6. Ceza Dairesi 2010/4365 E. , 2011/44630 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yağma, Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, Tehdit HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul v…
**6. Ceza Dairesi 2010/4365 E. , 2011/44630 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yağma, Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, Tehdit HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Mağdure ...'ın, sanık ...'un babası olan 1944 doğumlu tanık ...'u kendi isteği üzerine evlenmesi için ... isimli bir kadın ile tanıştırdığı, yaptığı aracılığa karşılık adı geçen tanıktan 4.000 Türk Lirası para aldığı, tanığın evlilik hazırlıkları için ayrıca 6.000 Türk Lirası masraf yaptığı ve tanık ...'nün bu kadın ile üç ay gayri resmi evli kaldığı, daha sonra kadının evden ayrılıp kayıplara karıştığı, sanığın da babasının bozulan gayri resmi evliliği için yapılan masraflardan mağduru sorumlu tutup, gittikleri evde bıçakla tehdit ederek darp etmek suretiyle mağdura iki adet 5.000'er Türk Liralık senet imzalattırdığı anlaşılıp kabul edildiğine göre; mağdurun, sanığın babasının ve tanıştırdığı kadının beraberliklerinin devamı hususunda bir garantisi ve etkisi olamayacağı, tarafları tanıştırması ve birlikteliklerine aracılık etmesinin hukuki bir ilişkiden doğan alacak hakkı doğurmadığı, sanığın gelişen olayların tarafı olmadığı ve olayların gelişiminde de mağdure tarafından dolandırıldıklarının iddia edilmemiş olması karşısında; sanığın eyleminin bütün halinde 5237 sayılı TCK'nın 149/1-a-d maddesinde tanımlanan yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 31.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.