TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/04/2024 NUMARASI : 2023/889 Esas 2024/445 Karar DAVA : Tazminat (Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/08/2023 KARAR TARİHİ : 30/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/01/2026 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süre…
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/939 Esas 2025/1942 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/939 KARAR NO : 2025/1942 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/04/2024 NUMARASI : 2023/889 Esas 2024/445 Karar DAVA : Tazminat (Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/08/2023 KARAR TARİHİ : 30/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/01/2026 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait aracın davalı şirket tarafından kasko sigorta poliçesiyle teminat altına alındığını, aracın karıştığı trafik kazası sonucu hasara uğradığını, davalının ise aracın pert total olduğu kabul edilip, 60.000,00 TL sovtaj bedeli düşüldükten sonra ödenmesi gereken araç pert bedelini ödemediğini belirterek şimdilik 10.000,00 TL'nin 05/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında talebini toplam 310.000,00 TL'ye artırmıştır. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya ait araçta meydana gelen hasarın karşılıklı mutabakatla belirlendiğini, aracın pert total işlemi görmesinin uygun olduğuna karar verildiğini, aracın rayicinin 290.000,00 TL olarak belirlendiğini, buna rağmen sigortalı davacının pert total işleminin uygulanabilmesi için gerekli belgeleri iletmediğini, araç rayiç ve sovtaj bedelinin kaza tarihi esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin faizden sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, meydana gelen hasarın meydana gelen kazada oluşabilecek hasar giderimi olmakla, davalı sigorta şirketinin davacıya ait araç hasar tutarının tamamından sorumlu olacağı, hasar konusunda uzman bilirkişiden zarar gören aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik ise tamir bedelinin, ekonomik değilse, aracın kaza tarihindeki 2. el piyasa rayiç bedelinden sovtaj değerinin mahsubu ile gerçek zarar miktarının hesaplanması sonucu yapılan değerlendirmenin hükme esas alındığı, kasko sigortalı aracın pert-total durumunda ve hasar tutarının da 310.000,00 TL olacağı, 310.000,00 TL'nin 06/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 310.000,00 TL'nin 06/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli kararda taraflarınca itiraz edilen hususlara yer verilmeden doğrudan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilerek hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporundaki sovtaj bedelinin gerçek değeri yansıtmadığını, bilirkişi tarafından aracın sovtaj bedelinin gerçeği yansıtmadığı ve gerçek sovtaj değerinin de 110.000,00 TL olduğu yönünde yapılan tespitlere süresi içerisinde itiraz edildiğini, itirazlarının gerekçesiz olarak mahkemece reddedildiğini, bilirkişi raporunda da bahsi geçtiği üzere müvekkiline ait aracın marka, model, km'si ve cinsinin dikkate alınması gerektiğini, aracın gerek noter huzurunda yapılan satış bedeli, gerekse de açıklamalı banka hesap dekontu ve ayrıca bu aracı alan tüzel kişiliğin aracı satma konusunda da Ankara ilindeki tek yetkili bayi olması da aracın sovtaj gerçek değerinde satıldığını ortaya çıkardığını, ancak bilirkişinin bu değerin gerçek olamayacağını belirttiğini, davalı yerine geçerek davalı adına yorum da yaparak tespitlerde bulunduğunu, bilirkişi tarafından sovtaj bedelinin 110.000,00 TL olabileceğinin bilirkişi raporunda somut olarak ortaya konulamadığını, aracı satın alan kişinin aracın Türkiye'deki Ankara distribütörü olup, aracın sovtaj değerinin özünde ne kadar edebileceğini de en iyi bilebilecek kişi olduğunu, bu sebeple de aracın 60.000,00 TL değer dışında başka bir değere konu edilebileceği ve gerçek değeri yansıtmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, bu aracın Türkiye'ye giriş bedeli, kaza tarihindeki bedeli, kazasız bedeli, sovtaj bedelini en iyi bilen ... Otomotiv şirketi olduğunu, sovtaj bedelinin gerçek bedel dışında bilirkişi tarafından belirlenen bedel olduğunun her türlü şüpheden uzak, somut, karşılaştırmalı ve gerekçeleri ile ortaya konulamadığını, müvekkilinin satışına ilişkin sovtaj bedelini banka aracılığı ile aldığını beyan ettiğini, müvekkilinin tüm işlemleri resmi yollardan yaptığını, ortada gerçek bir miktar ve gerçek bir hukuki ilişki mevcut iken bilirkişinin aksi yönde yapmış olduğu soyut, herhangi bir hesaplamaya dayalı bilahare salt demir ağırlığının da çok üstünde bir bedel belirlenerek hesaplandığı kuşkusuz raporu kabul etmediklerini, gerçek bir satış söz konusu iken varsayıma dayalı olarak yapılan tespitin de hukuka uygun bir tespit olmadığını, davalı tarafından aracın sovtaj değerinin bu miktarda olmayacağının somut evraklar ile ispat edilemediğini, özünde müvekkilinin zararını dahi karşılamayan, davalının bu sebeple sovtaj hakkında ileri sürdüğü hususların da kesinlikle gerçeği yansıtmadığını, bilirkişi tarafından da somut olarak sovtaj değerinin neden bu kadar olması gerekeceğinin açıklanmadığını, bilirkişi raporuna göre müvekkilinin aracındaki zararın azlığı dikkate alındığında aradaki 50.000,00 TL fark bedelinin müvekkilinin mahvına neden olacağını, raporun sovtaj yönünde yapılan tespitlerine itiraz ettiklerini, gerekçeli kararda yalnızca bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu belirtilmiş, ancak itirazlarının reddedilme gerekçesinin gerekçeli kararda karşılanmadığını, bu açıdan rapordaki eksikliklerin müvekkilinin mağduriyetine neden olduğu gibi, sovtaj belirlemelerinin gerçek satış ilişkisinden bağımsız, davalı tarafından aksi yönde delil de ileri sürmeden ve ispat edilemeden bilirkişi raporu ile sovtajın 110.000,00 TL olarak belirlenmesinin hukuka aykırı olacağını, rapora bu yönleri ile itiraz ettiklerini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, sovtaj bedelinin 60.000,00 TL olarak belirlenmesi ile bakiye 50.000,00 TL zararın da müvekkiline ödenmesine karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Kasko sigorta poliçesi, yargılama aşamasında makine mühendisi bilirkişiden alınan 08/01/2024 tarihli rapor, ekspertiz raporu, sigortalı araç ruhsatı, hasarlı araç fotoğrafları, kaza tespit tutanağı, sovtaj satışına ilişkin araç satış sözleşmesi, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi müzekkere cevabı, sigortalı araç ruhsatı dosya içerisinde yer almaktadır. Davacı tarafından sigortalı araç sovtajı 14/06/2023 tarihinde dava dışı ... Otomotiv ... A.Ş.'ye 60.000,00 TL bedelle trafikten çekmeli olarak satıldığı araç satış sözleşmesinden anlaşılmıştır. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda, sigortalı aracın kaza tarihindeki ikinci el rayiç değerinin 420.000,00 TL olduğu, araçta kdv dahil 296.538,40 TL hasar oluştuğu, aracın tamirinin ekonomik olmadığı, aracın pert total olduğu, pert total durumunda hasar tutarının daha düşük olması gerekirken eksper raporunda sovtaj değerinin 60.000,00 TL olarak, pert araç hasarı, hasar giderim bedeli olan 296.538,40 TL'nin üzerinde olacak şekilde 360.000,00 TL olarak hesaplandığı, hasar tutarının daha az olması için pert yoluna gidildiği, dolayısıyla 60.000,00 TL olarak esas alınan ve noter satışında belirtilen değerin de doğru olmadığı değerlendirildiği, aracın marka, model, kaza öncesi rayiç değeri, hasar giderimi için değişimi gerekli yedek parça ve işçilik tutarları hep birlikte dikkate alınarak yapılan piyasa araştırması ve değerlendirme sonucu hasarlı halde sovtaj değerinin 110.000,00 TL bulunduğu, davacının zararının 420.000,00 TL - 110.000,00 TL = 310.000,00 TL olduğu yönünde kanaat bildirilmiştir. Davacı yan kasko sigortalı aracın trafikte seyir halinde iken karıştığı trafik kazası sonucu hasara uğradığını, oluşan hasardan davalının sorumlu olduğunu, davalının aracın pert total olduğunun kabul edildiğini, ancak 60.000,00 TL sovtaj düşüldükten sonra ödenmesi gereken pert bedelini ödemediğini iddia etmiş, davalı yan ise davacının pert total işleminin uygulanabilmesi için gerekli belgeleri sunmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında davacının aracının davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alındığı, dava konusu trafik kazası sonucu sigortalı aracın pert total olduğu, davalı tarafından davacıya hasar bedelinin ödenmediği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. İstinaf itirazı kapsamında uyuşmazlık, kasko sigortalı aracın sovtaj bedeli hususundan kaynaklanmaktadır. Davacı vekilinin istinaf itirazı sovtaj bedeline ilişkindir. Taraflar arasında aracın pert total olduğuna, rayicin 420.000,00 TL bulunduğuna ilişkin bir ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı aracın sovtajının, araç satış sözleşmesinde de yer aldığı şekliyle 60.000,00 TL olduğunu ileri sürmüş, mahkemece ise, araç sovtaj değerinin 110.000,00 TL olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda, sigortalı aracın olay tarihindeki ikinci el rayiç değeri 420.000,00 TL, araç sovtajı ise 110.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Alınan raporda sovtaj değerinin araç satış sözleşmesinde yer aldığı şekliyle 60.000,00 TL olmadığı gerekçeleriyle birlikte açıklanmıştır. Buna göre aracın rayicinin 60.000,00 TL olarak esas alınması halinde 420.000,00 TL rayiç değerden bu miktar mahsup edildiğinde davacı zararı 360.000,00 TL olacaktır. Raporda sigortalı araçta kdv dahil 296.538,40 TL hasar bedeli tespit edilmiştir. Araçtaki hasar bedeli ile 60.000,00 TL sovtaj mahsup edildiğinde bulunan davacı zarar miktarı karşılaştırıldığında hasar tutarının daha az olması için aracın pert total olduğu yoluna gidilmesinin bir anlamı kalmayacaktır. Bir başka anlatımla, davalı pert total olan araç için sovtaj bedeli düşüldükten sonra araçta oluşan hasardan daha fazla bir miktarda ödeme yapmak zorunda kalacaktır. Öte yandan, bilirkişi raporunda aracın marka, model, kaza öncesi rayiç değeri, hasar giderimi için değişimi gerekli yedek parça ve işçilik tutarları hep birlikte dikkate alınarak yapılan piyasa araştırması ve değerlendirme sonucu hasarlı halde sovtaj değerinin 110.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Yapılan açıklamalardan anlaşılacağı üzere, bilirkişi raporundaki 110.000,00 TL sovtaj değeri piyasa araştırması ve değerlendirme sonucu tespit edildiği gibi, araç sovtajının 60.000,00 TL olmamasının haklı gerekçeleri de raporda ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Hal böyle olunca, mahkemece yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunun ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte olduğu, sigortalı araç sovtajının 110.000,00 TL bulunduğu gözetilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygundur. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 30/12/2025 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi - Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.