11. Hukuk Dairesi 2011/3770 E. , 2013/4975 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 47. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 14/07/2010 tarih ve 2010/34-2010/322 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 12/03/2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekilleri Av. ... ve Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre d
**11. Hukuk Dairesi 2011/3770 E. , 2013/4975 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 47. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 14/07/2010 tarih ve 2010/34-2010/322 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 12/03/2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekilleri Av. ... ve Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı ... A.Ş.'nin müvekkili tarafından aile üyeleri iştirak ettirilerek kurulduğunu, şirketin sermayesinin %51’ni temsil eden 25.500 adedinin müvekkilinin, diğer kalanının da ailesindeki kişiler tarafından taahhüt ve iktisap edildiğini, ancak davalılar tarafından müvekkilinin imzasının sahte olarak atılarak düzenledikleri yönetim kurulu kararında, müvekkilinin hissesinden 25.000 adedini davalı ...’e, 499 adedini davalı ...’e devir ettiğinin düzenlendiğini, daha sonra genel kurulu toplayıp kendilerini yönetim kuruluna seçtiklerini ve şirketin tek işletmesini üçüncü şahıslara verdiklerini, yapılan hisse devirlerinin batıl olduğu gibi şirketin hisse senedi ihraç etmediğini bu nedenle ...'nun 416.maddesinde düzenlenen yazılı şekil ve şirketin onay vermesi şartlarının yerine getirilmediğini, kaldı ki, kararı veren yönetim kurulunun seçildiği 22.07.1999 tarihli genel kurulun ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2002/538 sayılı kararı ile batıl olduğuna karar verildiğini, ayrıca şirketin 03.09.2002 tarihli genel kurulun hazirun cetvelinde yer alan ..., ... ve ...’un kimlerden hisse devir aldığının açık olmadığını, bu genel kurulda şirket sermayesinin 25 milyar TL'sı artırılarak 75 milyar TL'na yükseltildiğini ve sermayenin paylaşıldığını ileri sürerek, davalı ... tarafından batıl ve hukuken yok eylemlerle elkonulmuş 25.000 adet hisse ile davalı ... tarafından aynı işlemlerle elkonulmuş 499 adet aynı şirket hissesindeki elkoymanın ve şirketin 03.09.2002 tarihli genel kurulunda hukuk dışı meşruhatlarla davacı adından silinen aynı şirket 1 adet hissesindeki muarazanın kaldırılarak toplam 25.500 adet hissenin davacıya aidiyetine karar verilmesine, davalılardan ... adına 1 adet, ... adına 999 adet, ... adına 40 adet gösterilen şirket hisselerinin geçersiz işlemlerden evvelki sahiplerine aidiyetine, ... A.Ş.'nin kayıtlarının bu surette düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. . Davalı ... A.Ş. vekili, davacının müvekkili şirketin kurucusu ve ortağı olmadığını, pay defterinde de davacının yer almadığını, davacının ortak olmadığı halde ...'nun 312. ve 313. maddeleri uyarınca 1996 yılında yapılan genel kurulda yönetim kurulu üyeliğine seçildiğini, burada bir pay tahsisinin yapıldığını ancak pay defterine kayıt edilmediğini, davacının, davalı ...’e olmayan 25.000 pay sattığını, bu işlemi paydaş olmadığı halde gerçekleştirdiğini, bu devrin şirketin ortağı olan davacının eşi ...’den pay tahsisi ile temin edildiğini, ...’e pay devrinin onaylandığı karardaki imzanın davacıya ait olduğunu, davacının imzası olmasa da hukuki durumun değişmeyeceğini, zira, dört kişilik yönetim kurulunda üç kişinin karara katılmasının geçerli olduğunu, payın ....07.1999 tarihinde devredildiğini 2003 Mart ayına kadar da muarazanın ortaya çıkmadığını, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Davalılar..., ... ve ..., pay defterinde mevcut paydaşlar ayrımına bakarak iyiniyet ile paylarını satın aldıklarını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Davalı ..., davacının ... A.Ş.'ne hiçbir zaman ortak olmadığını, davacının ortak olmadığı halde yönetim kurulu üyesi olarak atandığını, kendisine verilen bir payında pay defterine kaydedilmediğini, davacının kötü yönetimi nedeniyle şirketin zor duruma ve bir çok davanın açılmasına neden olduğunu, şirketi ...’in kurtardığını ve kendisine 25.000 şirket hissesinin satıldığını, davacının payı olmadığından kendi payından devrin yapıldığını, hisse devirlerindeki imzanın davacıya ait olduğunu, hazurin cetvelinin pay sahipliğini göstermeyeceğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, şirketin pay defteri ve hazirun cetveli gibi bazı kayıtlarında davacı pay sahibi olarak görünse de bu kayıtların tutarlı olmadığı ve davacının eşi olan ortaklardan ...'e ... tutulmuş olabileceği, davacının davalı şirkette hiçbir şekilde ve hiçbir zaman pay sahibi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 14.09.2009 tarihli kararı ile bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak davalı şirketin 22.07.1999 tarihli genel kurulun iptali istemiyle ilgili ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2001/199 2002/538 sayılı karar gerekçesinde davacının en azından (1) pay sahibi olduğu, dolayısıyla dava hakkının bulunduğu kabul edilerek anılan genel kurulun iptaline karar verildiği, bu durumda 22.07.1999 tarihi itibariyle davacının en az (1) pay sahibi olduğu kesinleşmiş bir olgu olduğu, davacının (1) payının herhangi bir kişiye devredildiği ileri sürülüp usulünce kanıtlanmadığına göre davacının halen bu payın sahibi olduğunun kabulünün gerektiği, davacının yönetim kurulu üyesi ve başkanı olduğu dönemde hazirun cetvellerini ve pay defterini düzenleme ve kayıt dercetme güç ve yetkisine sahip bulunması, payındaki artışların dahi bu güç ve yetkinin mevcut olduğu dönemlerle paralellik arzetmesi nedeniyle bu kayıtlarda yer alan olguların davacının ortaklık ve pay sayısına ilişkin hak ve sıfatı ile kapsamını tayinde tek başına dayanak oluşturamayacağı, davacının isticvap edildiği, davalı şirketin tüm payları nama yazılı olmakla birlikte paylar henüz senede bağlanmadığından mevcut çıplak payların devri ...'nun 4l6. maddesine değil, Borçlar Kanunu'nun l62.maddesinde düzenlenen alacağın temliki hükümlerine tabi olduğundan davacının (1) payın üzerinde paya sahip olduğu iddiasını B.K.nun 162 ve devamında belirtilen ilkeler dairesinde kanıtlanamadığı, davacının davaya konu hisseleri hangi tarihte, kim ya da kimlerden ve ne şekilde aldığını dahi açıklayamadığı gerekçesiyle davalı ... İşletmeleri A.Ş. hakkındaki davanın kısmen kabulu ile bu şirkete ait bir hissenin davacıya ait olduğunun tespitine, diğer davalılar hakkındaki tüm talepler ile davalı şirket hakkındaki diğer taleplerin reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.