Hukuk Genel Kurulu 2006/11-369 E. , 2006/383 K. "" MAHKEMESİ : İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 14/03/2006 Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir Asliye 5.Hukuk Mahkemesi’nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 15.7.2004 gün ve 2001/998 E, 2004/331 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 20.10.2005 gün ve 2004/12564 E. 2005/10034 K. sayılı ilamıyla; (...Dava…
**Hukuk Genel Kurulu 2006/11-369 E. , 2006/383 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 14/03/2006 Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir Asliye 5.Hukuk Mahkemesi’nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 15.7.2004 gün ve 2001/998 E, 2004/331 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 20.10.2005 gün ve 2004/12564 E. 2005/10034 K. sayılı ilamıyla; (...Davacı vekili, davalı şirketin işleteni olduğu otobüste yolcu olan müvekkilinin, lastik patlaması nedeniyle oluşan kazada yaralandığını ve davalı işletenin kaza nedeniyle kusurlu olduğunu ileri sürerek, 2.500.000.000. TL maddi ve 5.000.000.000. TL manevi tazminatın olay tarihinden temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, maddi ve manevi tazminat hesabının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalıların birlikte vekili, istemin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece; iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın 400.000.000.TL maddi ve 5.000.000.000. TL manevi tazminat miktarının olay tarihinden temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan ve diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Dava, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamında, haksız eyleme dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre, hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.