinde bulunmadığı, mevcut verilere göre şirketlerin faaliyetlerine sürdürmekte dahi zorlandığı rayiç değerlere göre her iki şirketin de borca batık olduğu, geçici ve kesin mühlet aşamasındaki tedbirlere rağmen gelinen aşamada konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması ve İİK'nın 292. maddesindeki koşullarının oluşması nedeniyle konkordato talebinin reddi ile iflas kararı verilmesinin isabetli olduğu, borca batıklık miktarları itibariyle tasfiye masraflarının karşılanamaması durumu ortaya çıktığından basit tasfiye usulüne karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık olmadığı anlaşıldığından aksi yöndeki istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir.Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan konkordato talep edenler vekili ve alacaklı ... T.A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Konkordato talep edenler vekili ve alacaklı ... T.A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, 2-Konkordato talep edenler ve alacaklı ... T.A.Ş. tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf başvurma harçlarının Hazineye irat kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince ayrı ayrı alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcının konkordato talep edenler ve alacaklı ... T.A.Ş. tarafından ayrı ayrı yatırılan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin ayrı ayrı konkordato talep edenler ve alacaklı ... T.A.Ş.'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin konkordato talep edenler ve alacaklı ... T.A.Ş. üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi, 7499 sayılı Yasa'nın 37/1.ç maddesi ile değişik 2004 sayılı İİK'nın 293/2. maddesi uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 25/02/2026