11. Hukuk Dairesi 2020/154 E. , 2020/4610 K. "" MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 07.02.2017 tarih ve 2014/193 E- 2017/15 K. sayılı kararın davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine, kısmen kabul-kısmen reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 22.11.2019 tarih ve 2017/3145 E…
**11. Hukuk Dairesi 2020/154 E. , 2020/4610 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 07.02.2017 tarih ve 2014/193 E- 2017/15 K. sayılı kararın davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine, kısmen kabul-kısmen reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 22.11.2019 tarih ve 2017/3145 E- 2019/2584 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirket adına tescilli, “KALEBLOKBİMS STRONG”, “KALEBLOKBİMS” ve “KALEBİMSBLOK+Şekil” ibareli markalarının müvekkilin “Kale” esas unsurlu tanınmış markalarıyla ayırt edilemeyecek derece benzer olduğunu ve müvekkili markaların tanınmışlığından istifade etmek amacıyla kötüniyetle tescil ettirildiklerini, davalının anılan markaları tescilli olduğu sınıflarda kullanmadığını, ayrıca, davalının markalarını tescilli oldukları şekilde kullanmayıp, müvekkili markasının esas unsuru olan“Kale” ibaresini ön plana çıkararak kullandığını, bu kullanımların marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, davalının ticaret unvanının ve kullanmış olduğu alan adının da müvekkilinin markaları, ticaret unvanı ve alan adıyla ortalama tüketici nezdinde iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli 2005/30527, 2008/36171 ve 2011/17185 sayılı markaların hükümsüz kılınmasını, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile durdurulmasını, tecavüz teşkil eden ürünlerin toplatılıp, imha edilmesini, 5.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini, davalının ticaret unvanından ve kullanmış olduğu alan adından “Kale” ibaresinin terkinini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraf markalarının benzer olmadığını, müvekkilinin markalarını tescil edildikleri şekliyle kullandığını, “Kale” ibaresinin tüm sektörlerde yoğun bir şekilde kullanılan ve marka tescillerine de konu edilen bir ibare olması hasebiyle davacının tekeline verilemeyeceğini, müvekkiliyle aynı sektörde faaliyet gösteren davacının, müvekkilinin kullanımlarına uzun bir süre sessiz kaldıktan sonra işbu davayı açmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.