12. Hukuk Dairesi 2013/2495 E. , 2013/11116 K. "" MAHKEMESİ : Karataş İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 04/10/2012 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :Borçlu vekili, takib…
**12. Hukuk Dairesi 2013/2495 E. , 2013/11116 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Karataş İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 04/10/2012 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :Borçlu vekili, takibe konu senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, imzanın müvekkile ait olması halinde dahi senedin sahtecilikle tanzim edildiğini belirterek takibin iptalini talep etmiş, Mahkeme, senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ancak başka bir amaçla düzenlenmiş belgeden alındığı bu nedenle borçlunun gerçek iradesini yansıtmadığını belirterek takibin iptaline karar vermiştir. Mahkemece aldırılan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’nin 05.06.2012 tarihli raporunda; senetteki imzanın borçluya ait olduğu ancak senedin başka bir amaçla düzenlenmiş belgeden dönüştürüldüğünün beyan edildiği görülmektedir.Unsurları itibariyle kambiyo senedi vasfında olan dayanak bononun düzenlenmesi sırasında matbu hazırlanmış boş senetlerin kullanılacağına dair yasal bir düzenlemenin mevcut olmadığı, bu durumda bono üzerindeki imzanın ne amaçla atıldığının dar yetkili icra mahkemesinde tartışılmasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.Mahkemece takip dayanağı bono üzerindeki imzanın borçluya ait olduğu tespit edildiğine göre, bu konudaki itirazın reddi ile borçlunun sair itiraz nedenlerinin incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile takibin iptaline dair karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi