11. Hukuk Dairesi 2010/13175 E. , 2012/4087 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/05/2010 tarih ve 2009/38-2010/312 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılar tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma t…
**11. Hukuk Dairesi 2010/13175 E. , 2012/4087 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/05/2010 tarih ve 2009/38-2010/312 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılar tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı iken Bakırköy 27. Noterliğinde yapılan sözleşmelerle şirket hisselerini gerçek kişi davalılara devrettiğini, alınan kararın ortaklar kurulu karar defterine işlendiğini, ancak davalıların söz konusu devri ticaret siciline tescil ve ilan ettirmediğini ileri sürerek, davalı şirket ortağı ve müdürü olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı şirkette bulunan hisselerini davalı gerçek kişilere devrettiği, davalı ...’in duruşma sırasında verdiği beyanında, davacıdan hisseleri kendisinin ve oğlu olan ...’in devraldığını, ancak şirketin vergi borcunu oğlunun üzerine yıkamayacağını belirttiği, bu durumun MK m. 2 hükmünde yer alan iyi niyet ve dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davalı şirkette bulunan hisselerini devrettiğinin tespit ve tesciline karar verilmiştir. Kararı davacı vekili ve davalılar temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm ve davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Dava, limitet şirket hisse devri nedeniyle davacının şirket ortağı olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı konumundayken hisselerinin tamamını davalı gerçek kişilere devrettiğini ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, taraflar arasında noterde yapılan hisse devir işlemi sonrasında, devralanlar tarafından ortaklar kurulu kararı alınmaması halinin MK. m. 2 anlamında iyiniyet ve dürüstlük kuralları ile bağdaşmayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Limitet şirketlerde pay devri 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 520. maddesinde düzenlenmiş olup, pay devri konusunda iradeleri oluşan taraflarca yapılması gereken ilk işlem, devir beyanının yazılı olarak tanzimi ve imzaların noter marifeti ile tastiki aşamasıdır. Bu aşama, kurucu işlemlerden ilkini oluşturmaktadır. Somut olayda taraflarca söz konusu hukuki işlemin tamamlandığı hususu çekişmesizdir. Bu işlemin ardından diğer kurucu işlemler ise devir keyfiyetinin ortakların 3/4 ünün sayı ve sermaye çoğunluğu ile kabulü ve devrin pay defterine kaydıdır. Nitekim somut olayda da yanlar arasındaki uyuşmazlık bu noktada toplanmaktadır. Mahkeme karar gerekçesinde de belirtildiği üzere, davalı ... yönünden davacı ile hisse devri konusunda anlaşıp bu yönde noter marifeti ile hisse devir işlemi yapılmasının ardından, davalının söz konusu hisse devrini şirketin vergi borcu nedeniyle gündeme getirmeyerek bu konuda yapılan işlemin atıl kalmasına neden olması hali MK. m. 2 anlamında iyiniyetli bir davranış değilse de, aynı işlemin davalı ... ile davacı arasında yapılan hisse devri sözleşmesine de uygulanması mümkün değildir. Bir başka anlatımla, davacı ile davalı ... arasında noterde yapılmış olan devir işlemine davalı ... tarafından icazet gösterilmemesi halinin iyiniyetli olmadığından söz edilemez. Zira davalı ... yönünden, davacı ile davalı ... arasındaki sözleşmeye önceden muvafakat edildiğini gösterir taraflar arasında bir protokol bulunmadığı gibi ...’in bu yönde bir davranış içinde olduğunu gösterir delil de ibraz edilememiştir. Davalı ...’in söz konusu işleme ne sebeple muvafakat vermediğine ilişkin olarak mahkeme huzurunda yaptığı açıklamanın da bu konuda bir önemi bulunmamaktadır. Bu itibarla mahkemece, davacının davalı ...’e yaptığı devir yönünden TTK’nun 520. maddesindeki kurucu işlemlerin tamamlanmadığı değerlendirilmeksizin adı geçen davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalıların sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılardan ... Polat'ın temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı ... yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 19.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.