11. Hukuk Dairesi 2013/15691 E. , 2013/20991 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/08/2013 tarih ve 2013/198 esas sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tü…
**11. Hukuk Dairesi 2013/15691 E. , 2013/20991 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/08/2013 tarih ve 2013/198 esas sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı Canku Ltd. Şti.'nin % 35 hissesini devir ve satın aldığını, şirketin kalan % 65 hissesinin ise davalı ... Tosun' a ait olduğunu, müvekkilinin hisse bedellerini ödediği gibi şahsi kredilerde çekerek, makine ve ekipmanları satın aldığını, şirket adına Garanti Leasing sözleşmesi yaptığını, şirkete işletme sermayesi koyduğunu, geri ödemelerdeki aksaklıklarda ödemeleri hep müvekkilinin yaptığını, makine ve ekipman alımlarında da şirketin kendi limitleri olmadığı için kendi adına krediler kullandığını, şirketin iki üç yıl boyunca çok büyük atılımlar yaptığını şirketin aile şirketi görüntüsünden çıkarılıp şirket müdürü Kemal Tosun' a da aylık 2.000,00 TL maaş alması hususunda anlaşma sağladıklarını, şirketin bu süre içinde kat be kat büyüdüğünü ve büyük gelirler elde ettiğini ve gayrimenkul satın alınıp kiraya verildiğini, ancak son yıllarda şirketin yaptığı işlerin, bilançoların, şirketin gerçek gelir ve gider durumunun, kar durumu, banka hesapları, şirketin hukuku fiili ve finans işlemlerinin müvekkilinden saklandığını, şirket müdürü Kemal Tosun' un şirketin elde ettiği gelirleri kendi hesabına aktardığı, şirket muhasebecisi Yeliz ile birlikte şirketin parasını çalıp şirketi zarara uğrattıklarını, naylon fatura yöntemiyle şirket hesaplarından para çekilerek şirketin içerisinin boşaltılmaya çalışıldığını, şirketin temsilinin iki yada üç imza ile yapılmasını teklif etmesine rağmen bu teklifin kabul edilmeyerek Kemal Tosun' un şirket müdürü kalmaya devam ettiğini, şirketteki ilişkilerin garip haller almaya başladığını, müvekkilinin şirketteki hisse karşılığının belirlenerek devre hazır olduğunu beyan etmesi ü zerine de olumlu bir sonuç alamadığını, ayrıca Kemal Tosun tarafından müvekkilinin imzası da sahte olarak atılarak işlemler yapıldığını Ticaret Sicil' deki kayıtlardan öğrendiğini, şirkete ve şirket yöneticilerine müvekkilinin güveni kalmadığını, müvekkilinin hiçbir şekilde hiçbir konuda bilgilendirilmediğini, hukuka ve kanunu aykırı yüzlerce suç işlendiğini, bütün bu hususların fesih nedeni olduğunu iddia ederek, öncelikle şirketin tek gayrimenkulü ve araçları, araba ve iş makineleri ve banka hesapları üzerine ihtiyati haciz/ İhtiyati tedbir konulmasına, şirkete kayyım atanmasına, şirketin feshi ile tasfiyesine, şirkete kayyım ve tasfiye memuru atanmasına, müvekkilinin % 35 hissesinin gerçek piyasa reel değerleri belirlenerek dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka kredi faiziyle ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, dosya kapsamına göre,davacının şirketin mal varlıkları üzerine ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz konulması talebinde bulunduğu, HMK 389. maddesine göre bizatihi dava konusu olmayan mal ve haklar üzerine ihtiyati tedbir konulması mümkün olmadığı, bu nedenle şirketin menkul ve gayri menkulleri üzerine ihtiyati tedbir konulması talebinin yersiz olduğu, ihtiyati haciz talebi yönünden ise şirketin feshi talebi için ihtihati haciz kararı verilmesi mümkün olmadığı,çıkma payı alacağı yünönden ise mahkemece davacının fesih talebi yerinde görülmediğinden davacının davalı şirkette % 35 hisse sahibi olduğu dikkate alındığında çıkma payı talebinin hüküm altına alınmasının mümkün olabileceği,bu nedenle teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesinin uygun görüldüğü, şirkete kayyum tayin edilmesi , çift imza ile temsil yönünde karar verilmesi şirket müdürünün tasarruf yetkisinin kaldırılması talepleri yönünden dava dilekçesinde bahsedilen iddialarla ilgili olarak mahkemeye kanaat verici hiç bir belge sunulamadığı,davacı vekilinin şirketin yönetimi ve tasarrufu ile ilgili bu taleplerinin yargılama ile ortaya çıkarılabilecek hususlara ilişkin olduğu davacı tarafça ihtiyati tedbir talebinin kabulunu gerektirecek somut hiç bir olgunun ortaya konulamadığı gerekçesiyle ihiyati haciz talebinin yatırılacak teminat karşılığında kabulüne şirketin mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir konulması taleplerinin ve şirket müdürlüğüne birlikte atanma, şirket müdürünün gayrimenkul, araç, iş makinesi alım satımının yasaklanması, şirket aleyhine senet düzenleme ve şirket aleyhine borçlanma, şirket mevcudunu ve mallarını azaltır vb. her türlü yetkilerinin kaldırılması şirket müdürünün azli ve şirket ortaklarının müdür olarak birlikte yetkilendirilmesi ve şirket müdürünün yetkilerinin sınırlandırılması ve kaldırılması yönündeki tüm ihtiyati tedbir taleplerinin reddine, karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.