İSTİNAF KARAR TARİHİ:19/02/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı davalının kendi imalatı olan bir adet hamur açma makinasını aldıktan sonra 3. Şahsa sattığını, 3. Kişi olan ...'nın makinanın hamur a…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1369 KARAR NO:2026/269 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:09/06/2022 NUMARASI:2020/425 Esas - 2022/582 Karar DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:19/02/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı davalının kendi imalatı olan bir adet hamur açma makinasını aldıktan sonra 3. Şahsa sattığını, 3. Kişi olan ...'nın makinanın hamur açmadığından bahisle davacıya makinayı getirdiğini, makinanın davalı tarafa gönderildiği, davalı tarafından makinanın onarımının yapıldığı, ancak makine aynı arızayı verdiğini, dava dışı ...'nın makina bedelini talep etmesi üzerine, davalı taraftan makina bedelinin iadesi talep edildiği, davalı tarafın ödemeyi yapmaması üzerine Bakırköy 4. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile davalı hakkında icra takibi başlattıklarını, davalının söz konusu takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu, davalının itirazının haksız ve usule aykırı olduğunu ve iptaline karar verilmesini, % 20 den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın ayıp ihbarını süresinde yapmadığını, hamur açma makinesinde herhangi bir ayıp ve imalat hatası bulunmadığını, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporunda; ürünün üretimden kaynaklı arıza yaptığının tespit edildiği, ayıbın açık ayıp olduğu ve giderilebileceği, giderilme bedelinin makine fiyatının %20'si olabileceği belirtilmiştir. Dosyada bulunan fatura incelemesinde ürünün bedelinin 4130,00TL olduğu, yüzde yirmisinin 826 TL olduğu, Asliye Hukuk Mahkemesi dosyası incelendiğinde müşterinin davalıdan servis hizmeti aldığı belirtilmiştir. Servis hizmeti almış olması sebebiyle süresinde ayıp ihbarında bulunduğu kanaatine varılarak, davalının ürünün üretimden kaynaklı ayıplı olması sebebiyle sorumlu oldıuğu, davacının Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki dosyada yapmış olduğu yargılama giderlerini iş bu dava ile talep edemeyeceği kanaatine varılarak davanın kısmen kabulü ile Bakırköy 4. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 826,00TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine , ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece, davanın hukuki niteliği eksik ve yanlış değerlendirildiğini, huzurdaki davada davalı üretici davacının ise satıcı olduğunu, davacının hamur açma makinasını davalıdan satın almış ve dava dışı 3. şahıs ... adlı şahsa sattığını, dava dışı ..., makinayı çalıştırmış; ancak makinanın hamur açmadığını, ...'nın, makinayı davacıya getirmiş, davacı da makinayı imalatçısı olan davalıya göndermiş davalı tarafça makinanın bakımı ve onarımı yapıldığını ancak makina yine aynı arızayı verdiğini, bunu müteakiben ...'nın davacıya gönderdiği ihtarname ile makinayı iade almasına ve ödediği parayı da iade etmesini ihtar ettiğini, davacının işbu ihtarnameye verilen cevapla dava dışı ...'nın taleplerini kabul etmediğinin kendisine ihtar edildiğini, buna müteakiben ...'nın ödediği paranın iadesi için davacıya dava açtığını ayıp davalıya ihbar edilerek, makine davalının işyerinde onarılmış; ancak makine gene aynı arızayı tekrarlamış, bunun üzerine 3.şahıs tüketici, bedelin iadesi için dava açmış ve davanın lehine neticelenmesi üzerine kararı icraya koyarak davacının yargılama giderleri ve vekalet ücreti de dahil olmak üzere ödediği bedeli faiz ve ferileri ile birlikte tahsil ettiğini, TTK. Madde 23'te "ticari satış ve mal değişimi" düzenlenmiş, tacirler arasındaki satışlarda esas itibarı ile TBK.'nın ilgili hükümlerinin uygulanacağı belirtildiğini, TBK'nın 227/4. maddesinde satılanın ayıplı olması halinde alıcının dönme hakkı düzenlendiğini, davada 3.şahıs tüketici sözleşmeden dönme ve bedelin iadesi davası açarak dönme hakkını kullanmış ve ödediği bedeli faiz ve ferileri ile birlikte davacıdan tahsil ettiğini, huzurdaki davada davacının da dönme hakkını kullanarak davalının ürettiği ayıplı makine nedeni ile ödediği bedelin davalıdan tahsilini talep ettiğini ancak mahkemece delillerin takdirinde hataya düşülerek davacı yanca talep edilmemesine rağmen makinenin onarımı için gereken masrafın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiğini, işbu kararın usul ve yasaya aykırı olduğu izahtan vareste olup bu halde davacının ödediği toplam bedelin, makinenin fiyatının yaklaşık 4 katına tekabül ettiğini, hal böyle iken makinenin onarım bedelinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu hamur açma makinesinde herhangi bir imalat hatası bulunmadığını, makinenin hamur açmadığına yönelik iddiası tamamen dava dışı kullanıcının kullanım hatasından ve acemiliğinden kaynaklandığını, nitekim kullanıcının acemiliğinden kaynaklandığının bilirkişi tarafından da tespit edildiğini, dava konusu üründe herhangi bir imalat hatası ve ayıp bulunmamasına karşın davalı şirket tarafından gerçekleştirilen bakım işlemi kapsamında makinenin merdaneleri değiştirilmiş ve bakım ve onarım talebine istinaden ...'ya ürünün doğru kullanımını gösteren bir video gönderdiğini, nitekim davalı firma dava konusu ürünün imalini sağlayarak basiretli tacir olan davacı firmaya ilgili ürünü satmış ve teslim etmiş olup davacı firma da ticari faaliyetleri gereği ilgili ürünü dava dışı 3. kişiye sattığını, bu bağlamda davalının ticari faaliyetleri gereği satın almış olduğu satış işlemine konu edilen ürüne ilişkin ayıp iddiasında T.T.K'nin ilgili hükümleri uygulama alanı bulacaktır. ttk'nin 23/1-c maddesi uyarınca alıcı tacir, ürün açıkça ayıplı ise 2 gün içinde satıcıya bildirmekle, açıkça belli değil ise ürünün teslim alınmasından itibaren 8 gün içinde ürünü incelemek veya incelettirmekle ve inceleme neticesinde ayıp söz konusu ise ayıbı satıcıya bildirmekle yükümlü olduğunu, davacının süresi içerisinde açık veya gizli ayıp ile ilgili davacı firmaya ihbarda bulunmadığını, mahkemece dava konusu ürünün davacıya ne zaman teslim edildiğine ilişkin olarak hiçbir şekilde araştırma yapılmadığını, bu bağlamda ihbar yükümlüğüne riayet edilmeksizin haksız ve hukuka aykırı olarak açılmış olan işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, anılan bilirkişi raporunda ayıp iddiasında bulunulan mala ilişkin bir değerlendirme yapılmaksızın sadece davacı ile dava dışı ... arasında görülüp karara bağlanan Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahk. 2018/101 e. sayılı dosya üzerinden değerlendirme yapılmış bu bağlamda ayıba konu malın fiziki incelenmeksizin davacı ve dava dışı satın alan 3. kişi arasında görülen dosyanın incelenerek ilgili dosyadaki raporun yorumu yoluyla alınan işbu eksik ve hatalı bilirkişi raporu üzerinden karar verilmesi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, gerek ayıba ilişkin ihbar yükümlülüklerinin davacı tarafından yerine getirilmemesi gerekse bahse konu malın ayıplı olmaması ve yaşanıldığı iddia olunan sorunların kullanıcının acemiliğinden kaynaklanması ve dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınmaya elverişli olmaması sebepleriyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Dava, satılanın ayıplı olması nedeniyle sözleşmeden dönülerek satış bedelinin tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık bu aşamada, satış bedelinin iadesine karar verilip verilemeyeceği ve üçüncü kişinin açtığı davada hükmedilen yargılama masraflarından davalının sorumlu olup olmadığı noktasındadır.Davacının dava konusu hamur açma makinesini davalıdan satın aldığı taraflar arasında ihtilaf konusu değildir. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, Bakırköy 4. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında, "Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/101 E. 2019/251 K. Sayılı kararı" sebebine dayalı olarak 10.353,20 TL asıl alacağın, 413,66 TL işlemiş faiziyle birlikte tahsili istemiyle 10/02/2020 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, takip borçlusunun itirazı üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca 10.353,20 TL asıl alacak yönünden itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Davaya konu hamur açma makinesi satın alındıktan sonra davalı tarafından dava dışı ...'ya satılmıştır. ... tarafından satılanın ayıplı olduğu iddiasıyla dosyamız davacısına açılan dava sonucunda Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13/06/2019 tarih ve 2018/101 E. - 2019/251 K. sayılı kararı ile satılanın davalıya iadesi ile satım bedeli ve yapılan masrafların davacı ...'ya ödenmesine karar verilmiştir. Bu karar istinaf edilmeksizin 10/09/2019 tarihinde kesinleşmiştir. Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/101 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda makineden çıkan hamurun kenarlarının bozuk çıktığı ve bu durumun hamurdan ya da kullanıcı hatasından kaynaklı olmayıp, imalat hatasından(çıkış merdanesinin ısınması) kaynaklandığı belirtilmiştir. İlk derece mahkemesince alınan 11/05/2020 tarihli bilirkişi raporunda da, satılanın ayıplı olduğu ve ayıbın giderilmesi için 826,00 TL masraf yapılması gerektiği ifade edilmiştir.Gerek bilirkişi raporları gerekse davalı şirket antetli 30/09/2017 tarih ve ... sıra nolu servis tutanağında merdanelerin salgıdan dolayı ve ısınmadan dolayı değiştirildiğinin yazılı olması, bu değişime rağmen ısınma sorunun devam etmesi nedeniyle satılanın ayıplı olduğunun kabulü gerekir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 227/4. Maddesinde, alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkimin, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebileceği düzenlenmiştir. Bilirkişi tarafından, makinedeki ayıbın giderilebileceği ve ayıbın giderilmesi gereken tutarın satış tutarına oranı nazara alındığında onarım giderine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Dava dışı ... tarafından açılıp karara bağlanan Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/101 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda ayıbın giderilip giderilemeyeceğine ve onarım bedeline ilişkin bir değerlendirme yapılmadığı ve bu dosyada verilen kararın kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği nazara alındığında, bu dosyada satış bedelinin iadesine karar verilmiş olmasının eldeki davaya bir etkisi bulunmamaktadır. Bu kapsamda, onarımı mümkün olan makinenin bedelinin iadesi nedeniyle davacının katlandığı masraflardan davalının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince davanın hükümde yazılı olduğu gibi kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 341/2. Maddesine göre, miktar ve değeri bin beşyüz(2022 yılı için 8.000,00 TL) Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Mahkemece istinaf eden davalı aleyhine karar verilen kısım 826,00 TL'dir. Ayrıca anılan maddenin dördüncü fıkrasında da alacağın tamamının dava edildiği durumlarda asıl talebin kabul edilmeyen bölümü istinaf sınırının altında kalan tarafın istinaf yoluna başvuramayacağı düzenlenmiştir. Buna göre, her ne kadar ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı tarafından da istinaf yoluna başvurulmuş ise de; miktar itibariyle karar tarihinde geçerli olan istinaf sınırını geçmeyen bu karara karşı HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna başvurulamayacağından davalının istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davalı vekilinin istinaf dilekçesinin HMK'nın 346/1. Maddesi uyarınca REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf yoluna başvuru sırasında alınan istinaf karar harcı ile istinaf başvuru harcının istemi halinde davalıya iadesine, 4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi gereğince kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.19/02/2026