11. Hukuk Dairesi 2011/7549 E. , 2012/15698 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/12/2010 tarih ve 2007/89-2010/576 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2011/7549 E. , 2012/15698 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/12/2010 tarih ve 2007/89-2010/576 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında yapılan 09/12/2004 tarihli protokol ile davalıya ait olan intenet kafenin, müvekkiline 185.000 Euro bedelle devredildiğini, 08/12/2004 tarihli kira sözleşmesi ile de internet kafenin bulunduğu yerin davalı tarafından müvekkiline kiralandığını, bu kira sözleşmesi ile kiracı olan müvekkiline kiralananı devretme hakkı da tanındığını, müvekkilinin dava konusu yeri dava dışı oğluna devrettiğini, müvekkilinin oğlunun bu yeri kahvehane olarak işletmek için ruhsat almak üzere belediyeye müracat ettiğini ve belediyeden dava konusu yerin yapı kullanım izin belgesi olmadığının bu nedenle kahvehane olarak işletilmesini uygun olmadığının bildirildiğini, Konya 2 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/9 d.iş dosyasıyla dava konusu işyerinin bulunduğu ana binanın taşıyıcı kolonlarından birinin eksik olduğunu, can güvenliğinin olmadığını tespit edildiğini, bu nedenle 09/12/2004 tarihli protokol ve 08/12/2004 tarihli kira sözleşmesinin mutlak imkansızlık sebebiyle BK 20. maddesi gereğince geçersiz hale geldiğini, borcun ifasının müvekkiline isnat olunamayan imkansızlık hali yüzünden olanaksız hale geldiğinden davalının BK 117. maddesi gereğince almış olduğu şeyleri iadeye mecbur olduğunu ve henüz tediye edilmemiş bulunanları istemek hakkından da mahrum kaldığını ileri sürerek 08.12.2004 tarihli kira sözleşmesi ile 09.12.2004 tarihli protokolün geçersizliğinin tespitine, anılan protokol gereği 105.000 Euro bedelli yapılan ayni ödemenin, olmadığı takdirde bedellerinin ihtar tarihi olan 29.11.2006 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davacı müvekkiline iadesine, müvekkilinin kazanç kaybından dolayı 10.000 TL nin, 09.12.2004 tarihli protokolü gereği davalıya henüz mülkiyeti devredilmemekle birlikte zilyetliği devredilen ve kiraya verilen villaların mahrum kalınan kira bedelinden dolayı sebepsiz zenginleşme hükümlerine istinaden 5.000 TL'nin, işyeri için müvekkili tarafından yapılan duvar kağıdı, mermer gibi demirbaşlar için harcanan 10.000 TL'nin yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının dava konusu işyerinin yapı kullanma izni olmadığını öğrendikten sonra dava konusu işyerini tahliye etmediğini, dava tarihi itibariyle de dava konusu işyerini kullanmaya devam eden davacının, kira sözleşmesinin geçersiz olduğunu ileri sürmesinin yersiz olduğunu, müvekkilinin kira alacağının tahsili için davacı aleyhine başlattığı tahliye talepli icra takibi neticesinde davacının dava konusu işyerini tahliye ettiğini, 09/12/2004 tarihli işletmenin devrini düzenleyen protokol gereği tarafların edimlerini, karşılıklı olarak yerine getirdiklerini, bu nedenle anılan protokolün geçersiz olduğunun iddia edilemeyeceğini, davacının yalnızca iskan ruhsatı olmaması sebebiyle kira sözleşmesinin ileriye dönük olarak feshini isteyebileceğini, müvekkilinin dava konusu yere ilişkin iskan ruhsatını davacı mecuru tahliye etmeden aldığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından kira sözleşmesinin ve protokolün mutlak imkansızlık nedeniyle geçersiz hale gelmesinde davalıya izafe edilebilecek herhangi bir kusuru varlığından söz edilemeyeceği, somut olayda davacının, uzun sayılabilecek bir süre sessiz kalarak ve dava konusu edilen işyerinde iki yıldan fazla bir süre oturduktan sonra 06.03.2007 dava tarihinde bu kez kira sözleşmesinin ve protokolünün mutlak imkansızlık nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürerek haksız iktisap hükümlerine göre alacağın istirdatı talebinde bulunmasında iyiniyetli olmadığı, davacının kira borcunu ödemediğinden mahkeme kararı ile kiralanan yerden tahliye edildiği de dikkate alındığında, kira sözleşmesinin ve protokolün ileriye dönük hükümlerinin de kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 02,75 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.