12. Hukuk Dairesi 2020/5621 E. , 2021/1452 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu…
**12. Hukuk Dairesi 2020/5621 E. , 2021/1452 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu aleyhine bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı, örnek 10 ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal 5 günlük süre içerisinde icra mahkemesine başvurarak diğer itirazı yanında imza itirazında da bulunduğu, mahkemece, imza itirazının kabulü ile takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. İtiraza konu imza üzerinde yapılan incelemeye ilişkin olarak, grafolog ...’ın 15.02.2018 tarihli raporunda "...senet aslının ön yüzünde sağ alt tarafta atılı 2(iki) adet basit tersimli imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...’un eli ürünü olmadığının kabulü gerektiğini...", Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi tarafından düzenlenen 30.01.2019 tarihli raporda; "söz konusu imzaların aidiyetinin, bu meyanda sorulduğu üzere ...’un eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği...." belirtildiği, alacaklı vekilinin, 04.07.2019 tarihli duruşmada yeniden bilirkişi raporu alınmasını talep ettiği görülmüştür. Senet metni içerisinde üç adet imzanın bulunduğu, dosya arasında bulunan ilk raporlarda senet metni içerisindeki iki adet imza yönünden bilirkişi incelemesi yapıldığı, üçüncü imza yönünden ise değerlendirme yapılmadığı, Adli Tıp Kurumu’ndan alınan raporda ise imzanın borçlunun eli ürünü olup olmadığı hususunda net bir görüş bildirilmediği, alacaklı vekilin ise yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiği görülmüştür. Bu durumda, mahkemece, senet metni içerisindeki tüm imzaların incelenmesi amacıyla uzman bilirkişilerden oluşturulacak kuruldan yeniden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığa çözüm getirecek nitelikte bulunmayan rapor hükme esas alınıp imzaya itirazın kabulü yönünde hüküm tesis edilmesi ve istinaf başvurusunun da Bölge Adliye Mahkemesi’nce esastan reddedilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.