İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2025 Taraflar arasındaki Tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile dava dışı ... Medya arasında…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/876 KARAR NO : 2025/1701 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/12/2021 NUMARASI : 2020/655 Esas - 2021/885 Karar DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2025 Taraflar arasındaki Tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile dava dışı ... Medya arasında 35.000 USD değerinde bir sözleşme imzalandığını, bu sözleşmeye göre müvekkili şirketin hizmet vereceğini ve verdiği hizmetin bedeli olarak ise 35.000 USD alacağını, bu sözleşme konusu işin yapılması için müvekkil ile davalı ...'nun birlikte çalışacağını, davalının bu projenin yapımında müvekkile destek vereceğini, fakat bu sözleşme ile alakalı olarak davalı ..., ... Medya yetkililerine attığı mail ile müvekkili haksız yere kötülediğini ve ... Medya ile müvekkil şirket arasındaki sözleşmenin feshedilmesine sebep olduğunu, davalının bu mailinden sonra dava dışı ... Medyanın müvekkil şirket ile arasında yaptığı 35.000 USD bedelli sözleşmeyi haksız yere feshettiğini, davalı tarafın işi kendisi almak adına müvekkil şirket hakkında gerçek dışı ifadelerle kendine yarar sağladığını, davalı kişinin müvekkil şirketi kasten kötüleyerek müvekkilinin zarar etmesine neden olduğunu, müvekkilinin maddi zararının bilirkişi hesaplaması sonucu belirlenebileceğini, şimdilik 5.000,00 TL maddi zararın tahsilini talep ettiklerini, davalının haksız rekabet teşkil eden hareketi ile birlikte müvekkil şirketin ticari itibarının da zedelenmiş olduğunu belirterek davanın kabulüne, haksız rekabet nedeniyle müvekkil şirketin oluşan zararına istinaden müvekkil lehine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 55.000,00 TL tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkilime verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalının usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermediği gibi hiçbir duruşmaya da katılmadığı görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ,Somut uyuşmazlıkta davacı vekili davasının maddi tazminat istemi yönünden zararının bilirkişi hesaplaması sonucu belirlenebileceğini ve şimdilik 5000 TL maddi zararın tahsilini talep etmiş olup davacının, davalının eylemleri nedeniyle zararının oluşup oluşmadığı ve davalı eylemlerinin haksız rekabet oluşturup oluşturulmadığının tespiti tarafların ticari defter kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edilebilecek olup mahkememizce teknik bilgi gerektiren bu hususta bir inceleme yapılması mümkün olmayıp davacı vekiline bilirkişi ücretini yatırması için usulüne uygun olarak süre verilmiş olmasına rağmen bilirkişi ücretini yatırmadığı dolayısıyla davacının davalının eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunu ve bu nedenle maddi ve manevi zarara uğradığının ve maddi zararın miktarını ispat edemediği sonuç ve vicdani kanaatine varılarak ispatlanamayan davanın reddine ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddinin hukuka aykırı olduğunu kaldırılması gerektiğini, müvekkili şirket ile dava dışı ... Medya arasında 35.000 USD değerinde bir sözleşme imzalandığını, sözleşmenin müvekkili şirkete düşen edimi hizmet vermek, ... Medyanın ise ediminin bu hizmet karşılığında 35.000 USD müvekkili şirkete ödeme yapmak olduğunu, sözleşme konusu işin yapılması için müvekkili şirket ile davalı ... ile birlikte çalışma yapacak davalı bu projenin ilerlemesinde müvekkiline destek vereceğini, olayların gelişimi ve seyrinin ise bu yönde gelişmediğini, ... ... Medya yetkililerine attığı mail ile(dosyada mübrez) müvekkili şirketi haksız yere kötülediğini, ... Medya ile müvekkili şirket arasındaki sözleşmenin feshedilmesine neden olduğunu, davalı taraf işi kendisi almak adına müvekkili şirket hakkında gerçek dışı ifadelerle kendine yarar sağladığını, haksız rekabetin tespiti hukuki bir konu olup teknik bir konu olmadığını, ilk derece mahkemesinin haksız rekabetin tespitini yapmadığını, haksız rekabeti tespit ettikten sonra manevi tazminat taleplerini değerlendirmesi gerekirken mahkeme bu yolu izlememiş ve haksız rekabetin olup olmadığını değerlendirme yoluna dahi gitmediğini, haksız rekabetin tespiti sonrası manevi tazminat istemlerinin değerlendirilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile davanın mail atmak suretiyle gerçekleştirdiği söylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabet nedeniyle müvekkili şirketin oluşan zararına istinaden müvekkili lehine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL TL manevi olmak üzere toplam 55.000,00 TL tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Dava, haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa konu uyuşmazlık temelde; taraflara isnat edilen eylemin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, gerçekleştirilmiş ise TTK 54 ve devamı maddelerindeki düzenlemeler gereği haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı, haksız rekabet oluşturması halinde davacının bu yüzden uğradığı maddi ve manevi zararın bulunup bulunmadığı noktasındadır.Haksız rekabeti düzenleyen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nun 54/2 maddesi "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." şeklinde haksız rekabeti tanımlamış, 55. maddesinde sayılan bazı hallerin haksız rekabet hallerinin başlıcaları olarak örnek kabilinden sayılmıştır. Aynı yasanın 56. maddesi ise "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men'ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların bulunması halinde manevi tazminata verilmesini isteyebilir. Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir. Davacı lehine ve (d) bendi hükmünce tazminat olarak hâkim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir. " düzenlemesini içermektedir.Haksız rekabet varlığı için rekabet ilişkisi, yarar sağlama, kusur ve zarar gerekli olmamakla birlikte tazminat davaları bakımından davalının kusuru aranmaktadır. Diğer dava türleri için ise kusur aranmaz. Yine tespit, men ve eski hale iade davaları bakımından zararın varlığı dava şartı değildir. Zararın varlığı sadece tazminat davaları bakımından rol oynar (TK 56/1-d).Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise; ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. Haksız fiillerde ispat yüküyle ilgili özel düzenleme getiren Türk Borçlar Kanunu’nun 50. maddesi gereği zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Manevi tazminata hükmedilebilmesinin temel şartı haksız rekabet fiilinin davacının kişilik haklarına zarar vermiş olmasıdır.Somut olayda; davacı taraf, dava dışı ... Medya arasında 35.000 USD değerinde bir sözleşme imzalandığını, bu sözleşme konusu işin yapılması için davalı ... birlikte çalışılacağını, davalının bu projenin yapımında kendilerine destek vereceğini, bu sözleşme ile alakalı olarak davalı ..., ... Medya yetkililerine attığı mail ile kendilerini haksız yere kötülediği ve ... Medya ile müvekkili şirket arasındaki sözleşmenin feshedilmesine sebep olduğunu, davalının ... adlı şahsi mailinden; ....com ve ....net hesaplarına attığı mailde müvekkil şirket için, "Proje icin gerekli hic bir ekipmani yok." "...projeyle ilgili soru sormaya bile değersiz bir yerdir. " "şuana kadar herhangi bir olumlu dönüş yapmamıştır. Onu defalarca aramama rağmen aramalarıma cevap vermemiştir." şeklinde dava dışı ... Medya yetkililerine yalan beyanlarda bulunarak kasten kötülediğini ve sözleşme konusu işi kendisinin aldığını, gerçek dışı ifadelerle kendine yarar sağladığını, ticari itibarının zedelenmesine neden olduğunu beyan ederek, sözleşmenin fesih edilmesi nedeniyle çok büyük maddi ve manevi zarara uğradığından, maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.HMK’nun 324. maddesinde :“Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır” hükümleri düzenlenmiştir.HMK.’nun gider avansına ilişkin 120. maddesi ile delil avansına ilişkin 324. maddesi birlikte değerlendirildiğinde; gider avansının ve delil avansının yatırılmaması farklı hukuki sonuçlara bağlanmıştır. Gider avansının, bilirkişi raporu alınması gibi delil ikamesine yönelik giderleri kapsayacak şekilde yorumlanmasına olanak yoktur. Bu durumda; dava şartı olan gider avansının delillerin ikamesi dışındaki yargı giderlerini ifade ettiği kabul edilmelidir.HMK 324 maddesi uyarınca delil avansının yatırılmaması halinde o delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılacağı düzenlenmiş olup, bu durumda mahkeme davayı mevcut delil durumuna göre değerlendirerek karar vermesi gereklidir. Delil avansının kesin süreye rağmen yatırılmaması halinde diğer deliller ile dava kanıtlanamıyorsa davanın, esastan reddi gerekir.Somut olayda; mahkemece 28.09.2021 tarihli duruşmada; bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişiye 1.600,00 TL ücret takdirine, bilirkişi ücretini yatırmak üzere davacı vekiline HMK'nın 324. maddesi gereği iki hafta kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücreti yatırılmadığı takdirde davacının bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtar edilmiş, davacı vekilince 16.12.2021 tarihli duruşmada, bilirkişi ücretini müvekkilinden temin edemediği için yatıramadığını, mevcut deliller kapsamında ve ayrıca mail kayıtları mahkemece nazara alınarak karar verilmesini talep etmiştir. Davacı tarafça bilirkişi ücreti yatırılmadığından eldeki dava doyasında bilirkişi incelemesi yaptırılamamıştır. Bu haliyle de davacı taraf bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş durumdadır. Bu durumda dava dosyasındaki mevcut delillere göre karar verilmesi gerekir.Somut olayda, davacı dava dilekçesinde, maddi zararlarının bilirkişi hesaplaması sonucu belirleneceğinden şimdilik 5.000,00 TL maddi zararın tahsilini talep etmiştir. Davacı tarafından dosyaya sunulan tercüme mail evrakında, "Proje icin gerekli hic bir ekipmani yok." "...projeyle ilgili soru sormaya bile değersiz bir yerdir. " "şuana kadar herhangi bir olumlu dönüş yapmamıştır. Onu defalarca aramama rağmen aramalarıma cevap vermemiştir."yazılı olduğu görülerek bu hali söz konusu mailin davalı tarafınından dava dışı şirkete gönderildiği, bu mailin muhataba ulaşıp ulaşmadığı, salt bu mail nedeniyle dava dışı ... Medya şirketinin davacı ile aralarındaki sözleşmeyi haksız olarak feshettiği ispatlanamamış olup, mail içeriğinin de haksız rekabet oluşturduğu sabit olmadığı gibi davacı tarafından kesin sürede bilirkişi masrafının yatırılmadığından, davalının söz konusu maili göndermesi ile, davacının maddi ve manevi zararlara uğradığı hususu dosyanın mevcut durumu itibariyle ispatlanamamış olduğundan Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 20/11/2025