İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/12/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 03/12/2025 Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2024/682 Esas 2025/477 Karar sayılı ilamına karşı , davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalının, müvekkili kooperatifin üyesi olduğunu, müvekkili kooperatifte sabit fiyat ve peşin öd…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/2026 KARAR NO: 2025/2261 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/05/2025 NUMARASI: 2024/682Esas - 2025/477Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/12/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 03/12/2025 Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2024/682 Esas 2025/477 Karar sayılı ilamına karşı , davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalının, müvekkili kooperatifin üyesi olduğunu, müvekkili kooperatifte sabit fiyat ve peşin ödeme sistemi bulunmadığını, kooperatifte daha önceden hiçbir şekilde kesin hesap maliyeti çıkarılmadığını, müvekkili kooperatifin 26.02.2023 tarihinde yapılan olağan genel kurulu toplantısının aidatların görüşülmesi başlıklı 5. maddesinde, 120-m2 konut alan/alacak üyelerin ortaklık ödemelerinin 280.000-TL'ye, 150-m2 konut alan/alacak üyelerin ortaklık ödemelerinin 300.000-TL'ye eşitlenmesine ve kalan bakiyenin 31.03.2023 tarihine kadar aynı genel kurulda kararlaştırılan şekilde yapılandırılmaması halinde tamamının muaccel olacağının kararlaştırıldığını, davalının kendisine verilen süre içerisinde bakiye borcunu ödemediğini ve genel kurulun öngördüğü şekilde borcunu yapılandırmadığını, sonuç olarak davalının bakiye borcunun muaccel olduğunu, davalı hakkında Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında genel kurulun eşitleme kararı nedeniyle kalan bakiye borcun tahsili için icra takibi başlatıldığını ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmesinden de bir sonuç alamadıklarından bahisle davalının Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde:açılan davayı kabul etmediğini, davacı kooperatiften 03/12/2016 tarih ... nolu karar ile ayrıldığını, bu nedenle davaya konu icra takibine dayanak belgenin bir hükmünün bulunmadığını, kendisine karşı dava açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığını, hak düşürücü süre ve zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu, ayrıca yetki itirazında bulunduğunu, davaya bakmaya develi asliye hukuk mahkemesinin yetkili olduğunu, icra inkar tazminatı talebinin haksız olduğunu, talep edilen meblağın likit olmadığını, faizin neye göre ve hangi tarihten itibaren işletildiğinin belli olmadığını, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; "Somut uyuşmazlıkta; davacı kooperatif 26/02/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan karara ilişkin davalı üyenin ödemesini tamamlamadığını ve yapılandırmadığını ileri sürerek davalı hakkında takip başlatmış olup, davalı ise 2016 yılında kooperatife peşin ödeme yaparak tapusunu aldığını ve üyelikten ayrıldığını, bu sebeple başlatılan icra takibine itiraz etmiş olup eldeki dava itirazın iptali davasıdır. Kooperatif ana sözleşmesi, genel kurul kararları,haziran cetvelleri, davalının üyelik dosyası dosya kapsamına alınarak bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup, yapılan incelemede; davalının, davacı kooperatifin üyesi olduğu, istifa ettiğine dair bir belge bulunmadığı, davacı kooperatifin 26/02/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısının aidatların görüşülmesi başlıklı 5. maddesinde, 120m² konut alan/alacak üyelerin ortaklık ödemelerinin 280.000,00-TL ye; 150m² konut alan/alacak üyelerin ortaklık ödemelerinin 300.000,00-TL'ye eşitlenmesine ve kalan bakiyenin 31/03/2023 tarihine kadar aynı genel kurulda kararlaştırılan şekilde yapılandırılmaması halinde tamamının muaccel olacağına dair karar alındığı, dosya kapsamında yer alan tapu kaydına göre davalının 120m²'lik konuta sahip olduğu (...ada,... parsel,...kat,... nolu bağımsız bölüm), 26/02/2023 tarihli genel kurul toplantısının ... nolu kararı uyarınca davalının ödemesi gereken bedelin 280.000,00-TL olduğu, ancak davalı tarafça yapılan toplam ödemenin 159.600,00-TL olduğu bakiye borcun 120.400,00-TL olduğu belirlenmiştir. Davalı tarafça bilirkişi raporuna itiraz edilmediği bu şekilde bilirkişi raporunun davalı aleyhine kesinleştiği açıktır. Davacı kooperatif davalı hakkında başlattığı Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında 120.400,00-TL asıl alacak ve 22.740,76-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 143.140,76-TL alacağa ilişkin takip başlatmış olup, asıl alacak talebinde haklı olduğu ayrıca takip tarihi ile genel kurul kararında belirtilen muacceliyet tarihi arasındaki işlemiş faize yönelik talebi de yerinde olduğundan davanın kabulü ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 120.400,00-TL asıl alacak ve 22.740,76-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 143.140,76-TL üzerinden devamına karar verilmiştir. Davalı, 03/12/2016 tarihli yönetim kurulu kararı ile kendisi dahil 11 kooperatif ortağının kooperatiften ayrılmasına karar verildiğini, bu nedenle dava konusu borçtan sorumlu olmadığını savunmuş ise de alınan bu karar genel kurul tarafından onaylanmadığı gibi davalı, bu tarihten sonra 2023 ve 2024 yıllarına ait genel kurullara da üye olarak katılmıştır. İlgili kararın alınması yönünde yönetim kuruluna genel kurul tarafından yetki verilmemiştir. Sunulan bu belge davalının kooperatif üyeliğinden ayrılmış olduğunu kabul etmek için yeterli görülmemiştir. Zira davalı, davacı kooperatiften almış olduğu daireyi de iade etmemiştir. (HGK'nun 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı) Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece hükmedilen asıl alacak kooperatif genel kurul kararları ile belli olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmiş" gerekçesiyle DAVANIN KABULÜ ile, 1-Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında davalının yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile takibin 120.400,00-TL asıl alacak ve 22.740,76-TL işlemiş faiz olarak kaldığı yerden devamına, asıl alacak tutarı olan 120.400,00-TL'ye takip tarihinden tahsil tarihine kadar yıllık %18 oranında faiz uygulanmasına, Alacak likit olduğundan takip tutarı olan 143.140,76-TL'nin %20'si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. İşbu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Kararın Dayanağı Olan 2023 ve 2024 Yıllarına Ait Genel Kurullara ...' ın katıldığının doğru olmadığını, müvekkil ...' ın üyeliğine son verilen yönetim kurulu kararından sonra kendisine toplantı çağrısı yapılmadığını ve genel Kurullara da katılmadığını, nitekim dosyada mübrez bilirkişi raporunda da böyle bir tespit mevcut olmadığını, bu hususlara aykırı bir belge dosyada mevcut olmadığı gibi bilirkişi raporu da gerekçeli karardan ayrık olarak müvekkilin üyelikten çıktıktan sonra toplantılara iştirak ettiğini tespit etmediğini, ilgili kararın alınması yönünde yönetim kuruluna genel kurul tarafından yetki verilmediği' hususu gerçeğe aykırı olduğunu, kooperatifçe kesin hesap çıkartıldığını, binaların etap etap düzenlendiğini, müvekkil kendi etabına ait dairenin kesin hesabını ödemiş ve her hangi bir borcu kalmadığından kooperatifin devam eden etaplarında yer almadığından kooperatif üyeliğinden ayrıldığını, Kooperatif 03.12.2016 Tarihinden Sonraki Genel Kurullara Müvekkili Üye Sıfatıyla Davet Dahi Etmediğini, Kooperatifçe müvekkil tarafından kesin hesap raporu doğrultusunda ödeme yapmış olması, ödeme üzerine üyeliğinin sonlandırılması nedeniyle bir daha Genel kurul toplantılarına davet edilmediğini, Çevre şehircilik İl Müdürlüğü kayıtlarına göre de müvekkil kooperatif üyesi olarak görülmediğini, Kooperatifin devam eden etaplarında müvekkil lehine bir kazanım olmayacağından borçlandırılması da hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilin aleyhinde borç tahakkuku yapılmadığı raporda tespit edilmiş olmasına rağmen faiz işletilmesi ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi hukuka aykırı olduğunu, netice olarak kararın dayandığı, kooperatifin yönetim kuruluna üyelikten çıkarma yetkisi verilmediği, müvekkilin 03.12.2016 tarihinden sonra da kooperatif genel kurullarına katıldığı hususlarının hiçbirisi gerçek değildir. Bilirkişi raporuna ve Genel kurul toplantı tutanaklarına da aykırı olduğunu, kaldı ki kooperatif mizan kayıtlarına göre de müvekkilin borçlu olduğuna dair bir kayıt bulunmadığı bilirkişi raporunda tespit edildiğini, kooperatifin bloklar etap etap yaptığı, müvekkilin daire aldığı blokun tamamlandığı ilerleyen etaplarda yer almadığı da kooperatif kayıtlarında bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, müvekkilin davet edilmediği, katılmadığı Genel Kurul sonrası herhangi bir ihtar gönderilmeden borçlandırılması hukuka aykırı olup müvekkil yönünden muaccel bir borç söz konusu olmadığını, arz olunan nedenlerle Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/682E 2025/477K sayılı kararının kaldırılmasına , davanın reddine, kooperatif aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davacı kooperatif uhdesinde bırakılarak lehimize vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Dava, kooperatif aidat alacağına ilişkin itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması halinde kooperatifin aidat toplaması olağandır. Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat toplamaya engel teşkil etmez. ( Yargıtay 23 HD 2016/7545 Esas 2019/5329 Karar) Yine Kooperatifler Kanun'un 27/son cümlesinde, ortaklığın düşmesinin ortağın anasözleşme veya diğer suretlerle doğmuş borçlarının yok olmasını gerektirmeyeceği düzenlemesine yer verilmiştir. Bununla birlikte; Kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Genel kurullarda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alındığı gibi daha önceden alınan kararlarda değiştirilebilir. Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 23 H.D 2011/933 Esas 2011/936 Karar) Kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını yapar ve amaçlarını gerçekleştirir. Ayrıca kooperatiflerde eşitlik ilkesi geçerlidir. Kooperatiften bağımsız bölüm alınması aidat ödenmesine engel değildir. Davacı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması nazara alındığında kooperatifin aidat toplaması olağandır. Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat toplamaya engel teşkil etmez.( Yargıtay 23 HD 2016/7545 Esas 2019/5329 Karar) Kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramaz. Bununla birlikte Kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir.( Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2017/391 Esas 2020/1615 Karar) Yine bir kooperatif ortağının bağımsız bölümüne ait tapu kaydının adına tescil edilebilmesi için, ortağın taşınmazına yönelik olarak kooperatife karşı tüm edimlerini yerine getirmiş olması gerekmektedir. Davacı kooperatifçe, bu ilkeye uygun olarak, davalı ortağın bağımsız bölüm davalı adına tescil edilmiştir. Kooperatifçe taşınmaz davalı adına tescil edilmiş ise de, kooperatifin inşaatlarının devam etmesi, ana sözleşmede belirtilen kesin hesabın somut olayda sözkonusu olmadığı, yapılan hesabın tapu tescili öncesi ortağın borcunun belirlenmesine yönelik olduğu açıktır. Böyle bir durumda kooperatifçe davalının borcu bulunmadığına yönelik yapılan işlemler, tapu tescili öncesi hiçbir borcunun kalmadığının belirlenmesine yönelik olup, ileride doğacak borçların talep edilmeyeceği anlamını içermemektedir. Somut olayda davalının sabit ücretli üye olduğuna yada istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı gibi davalının kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kooperatife iade etmediği genel kurul kararlarının iptal edilmediği sabittir. Kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez. Davacı kooperatif üyesi olduğunu beyan etmiştir. Davacının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/871 Esas 2021/1256 Karar) Bilindiği üzere Kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir.(23. Hukuk Dairesi 2017/391 Esas 2020/1615 Karar) Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece hükmedilen asıl alacak 26.02.2023 tarihli kooperatif genel kurul kararları ile belli olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, davalı kooperatif üyesinin ödenmeyen aidat borcu kapsamında başlatılan icra takibinde ispatlanan alacak nedeniyle borca itirazın iptali talebinin kabulüne ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davalının yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ; Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2024/682 Esas 2025/477 Karar sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davalının istinaf başvurusunun HMK. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 9.778,00 TL istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 2.445,00 TL harcın mahsubundan sonra geriye kalan 7.334,00 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına Davalı tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına , HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 03/12/2025