7. Hukuk Dairesi 2021/3997 E. , 2021/1563 K. "İçtihat Metni" 7. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Beyşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 02.10.2017 tarihinde verilen dilekçeyle muhdesatın aidiyetinin tespitinin talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın kabulüne dair verilen 09.10.2019 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davalılar ... ve ... vekili tarafından talep edilmiştir.
**7. Hukuk Dairesi 2021/3997 E. , 2021/1563 K.** **"İçtihat Metni"** 7. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Beyşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 02.10.2017 tarihinde verilen dilekçeyle muhdesatın aidiyetinin tespitinin talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın kabulüne dair verilen 09.10.2019 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davalılar ... ve ... vekili tarafından talep edilmiştir. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen karar davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince 03.07.2020 tarihli ek kararla davalıların temyiz talebinin miktar yönünden reddine karar verilmiş, ek kararın ilgili davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: KARAR Dava, muhdesatın aidiyetinin tespiti isteğine ilişkindir. Davacı vekili, davalılar ... ve ... tarafından Beyşehir Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/998 Esas sayılı dosyasında ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, bu taşınmazlar üzerinde kendisine ait kavak ve ceviz ağaçlarının bulunduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazlar üzerinde bulunan kavak ve ceviz ağaçlarının tarafına ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili, ağaçların muris tarafından ekildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalılar ...ve ... vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusunda bulunulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen karar davalılar ...ve ... vekili tarafından temyiz edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince 03.07.2020 tarihli ek kararla davalıların temyiz talebinin miktar yönünden reddine karar verilmiş, ek karar ilgili davalılar vekilince temyiz edilmiştir. 1-Somut olayda, aidiyeti talep edilen muhdesatların değeri 81.885,51TL olup, taraflar arasında elbirliği halinde mülkiyet söz konusu olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi olan 05.02.2020 tarihinde temyiz kesinlik sınırı 72.070,00TL olması nedeniyle, dava değeri temyiz kesinlik sınırı üstünde olmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesince ek karar ile bir kısım davalılar vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmesi doğru bulunmadığından, Bölge Adliye Mahkemesinin 03.07.2020 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilerek temyiz incelemesine geçilmiştir. 2- Mahkemece; dava konusu taşınmazların ortak muris adına kayıtlı olduğu, tarafların taşınmazda elbirliği halinde malik oldukları, mahalli bilirkişi ve taraf tanıklarının müşterek beyanlarından davacının dava konusu taşınmazlar üzerinde bulunan ağaçları diktiği ve en önemlisi de yıllarca bakımını yaparak şimdiki haline getirmiş olduğu, ceviz/kavak ağaçlarının dikilme zamanı ile alakalı olarak davacının aşamalardaki değişmeyen beyanları ve taraf tanıklarının beyanları ile zirai bilirkişi raporundaki ağaçların yaş tespitinin uyumlu olduğu yani davacının liseden mezun olduğu 1986-87 yıllarında kavak ağaçlarının diktiğini beyan ettiği, beyan edilen bu tarih ile kavak ağaçlarının yaşının uyumlu olduğu, yine ceviz ağaçlarının dikildiğini beyan ettiği 2000'li yıllar ile ceviz ağaçlarının yaşının da uyumlu olduğu, netice olarak davacının dava konusu taşınmazlar üzerinde bulunan ağaçları kendisinin diktiği, yetiştirdiği ve ne zaman diktiği hususunda aşamalardaki değişmeyen iddialarının gerek keşif sırasındaki mahalli bilirkişi ve taraf tanıklarının beyanları ile gerek zirai bilirkişi raporu ile davacının ispat etmiş olduğu sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. İstinaf incelemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesince; dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık anlatımlarından dava konusu taşınmazdaki ağaçların davacı ve murisi tarafından birlikte dikildiği anlaşılmakta ise de ağaçların yetişip büyümesine ilişkin bütün işlerin davacı tarafından yapıldığı, bu bağlamda ağaçların davacı tarafından meydana getirildiğine ilişkin mahkemenin kabulünün doğru olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK 684/1 m). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını da kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 m).22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK 722, 724, 729 m.ler), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın mülkiyetinin arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez. Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK 106/2 m) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararının bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi,hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın,dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK 114/1-h, 115 m.). Öğretide ve Yargıtay'ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının,kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir. Taşınmaz üzerindeki muhdesatın kim tarafından meydana getirildiğinin tespitine ilişkin davalarda mahkemece araştırılması gereken husus muhdesatın kim tarafından, hangi gelirlerle ve özellikle kimin adına ve hesabına yaptırıldığıdır. Somut olayda, tespit talebine konu ağaçların davacı ve murisi tarafından dikilmiş olduğu sabit olup bu nedenle davanın reddi gerekirken, salt davacı yanca bakımlarının yapılmış olması, yetiştirilmiş olması dolayısıyla davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş, açıklanan nedenler ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile HMK 371.maddesi gereğince temyiz olunan Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin kararının BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, HMK'nin 373.maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dosyanın Konya Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 06.10.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.