11. Hukuk Dairesi 2009/2421 E. , 2011/403 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.10.2008 tarih ve 2007/453-2008/551 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 18.01.2011 gününde davacı avukatı .... ile davalı avukatı ..... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf …
**11. Hukuk Dairesi 2009/2421 E. , 2011/403 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.10.2008 tarih ve 2007/453-2008/551 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 18.01.2011 gününde davacı avukatı .... ile davalı avukatı ..... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı anonim şirketin 2.000 YTL’lık sermayesinin karşılığı olan 200 adet hisse ile azınlık pay sahibi olduğunu, davalı şirketin 14.03.2007 tarihli olağan genel kurulu hazirun cetvelinin ve 31.12.2006 tarihli bilanço ile 01.01.2006-31.12.2006 dönemi gelir gider tablosunun gerçeği yansıtmadığını, bu olgular karşısında yönetim kurulu üyeleri ile denetçilerinin ibraları ile yönetim kurulu üyelerine TTK’nun 334 ve 335.maddelerinin gerektirdiği iznin verilmesi kararlarının da yasa, anasözleşme ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek, davalı şirketin 14.03.2007 tarihli genel kurulunda alınan 4, 5 ve 7 numaralı kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı tarafın TTK’nun 381/son.maddesi gereğince teminat göstermek zorunda olduğunu, hazirun cetveli, bilanço ve gelir-gider tablosunun gerçeği yansıtmadığı iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili şirketin yönetim ve denetim kurulu üyelerinin şirketin işleyişi için zorunlu olan kararları almakta ve görevlerini yerine getirmekte usul ve yasalara uygun davrandığını, iptali istenen kararların yasa, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.