7. Hukuk Dairesi 2025/4451 E. , 2025/5418 K. "" MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2024/535 E., 2025/168 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı ... tarafından, asıl ve ek karar asli müdahiller ... vd. tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler ince…
7. Hukuk Dairesi 2025/4451 E. , 2025/5418 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2024/535 E., 2025/168 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı ... tarafından, asıl ve ek karar asli müdahiller ... vd. tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA ... Kadastro Mahkemesinde 26.07.1989 tarihinde dava dışı ... tarafından açılan davada, kadastro sırasında ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 8 ada 186 parsel sayılı 3.333,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, miras yoluyla gelen hak ve pay satın alma nedeniyle payları oranında davalı ... ve müşterekleri adına tespit edildiği, ancak tespitin yanlış olduğu iddiasıyla dava dışı ... tarafından kadastro tespitine itiraz edilmiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar cevap dilekçesinde; kadastro tutanağının kullanım ve mülkiyet durumuna uygun olduğunu belirtmek suretiyle davanın reddini istemiştir. Yargılama devam ederken ... ve müşterekleri ile ... ayrı ayrı sundukları asli müdahale dilekçeleri ile davalı ...’e düşen hissenin taraflarınca satın alındığını belirterek adlarına tescile karar verilmesini istemişlerdir. III. MAHKEME KARARI ... Kadastro Mahkemesinin 24.09.2012 tarihli ve 1989/33 Esas, 2012/51 Karar sayılı kararıyla; davacı ... davasından feragat ettiğinden onun açısından davanın reddine, dava konusu 8 ada 186 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda gösterilmiş harfler uyarınca 9 kısma ayrılarak her bir kısmının ayrı ayrı dava dışı kullanıcıları adına tesciline, müdahil davacı ... tarafından açılan davanın reddi ile müdahil davacılar ... vd.’nin davasının kabulü ile krokide C harfi ile gösterilen 235 m²’lik alanın üzerindeki muhdesat ile birlikte bu müdahil davacılar adına tesciline karar karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. ... Kadastro Mahkemesi'nin 24.09.2012 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ... ve müdahil davacı ... temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 28.04.2015 tarihli ve 2014/3506 Esas, 2015/4945 Karar sayılı ilâmı ile; “Temyiz istemi, dava konusu taşınmazın, müdahil ... ve müşterekleri adına tesciline karar verilen (C) bölümüne yöneliktir. Mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda işin esasına girilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmiş ise de; verilen karar dosya kapsamı ile usul ve yasaya uygun düşmemektedir. Çekişmeli taşınmazın kadastro tespiti 31.05.1989 tarihinde yapılmış, müdahil ... ve müşterekleri 01.01.1995 tarihli devir ve temlik senedine, müdahil ... ise 17.02.2007 tarihli senede dayanarak süresinde açılmış bulunan davaya katılmışlardır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 25/son maddesi uyarınca tespit gününden sonra doğan haklara ilişkin davalara bakma görevi Kadastro Mahkemelerine ait olmayıp, genel mahkemelere aittir. Hal böyle olunca; mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek müdahil ... ve müşterekleri yönünden davanın kabulüne, müdahil ... yönünden ise reddine karar verilmesi isabetsiz olup temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden...” şeklindeki gerekçeyle hükmün bozulmasına karar vermiştir. 2. Bozma kararı sonrasında ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.02.2019 tarihli kararında özetle; asli müdahil davacılar ..., ..., ... ve ... tarafından açılan davanın reddine, asli müdahil davacı ... tarafından açılan ve vefatı sonrasında mirasçıları ..., ..., ... ve ... tarafından takip edilen davanın kabulü ile davaya konu Uşak ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 7 01... Parsel sayılı taşınmaz içerisinde, 29.01.2019 tanzim tarihli olan bilirkişi raporuna ekli krokide "C" harfi ile gösterilen 235 m² büyüklüğündeki taşınmazın düzenleme ortaklık payı kesintisi sonucunda oluşan 157,00 m²'lik hissenin üzerindeki muhdesat ile birlikte ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/148 Esas, 2016/156 Karar sayılı veraset ilâmında belirtilen miras payları oranında ..., ..., ... ve ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar vermiştir. 3. Mahkemenin 26.02.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ... ve asli müdahil davacılar ... ve müşterekleri temyiz isteminde bulunmuştur. Dairemizce verilen 12.01.2023 tarih ve 2022/5535 Esas, 2023/154 Karar sayılı karar ile; lehine kadastro tespiti yapılan ...’in 31.05.1989 tarihli tespitten sonra müdahil ... ve müştereklerine 01.01.1995 tarihli adi yazılı devir ve temlik senedi ile, müdahil ...’a ise ... Noterliğinin16.02.2007 tarih ve 0 ... yevmiye numaralı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile payını devrettiği, iki müdahilin de adına tescil talebinde bulunduğunun anlaşıldığı, ... ile ... arasındaki devir sözleşmesi adi yazılı olup ... tarafından ...’ye karşı ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/162 Esas, 2001/215 Karar sayılı dosyasında dava konusu alana ilişkin müdahalenin önlenmesine dair dava açılmış olup ...’in adi yazılı sözleşme içeriğini kabul etmediği sonucu birlikte değerlendirildiğinde adi yazılı sözleşmeye değil de resmî şekilde düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine itibar edilerek müdahil ... lehine tescil hükmü kurulması isabetli görüldüğünden asli müdahil ... vd. vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Mahkemece, Düzenleme Ortaklık Payı kesintisi sonrası asli müdahil ...’e isabet ettiği belirtilen 157 m²’lik alanın karşılığı olan pay gösterilmeksizin tapuya tesciline ilişkin karar verilerek "infazı kabil hüküm kurulmaması isabetsizdir" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozma sonrasında Mahkeme başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; asli müdahil davacı ... tarafından açılan ve vefatı sonrasında mirasçıları ..., ..., ... ve ... tarafından takip edilen davanın kabulü ile; Uşak ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 7 01... parsel sayılı taşınmaz içerisinde, 29.01.2019 tanzim ve 05.02.2019 havale tarihli bilirkişi ... ve bilirkişi ... tarafından hazırlanan rapora ekli krokide "C" harfi ile gösterilen 235 m² büyüklüğündeki taşınmazın DOP kesintisi sonucunda oluşan 157,00 m²'lik hissenin üzerindeki muhdesat ile birlikte ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/1 48... /156 Karar sayılı veraset ilâmında belirtildiği hâliyle; 6...2 T.C. Kimlik numaralı ... adına 4/16 paylı olarak, 6...8 T.C. Kimlik numaralı ... adına 6/16 paylı olarak, 4...0 T.C. Kimlik numaralı ... adına 3/16 paylı olarak, 1...6 T.C. Kimlik numaralı ... adına 3/16 paylı olarak tapuya kayıt ve tesciline karar vermiştir. V. EK KARAR Başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararın asli müdahil ... ve müşterekleri tarafından temyizi üzerine Mahkemece verilen 30.05.2025 tarihli ek kararla asli müdahil ... ve müştereklerinin temyiz taleplerinin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... temyiz dilekçesinde; a. Dava konusu taşınmazı 1987 yılında ...’den satın aldığını, sonrasında taşınmazı üzerinde 01.01.1995 tarihi yazan belgeyle eski eşi ...’ye hibe ettiğini, yine 19.12.1994 tarihli muhtar senedi ile taşınmazı geri aldığını ve taşınmazın son maliki olduğunu, b. Noterde yapılan satış vaadi sözleşmesini aldığı borç para karşılığı düzenlediğini, sözleşmede geçen 70.000,00 TL’yi almadığını, sadece 3.000,00 TL borç aldığını ve onu da faiziyle beraber ödediğini, ...’ın kendisini zorla dava konusu evden çıkardığını beyanla dava konusu taşınmazın adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Asli müdahiller ... ve müşterekleri asıl ve ek karara karşı temyiz dilekçelerinde; a. Taşınmazın 01.01.1995 tarihli bağış senedi ile ... ve çocuklarına hibe edildiğini, ...’in tek başına verdiği beyanların hükme esas alınamayacağını, b. 1995 tarihli bağış senedine karşı herhangi bir sahtelik davası açılmamasına rağmen Mahkemece senedin yok sayılarak hüküm kurulduğunu, 01.01.1995 tarihli senedin 19.12.1994 tarihli senetten sonra düzenlendiğini, c. Taşınmazın asli müdahil ...’a satıldığı kabul edilse dahi, 2. katın satıldığını, ... ve müştereklerinin taşınmazın birinci katında sürekli olarak ikamet ettiklerini birinci katın hiçbir zaman ...’a teslim edilmediğini, d. Mahkemeden muhdesat tespiti davası açmak için süre talep ettiklerini ancak bu taleplerinin dinlenmediğini, e. Mahkemece 30.05.2025 tarihinde verilen temyiz taleplerinin reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğunu beyanla temyiz taleplerinin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmişlerdir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kadastro tespitinden sonra kesinleşme ve tapuya tescil tarihinden önceki satın almaya dayalı tescil istemine ilişkindir. Somut olayda, Mahkemece Dairemizin bozma ilâmına değinilerek ... ve müşterekleri tarafından yapılan temyiz itirazlarının 30.05.2025 tarihli ek kararla reddine karar verilmiş ise de; hükmün ... ve müşterekleri yönünden kesinleştiğine yönelik olarak Mahkemece yapılan değerlendirme ve bu doğrultudan kurulan 30.05.2025 tarihli ek karar usul ve yasaya aykırı olup ek kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. 1. Asıl karara yönelik temyiz itirazlarına ilişkin yapılan incelemede; tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı ... ile ... ve müştereklerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Res'en yapılan incelemede ise; bilindiği üzere bir Mahkemenin Yargıtay dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu Mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı). Dairemizin 12.04.2023 tarihli bozma ilâmında, asli müdahil ...’e isabet ettiği belirtilen 157 m²’lik alanın karşılığı olan pay gösterilmeksizin tapuya tesciline ilişkin karar verilerek infazı kabil hüküm kurulmamasının isabetsiz olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma kararı sonrasında Mahkemece 26.03.2025 tarihli duruşmada bozma ilâmına uyulmuş, ancak bozma gereklerine uygun hüküm kurulmamıştır. Bu itibarla; Mahkemece yapılması gereken iş, dava konusu 157 m² yerin, kesirli olarak tüm parsel içindeki hisse karşılığı bulunarak ve ... mirasçıları adına mirasçılık belgesi gözetilmek suretiyle tescil hükmü kurulması gerekirken, yazılı olduğu şekilde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesine aykırı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ... ile asli müdahil ...vd.'nin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen 2. paragraf uyarınca BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.