T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I) ESAS NO : 2026/11 KARAR NO : 2026/113 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 30.10.2025 …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I) ESAS NO : 2026/11 KARAR NO : 2026/113 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 30.10.2025 tarihli ara karar. ESAS-KARAR NUMARASI : 2025/556 E. DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden) TALEP : İhtiyati Tedbire İtiraz KARAR TARİHİ : 22.01.2026 YAZIM TARİHİ : 26.01.2026 Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: teminat mektubunun 4734 sayılı Kanun'un 35.maddesinde belirtilen şekli unsurları içermediğini, dava konusu sözleşmenin 4734 sayılı Kanun 22.maddesi uyarınca kural olarak teminat alınmaksızın doğrudan temin usulü ile imzalandığını, müvekkilinin alacaklı olduğunu iddia ederek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına itirazının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle: teminat mektubunun ihale sonucu 13.12.2023 tarihinde imzalanan sözleşmeye istinaden verildiğini, 4734 sayılı ve 2886 sayılı Kanun gereğince teminatlara ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini, teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesinin de doğru olmadığını savunarak ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Somut olayda taraflar arasında sözleşme ile kurulan ilişki ticari nitelikte bir ilişki olup dava TTK 'nun 4. Maddesi kapsamında nispi ticari dava niteliğindedir. Mahkememizce paraya çevrilmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilen teminat mektubu da bu davanın konusudur. Ayrıca 4734 sayılı yasanın 34. Maddesinin son bendinde yer alan " Her ne suretle olursa olsun, idarece alınan teminatlar haczedilemez ve üzerine ihtiyati tedbir konulamaz." hükmü taraflar arasında mevcut olan uyuşmazlıklar yönünden değil 3. Kişiler yönünden getirilmiş bir hüküm olup bu maddenin taraflar arasında meydana gelen uyuşmazlıklara uygulanamayacağı , eldeki dava yönünden teminat mektubunun paraya çevrilmesinin önlenmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkin şartların gerçekleştiği , sözleşme bedeli ve davacının talep ettiği hak ediş alacağı bedeli dikkate alındığından bu bedellerin teminat mektubu bedelinin çok üzerinde olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ilişkin talebin reddine..." karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: 4734 sayılı Kanun'un 2886 sayılı Kanun gereğince her ne suretle olursa olsun idarece alınan teminatlar üzerine ihtiyati tedbir konulamayacağı, düzenlemenin kamu yararı düşüncesiyle getirildiği, emredici olduğu, yasağın kamu yararına dayalı olduğu ve tüm idareler ile yargı mercilerini bağladığı, yüksek mahkemelerce de kamu ihaleleri kapsamında alınan teminat mektuplarının paraya çevrilmesinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulamayacağına karar verildiği, teminat mektuplarının kıymetli evrak niteliğinde olmadığı, bağımsız bir alacak hakkını temsil etmediği, yalnızca kamu işinin gereği gibi ifasını güvence altına alan bir garanti aracı olduğu, bu nedenle de ihtiyati tedbirin konusunu oluşturamayacağı, aynı davacı tarafından başka bir teminat mektubu yönünden yapılan ihtiyati tedbir talebinin, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/193 D. İş sayılı kararı ile aynı hukuki gerekçelerle reddedildiği, davacının ileri sürdüğü hakediş alacağı iddiasını yaklaşık olarak ispatlayamadığı, aksine taraflar arasında mahsuplaşma yapıldığı ve davacının bu mahsuplaşmaya itiraz etmediği, bu haliyle ihtiyati tedbir talebinin kötü niyetli olduğu nedenleriyle ihtiyati tedbir ve tedbire itirazın reddine dair kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Talep, sözleşmeden kaynaklı hak ediş alacağının tahsili ile teminat mektubunun iadesi istemine ilişkin davada verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması taleplidir. Taraflarca akdedilen elektronik ücret toplama sistemine ilişkin Hizmet Alımlarına Ait Tip Sözleşme başlıkla sözleşmenin 11.5. maddesinde "Her ne surette olursa olsun, İdarece alınan teminatlar haczedilemez ve üzerine ihtiyati tedbir konulamaz" hükmü bulunduğu halde mahkemece hatalı değerlendirmeyle ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi ve belirtilen hükmün taraflar arasında mevcut olan uyuşmazlıklar yönünden değil 3. kişiler yönünden getirildiğinden bahisle ihtiyati tedbire vaki itirazın reddine karar verilmesinde dosya kapsamına, usul ve yasaya uyarlık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.a.6 madde gereğince kabulüyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.a.6 madde gereğince kabulüne, Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/556 E. sayılı, 30.10.2025 tarihli ara kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-) Peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, 3-) Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 394/son ve 362/1.f gereğince kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 22.01.2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...