T.C. KONYA BAM 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : .... (...) ÜYE : .... (...) ÜYE : .... (...) KATİP : .... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/07/2025 NUMARASI : ... ESAS ... KARAR DAVACI : ....... VEKİLİ : Av..... DAVALI : ....... VEKİLLERİ : Av....- Av..... DAVANIN KONUSU :…
T.C. KONYA BAM 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : .... (...) ÜYE : .... (...) ÜYE : .... (...) KATİP : .... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/07/2025 NUMARASI : ... ESAS ... KARAR DAVACI : ....... VEKİLİ : Av..... DAVALI : ....... VEKİLLERİ : Av....- Av..... DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 29/09/2025 KARAR YAZIM TARİHİ: 30/09/2025 Yukarıda tarih ve numarası yazılı ilk derece mahkeme kararı merci tayini için mahkememizce gönderilmiş olmakla, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda dosyadaki belgeler okundu, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜDÜ: İSTEM: Davacı vekili dava dilekçesinde Konya İli, Selçuklu İlçesi, ... Mah., ... pafta, ... ada, ... parsel nolu taşınmazları müvekkillerin 2019 yılında teslim aldıklarını, ayrıca ....... kendi facebook adresinde paylaşmış olduğu 27/09/2019 tarihinde iskan alındığına yönelik sosyal medya paylaşımları bulunduğunu, müvekkillerinin 2019 yılının Eylül ayında dairelerini teslim aldıklarını, daireleri teslim aldıktan bu yana kadar sitelerinde sürekli olarak bir sıkıntı yaşandığını, bunların bazılarının kendileri aralarında toplayıp yaptırdıklarını, 2022 yılının Şubat ayında yaşadıklarından sonra bu durumun içinden çıkılmaz bir hal alarak devam ettiğini, Konya.... Noterliğinin ....... yevmiye nolu ihtarnamesi, Konya .... Noterliğinin ... yevmiye no, Konya .... Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarnameleri ile bu hususu müteahhit firmaya bildirdiğini, ayrıca bu hususa ilişkin Konya ... Sulh Hukuk Hakimliğinin ... esas sayılı dosyasıyla da ispat edildiğini, ayrıca müteahhit firmaya müvekkillerin sözlü olarak da birden çok kez bu hususu bildirmiş olsa da davalı taraftan hiçbir zaman olumlu bir cevap alınamadığını, müteahhit şirketin ağır kusuru bulunduğunu, açık ayıpların işin kabulü anında gizli ayıpların ise ortaya çıktığında vakıf olur olunmaz bildirildiğini, somut olayda müvekkillerin üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiğini, gizli ayıbı fark eder etmez gecikmeksizin satıcıya ihbar edildiğini, söz konusu dava süresince davalının üzerine kayıtlı taşınır veya taşınmazlar 3. Kişilere devretme ihtimali çok yüksek olup devir gerçekleşir ise dava sonunda haklı çıkmaları durumunda alacağın teminatsız kalabileceğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava haklı saklı kalmak kaydı ile uzman bilirkişiler tarafından hesaplandığında artırılmak üzere şimdilik 123.568,38 TL maddi zararının müvekkillerin tapu kaydındaki payları oranında hükmedilmek üzere en yüksek mevduat faizi üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının dava dilekçesinde yer alan iddialarını kabul etmemekle birlikte, ayıp ve eksik olduğu iddia edilen hususlar incelendiğinde, taşınmazın ortak alanlarına ilişkin olduğu anlaşıldığını, ortak alanlar ile ilgili olan uyuşmazlıklarda çözüm yerinin Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında Sulh Hukuk Mahkemeleri olarak belirlendiğini, davacılar ile müvekkil arasında herhangi bir sözleşmesel ilişki bulunmadığını, davacılardan, taşınmazı müvekkilden teslim alanlar, teslim alırken gerekli kontrolleri yaparak, taşınmazda herhangi bir eksik/ayıp bulunmadığından taşınmazı eksiksiz/ayıpsız şekilde teslim aldıklarına dair teslim tutanağı imzaladıklarını, dava konusu edilen taşınmaz, uzun yıllardır malikler tarafından kullanıldığını, bu nedenle, kullanımdan kaynaklı da bir kısım sorunlar ortaya çıkmış olma olasılığı bulunduğunu, dava konusu edilen site yönetiminin, müvekkil şirkete fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere, 70.000,00 TL kadar borcu bulunduğunu, bu durum gözetildiğinde de, site yönetiminin bahsi geçen herhangi bir tadilat konusu mevcutsa bunu gidermesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir Konya .... Tüketici Mahkemesi gerekçeli kararında; Eldeki davada davacı yönünden asıl davada tefrik kararı verilerek işbu esasa kaydedildiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1. maddesi uyarınca ticari davalara Asliye Ticaret mahkemesi bakmakla görevli olduğu, ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrıldığı, nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde belirtildiği üzere her iki tarafın da tacir olduğu ve "Ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davaları olduğu, Mutlak ticari davalar ise tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, kanun gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklar olduğu, dolayısıyla TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıkların mutlak ticari davalar olduğu, göreve ilişkin düzenlemeler kamu düzeninden kaynaklandığından yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerektiği, eldeki davada, her iki taraf tacir olduğundan görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığından reddine karar verildiği görülmüştür. Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçeli kararında; Dava dilekçesi incelendiğinde; dava kapsamında işbu davamızın davalısı olan ....... Anonim Şirketi'nin de aralarında bulunduğu 70 kişi davalı aleyhine müteahhit şirketin ayıplı ifa ve eksik ifada bulunduğu iddiasıyla tazminat davası açtıklarının anlaşıldığı, temelde iddia müteahhit şirketin ayıplı ifasına dayanmakta olup ayıp konusu olarak "A ve B Bloklarının çatılarındaki fayanslar kalkmış, yağmur nedeniyle müvekkillerin dairelerinde çatı yalıtımından kaynaklı olarak su sızıntıları meydana gelmiştir; özellikle çatı katlarındaki dairelerde farklı yerlerde hasarlar oluşmuştur. Su depoları küflenmiş, dört farklı yerinden delinerek su sızdırmaktadır. Otoparkın doğu koruma duvarından su sızması sonucu otoparkı su basmış, toplantı odasında da su alma problemi yaşanmıştır. Kapıcı dairelerinden birisi, vaat edilen özellikleri taşımamakta ve eksik ifa durumu bulunmaktadır. Blokların dış cephelerindeki ahşap görünümlü fayanslarda kopmalar meydana gelmiş, çatı korkuluklarının montajında sağlamlaştırma işlemi yapılmamıştır. Mekanik projeye aykırı olarak kazan dairesi yapılmış, diyafonlar çalışmamakta ve bahçede göllenmeler oluşmaktadır." iddialarına yer verildiği dolayısıyla ayıp ve eksik işlerin yapılıp yapılmadığı ayrı ayrı davacıların sıfatıyla ilgili bir konu olmayıp ortak alanlara ilişkin bir inceleme gerektiğinden Tüketici mahkemesinde devam etmekte olan yargılama doğrudan mahkemelerindeki davayı etkileyecek olup davalar arasında ayrılamaz bir birliktelik söz konusu olduğu, aynı davada bir kısım davacılar hakkında genel mahkemelerin, bir kısım davacılar hakkında ise özel mahkemelerin görevli bulunması ve uyuşmazlığın aynı olaydan kaynaklanması halinde, taleplerden birisi yönünden verilecek karar diğerini doğrudan ilgilendirecek nitelikte ise bütün talepler yönünden özel yetkili ve görevli mahkemece yargılama yapılması gerektiğinden karşı görevsizlik kararı verildiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,HUKUKİ SEBEPLER ve GEREKÇE: Dava, merci tayinine ilişkindir. Aynı davada, bir kısım davacılar hakkında genel mahkemenin, diğer davacılar hakkında ise uzman olan özel mahkemenin görevli bulunması halinde, uyuşmazlık aynı olaydan kaynaklanıyor ve zarar tek ise ya da, taleplerden birisi yönünden verilecek karar diğerini doğrudan ilgilendirecek nitelikte bulunuyorsa; sözkonusu özel mahkeme ile genel mahkeme arasında “yargılama usulüne” ilişkin esaslı farklılıklar bulunmaması kaydıyla, bütün taraflar ve talepler yönünden uzman olan özel yetkili mahkemece yargılama yaparak uyuşmazlığın çözülmesi gerekir. Bu husus, hukukun öngörülebilir olmasının, usûl ekonomisinin ve davaların makul süre içinde bitirilmesi yükümlülüğünün de gereğidir. Somut olayda; davcı ile birlikte 70 kişinin daha aynı dava dilekçesi ile dava açtığı, tüketici mahkemesince davacı yönünden davanın tefrik edilerek görevsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır. Davanın konusu davalı şirketin yaptığı taşınmazdaki ortak alanlarda ortaya çıkan ayıplara ilişkin olup aynı davada bir kısım davacılar hakkında genel mahkemelerin, bir kısım davacılar hakkında ise özel mahkemelerin görevli bulunması ve uyuşmazlığın aynı olaydan kaynaklanması halinde, taleplerden birisi yönünden verilecek karar diğerini doğrudan ilgilendirecek nitelikte olduğundan usul ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlüğü açısından, davaların birlikte görülmesi gereklidir.Aksi takdirde aynı taşınmaza ilişkin iddia ve taleplere yönelik farklı mahkemelerce yargılama yapılacağı, bu durumun usul ekonomisine uygun olmayacağı gibi dosyaların bekletici mesele yapılması halinde ise makul sürede yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğurabileceği, genel yetkili mahkemenin görevli olduğu davacı hakkında özel yetkili mahkemece yargılama yapılmasının yukarıda anılan ilke gereği gerekli olduğu, bu durumda görevli mahkeme Tüketici Mahkemesidir. İzah olunan gerekçeler ışığında Konya .... Tüketici Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesi gerektiği gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; HMK'nın 21, 22 ve 23. maddeleri gereğince Konya .... Tüketici Mahkemesinin Yargı Yeri Olarak Belirlenmesine, Dosyanın Konya .... Tüketici Mahkemesine gönderilmesi amacıyla merci tayinine başvuran Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne Gönderilmesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 23/2 ve 362/1-c maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/09/2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır.